Bilim » icatlar ve Keiifler

Balon



Buhar sorununu bilimsel yönden geliitirmesinden ötürü Watt, bu devrimlerin kaynaii sayilmalidir. Ondan önce Newcomen'in makinesi aiir ve zor ilerliyor, teknik yerinde sayiyordu. Wattiin araciliiiyla bilimin iii ele almasi üzerine bu yavai gidiite birden bir canlanma görüldü. Tekniiin ilerleyiii bir devrim niteliiini aldi, olaylarin akiii büyük bir hiz kazandi. Bilim, insanlik tarihinde üçüncü defa müdahalede bulunuyordu, ama bu müdahalesi, toplumda bundan böyle büyük bir rol oynayacaiini kanitlayacak nitelikteydi.

iimdilik bütün rolü, yalnizca icat edilmii bir makinenin geliitirilmesi ve mükemmelleitirilmesiydi. Ama bundan sonra tam tersine bir oluiumla kariilaiilacaii anlaiiliyordu. Çünkü bilim bazi dallarda tekniiin kendisinden önce davranmasina meydan vermeyecek kadar ilerlemiiti. Artik mucite hangi yönün daha elveriili ve hangi bulgularin daha yararli olacaiini bilim gösterecekti. Söz hakki, usta teknisyenlerin deiil, bilimsel düiünce ve deneylerle ilerleyen bilim adamlarinindi. Bu dönemin bilimi en çok gazlar konusunda, ilerlemii bulunduiuna göre, en göz kamaitirici icadini da elbette bu alanda verecekti.

Bu döneme kadar "gaz teorisi"ni kuranlar fizikçiler olmuitu; yani gazlarin yalniz fiziksel özellikleri üzerinde durulmuitu. XVII. yüzyilin ortalarina doiru kimyacilar da bu konuya ilgi göstermeye bailadilar, o güne kadar yalniz bir tür "hava" var saniliyordu; o da soluk aldiiimiz hava; Fransa'da Lavoisier ve Berthollet; ingiltere'de Cavendish ve Priestley; isveç'te Scheele; Rusya'da Lomonosov genel olarak kullanilan "hava" teriminin birçok gazlari kapsadiiini kanitladilar; 1772'de Priesley, bu konuda yazdiii bir eserinde gazlarin bir dökümünü yapti. Saydiii gazlar iunlardir: "atei havasi" (oksijeni kastediyordu.) "sabit hava" (karbonik gaz), "güherçileli hava" (azot bioksidi), "yanar hava" (hidrojen), "flogistikli hava" (azot) vb. Ayrica bunlarin yanarliii, yoiunluiu gibi özelliklerini de açikliyor; "sabit hava"nin deney kabinin dibinde kalan aiir bir gaz, "yanar hava"nin hafif ve uçucu olduiunu anlatiyordu.

Briestley'in keiiflerinin yarattiii heyecana kapilanlar arasinda Etienne Montgolfier (1745 . 1799) adli Annonayli bir Fransiz da vardi. Taninmii bir kâiit fabrikatörünün oilu olan Montgolfier, Soufflot ile birlikte Paris'te mimarlik öirenimi gördükten sonra babasinin fabrikasinda çaliimak üzere ülkesine dönmüitü. Fransa'da bilimsel zekâsini kullanmak, yeni yöntemler keifetmek ve Fransiz kâiitçiliiina yenilikler getirmek firsatini buldu.

Deneylere güvenen, zeki, metotlu ve sakin bir insandi. Bu kiiiliiiyle de aiabeyi Joseph'in tam kariitiydi. Kardeii kadar yaratici ve parlak bir zekâya sahip olan Joseph (1740-1810), hayalci, iradeli ve ateili bir gençti. Aslinda bu iki zit yaradilii birbirlerini tamamliyordu. Joseph garip bir fikir ortaya atti mi, Etienne onu hemen dengeler, yoluna koyar ve uygulardi. Vivarais daiinin doruiunda uçuian bulutlari kiskanmak, "suni bulut" meydana getirmeyi ve onun asillari gibi uçuituiunu düilemek ancak Joseph gibi birinin aklina gelebilirdi. Çevresindekiler varsin kahkahayla gülsünler... Buna bir Etienne gülmemiiti; çünkü Priestley'in kitabinda "havadan daha hafif ve daha aiir ofan gazlar" olduiunu okumuitu. Bunlardan biri, bir zarfa doldurulabilse havada yükselemez miydii

