James Watt
Gerçekten, kömür madeni iiletmecilerinin böylesine masrafli bir makineyi kullanmalari için birer "Krezüs" olmalari ya da bailarinin çok sikiimasi gerekiyordu. Bu makine aslinda üretilen malin yüksek bir oranini yutmaktaydi. iikâyetler çoktu ama, yapimcilarinin elinden bir iey gelmiyordu. O günün teknik imkânlarina göre makine 'azami' derecede geliitirilmiiti ve artik olduiu gibi kabullenmekten baika çikar yol yoktu.
Buhar makinesinde teknik kendine düieni yapip bitirmiiti. Bundan sonra geliime ancak bilimin baiarabileceii bir iiti. Çünkü iu ya da bu parçanin geliitirilmesi deiil, makinenin bütünüyle bilimsel yönden ele alinip gözden geçirilmesi gerekmekteydi.
Bilimin bu tür bir icada kariimasi, iimdiye kadar anlattiklarimizdan da anlaiilacaii gibi, sik görülen bir olay deiildi. Çünkü rasyonel yöntem, bilimin bir dalindan ötekine airr aiir geçiyordu. Eski Yunanda geometri bilimi, etkisini mimaride hemen göstermiiti. Akropol bunun en açik örneiidir. Kepler, Galile ve Newton zamaninda astronomi bilimi etkilerini büyük coirafi keiiflerde ve bunlarin getireceii siyasal, ekonomik ve toplumsal deiiiimlere yol açan gemicilikte gösterdi, iite iimdi bilim üçüncü defa etkisini göstermek üzereydi: Galile, Toricelli, Pascal, Otto von Gerioke, Boyle ve Mariotte ile 'gazlarin dinamiii' bilimi doiuyordu.
Bilimsel düiüncenin bu üçüncü icadi, uygarlik alaninda ötekilerden de büyük bir devrim yaratacaktir. Çünkü birincisinin sanati ve Hellen düiüncesini geliitirmesine, ikincisinin okyanuslararasi genii çapta ticareti ve ingiltere'nin üstünlüiünü sailamasina kariilik, üçüncüsü, sanayi ve mekanik uygarlik çaiini açacak, kapitalist burjuvaziye ve bilimsel düiünceye yepyeni bir hiz verecektir.
1756'dan beri Glasgow Üniversitesinde bir kimya ve tip dersleri vermekte olan Joseph Black (1728-1799), o tarihte taninmii bir bilim adamiydi. Doktora tezi, ilk keifinin "karbonik gaz"in tanitimi olmuitu. Konferansinda o gün, baika bir keifinden, "isi ve gaz"dan söz ediyordu.
Toricelli'den Mariotte'a kadar birçok fizikçiler sayesinde "gaz teorisi"nin geliitiii o günlerde "isi" üzerine henüz pek az iey bilinmekteydi. Buz neden eriri Su isindikça neden buharlaiiri Maddeler kati, sivi ya da gazken neden durum deiiitirirleri O güne kadar rasgele cevaplar verilen sorulardi bunlar.
ilk akla yakin düiünceyi ileri' süren Fransiz fizikçisi Guillaume Amontons (1668-1705) oldu. Amontons'a göre bütün maddelerde "kalorik" denilen ve ölçülemeyen bir akiikan madde bulunmaktaydi Maddelerin deiiimeleri, bu 'kalorik'in az ya da çok miktarda bir araya gelmesinden oluiuyordu. Bu ölçülemeyen esrarli akiikanliia bugün rahatça 'saçma' diyebiliriz; ama bunun verimli deneylere yol açan bir varsayim olduiunu da unutmamaliyiz. Gerçekten de, Amontons'un "kalorik" hakkindaki bu varsayimi, altmii yil sonra Black'in deneylerine temel olacak ve Watt makinesini icat eder etmez de uygulama alanina girecektir.
Black'in ilk gözlemi iu oldu: Belli miktardaki bir kisim maddelerin sicakliiini bir derece yükseltmek için deiiimeyen bir miktarda isi vermek gerekmektedir. Bu, o maddenin "özgül isi"sidir. Black bundan sonra "o" derecede buz ve sivi suyun 'özgül isi'sini oranladi. Buzu eritmek için verilecek isinin, sivi suyun isisini bir derece yükseltecek sicakliktan 79.5 kat fazla olduiunu gördü. Bu da, buzun sivi sudan çok daha fazla isi depo ettiiini, kati hale gelirken bu isiyi saliverdiiini kanitliyordu.
