Bilim » Genel

Amonyak

Azot ve hidrojenden oluian renksiz bir gazdir. insanin gözünü yaiartan ve burnunun akmasina neden olan keskin bir kokusu vardir. Ticari amaçlarla kullanilan ve amonyak olarak bilinen sivi amonyak gazi deiildir. Bu aslinda amonyaiin su içinde erimii durumda olduiu amonyum hidroksittir. Amonyum hidroksit çok kuvvetli bir alkalidir. Evlerde temizlik iilerinde oldukça yararlidir. Amonyak gazi iki farkli yöntemle elde edilir. Sanayide yaygin olarak kullanilan yöntemde azot ve hidrojen sikiitirilarak kizgin demir veya platinyumüzerinden geçirilir. ikinci yöntem ise fabrikalarin bacalarindan çikan d...

Devamını Oku

Patlayici Maddeler

Isinin veya darbenin etkisiyle patlayan maddeler. Güherçile, kükürt ve odun kömürü kariiimi olan kara barut, yüzyil­lar boyunca tüfek mermilerinin ve top güllelerinin firlatilmasinda itici güç olarak kullanildi. Ama bir sakincasi vardi, duman çikartiyor ve bu yüzden, savai sirasinda atiilarin nereden yapildiiini belli ediyordu. 1884'te, Fransiz mühendisi Vieille, «B barutu» denilen dumansiz barutu keifetti. O tarihten beri, patlayici maddelerin keifinde büyük ilerlemeler kaydedildi. Bu maddeler savai zamaninda tahrip için (bir köprüyü havaya uçurmak, bir demiryolunun raylarini bozmak); bari...

Devamını Oku

Su

Normal sicaklikta sivi halde bulunan renksiz, kokusuz, tatsiz madde, yoiunluiu 1. Su da hava gibi tüm canlilar için gereklidir. insan belli bir süre açliia dayanabilir ama, kirk sekiz saatten fazla susuz kalirsa ölür. Bu nedenle susuzluk ve kurakliktan sürekli olarak korkan insanoilu, çöllerde su bulunan noktalari titizlikle arar bulur. Su çok miktarda olunca büyük tehlikeler doiurabilir. Her yil yeryüzünde meydana gelen birçok su baskini ve tayfun çeiitli zararlara ve can kaybina yol açar. Bununla birlikte su, insanlari yangin gibi bir belâdan kurtaran önemli bir silâhtir. Basit görünümün...

Devamını Oku

Atom Gücü

Bütün evrenin, canli-cansiz her ieyin yapi taii olan atomlarin, nasil olaianüstü bir iekilde maddeyi oluiturduiunu artik biliyoruz. Son derece küçük olan bu parçaciklar, buraya kadar da görüldüiü gibi, kendi içlerinde mükemmel bir organizasyona sahiptirler. Ancak atomdaki mucizevi yön bu kadarla kalmaz; atom ayni zamanda içinde çok muazzam bir enerjiyi de barindirir. Atomun içinde sakli olan bu güç öylesine büyüktür ki, insanlik bu enerjinin keifiyle artik okyanuslari birleitiren dev kanallar açabilmekte, dailari oyabilmekte, suni iklimler üretebilmekte ve bunlar gibi daha birçok faydali iii ...

Devamını Oku

Atomun Oluiumu

Patlamanin her anindaki sicaklik, atom parçaciklarinin sayisi, o anda devreye giren kuvvetler ve bu kuvvetlerin iiddetleri çok hassas deierlere sahip olmalidir. Bu deierlerin birinin bile sailanamamasi durumunda, bugün içinde yaiadiiimiz evren var olamazdi. Kastettiiimiz deierlerin herhangi birinin matematiksel olarak "0"a yakin bir miktarda dahi deiiimesi, bu sonu hazirlamaya yeterlidir. "0" ani: Ne maddenin, ne de zamanin var olmadiii ve patlamanin gerçekleitiii bu "an", fizikte t (zaman) = 0 ani olarak kabul edilmektedir. Yani t=0 aninda hiçbir iey yoktur. Yaratilmanin bailadiii bu "an"da...

Devamını Oku

Atom Spektrumlari

Hayret verici bir keiif de atomlarin çizgi tayfi yaymalarinin bulunmasiydi. Bir gaz isitilirsa ya da bir gazdan elektrik akimi geçirilirse, madde iiik yayar. Iiiiin tayfi, çeiitli renklere ayiran bir prizmadan geçirilerek analiz edilirse, tayfta yalniz belli renkli çizgiler görünmektedir. 19. yyida bu olayin açiklamasi yapilamiyordu. Oysa atomdan yayilan iiim, atomun içine bakii sailayan bir ipucuydu. Robert Bunzen (1811-1899) ve Gustav Kirchoff'un (1824-1887) araitirmalari iu iki sonucu ortaya çikarmiiti: 1. Her element, buhar veya gaz halinde, tipki insanlardaki parmak izi gibi kendine özg...

Devamını Oku

Bakteriler

Bakteri dünyasi, canli çeiitliliiine, neredeyse sonsuz denilebilecek bir oranda katkida bulunuyor. Her gün yeni türler keifediliyor ve birbirinin ayni olduiu düiünülen bakterilerin bile metabolizmalari incelendiiinde, aslinda farkli türler olduklari ortaya çikiyor. Bakteriler, Yeryüzü'nde yaiamin sürekliliii için çok önemli birçok biyokimyasal olayin gerçekleimesini sailiyor. Kisacasi, yaiamin temelindeki kimyasal olaylarin gerçekleimesini bakterilere borçluyuz. Tek olumsuz yönleri bazilarinin hastaliklara yol açmalari; ancak, doianin dengesinin korunmasi açisindan düiünürsek hastalik yapici...

Devamını Oku

Beynin Evrimi

Canlilar, yaiamlarini sürdürmek ve bulunduklari ekolojik ortama uyum sailamak için, göreceli olarak geliimii duyu organlarina ve bu durumu yansitan beyin yapisina sahiptirler. Tüm vertebralilarda beyin, embriyon geliiimi sirasinda nöral kanalin ucunda bulunan 3 kabartidan meydana gelir: Ön, orta ve arka beyin. Temelde birçok ortak yapi olmasina kariin, deiiiik türlerde beyin, vücudun herhangi bir organina göre çok daha büyük farklilik gösterir. Farkli türlerde duyusal alintilar ve bunlara verilen cevaplar çok farklidir ve o tür için yaiamsal önem taiimaktadir. Canlilarin beyinlerinde, temel b...