Bu zarfin atmosferde, hiç deiilse kendi yoiunluiuna eiit bir gaza rastlayincaya kadar yükselmesi mantik gereiiydi. Hemen deneylere giriierek kaiittan bir kese yapti, bunu demir parçalari üzerine sülfirik asit dökerek elde ettiii "yanar hava"yla (hidrojen) doldurdu. Kesekâiidi bir süre uçtuktan sonra düitü. Gaz çok inceydi, kâiittan geçip havaya kariimiiti. Daha elveriili bir gaz bulmak gerekliydi.

iki kardei, bu defa nemli samanla yün yaktilar, çikan gazla doldurulan kese tavana kadar yükseldi. Bu yükseliiin nedeni, o günlerde sanildiii gibi, saman-yün kariiiminin kimyasal bir özelliiinden ileri gelmiyordu. Isinan havanin daha hafif olduiunu isviçreli fizikçi Horace de Saussure (1740-1799) o yillarda kanitladi.

Bu olaylar sirasinda, iki kardei ipekten paralelyüz biçiminde iki metre küplük bir zarf imal ettiler. Bunu sicak havayla doldurunca uçtuiunu ve tavana gidip yapiitiiini gördüler. Bu deneyden cesaret alarak yirmi metre küplük bir zarf imal etmeye koyuldular. Bu defa, deneylerini açik havada yaptilar. "Balon," kendisini ateiin üstünde tutan ipleri kopartarak havalandi ve 300 metreye yükseldi. Böylece Montgolfier kardeiler kendilerini var güçleriyle çaliimalarina verdiler. Hemen 11.50 metre çapinda, 750 metre küp hacminde yeni bir balon imal ettiler. Bu balon ambalaj bezinden yapilmii ve kâiitla astarlanmiiti. 215 kilo geliyor, ayrica 200 kilo da yük aliyordu. Baiarilarinin daha genii yankilar yapmasi ve daha çok kiii tarafindan izlenebilmesi için deneylerini Vivarais Meclisinin toplanacaii 5 Haziran 1783'te uygulamaya karar verdiler.

O gün bütün iehir halki alanda toplanmiiti. Tam ortada içi boi iekilsiz bir balon durmaktaydi. Montgolfier kardeilerden biri, resmi kiiilere doiru ilerledi. "Sayin meclis üyeleri, bu büyük keseyi buharla dolduracaiiz. Az sonra göklere yükseldiiini göreceksiniz," dedi. Kesenin altinda samanla yün yaktilar. Seyirciler, kesenin kiriiiklarinin açilip iiitiiini ve kusursuz bir küre biçimini aldiiini gördüler. Bunu sekiz kiii zor zaptediyordu; derken ansizin biraktilar! Kalabaliiin soluiu kesilmiiti. Balon yükselmeye bailadi; 2.000 metre kadar gittikten sonra birden söndü ve hareket noktasindan 4 km. uzakta bir baia aiir aiir düitü.

Bu olay yalniz bilim dünyasinda deiil bütün dünyada büyük bir heyecan yaratti. Ezeli düi gerçek olmui, aiirlik yenilmii, insan dehasi göklerin egemenliiini ele alarak bulutlarla, kuilarla boy ölçüiür duruma gelmiiti. Bilimler Akademisi, böyle olaianüstü bir olaya tanik olmak istedi. Deneyin masraflarini yüklenerek tekrarlanmasi için Montgolfier kardeileri Paris'e çaiirdi; bir yandan da uzmanlari deneyin ayrintilarini hazirlamakla görevlendirdi.

Jeolog Faujas de Saint-Fond deneye katilma kaydi açti; yapimci Anne-Jean Robert (1758-1820) balonun imalini ele aldi; taninmii Fizikçi Jacques Charles (1746-1823) de giriiimin bilimsel yönetimine atandi.