Bilgin, daha sonra su buharinda da buna benzer bir oluiumun varliiini gözlemledi. 99 derece suyu, 100 dereceye yükseltmekle buharlaitirmak ayni iey deiildi. Birincisi için 1 derece isi yeterliyken, ikincisi için, 537 derece isi gerekmekteydi. Baika bir deyimle, bir gram suyu 1 dereceden 100 dereceye getirmek için 100 kalori yeterken, 100 dereceden, buhar haline getirmek için 537 kalori vermek gerekiyordu. Bu da, buhar elde etmenin isitmaktan kat kat pahali olduiunu göstermekteydi.
Prof. Black, bunlari Glasgow Üniversitesinde anlatirken, siralardan birinde oturan James Watt adli bir. iiçi de;, haril haril not aliyordu.
James Watt, Üniversitenin ve doirudan Prof. Black'ir korumasi altindaydi. Durumu, ayni zamanda ortaçai loncalarinin ayricaliklarini XVII. yüzyilda bile hâlâ nasil savunduklarina tipik bir örnektir. James Watt, 19 Ocak 1736'da iskoçya'da, Glasgow'dan 30 km uzakta, Greenock'da doimuitu. Çocukluktan babasinin atölyelerindeki gemicilikle ilgili kronometre, pusula, oktan ve sekstan gibi araçlara ilgi duymaya bailadi Bu hevesi, büyüdükçe arttiiindan ailesi' onu ayarli araçlar yapimciliiini öirenmesi için Londra'ya' göndermeye karar verdi.
Loncalardan 'protesto' sesleri ta o zamandan yükselmeye bailadi. Watt'in baili olduiu lonca, çiraklarini üyeleri arasindan alir ve yedi yillik bir çiraklik dönemini gerekli sayardi. Bu, Wattiin iiine gelemezdi, çünkü ailesinin mali" durumu, bir an önce hayata atilip para kazanmasini gerektiriyordu. Bir yillik bir çaliimadan sonra Glasgow'a döndü; ve ayarli araçlar satan bir dükkân açmaya karar verdi.
Loncalar ikinci defa kariisina dikildiler; mesleiin bütün aiamalarindan geçmemii bir kimsenin dükkân açmaya hakki yoktu. Üniversite ona yardim elini uzatmasaydi genç adam açliktan ölmeye mahkûmdu. Üniversite onu "matematik araçlar yapimciliiina atadi.
iimdi Watt'in hayati yepyeni bir düzene girmiiti. Bir yandan fizik laboratuvarindaki araçlarin onarilmasiyla uiraiiyor, öte yandan da, büyük ilgi duyduiu Prof. Black'in konferanslarini izliyordu. Böylece 1763'te ilk olarak Newcomen'in makinesiyle kariilaiti. Makineyi onardiktan sonra fizik laboratuvarina geri vermeden önce iileyiiini bir süre iaikin seyretti. Makine kesik kesik çaliiiyor. Birkaç hareketten sonra bütün buhari harcadiiindan duruyor, kazan yeniden buhar yapincaya kadar çaliimadan kaliyordu. Üstelik çok buhar harciyordu.
Genç iskoçyali, böylesine obur bir makinenin ne kadar masrafli olduiunu görünce bunun "nedeni"ni bulmayi aklina koydu Prof. Black'in derslerinin ve kendi kiiisel deneylerinin iiiii altinda araitirmalara giriiti. iie, belirli miktarda kömürün ne hacimde buhar sailadiiini bulmakla bailadi. Böylece Black'in dediii gibi, masrafin büyük kismi, suyun 100 dereceye yükseltilmesinden deiil, buharlaimasi için gereken 537 kat fazla kaloriden ileri geliyordu. Önce kömür gibi pahali bir maddenin israf edilmesinin önüne geçmek, sonra da isinin kaybolmasini önlemek gerekiyordu.