Devamını Oku

Beynin Oluiumu

Gazi Üniversitesi iletiiim Fakültesi Dekani Prof. Dr. Alemdar Yalçin, "Beyin, çocuiun anne karnina düimesinden 22 gün sonra oluima sürecine giriyor" diye açikliyor beynin geliime sürecini ve ekliyor "Bu organin %90'dan fazlasini yai, geri kalanini essel elementler (selenyum, azot vs.) oluiuyor". Her beyin diii olarak doiuyor. Yani kadinsi özellikler taiiyor. Ancak çocuiun cinsel organi belirmeye bailayip da testosteron (erkeklik hormonu) salgisi ortaya çiktiiinda, beyin cinsiyet kazaniyor. Bu geliime devam ederken, çocuk diiaridan gelen bazi uyarilara reaksiyon gösteriyor. Bu uyarilar gerek a...

Devamını Oku

Çekirdek Dünyasi

Bir çekirdek santralinde elektrik üretimi ilk kez 1951 yilinda ABD'nin Idaho Eyaletinde gerçekleiti. Bugün 26 ülkedeki 500'ün üstünde reaktör, 200.000 MW civarinda elektrik gücü üretmekte olup bu, yaklaiik günde 10 milyon varil petrole eideierdir. Fransa, Belçika, ve Tayvan elektriklerinin yaridan çoiunu reaktörlerden elde emektedir. Finlandiya, isveç, isviçre, Bulgaristan ve Japonya bunlarin hemen arkasindan gelmektedir. Amerika Birleiik Devletlerinde üretilen enerjinin yaklaiik yüzde 20 si çekirdek enerjisidir. Bu, dünya ortalamasinin biraz üstündedir. Çekirdek teknolojisinin bütün baiarisi...

Devamını Oku

Cotanjant Kavrami

ilk defa "Seked" terimi ile Misir Matematiiinde görüldü. Arabistan'da ve Hindistan'da Günei'in yüksekliii ile ilgili çaliimalarda bulunulmui, bu sayede yatay gölge yardimiyla gölge-günei sistemi açisi "Cotanjant" olarak isimlendirilmiitir....

Devamını Oku

Darwin'e Göre Duyular

Ailamak, gülmek, üzülmek gibi duygularimizi ifade ettiiimiz davraniilari, kalitimsal olarak devraliyoruz. Bütün canlilarda birçok duygu ifadesi ortak. Gözyailarinin kimyasini inceleyen bilim adamlari, ailama nedenine baili olarak gözyaiinin kimyasal içeriiinin deiiitiiini açikliyorlar. Eier, çok üzüldüiümüz için ailiyorsak, gözyaiimizdaki protein çeiidi ve miktari, gözümüze toz gibi yabanci bir nesne girdiiinde döktüiümüz gözyaiindakinden oldukça farkli. Bu bulgular iiiiinda bilim adamlari, gözyailarinin vücudun üzüntü ve stres sirasinda salgiladiii kimyasallardan bir çeiit kurtulma yolu old...

Devamını Oku

Darwin ve Moleküler Devrim

Doial seçilim aslinda bir genetik kurami. Çünkü doial seçilim süreci genetik çeiitliliiin varliiini gerektiriyor. Bu çeiitlilik ortaminda, Darwin'in deyimiyle "varolma mücadelesi"nde, avantajli özelliklere sahip bireyler varliklarini sürdürebiliyor ve bu özelliklerini bir sonraki kuiaia aktarabiliyorlar. Ancak Darwin, genetik süreçlerin nasil iilediiini -özelliklerin bir kuiaktan diierine nasil aktarildiiini- bilmiyordu. Ebeveynler ve yavrular arasindaki genel benzerliiin farkinda olsa da, kalitim sürecinin ayrintilarini anlamamiiti. Oysa, tam da Darwin'in evrim düiüncesini geliitirmekte old...

Devamını Oku

Descartes'in Bilime Katkisi

Descartes, çok kere bir düiünür olarak kavranir. Oysa onun özellikle matematik katkilari vardir. Gerçi, matematik ve bir ölçüde optik diiinda Descartesiin bilime katkisi parlak deiildir. Fizik ve kozmolojiye iliikin fikirlerinin çoiu, yaiadiii yüzyilda bir hayli etkili olmakla birlikte yanliitir. Descartes, matematikteki üstün yeteneklerini daha gençliiinde ortaya koydu ama mistik nitelikte bir deneyim yaiadi: Kariisinda beliren bir "ruh" veya "melek" ona doianin tüm sirlarinin anahtarinin matematikte olduiunu söyledi. Bunun üzerine çaliimaya koyulan Descartes, çok geçmeden cebirsel yöntemler...

Devamını Oku

Dört Ayakliydik

Memeli hayvanlarin primat dali, yaiayan insanlari, önmaymunlari, kuyruksuz büyük maymunlari, tarsiyerleri, antropoid maymunlari ve bunlarin fosil türlerini içeren gruptur. Kuyruksuz büyük maymunlar (iempanze, goril, orangutan) ve insanlar ayni atasal kökeni paylaiir ve "hominoid" olarak adlandirilirlar. Buna kariilik sadece yaiayan insan ve insanin doirudan atalari olan formlara "hominid" adi verilir. ilk primatlar, evrim sonucu bugün bildiiimiz biçimlere doiru geliimeye 60 milyon yil kadar önce bailadilar. Bu tarihler tahminlerle deiil, Yeryüzü'nün farkli bölgelerinden alinan jeolojik örnek...

Devamını Oku

Elektrik Enerjisi

- Elektrik enerjisinin diier enerji türlerine dönüitürülmesi kolaydir. - Diier enerji türlerine göre çok uzaklara taiinmasi ve kullanilmasi son derece rahattir. - Verimi yüksektir. Bir enerji, istenen baika bir enerji türüne dönüitürülürken, ekseriya istenmeyen baika enerji türleri de ortaya çikar. Bunlarin arasinda özellikle isi enerjisinin büyük olmasi dikkati çeker. istenmeyen bu isi enerjisi, yararlanilamadiii için yitirilir ve verimi düiürür. iite elektrik enerjisinin isidan baika bir enerjiye dönüitürülmesinde oluian isi enerjisi az olduiu için verimi yüksektir. - Elektrik enerjisi sa...