Özellikle gazlarin genleimesi konusunda incelemeler yapmii olan Jacques Charles yalniz meslektailarinin saygiyla eiildikleri bir bilim adamiydi. "Uçan bir makine" meydana getirme iiiyle görevlendirildiiinde, bilimsel bir ruhla iie koyuldu ve sicak hava yerine hidrojeni kullanmaya karar verdi. Ne yazik ki, Robert'in "Mariot Kanunu"ndan haberi olmadiiindan kusursuz bir küre biçimi vermek için balonu iyice doldurdu. 27 Aiustos 1783'te, Paris halkinin yarisinin toplandiii Champ-de-Mars'da toplar atilmaya bailadi. Bu iiaretle havalanan balon, bir anda 1.000 metreye yükselip bulutlarin arasinda kayboldu. insan zekâsinin bu 'mucize'si kariisinda kalabalik baiiriyor, haykiriyor, kucaklaiiyor, ailaiiyordu. ne var ki, balon yükseie çikinca aiiri gerilmii, patlamii ve Paris' ten yirmi kilometre uzaia düimüitü.

Bu sirada Etienne Montgolfier de, Paris'e gelmii ve "Montgolfiere" imal etmeye bailamiiti. Bu yine küre biçiminde, altin renkli iilemelerle süslü mavi bir balondu. Altina bir kafes asarak içine bir koyun, bir horoz, bir de kaz koyduklari balonu Versay sarayinda kral, kraliçe ve saray mensuplari önünde salivermeye karar verdiler. Kararlaitirilan zamandan üç saat önce, sarayin parklari ve civar sokaklar görülmemii bir kalabalikla dolmuitu.

Saat ikide halatlar kesildi ve balon 'yolcularini' alarak havalanmaya bailadi. On dakika sonra da Vaucresson koruluiuna indi. Herkes hayvanlarin yolculuiu nasil geçirdiklerini öirenmek için oraya koiuitu. Hedefe ilk varan Pilatre de Rozier, kafesi açinca hayvanlar sai salim diiariya firladilar. Böylece atmosferin yüksek tabakalarinin canlilar için solunuma elveriisiz olmadiii da kanitlanmii oldu.. Bu gözlem gözü pek bir insan olan Pilatre'i çok heyecanlandirmiiti. insanlarin önlerinde açilan bu yepyeni egemenlik alaninin kâiiflerinden yalniz hayvanlar olmasina gönlü razi gelmiyordu. Bu yeni dünyayi insan keife çikmali ve bu kiii de kendisi olmaliydi.

Pilatre yalniz gözünü budaktan sakinmaz kiii deiil, ayni zamanda bir bilim adamiydi da. Montgolfierler onun verdiii ölçüler üzerine, 20 metre yüksekliiinde 16 metre çapinda bir balon imal etmeye koyuldular. Sicak havanin girdiii alt deliiin aizina sorgun aiacindan küçük bir bölme eklediler. Ocaii meydana getirecek olan saman yiiinini buraya doldurdular. Deney günü yaklaitikça sorumlu kiiileri bir korkudur aliyordu. Bir insanin kendisini böyle çilginca bir tehlikeye atmasina izin verilecek miydii XVI. Louis, "Kurban olarak insan verilmek isteniyorsa, ölüme mahkum kiiileri koisunlar bu iie!" diye emretti. Pilatre bundan gocundu, "Göklere yükselme onurunu aiaiilik canilere mi vereceiizi Hayir, asla bu olmayacak," diyerek dostlarindan D'Arlandes Marki'si François-Laurent'i krali ikna etmeye gönderdi.

Deney günü saat 13'te balon gözü pek yolcusunu ve ona katilan D'Arlandes'i de alarak Muette bahçesinden havalandi. Balon ve yolcular 1.000 metre yükseklikten Paris'in üstünde dolaitilar. Sokaklar, balkonlar, hatta damlar insan almiyordu. Balon Butte-aux-Cailles'a yumuiak bir inii yapti. Yolcular, yer çekiminin bin yillik zincirlerini kiran yiiit iövalyelere yaraiir bir zafer alayini artlarina takip baikente döndüler.