Watt iie, kazan, silindir ve borulari da içine almak üzere bütün makinenin isisini saklayici tedbirler almakla bailadi. Ancak, bu tedbirlerin beklediii sonucu vermediiini hemen gördü. Her piston hareketinde silindirin içine soiuk su fiikiriyor ve bunun sebep olduiu isi düiüiü yetmiyormui gibi, sivilaima da tam olmuyordu. Sivilaimadan sonra su 75 derece dolayinda duruyor, silindirde pistonun düimesini engellemeye yetecek kadar, yarim atmosferlik bir buhar basinci kaliyordu. Dolayisiyla kaybedilen güç yüzde elliyi buluyordu.
Bunun tek çaresi, buhari mümkün olduiu kadar sicak ve sivilaitirici suyu da mümkün olduiu kadar soiuk tutmakti. Watt, bu iilemler için iki ayri kabin kullanilmasi gerektiiini düiündü. Silindiri "kalorifüj" (isiyi koruyan) tedbirlerle sicak tutmaya, sivilaiacak buhari da "kondansör" (soiutucu) adini verdiii özel bir kaba göndermeye ve orada rahatça soiutmaya karar verdi.
Silindirin bir tarafinin açik olmasinin da soiumayi hizlandirdiiini gördü. Bunu önlemek için, pistonun iki tarafinin da kapatilarak yalniz piston kollarinin geçmesine yarayacak kadar delikler birakmak gerekiyordu. Ancak, bu yeniliiin de bir sakincasi vardi; pistonun iki yaninin da kapatilmasi sonucu içeri hava girmediiine göre, pistonun itilmesi konusunda hava basincina güvenilemezdi. Genç mucit, bu sakincayi, hava basinci yerine pistonun her iki yanma da buhar alarak giderdi. Basinç, böylece ortadan kaldiriliyor, piston denge düzenleyicisinin öteki koluna asili tulumba kollarinin aiirliii tarafindan itilerek harekete geçiyordu.
Watt'in getirdiii bailica deiiiiklik, icadinin bir "hava makinesi" deiil, bir "buharli makine" olmasaydi. Hava burada hiçbir rol oynamiyordu. itici güç buhardi ve Newcomen'in makinesindeki yarim atmosfere kariilik, bir buçuk atmosferlik bir güç yaratmaktaydi.
Watt, maden ocaklarindan su boialtmaya yarayan makinesinin ilk 'prototip'ini 1769'da meydana getirdi. Gerekli sermayeyi Birminghamli bir sanayici olan Doktor Roebuck vermiiti. ilk makineye "tek etkili" dendi; çünkü iki piston hareketinden yalniz biri itici güce sahipti. Bununla birlikte makine, yillar süren çabalarin ürünüydü, Watt bu uiurda bütün varini yoiunu tüketmii, üstelik Black ve baikalarina da 300.000 frank borçlanmiiti. Uzun, acili ve umutsuz bir dönemden sonra Birminghamli sanayici, Matthew Boulton'la (1728-1809) taniimasi Watt'in hayatinin bütün gidiiini deiiitirdi. Bu adam dinamik ve açikgözdü, üstelik iyi hesaplanmii ve kâr getirmesi beklenen bir ii oldu mu tehlikeyi göze almaktan çekinmezdi. Wattiin "ateili tulumba"sinin Newcomen'inkinden daha güçlü ve ekonomik olmasi nedeniyle ona üstün gelmesi gerektiiini hesaplayarak Watt'la ortak olup bunlarin yapimina giriiti. Böylece, 1775 Mayisinda Sanayi Devrimi'nin de kaderi belirlenmii oldu.
Önsezisi Boulton'u aldatmadi. Maden ocaklari iiletmeleri yeni makinenin satiiindaki uygun iartlarin da yardimiyla, art arda ismarlamaya bailadilar. Watt böylece borçlarini ödeyebildi ve üç-bei kurui para sahibi oldu. Ortaii onu yeni bir tasariyla etkilememii olsaydi hayatindan memnun, eseriyle yetinip kalacakti.