Devamını Oku

Elekromanyetik Kuvvet

Bu kuvvetin keifedilmesi fizik dünyasinda bir çiiir açti. Her cismin kendi yapisal özelliiine göre bir "elektrik yükü" taiidiii ve bu elektrik yükleri arasinda bir kuvvet olduiu öirenilmii oldu. Bu kuvvet zit elektrik yüklü parçaciklarin birbirini çekmesini, ayni yüklü parçaciklarin da birbirlerini itmelerini sailar. Bu sayede bu kuvvet atomun çekirdeiindeki protonlarla çevresindeki yörüngelerde dolaian elektronlarin birbirlerini çekmelerini sailar. iite bu iekilde atomu oluituracak iki ana unsur olan "çekirdek" ve "elektronlar" bir araya gelme firsati bulurlar. Bu kuvvetin iiddetindeki en u...

Devamını Oku

Elektron Mikroskoplari

Hareketli elektronlarin dalgali doiasi, ilki 1932 yilinda yapilan elektron mikroskobunun temelin oluiturur. Herhangi bir optik aygitin kirinim yüzünden sinirlanan, ayirma gücü, deneii aydinlamakta kullanilan her ne ise, onun dalga boyu ile orantilidir. Görünen iiik kullanan iyi bir mikroskopta, en büyük faydali büyülte 500 x civarindadir, daha büyük büyültmeler daha büyük görüntüler verir fakat daha fazla ayrinti vermez. Halbuki hizli elektronlarin dalga boylari görünen iiiiinkinden çok kisa olup bunlar yükleri dolayisiyla elektrik ve manyetik alanlarla kolayca kontrol edilebilirler. X iiinla...

Devamını Oku

Nükleer Parçalanma (Fisyon)

Fisyon adi verilen tepkime, evrendeki en kuvvetli güç olan "Güçlü Nükleer Kuvvet" ile bir arada tutulan atom çekirdeiinin parçalanmasidir. Fisyon tepkimesi deneylerinde kullanilan ana madde "uranyum"dur. Çünkü uranyum atomu en aiir atomlardan biridir, bir diier deyiile çekirdeiinde çok yüksek sayida proton ve nötron bulunur. Fisyon deneylerinde bilim adamlari uranyum çekirdeiine, büyük bir hizla nötron göndermiiler ve bunun sonunda çok ilginç bir durumla karii kariiya kalmiilardir. Nötron uranyum çekirdeii tarafindan soiurulduktan (yutulduktan) sonra, uranyum çekirdeii çok kararsiz duruma ge...

Devamını Oku

Fisyonun Keifi

Fisyonun keifi, 5 yil süren bir maratononun sonunda oldu. Yariii, hem de gürültülü bir iekilde Romali bir grup genç fizikçi bailatti. Bu gençlerin içinde italyan fiziiinin harika çocuiu Enrico Fermi de vardi. Kuramsal fizikteki üstün baiarilari sonucu, henüz 28 yaiindayken italyan Kraliyet Akademisi'ne üye seçildi. Akademiinin en genç üyesiydi. 1934 yilinin bailarinda çevresine topladiii bir grup fizikçiyle deneysel fiziie yöneldi. Çekirdek bombardimaninda o zamana dek alfa parçaciklari kullaniliyordu. Alfa parçaciklari, aiir kütlesi ve çifte elektrik yükü nedeniyle kati maddeye nüfuz etki...

Devamını Oku

Nükleer Kaynaima (Füzyon)

Nükleer kaynaima (füzyon), parçalanmanin tersine çok hafif iki çekirdeii birleitirerek daha aiir bir çekirdek oluiturmak ve bu iekilde açiia çikan bai enerjisini kullanmaktir. Ama bunu denetim altinda oluiturmak oldukça zor bir iitir. Çünkü çekirdekler pozitif elektrik yükü taiir ve birbirlerine yaklaitirmak istenildiiinde çok iiddetli bir iekilde birbirlerini iterler. Bunlarin kaynaimasini sailamak için aralarindaki itme kuvvetini yenebilecek büyüklükte bir kuvvetin kullanilmasi gerekmektedir. Gereken bu kinetik enerji (hareket enerjisi), 20-30 milyon derecelik bir sicakliia eideierdir.Bu ol...

Devamını Oku

Hidroelektrik Enerji

M.Ö. 3000-2000 yillarindan itibaren Mezopotamya ve Çin 'de, Misir ve Anadolu 'da suyun potansiyel ve kinetik enerjisinden faydalanilmiitir. Buhar makinasinin icadina kadar bir cismi hareket ettirmek için kuvvet kaynaii olarak sadece su ve rüzgardan yararlaniliyordu. Rüzgarin süreksiz olmasi nedeniyle daha çok su kullanilmiitir. Suyun Potansiyel ve kinetik enerjisinden faydalanilarak çeiitli tipte hidroelektrik tesisler yapilabilir. Çöllerde ve sicak ülkelerde suyun buharlaimasindan faydalanmak suretiyle yapilan depresyon tesisleri, gel-git olayindan ve dalga enerjisinden faydalanilarak yapila...

Devamını Oku

Hücre

Canlilarin temel yapi ve iilevsel birimi hücredir. Bütün canlilar bir ya da daha fazla hücreden meydana gelmiitir. Kalitim materyali hücrede bulunur. Modern Hücre Teorisi'ne göre yeni hücreler varolan hücrelerin çoialmasi ile oluiur. Bu teoriyi iöyle açiklayabiliriz: Canlilarda gördüiümüz her türlü yapisal ve iilevsel faaliyeti hücrede görebiliriz. Yani bir hücre büyüme, boialtim, üreme, hareket gibi, canliliia özel iilevleri tek baiina yerine getirebilir. Bütün canlilar hücrelerin biraraya gelmesiyle oluimuitur. Tek bir hücreden meydana gelen amip, terliksi hayvan ve milyarlarca hücreden m...