GÜDÜMLÜ BALONLARIN KISA SALTANATI

Patlamali motorlar ve havali lastikler, mekanik -uygarliiin iki temel icadi olmuitu. Yöremize bir göz gezdirmek bu iki icada neler borçlu olduiumuzu anlamaya yeter. Özel arabamizdan traktöre, motosikletten otobüs ve sanayi motorlarina kadar her iey bunlara dayanmaktadir. iimdi bunlara bir de uçaii eklemek gerekir.

Ikarus'un iairane hayalini gerçekleitiren iite bu patlamali motor ve havali tekerlek oldu. Ne var ki bu, sayisiz bilim adamlarinin uzun ve inatçi çaliimalarina, Lalande gibi bazi bilginlerin, saçma ieylerle uiraiiyor denilip alaya alinmalarina, hatta bazilarinin hayatina mal oldu. Bununla birlikte, kabul etmeliyiz ki, bazi çilginlarin imal ettikleri ilkel araçlarla kuilar örneii uçacaklarini ileri sürmeleri kariisinda, kuiku ve inansizlik gösterenler, bütünüyle haksiz deiillerdi. Gerçi Lalande'in zamaninda aerodinamik bilimi mevcut deiildi, ama bu giriiimlerin iyi bir sonuca ulaiamayacaiini anlamak için statiiin belli baili kanunlarini bilmek yeterliydi.

Hareketli kanatlar takip uçacaiini öne süren cüretli mucit cahil kiii olsa gerekti; çünkü o kanatlarla üstüne dayanacaii havanin direnciyle kendi öz aiirliiini oranlamayi bile bilmiyordu, insanin kui olmadiiini, bunun sonucu olarak onlar gibi kanatlari idare edecek kadar güçlü karin kaslarina sahip bulunmadiiini da unutuyordu. Zaten XIX. yüzyilda giriiilen bütün "uçan adam" deneyleri halkin kayitsizliiiyla kariilaimiiti. Halkin akli ancak "havadan daha hafif"e erebiliyordu. Böylesi, yolcusunu kazasiz belâsiz taiiyabilecek tek hava aracidir, deniyordu. Gerçi balon güdümlü bir araç deiildi ve ilerlemek için rüzgârin sürüklemesine uymak gerekiyordu, ama günün birinde bunun da çaresinin bulunacaiina herkes inaniyordu.

Güdümlü balon kariilarina yine o bildik "havadan daha hafif" sorununu çikartmaktaydi. Çünkü güdüm ancak motorla olabilirdi. Bu durumda motor hem çok hafif, hem de dümeni ve pervaneyi çevireceiinden ayni zamanda güçlü olmaliydi. Görülüyor ki, güdümlü balon, sadece buharli makinenin tanindiii bir dönemde gerçekleiebilecek bir tasan deiildi. Sözgeliii Giffard'in, 1852'de kendi balonuna taktiii buharli makine 450 kilo aiirliiinda ve olup olacaii 3 beygirgücündeydi. Üç beygir de etkili bir güdüm sailayabilecek bir güç deiildir.

Elektrik motorlarinin icadi araitirmalara yeni bir yön kazandirdi ve mucitlerin hevesini körükledi. 1883'te Gaston ve Albert Tissandier kardeiler elips biçiminde ve 28 m. uzunluiunda bir balon imal ettiler. Buna, pillerle beslenen bir Siemens elektrik motoruyla döndürülen bir pervane de eklediler. Bütün bunlarin toplam aiirliii 300 kiloyu bulmuitu ve bir buçuk beygirlik gücü vardi. Öyle ki bu giriiimde de gerekli güdümün elde edilmesi mümkün deiildi.

Balonlara güdümlülük verme fikri yavai yavai bir efsane olarak görünmeye bailamiiti ki, 1884'te Charles Renard (1847-1905) yaptiii deneyle bunun aksini kanitlayabildi. Bu havaci 8 beygirgücünde ve 564 kilo gelen bir elektrikli motor koymayi baiardi. La France adini verdiii 50 metrelik balonuyla 7.600 km.'lik bir uzakliii gidip döndü. Deney ispatlayiciydi ama olaianüstü bir baiari ve gelecek vaat etmeyen bir gösteri gibi görünüyordu. Gerçi motorun gücünü artirabilirlerdi ama güçle birlikte aiirlik da artiyordu.