Watt'in "ateili tulumba"si madenlerden su çekmek için meydana getirilmii makinelerin, kuikusuz, en mükemmeliydi ama, baika alanlara da uygulanmaz miydii Denge düzenleyicisinin hareketleri tulumba kolundan baika bir ieyi de harekete getirebilir miydii Wilkinson makinesini dökümhane körüiüne uygulamiiti. Onlar da bir mekanik testere, bir hadde makinesi, dokuma tezgâhi ya da bir deiirmene bailayamaz miydii Kisacasi "ateili tulumba" hayvan gücü, hidrolik çark ya da yel deiirmeni gibi, hatta onlardan daha genii alanlarda uygulanan bir "motor" sistemi haline getirilemez miydii
Bunun için, önce bu tulumbanin belli baili bir kusurunu gidermek gerekiyordu. Makine, ancak piston indiii zaman itici güç meydana getirmekteydi. Bu durumuyla düzensiz iileyen bir araçti. Madenlerden su çikartma iiinde büyük bir sakinca olmamakla birlikte, bir araç-makinede büyük bir kusurdu bu. Yani Boulton'un önerdiii alanlarda kullanilabilmesi için pistonun her iki hareketinin de itici güç doiurmasi gerekmekteydi.
Watt, 1780'de yeniden iie koyuldu. Çözüm ilke olarak kolaydi: Buharin, pistonun her iki yanina da etki yapmasini sailamak gerekiyordu. Watt, pistonun iki yanina da buhar göndermeye ve kullanilmii buhari kondansöre itmeye yarayacak bir aygit düiündü. Hareketlerin düzenli ve sürekli olmasi için demirden aiir bir düzenteker ekledi. Buharin her iki yana eiit daiilimini sailayacak bir bilyali regülatör koydu. Bu regülatör günümüze kadar 'ters tepkili' makinelerde kullanilmaktadir.
Etiketler : [ ekonomi ] [ iiletme ] [ tarih ] [ kur ] [ ist ] [ buhar ] [ aik ] [ gaz ] [ rasyonel ] [ TARiH ] [ YUNAN ] [ fizik ] [ dev ] [ matematik ] [ gazlar ] [ buz neden erir ] [ YÖNTEM ] [ basin ] [ bell ] [ ton ] [ tere ] [ kronometre ] [ ortaçai ] [ pascal ] [ demir ] [ ata ] [ z m ] [ a k ] [ maden ] [ bilim adami ] [ para ] [ bilim adam ] [ sis ] [ pusula ] [ DiL ] [ kömür ] [ newton ] [ tri ] [ dii ] [ keiifler ] [ kimya ] [ dat ] [ e c ] [ e ii ] [ e i ] [ çocuk ] [ ilk makine ] [ elik ] [ ocuk ] [ kati ] [ araçlar ] [ dokuma ] [ seks ] [ kat ] [ ailamak ] [ hidrolik ] [ TAR ] [ ula ] [ evr ] [ ingiltere ] [ denge ] [ ekonomik ] [ geometri ] [ dil ] [ evrim ] [ ira ] [ gemi ] [ adam ] [ gözlem ] [ öteki ] [ teki ] [ GEM ] [ düi ] [ Üniversite ] [ GEMi ] [ ticaret ] [ döküm ] [ bilin ] [ niversite ] [ aii ] [ ayva ] [ top ] [ hayati ] [ bor ] [ boy ] [ buharli makine ] [ yanma ] [ hayat ] [ prototip ] [ yöntem ] [ keiif ] [ makine ] [ dan ] [ van ] [ kepler ] [ deney ] [ madde ] [ mal ] [ tek ] [ ekmek ] [ kömür madeni ] [ yunan ] [ atei ] [ KEPLER ] [ araitirma ] [ altin ] [ motor ] [ sorular ] [ ate ] [ bilim ] [ basinç ] [ göz ] [ makineler ] [ med ] [ din ] [ KÖMÜR ] [ uygarlik ] [ açi ] [ coirafi keiifler ] [ ses ] [ alacak ] [ karar ] [ ÖMÜR ] [ DiN ] [ kan ] [ sicaklik ] [ satii ] [ sat ] [ birlik ] [ nar ] [ rum ] [ çin ] [ mimar ] [ düzen ] [ mar ] [ ölçü ] [ tez ] [ renme ] [ gen ] [ yükselti ] [ bilgi ] [ galile ] [ mimari ] [ sanat ] [ metre ] [ ilgin ] [ EKER ] [ plan ] [ DOKUMA ] [ karbon ] [ ken ] [ koç ] [ londra ] [ BAL ] [ otto ] [ Satii ] [ ben ] [ Sat ] [ müze ] [ rol ] [ silindir ] [ boulton ] [ newcomen ] [ Din ] [ Deri ] [ öirenme ] [ gül ] [ ordu ] [ tip ] [ toricelli ] [ krezüs ] [ geliitirilmiiti ] [ buharli ] [ icadin ] [ müke ] [ baiarabileceii ] [ kabullenmekten ] [ aman ] [ buharl ] [ sira ] [ lama ] [ fizikçisi ] [ mucit ] [ makinesinde ] [ sikiimasi ] [ rasgele ] [ çoktu ] [ bitirmiiti ] [ icadini ] [ masrafli ] [ yutmaktaydi ] [ iiletmecilerinin ] [ eker ] [ makineyi ] [ bailarinin ] [ oktu ] [ yapimcilarinin ] [ gelmiyordu ] [ iiti ] [ zaman ] [ sari ] [ hayvan ] [ sar ] [ masrafl ] [ elti ] [ gemici ] [ iten ] [ ital ] [ oluiuyordu ] [ gali ] [ kaliyordu ] [ deneylerine ] [ ikin ] [ doimu ] [ uygarl ] [ dami ] [ yutmaktayd ] [ dam ] [ bili ] [ kullan ] [ cevapl ] [ yarat ] [ atmosfer ] [ israf ] [ DERi ] [ DER ] [ sanayi ] [ PUSULA ] [ önsezi ] [ neden ] [ nsezi ] [ önemi ] [ nemi ] [ duy ] [ ALTIN ] [ DIL ] [ madenler ] [ SANAT ] [ doktor ] [ ham ] [ MAL ] [ SiK ] [ ANAN ] [ isi ] [ araitirmalar ] [ kar ] [ iilem ] [ rsi ] [ BUR ] [ ceva ] [ oyu ] [ dere ] [ tipi ] [ e i_ ] [ k y ] [ s t ] [ t p ] [ a a ] [ u ma ] [ n ne ] [ k p ] [ kaderi ] [ GEN ] [ deri ] [ ÜRE ] [ satan ] [ emek ] [ ocak ] [ gazla ] [ ive ] [ kol ] [ sanayi devrimi ] [ üni ] [ üniversite ] [ güven ] [ had ] [ hareket ] [ YAS ] [ ayin ] [ anmi ] [ olmui ] [ tel ] [ anm ] [ olmu ] [ doku ] [ buz ] [ emen ] [ erit ] [ dal ] [ ATEi ] [ ATE ] [ hava ] [ ali ] [ buharlaitirma ] [ buharlaima ] [ ahi ] [ erke ] [ PARA ] [ konferans ] [ icat ] [ san ] [ iKTA ] [ KTA ] [ iiletmeler ] [ maya ] [ ard ] [ ani ] [ çark ] [ hali ] [ hal ] [ ark ] [ ütü ] [ maki ] [ konu ] [ KEP ] [ galil ] [ Ard ] [ sik ] [ EKMEK ] [ TME ] [ ikta ] [ pas ] [ GEOMETRi ] [ GALiLE ] [ GEOMETR ] [ kuma ] [ james watt ] [ DOKU ] [ Demir ] [ düiünce ] [ m s ] [ deiirmen ] [ saç ] [ irmak ] [ deneyler ] [ rmak ] [ astronomi ] [ Hayati ] [ kENDi ] [ NEWTON ] [ nem ] [ aile ] [ kEND ] [ Hayat ] [ iiçi ] [ KAR ] [ kade ] [ kiii ] [ RAN ] [ esra ] [ çek ] [ gelir ] [ prof ] [ MATEMATiK ] [ kati hal ] [ coirafi keiif ] [ depo ] [ asr ] [ toplum ] [ regülatör ] [ lke ] [ kara ] [ KARA ] [ devrim ] [ arab ] [ teknik ] [ kapitalist ] [ kap ] [ kola ] [ DIN ] [ esk ] [ büyü ] [ gerçek ] [ bai ] [ kay ] [ ama ] [ esrar ] [ ALi ] [ lonca ] [ ele ] [ mak ] [ kui ] [ COiRAFi KEiiFLER ] [ uydu ] [ kil ] [ alan ] [ KON ] [ HAYATI ] [ meni ] [ ren ] [ engell ] [ hidro ] [ yer ] [ DEMiR ] [ NAR ] [ BOR ] [ matema ] [ kum ] [ arbon ] [ kader ] [ Geometri ] [ ter ] [ yüzde ] [ tema ] [ günler ] [ gün ] [ nlar ] [ hale ] [ and ] [ ngiltere ] [ mekanik ] [ buhar makinesi ] [ sac ] [ hacim ] [ TEZ ] [ deiiiim ] [ etler ] [ asli ] [ asl ] [ len ] [ han ] [ BEL ] [ alaca ] [ sanayi devrim ] [ yarim ] [ deyim ] [ ini ] [ bulu ] [ dar ] [ PAT ] [ har ] [ TIP ] [ tanitim ] [ SIVI YA ] [ AÇI ] [ derece ] [ etr ] [ aki ] [ anlati ] [ boi ] [ ÇEKi ] [ anlat ] [ green ] [ yüz ] [ eski ] [ mekan ] [ ara ] [ par ] [ bas ] [ say ] [ maden ocaklari ] [ test ] [ maden ocaklar ] [ burjuvazi ] [ sel ] [ dans ] [ alo ] [ TAi ] [ MÜZE ] [ AYVA ] [ Kaz ] [ Matematik ] [ TERE ] [ okuma ] [ soru ] [ UZUN ] [ mario ] [ ece ] [ çaliima ] [ KEM ] [ afi ] [ ekil ] [ üre ] [ hellen ] [ dem ] [ turan ] [ kalori ] [ tara ] [ hat ] [ PARA KAZANMA ] [ ney ] [ asar ] [ ayan ] [ yasa ] [ ER K ] [ ala ] [ Say ] [ bel ] [ lara ] [ öde ] [ Ali ] [ i_ devri ] [ Seks ] [ anus ] [ kimy ] [ men ] [ dol ] [ i de ] [ k l ] [ z p ] [ ÇEK ] [ po et ] [ at k ] [ Z M ] [ güne ] [ ortaça ] [ GEL ] [ SMA ] [ y n ] [ D L ] [ ÇAY ] [ IiIK ] [ RSI ] [ cin ] [ çay ] [ isa ] [ ölü ] [ süt ] [ DEN ] [ tan ] [ alt ] [ RTÜK ] [ DUT ] [ dini ] [ türk ] [ çük ] [ TÜRK ] [ Türk ] [ iON ] [ oluium ] [ d l ] [ dut ] [ akü ] [ acl ] [ oru ] [ andy ] [ çar ] [ harç ] [ aia ] [ yün ] [ çim ] [ ati ] [ kep ] [ BULU ] [ ataç ] [ an y ] [ siiir ] [ RÜ D ] [ toriçelli ] [ ASiNA ] [ maü ] [ eki ] [ kre ] [ ülümü ] [ ritm ] [ Aki ] [ arai ] [ ari ] [ doi ] [ kali ] [ hiz ] [ kal ] [ GAL ] [ birle ] [ Doi ] [ bal ] [ ili ] [ yarak ] [ borçlar ] [ Sik ] [ sermaye ] [ hak ] [ taç ] [ ilik ] [ hala ] [ dinamik ] [ aimaia ] [ rine ] [ elin ] [ pip ] [ sen ] [ maz ] [ gel ] [ birinci ] [ üyeler ] [ yeler ] [ tes ] [ gil ] [ ZAMAN ] [ getiri ] [ soiutma ] [ ebe ] [ cevap ] [ gram ] [ fizi ] [ etkileme ] [ koc ] [ tik ] [ temel ] [ ran ] [ veri ] [ ONLAR ] [ r ya ] [ ing ] [ yapi ] [ devrimi ] [ yap ] [ sayar ] [ ayi ] [ ii makineleri ] [ KANI ] [ kanit ] [ Nar ] [ orum ] [ iti ] [ çile ] [ ile ] [ rme ] [ daha fazla ] [ üye ] [ Tere ] [ akmak ] [ çai ] [ can ] [ irak ] [ rak ] [ aÇi ] [ çocukluk ] [ ocukluk ] [ varsa ] [ basi ] [ dei ] [ maddeleri ] [ gelii ] [ kii ] [ olui ] [ sayi ] [ olu ] [ geli ] [ bile ] [ FRANK ] [ aiil ] [ der ] [ ESRA ] [ SUR ] [ man ] [ uiur ] [ ermii ] [ ermi ] [ MAT ] [ uygarli ] [ MATEMAT ] [ tik a ] [ ram ] [ fransiz ] [ Açi ] [ MAK ] [ rtÜk ] [ su buhari ] [ den ] [ su buhar ] [ a i ] [ burjuva ] [ cadi ] [ cad ] [ hava basinci ] [ ilim ] [ KONU ] [ bildi ] [ sap ] [ etkileri ] [ Maya ] [ kaba ] [ masa ] [ basinc ] [ gemicilik ] [ arc ] [ bit ] [ rmek ] [ hay ] [ Kimya ] [ lay ] [ lad ] [ akt ] [ ilk ] [ YARAK ] [ dersler ] [ EVRIM ] [ kle ] [ ekle ] [ cim ] [ emel ] [ çünk ] [ OTO ] [ hac ] [ mec ] [ ORDU ] [ TOPLUM ] [ e iti ] [ p p ] [ cocuk ] [ E EK ] [ LYK A ] [ atü ] [ maddeler ] [ demi ] [ LETME ] [ GÜNE ] [ UYGAR ] [ arda ] [ diim ] [ yun ] [ sanayici ] [ cia ] [ k t ] [ eti ] [ TÜR ] [ ememi ] [ kta ] [ ii c ] [ ZLE ] [ iaç ] [ SEL ] [ küa ] [ içat ] [ Tarih ] [ Gen ] [ madenle ] [ mate ] [ a m ] [ LK A ] [ c a ] [ i ya ] [ dai ] [ Müi ] [ müi ] [ arac ] [ Cevapl ] [ ürün ] [ seri ] [ üret ] [ makineÜ ] [ pat ] [ ret ] [ teker ] [ A I ] [ anlai ] [ anla ] [ etkile ] [ GÖZ ] [ K V ] [ u mak ] [ A i ] [ Iiik ] [ iiik ] [ ailar ] [ aila ] [ aliima ] [ SATI ] [ iiLETME ] [ fii ] [ mani ] [ irenme ] [ Dirili ] [ ivi ] [ AiI ] [ BOiA ] [ Boia ] [ boia ] [ atik ] [ iir ] [ iine ] [ bira ] [ kili ] [ EKi ] [ yıl ] [ HIZ ] [ i AY ] [ sati ] [ ila ] [ miz ] [ in ac ] [ ayni ] [ sisi ] [ bilgin ] [ isim ] [ ASLI ] [ i yeri ] [ i ne ] [ ilk a ] [ değ ] [ EDi ] [ AiA ] [ dar a ] [ teori ] [ asi ] [ GALi ] [ aliim ] [ dila ] [ i sa ] [ dali ] [ i am ] [ çei ] [ ÇEi ] [ aiiri ] [ Asina ] [ i ON ] [ mari ] [ kiri ] [ İON ] [ uygar ] [ i RE ] [ iilik ] [ ilii ] [ arii ] [ ağa ] [ RSi ] [ tai ] [ sina ] [ ARA ] [ miyo ] [ sidir ] [ atila ] [ mina ] [ dirili ] [ ocuklu ] [ SERMAYE ] [ Ardi ] [ ardi ] [ VEN ] [ çağ ] [ joseph black ] [ asil ] [ TAĞ ] [ watt ] [ ilaç ] [ geometr ] [ SEKS ] [ dola ] [ DERĞ ] [ uyu ] [ andi ] [ atilar ] [ SATIi ] [ BiLGi ] [ ALĞ ] [ IIK ] [ iii ] [ aiki ] [ CADI ] [ ars ] [ R D ] [ e is ] [ eter ] [ kis ] [ TAS ] [ kisi ] [ A S ] [ kus ] [ YARA ] [ cay ] [ Ingiltere ] [ yil ] [ O G ] [ IKTA ] [ Isa ] [ yas ] [ ASINA ] [ araS ] [ GALI ] [ GALILE ] [ tas ] [ aiaç ] [ hakk ] [ rek ] [ ortaca ] [ KIL ] [ GEOMETRI ] [ AiAÇ ] [ ARBON ] [ SAV ] [ eski yunanda geometri ] [ kaza ] [ mat ] [ LON ] [ eko ] [ zle ] [ A NA ] [ ailarin ] [ ans ] [ gerek ] [ kazan ] [ eri ] [ iversite ] [ K e ]