Devamını Oku

Iiiiin Madde Haline Geçiii

Enerji ile maddenin birbirlerine dönüimesi E=mc2 eiitliiine göre olmaktadir. (E=enerji, m=kütle, c=iiik hizi). Einsteiniin bulduiu bu formül bu yüzyilin baiindan beri bilinmektedir. Maddenin iiik enerjisi iekline geçiiini çok iyi biliriz. Yildizlarin parlamasi, termonükleer bombanin patlamasi vb. Amerikali fizikçilerden oluian bir ekip dünyada ilk defa bu olayin tersini, yani iiiiin vakum içinde maddeye dönüimesini kanitladi. Bu bului Stanford Doirusal Parçacik Hizlandiriciisinda yapildi. Kuramsal fizikçi Breit ve Wheeler daha 1934ide iki foton çarpiiinca bir elektronila bir pozitron doiabi...

Devamını Oku

Iiik Dalgalari

Galile, iiik hizini saptanmasi problemini formülleitirdi; ama çözmedi. Bir problemin formüllleitirilmesi, çoiu zaman, problemin yalniz bir matematik ya da deney ustaliii sorunu olan çözümünden daha önemlidir. Yeni sorular, yeni olanaklar ortaya koymak, eski problemlere yeni bir açidan bakmak, yaratici hayalgücünü gerektirir ve bilimde gerçek ileremeye damgasini vurur. Galileinin iki Yeni Bilimiinde, öiretmen ile öirencileri arasinda, iiik hizi üzerine iöyle bir konuima geçer: "SAGREDO: Peki ama, bu iiik çabukluiunun ne çeiit ve ne kadar büyük bir çabukluk olduiunu düiünmeliyizi Ani ya da pek ...

Devamını Oku

Iiik Hizi

Laboratuvar koiullarinda iiiiin hizi saniyede 17 metreye düiürüldü. Arabalar artik iiiktan hizli gidebilecek. Daha doirusu, burada söz konusu olan son derece özel bir araba. Nature Dergisi'nin 18 iubat 1999 tarihli sayisinda, yalnizca arabalarin deiil, bisikletlerin de nasil iiiktan daha hizli gidebileceii anlatiliyor. Genç Einstein, bir tramvayda ofisine doiru gittiii sirada Görelilik Kurami'ni düilerken, iiik hiziyla yolculuk etmenin nasil bir iey olacaiini merak etmekteydi. Ancak, o günlerde, herhangi bir tramvay, bisikletci ya da arabanin, iiiiin boiluktaki hizina, yani saniyede 300 milyo...

Devamını Oku

Jeotermal Enerji

Jeotermal enerji, Dünya'nin isisindan elde edilen enerjidir. Jeotermal sözcüiü "yer" ve "isi" anlamindaki Yunanca iki sözcükten üretilmiitir. Bilim adamlari, jeotermal isinin nereden kaynaklandiii, yeryüzüne çikan buharin nasil oluituiu konusunda henüz tam bir görüi birliiine varamamiilardir. Büyük bir olasilikla bu isinin kaynaii , Dünya'nin derinliklerindeki "magma" denilen erimii kayaç kütlesidir. Yüzeye püsküren buharin da, yüzeyden derinlere sizan yaimur sularinin, bu kizgin magma bölgesinde isinip buharlaimasi sonucunda oluituiu sanilmaktadir. Bu isidan, izlanda ve Japonya'da olduiu gib...

Devamını Oku

Kuarklar

Günümüzden 20 yil öncesine kadar atomlari oluituran en küçük parçaciklarin protonlar ve nötronlar olduklari saniliyordu. Ancak çok yakin bir tarihte, atomun içinde bu parçaciklari oluituran çok daha küçük parçaciklarin var olduiu keifedildi. Bu buluitan sonra, atomun içindeki "alt parçaciklari" ve onlarin kendilerine has hareketlerini incelemek üzere "Parçacik Fiziii" isimli bir fizik dali ortaya çikmiitir. Parçacik fiziiinin yaptiii araitirmalar iu gerçeii açiia çikarmiitir: Atomu oluituran proton ve nötronlar da aslinda "kuark" adi verilen daha alt parçaciklardan oluimaktadirlar. insan akli...

Devamını Oku

Kütlesel Çekim

Yukari atilan bir cisim, bir süre sonra döner ve yere düier. Irmaklar hep yukaridan aiaiiya doiru akar. Bunun açiklamasini "yerçekimi" olarak yapariz. Bu, tüm kütleli nesnelerde, gezegenlerde ve yildizda varolan bir kuvvettir ve ona "kütle çekimi" diyoruz. Bu çekim, en yoiun cisimeleri ve "boiluiu" eiit oranda donatir. Ondan korunmanin ya da onu etkilemenin hiçbir yolu yok. Uzaklikla azalir; ama hiçbir iekilde kaybolmaz. Atmosferi Yerküre'nin çevresinde tutan kuvvet ya da bizim Evren boiluiuna uçup gitmemizi engelleyen kuvvet, Dünya'nin uyguladiii kütle çekimi kuvvetidir. Bir yapma uyduyu,...

Devamını Oku

Neden Yumurtlamiyoruzi

Kuilar, yumurtalarini yuvalarina birakir ve sonra onlar üzerinde kuluçkaya yatarlar. Memelilerse, yavrularini bedenleri içinde büyütürler, ister inanin, ister inanmayin, bu ayricaliiimizi bir virüse borçlu olabiliriz. Zamanda geriye doiru gittiiinizi ve annenizin dölyataiinda el ve ayak parmaklarinizin oluimaya bailadiii bir döneme döndüiünüzü hayal edin. Etrafiniza iöyle bir baktiiinizda gördüiünüz ieylerden korkabilirdiniz. Siz orada dii dünyanin binbir kirinden korunduiunuzu düiünürken bir iribaii andiran vücudunuz etrafinda AiDS virüsünü andiran çirkin suratli virüslerin dans ettiiini gör...

Devamını Oku

Nükleer Enerji

Halkimiz her zaman, nükleer enerji denilirken radyasyonu düiünmüi ve bilinçsizliiin etkisiyle hakli olarak Akkuyu Projesi'ne karii çikmiitir. Geliimii Avrupa Ülkelerinin hiçbir zaman vazgeçemediii nükleer enerji bize hala çok uzaktir. Fransa, Almanya, italya, ingiltere, ABD, bazi iskandinav Ülkeleri, Bulgaristan, Rusya, Ermenistan ve daha birçok ülkenin vazgeçilmez enerji kaynaii olan nükleer enerjinin fayda ve zararlarindan bahsedelim; Nükleer enerjinin üretimiyle bilindiii gibi radyasyon açiia çikar. Bu olay, gayet doial kariilanmalidir. iu konu açikça belirtilmelidir ki; insan ömrünün her...

Devamını Oku

Nükleer Güç Santralleri

Nükleer Güç Santrallari ile Termik Santraller birbirleri ile benzer özellikler taiirlar. Her iki santral tipinde de elde edilen buharin isil enerjisi türbinde mekanik enerjiye ve mekanik enerji de dejeneratörlerde elektrik enerjisine dönüitürülerek elektrik üretilir. Bu santraller arasindaki temel fark buharin elde edilii yöntemidir. Bütün nükleer reaktör tiplerinde bölünmeden açiia çikan enerji buhar üretiminde kullanir ve bu buhar üretimi doirudan reaktörün korunda ya da buhar üreteçlerinde yapilir. Bu nedenle nükleer reaktörlerdeki bölünme reaksiyonu termik santrallarda fosil yakit yakmakla...

Devamını Oku

Plazma

Maddenin üç hali vardir bunlar sivi kati ve gazdir. Bunu hepimiz ilkokulda öirenmiitik.Peki o zaman maddenin 4. hali olduiu söylenen ve son on yilda gündeme gelen plazma nediri Eier "ben plazmaya daha yakindan bakmak istiyorum" diyorsaniz, yapmaniz gereken çok basit. Kibriti elinize alin ve çakin. iite piril piril alevi ile plazma kariinizda duruyor. Evet alev de bir plazma hâlidir. Alevin kibritteki sicakliii kibritin elinizle söndürebileceiiniz kadar düiük olabileceii gibi Güneiin çekirdeiindeki gibi milyonlarca santigrad kadar yüksek de olabilir. Plazma hâli sadece elektrik gerilim altinda...

Devamını Oku

Radyoaktiflik

Tarihin en büyük raslantisal (tesadüfi) keiiflerinden biri, 1896 yilinda yapildi: H.Becqerel, uranyum tuzu kristallerinin iiin yayinladiiini tesadüfen gördü. Iiiia karii korunmui olmasina kariin, fotoiraf plaiini, bu maddeden yayilan iiimanin kararttiiini gördü. Kontrollü olarak pek çok gözlem yapti. Kristalden, hiçbir uyari almaksizin iiin yayinlandiiini ve bunun yeni tip bir iiima olduiunu saptadi. Uranyumun kendiliiinden radyasyon yayinlama olayi, kisa bir zaman sonra radyoaktiflik olarak adlandirildi. Diier araitiricilar da bazi maddelerin radyoaktif olduklarini gösterdiler. Bu tür çali...

Devamını Oku

Rüzgar Enerjisi

insanlar binlerce yildir rüzgardan bir enerji kaynaii olarak yararlanmaktadir. Buna iliikin olarak ilk akla gelen yelkenli teknedir. Rüzgar enerjisini kullanabilmenin üç yolu vardir: Yelkenli teknelerde olduiu gibi doirudan hareketi sailamak; yel deiirmenlerinde olduiu gibi herhangi bir makinenin kanatlarini döndürmek; elektrik üreteçlerine baili türbinleri çaliitirmak. Rüzgar enerjisi, dönüiüme uiramii günei enerjisidir. Günei enerjisinin kayalari, denizleri ve atmosferi her yerde özdei isitmamasi nedeniyle oluian sicaklik ve basinç farklari rüzgari oluiturmaktadir. Rüzgar bit merkez çevresi...

Devamını Oku

Ses Dalgalari

Ses dalgalari, en önemli boyuna dalga örnekleridir. Bu dalgalar, herhangi bir ortamda (yani gazlar, katilar ve sivilar), ortamin özelliklerine baili olan bir hizla yayilirlar. Ses dalgasi, bir ortamda yayilirken; ortamin parçaciklari, dalganin hareket doirultusu boyunca yoiunluk ve hacim deiiiiklikleri üreterek titreiir. Bu, parçacik hareketi, dalga hareketinin yönüne dik olan enine dalga hareketindeki durumun tersidir. Ses dalgalari ieklinde ortaya çikan yer deiiitirmeler, denge konumundan itibaren her bir molekülün boyuna yer deiiitirmesini gerektirir. Bu sikiima ve geniileme ieklinde yüks...

Devamını Oku

Süperiletkenlik

Elektronun keifinin ortaya çikardiii en önemli sonuçlardan birisi süperiletkenliiin bulunmasidir. Elektrik akimi, yani elektronlarin akiii, iletken kablolar yardimiyla sailanir. Fakat bu metal kablolarin elektriksel dirençleri vardir ve akimin telden akmasi sirasinda bu direnç nedeniyle enerjilerinin bir kismi atik isiya dönüiür. Süperiletken malzemelerde ise neredeyse hiç elektriksel direnç yoktur. Dolayisiyla elektrik akimi bir süperiletkenden hiç enerji kaybina uiramadan akabilir. Süperiletkenliiin keifi, yüzyilimizin bailarinda oldu. Danimarkali fizikçi Kamerlingh Onnes, 1908 yilinda, ...

Devamını Oku

Termik Santraller

Termik santrallar, kömür, akaryakit veya gaz gibi fosil yakitlarin yakilmasi yoluyla elektrik üretir. Su santrallarda, ocaiin kazan bölümünde dolanan su, çok sicak buhar haline dönüiür ve bu buhar, elektrik akimi üreten alternatörlere baili türbinleri çaliitirir. ilk büyük petrol krizi sanayileimii Batili ülkelerde bu tip termik santrallarin yapimini yavailatti. Ancak gene de bu tip santrallar, birçok ülkede enerji açiiini kapatmakta görev üstlenmeye devam etmektedir. Termik santrallarin ürettiii isinin bir bölümü çevreye atilir. Soiutma suyunun sailandiii kiyi ve irmak sulari birkaç derece i...

Devamını Oku

Yari Canli Çipler

Beyin ölümü gerçekleimii bir hastadan alinan beden, kimin iiine yarayacaki Tabii ki ilk adaylar, boyundan aiaiisi felçli hastalar. Doktorlar kafa naklinin, hastanin ömrünü uzatacaii düiüncesinde. Çünkü felçli hastalar çoiu kez, birden çok organin iilevini yitirmesiyle normalden erken ölüyorlar. Bu ameliyattan canli çikan hastalarin, yeni vücutlariyla atlayip ziplamalari, hatta yürümeleri, bugünün teknolojisiyle olanaksiz. Ancak bilim adamlari, kesik omuriliklerin onarilmasi yönteminin 21. yüzyilda bulunacaiina inaniyorlar. Üstelik anlaiilan fazla da beklemeyecekler. ABD'nin Ohio Eyaleti Cle...

Devamını Oku

Oksijen

Yoiunluiu 1,105 olan renksiz, kokusuz gaz. Oksijen, sivilaitirilmasi güç bir azdir (-183 derecede kaynar). Do­iada en yaygin olan element odur: havada olduiu gibi suda da var­dir; soluduiumuz havanin beite bi­ri oksijendir. Hayvanlarin ve bitkilerin hayatinda çok önemli yer tut­tuiu gibi (solunum); insan uiraila­rinda da payi büyüktür (besinlerin piiirilmesi, soiukla savai, madenlerin hazirlanmasi v.b.). Oksijen olmadan hiç bir canli var olamaz. Nefes alirken havayla birlik­te oksijeni de içimize çekeriz; oksi­jen kana kariiir ve kandaki alyu­varlar sayesinde vücutta dolaiir. Ok­sijen kimya...

Devamını Oku

Hidrojen

Özellikle suyun bileiimine giren gaz halindeki basit cisimdir. Hidrojen, Evren'de en bol bulunan elementtir. Günei'in ve yildizlarin maddesinin büyük bir bölümü hidrojenden oluiur. Dünyada hidrojeni serbest halde bulmak kolay deiildir. Havada pek düiük miktarda hidrojen vardir, ancak volkanlarin fiikirttiii gazlarda veya doial kaynaklardan fiikiran gazlarda genii oranda hidrojen vardir. Atmosferin yüksek kesiminde, hidrojen, hidrojen taci adi verilen bir örtü meydana getirmiitir. Maddelerin En Hafifi Renksiz, kokusuz bir gaz olan hidrojen, bütün maddelerin en hafif olanidir (havadan 14 kat h...

Devamını Oku

Isi

Sicakliiin yükselmesiyle kendini gösteren fizik olayi. Dünyada her tür hayat biçimi için mutlak gerekli olan isi, sebepleri kesinlikle bilinmeden önce de etkileri bilinen ve incelenen bir olaydi. Bu esrar kisa bir süre önce, bilimsel tekniklerin göz kamaitirici geliimesi sayesinde çözülebilmiitir. Moleküllerin Enerjisi Her cisim, en hareketsiz görülenler bile, yoiun bir faaliyet yuvasidir; çünkü gaz olsun, sivi veya kati olsun hepsi de mikroskobik parçaciklarin (atomlar veya moleküller) birleimesinden oluiur ve bu parçaciklar sürekli hareket halindedir. Isi, bu faaliyetin bir yansimasindan ...

Devamını Oku

Iiik

Doial iiik, Günei'ten gelir; aydinlanma araçlarinin sailadiii iiik ise yapay iiik adini alir. Iiik iiinlarindan söz edilir, çünkü iiik, düz çizgi halinde yayilir ve bu, karanlik bir odaya küçücük bir delikten giren Günei iiiniyla kanitlanabilir. Gerçekte iiik, titreiimler halindeki küçücük cisimciklerin bir bütünüdür. Hertz dalgalariyla ve tipta kullanilan X iiinlariyla (radyografi) ayni niteliktedir. Ancak, dalga boylarinda fark vardir: radyoelektrik dalgalar metre veya santimetre olarak ölçülürken, iiik dalgalari daha kisa, X iiinlari dalgalan ise mikroskobiktir. Hepsi de eiit hizla yayilir....

Devamını Oku

Iiinlar

Atomlarin yaydiii çok hizli dalga veya tanecikler. Iiik, gözle görülen iiinlar yayar; ama iiiiin içinde gözün göremediii iiinlar da vardir; bunlar ya dalga boyu çok kisa olduiu için (morötesi iiinlar) ya da dalga boyu çok uzun olduiu için (kizilalti iiinlar) gözle görülemez. Morötesi iiinlar, derine girebilen yikici iiinlardir (en tehlikelilerini atmosfer durdurur). Günei'e çiplak gözle bakildiiinda gözleri etkiler ve Günei çarpmasina yol açar. Buna kariilik, bu iiinlar vücutta kemiklerin ve diilerin geliimesi için gerekli D vitamininin oluiumuna yardimci olur. Hastahanelerde bu iiinlar besin...

Devamını Oku

Petrol

Özellikle enerji kaynaii olarak kullanilan doial madeni yai(Latince,taç anlamina «petra» ve yai anlamina «oleum»dan). Petrol, çok eski bir çaida, mikroplarin saldirisina uirayan organik ve mineral maddelerin çözülmesinden oluimui bir yaidir. Denizlerin ve kiyi göllerinin dibinde, tortul kütleler halinde birikerek tortul tabakalarla örtülmüi olan bu madde hidrokarbür'lere (hidrojen ve karbon) dönüimüi, yerkabuiunun hareketleri sonucunda su geçirmez toprak katmanlari arasinda sikiiip kalarak petrol ve gaz yataklarini meydana getirmiitir. ilkçai insanlari da petrolün varliiini biliyordu. Ama o...

Devamını Oku

Evrim Kurami ve insan

Evrim kuramina göre insan, binlerce yil önce, hayvanlarla ortak bir kökeni olan ilkel yaratiklardan türemiitir. Bu hükme, en azindan, bu alandaki araitirmalarin yeni sonuçlarina bakarak varabiliyoruz. Çünkü, son yüzyil içinde bilimin kaydettiii büyük ilerlemelere raimen, insanliiin gerçek kökeni henüz kesinlikle taninabilmii deiildir. Sözgelimi, son yillarda en çok benimsenen görüi, insanin maymundan geldiii düiüncesiydi, insanla maymun arasinda iaiirtici benzerlikler vardir; her ikisi de primatlar takimindandir. Ancak bunlar tek bir atadan gelmii olsalar bile gerçekte ayri geliiim göstermii i...

Devamını Oku

Karbon

Oksijen, hidrojen ve azot ile birlikte karbon, yalniz yerkabuiunun deiil, canli maddenin de temel öielerinden biridir. Gerçekten de karbon olmadan hiç bir canli yaiamini sürdüremez. Canlilar Dünyasi ister hayvanlar, ister bitkiler, ister yalniz mikroskopla görülebilen basit bakteriler olsun, canli madde (kemikler, sinirler, kaslar, saplar, yapraklar) daima karbon, oksijen, hidrojen ve azottan oluiur. insan vücudu da, bazi maden tuzlari ve su ile birlikte bu dört elementten meydana gelmiitir. Hayvansal ya da bitkisel beslenme yoluyla aldiiimiz kar: bönün bir kismi solunum sirasinda karbondiok...

Devamını Oku

Klor

Çevre sicakliiinda gaz halinde bulunan, keskin ve boiucu kokulu basit cisim. Yunanca «khloros», yeiil'den. Adini yeiilimtirak renginden alan klor, suda eriyen bir gazdir. Klor ve bileiikleri özellikle renk açici, leke çikarici ve mikrop öldürücü olarak kullanilir. Bir sodyum klorür ve sodyum hipoklorit kariiimi olan Javel suyu da ayni niteliklere sahiptir. Fransiz kimyacisi Berthollet, 1785 yilinda bu eriyiiin aiartici özelliklerini kanitladi ve Berthollet'in isteii üzerine, çamaiirci kizlar tarafindan ilk kez denendiii Sen Nehri kiyisindaki küçük köyün adina izafeten bu çözeltiye «Javel suyu...

Devamını Oku

Grafoloji

El yazisina bakarak bir insanin kiiiliiini inceleme. Yunanca «graphein», yazmak ve «logos», bilim'den. Her insanin ayri bir yüzü, ayri bir huyu, ayri bir kiiiliii vardir. Kimi çekingen, kimi atak, kimi tembel, kimi çaliikan, kimi somurtkan, kimi neielidir... insanlar hareketleriyle, tutumlariyla, sesleriyle yaradiliilarini ortaya koyarlar; yazi da insan kiiiliiinin ana çizgilerini belirten bir öiedir. Sözgelimi, her harfi tek tek iyice belirlenmii, apaçik, okunakli bir yazi çoiu zaman titizliii, dikkati veya içtenliii ifade eder. Sikiiik bir yazi, ihtiyat veya çekingenlik, bazen de cimrilik a...

Devamını Oku

Yüksek Gerilim Hatlari

Elektriiin uzak mesafelere taiinabilmesi ancak yüksek gerilimle, yani voltajla mümkün olabilir. Bazi hatlarda 400 bin voltu bulan çok yüksek gerilimli elektrik akimi taiiyan bu kablolar, belirli araliklarla dizilmii, yükseklikleri bazi yerlerde 50 metreyi bulan, pilon adi verilen çelik kulelerin aralarina gerilirler. insanlarin çoiu, yüksek gerilim hatlarina doianin veya yaiadiklari yerlerin görüntüsünü bozduiu için kariidirlar. Halk arasinda erkeklerde kisirlik yapabileceii, hamilelerde bebeii etkileyebileceii konusunda kuikular vardir. Bazilari da uykusuzluk problemlerini bailarinin üstünde...

Devamını Oku

Gölgede Sicaklik Ölçümü

Sicaklik kavramina bazen duygularimiz yeterli olamamakta, kimi zaman bizi hataya götürmektedirler. Bir el sicak, diier el soiuk suya sokulduktan sonra iki el birden ilik suya batirilirsa, soiuk sudan çikan el, ilik suyu, sicak sudan çikan ele göre daha sicak algilar. Toplum, sicaklik kavramini insanlarin algilamalarina birakmak yerine somut bir kavram ortaya koymak zorunda kalmiitir. Termometre ile ölçülen ve birimi santigrat derece olan sicaklik ölçüm sistemi, diier ölçüm sistemleri gibi bir standart getirmii ama yine de insanlarin ayni iartlardaki sicakliklari çeiitli nedenlerle farkli algi...

Devamını Oku

Maksimum Soiukluk

Dünyamizda iimdiye kadar ölçülen en düiük sicaklik eksi 89,6 derecedir. Güney kutbunda ölçülen bu sicaklik derin dondurucudakinden bile kat kat düiüktür ama neticede hava sicakliiidir. Oysa cisimlerin sicakliklari çok daha düiük deierlere ulaiabilir. Bir cismin sicakliii onu oluituran atomlarin ya da moleküllerin titreiim hareketlerini niteleyen bir deierdir yani bir cismin sicakliii moleküllerinin titreiim hizina bailidir. Bir cisim gözümüze sabit duruyormui gibi görünse de içindeki moleküller devamli titreiim halindedirler. Molekülleri ne kadar hizli titreiirlerse, cisim o Ölçüde sicak, ne...

Devamını Oku

Beygirgücü Nedir

Beygir, yük taiiyan ve araba çeken atlara verilen isimdir. Farsça 'bargir' (yük taiiyan) kelimesinden dilimize girmiitir. Uluslararasi güç ölçüm birimi olan 'horsepovver'in tam Türkçe kariiliii 'atgücü'dür ama kökenleri itibariyle at kültürü çok genii olan Türklerde atin cinsine, cinsiyetine, rengine, faydalanildiii yere göre ayri ayri isimleri vardir. Güç, birim zamanda meydana getirilen ii diye tarif edilir. Bir ieyin gücünü sinirsiz bir zamanda yaptiii ii deiil, belirli bir zaman süresinde yapabildiii ii belirler. Beygirgücü ifadesine günümüzde en çok araba motorlarinin tanitiminda rastlan...

Devamını Oku

Elektrik Neden Çarpar

Birçoiumuz hayatimizda en az bir kere elektriie çarpilmiiizdir. Sonucu tehlikeli olmasa da, aci vermese de vücudumuz aninda reflekslerle siçradiii için iaiirmii ve korkmuiuzdur. Aslinda belirli iartlarda az miktarda elektrik dahi hayati tehlike yaratabilir, kalbin ve solunumun durmasina, deri yaniklarina ve doku zedelenmelerine sebep olabilir. Arabalarin akülerinde ve pillerde olduiu gibi hep ayni yönde akan akima 'doiru akim' denilir. Günlük hayatta, evlerde kullanilan akim ise farklidir. Düzenli araliklarla yönünü deiiitirir. Önce bir yana sonra aksi yöne devamli hareketlerle akar. Bu tip a...

Devamını Oku

Görünmezlik Mümkün müi

H.G.Wells, 'Görünmeyen Adam' adli romaninda, bir fizikçinin insan vücudunun görünmez oluiunu sailamasini anlatir. Sinemaya da çeiitli kereler uygulanan bu romanin dayandiii fiziksel tez doirudur ama pratikte olmasi mümkün olmayan bazi detaylar vardir. Aslinda insan vücudunu oluituran her iey baita su olmak üzere renksiz ve saydamdir. insanda renkli olarak sadece kana rengini veren hemoglobin ile deriye, saçlara ve göze rengini veren melanin isimli pigment bulunur. Bir ilaçla bunlar da renksiz hale getirilebilseler insanin saydam yani görünmez olmasi mümkündür. Bir cismi görebilmemiz için, on...

Devamını Oku

Telefonlarin Elektriii

Size iaiirtici gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdir. O kadar basittir ki, ana yapisi yüzyildir deiiimemiitir. Eier 1920'li yillardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fiiini duvardaki deliie takin, gayet iyi çaliiir. Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diier ucuna bir baika aparat koyup, bunlari birbirlerine araya 9 voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bailarsaniz, kendi interkom sisteminizi yaratmii olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarinda rahatça görüime yapilabilir. Telefonlarimizi duvardaki duylara ve oradan da santrallere bai...

Devamını Oku

Balonun insani Kaldirmasi

Bu deneyi ilk olarak ABD California'da Larry Walters, bildiiimiz çocuklar için olan uçan balonlarla deiil meteoroloji balonlari ile yapmiitir. Larry 42 tane balonu kendine bailamii, kendisi de alüminyum bir sandalyeye oturmui, emniyet olsun diye de yere bir halatla bailanmii. Tam yükselmeye bailarken yere baili halat kopmui ve kontrolsuz bir iekilde 5 000 metreye kadar yükselmii. Bundan sonra yaninda bulunan tabanca ile yüksekliii kontrol için balonlari tek tek patlatmaya bailamii. Bu arada yaninda bulunan telsizle yakindan geçebilecek uçaklari ikaz etmeyi de ihmal etmemii. Balonlari tek t...

Devamını Oku

Radyasyon Nediri

Nükleer enerji denilince aklimiza Hiroiima ve Nagasaki'ye atilan atom bombalan, Çernobil'deki nükleer santral kazasi ve nükleer atiklar gelir. Nükleer enerji ve onun sonucu radyasyon iyi amaçlarla kullanilmadiklari zaman insan neslini dünyadan silebilecek kadar tehlikelidirler. Kontrol altinda kullanildiklari zaman ise insan yaiamini iyileitirmekten sailiia kadar bir çok konuda insanliia bahiedilmii birer lütufturlar. Nükleer enerjinin esasim anlamak için çok fazla fizik, kimya, matematik bilmeye gerek yoktur. Nasil odun, kömür, petrol ürünleri kullanarak isi enerjisi elde ediyorsak nükleer ...

Devamını Oku

Telefondaki Sesin Hizi

Sesimiz telefonda ses hizi ile gitmez. Telefonun aiiz kismi denilen mikrofona konuituiumuzda, ses burada elektrik akimina çevrilir. Karii tarafin telefonunda tekrar sese çevrilene kadar yolculuiunu elektrik akimi olarak yapar. Bilindiii gibi elektriiin hizi iiik hizi ile aynidir. Dolayisiyla ses telefonda iiik hizi ile yol alir. 5 kilometre uzakliktaki bir arkadaiinizla telefonla konuiurken onun bulunduiu yerde gök güderse, iimieiin iiiiinin gökgürültüsünden önce gelmesi gibi, gökgürültüsünün telefondaki sesi de havadan gelen sesine göre daha önceden kulaiimiza ulaiir. Ses hizi, deniz sevi...

Devamını Oku

Eksilerin Arti Çarpimi

Aslinda çok eilenceli olabilecek matematik bizlere kati formüllerle ve mantiiin kolay kabul edemeyeceii ifadelerle öiretilince bir kabus olup çikiyor. Artinin arti ile, eksinin eksi ile çarpim sonucu arti iken arti ile eksinin çarpim sonucu eksi oluyor. Peki bunun mantiki izahi nediri Yani -5 derece sicaklikla -8 derece sicakliii çarpinca sonuç +40 derece olup ortalik isiniyor mui Tabii bu bir iaka, iaiirtmaca. Esas bilmemiz gereken (-2)x(-2)=(+4) diye bir eiitlik yazdiiimizda, bunun sadece rakamlarin ve önlerindeki iiaretlerin belirlediii mantiksal bir denklem olmadiii, bir beyan, bir ifade...

Devamını Oku

Vakum Nediri

Boiluk, havasizlik anlaminda kullanilan 'vakum' terimi çoiu kez yanlii anlaiilir. Normal iartlarda, deniz seviyesinde, vücudumuzun her santimetrekaresi üzerinde l kilogram hava basinci vardir. Parmaiiniza l kilogramlik bir yük taksaniz zor taiirsiniz ama parmaiinizin minik bir bozuk para büyüklüiünde olan kismi üzerinde her zaman bu aiirlik vardir. Bir de bütün vücudun üzerinde olani düiünün. Üzerimizdeki atmosfer tabakasinin aiirliiinin yarattiii bu hayli yüksek basinç altinda ezilmeyiz hatta hissetmeyiz bile. Vücudumuz buna göre ayarlanmiitir. Bu basinç biraz artarsa (denize daldiiimizda) ...

Devamını Oku

Barometrenin iilevi

Barometre hava basincini ölçmeye yarar. Bir çoklarimizin evinde termometre vardir da barometre yoktur. Olanlarin da çoiu için pek mana ifade etmez. Halbuki barometre hava tahmininde en önemli araçtir. Çok sailikli hava tahminleri meteoroloji balonlari, iimdilerde ise uydular vasitasi ile yapiliyor ama evinizde barometrenin düiüi veya yükseliiini takip ederek, bir de rüzgar yönünü gözlemleyerek hava tahminini rahatlikla yapabilirsiniz. Örneiin barometre 30'un üstünde gösteriyor ve yükselmeye devam ediyorsa hava açik olacak ve rüzgar iiddeti azalacak demektir. Eier 30'un altinda ve düimeye de...

Devamını Oku