Patlamali motorlarin yayginlaimasi ve geliimesi yeni ufuklar açti. 1897'de Alman Woelfert balona, bir Daimler motoru yükledi. Deutschland adini verdiii bu balon 28 m. uzunluiundaydi ve iki pervaneliydi. Ama ne yazik ki havaci, bu hacimdeki bir hidrojen balonunun içinde alev saçan bir patlamali motor oturtmanin barutla ateii bir arada bulundurmak demek olduiunu düiünememiiti. Öyle ki 14 Haziranda yaptiii deneme faciayla sona erdi.

Balonla patlamali motoru baidaitirmayi ilk baiaran ünlü Brezilyali Alberto Santos-Dumont (1873-1932) oldu. Ve 19 Ekim 1901'de "Deutsch" armaianini kazandi. Bu armaianin, Sint-Cloud'dan hareket edip Eyfel'in çevresini dönecek ve hareket noktasina inecek ilk balona verilmesi kararlaitirilmiiti. Santos-Dumont'un balona nasil hâkim olduiunu görenler iaimii ve hayran olmuilardi. Balonda güdüm savaii kazanilmiiti. Henüz uçak sözü edilmediii ve Ader'in ordunun anlayiisizliiini görüp kabuiuna çekildiii bu dönemde meydan güdümlü balonundu.

Fransa'da ve Almanya'da mucitler ve halk heyecan içindeydi. Cüretli zenginler yariiircasina mucitleri kiikirtiyorlardi. Zengin Fransiz sanayicisi Paul Lebaudy (1858 -1937), 1902'den bailayarak bir seri güdümlü balon yapilmasi için bir servet harcadi, ama bunlarin çoiu facialarla son buldu, içlerinde en iansli olan, Mühendis Julliot'nun yapisi Liberte (1909), 63 m. uzunluiunda 12.50 m. çapindaydi ve 120 beygirlik bir motor ona 40 km.'lik hiz vermekteydi.

Almanya'da bu iilerin baiinda Graf von Zeppelin bulunmaktaydi (1838-1917). Sarsilmaz bir inançla çaliimakta t)tan bu kiiiyi halk heyecaniyla ve imparator da lütuflariyla desteklemekteydiler. Birçok aci tecrübeler geçirdiii ve facialara tanik olduiu halde, bu manevi desteklemeler sayesinde umutsuzluia düimedi ve gerçekten dev bir hava filosu meydana getirmeyi baiardi. "Zeplinler kafes ieklindeki demir iskeleti! dev iiler olup taiidiklari hidrojen balonlari sayesinde havalanmaktaydilar, ilkinin boyu 128 m. ve hacmi 11.000 metre küptü (1900). Ve iki tane 16 beygirlik motorla iilemekteydi. Sonuncusu (1936) Avrupa ile Amerika arasinda ticari bir havacilik hattinda çaliiiyordu: bunun hacmi 105.000 metre küptü ve motoru da 2.650 beygirgücündeydi. Salonu, yemekhanesi konforlu ve fresklerle süslüydü; ayrica bir sigara salonuna, dui odasina da sahip olan bu güdümlü balon 50 yolcu taiimaktaydi.

Zeplinler dev araçlardi; sonuncusunun boyu 200 m.'yi buluyordu. Fakat o oranda da tehlikeliydiler; çünkü taiidiklari hidrojen faciaya sebep olmak için bir kivilcim bekliyordu. Eninde sonunda güdümlü balon yok olmaya mahkûmdu.

1914'ten bailayarak Graf von Zeppelin, 148 m. uzunluiunda ve 600 beygirgücünde bir motorla iileyecek olani "Zeppelin IV"ün montajiyla uiraiiyorken uçak deneme safhasindan çikmii, askeri ve sivil alanda parlak bir geleceie doiru uçmaya bailamiiti bile.


HAVACILIiIN BEiiii

Balon, XX. yüzyilin baiinda en mükemmel durumuna geliyor ve bir yiiin mucit güdümlüsünü de imal edebileceklerini ileri sürüyorlarken, "havadan daha aiir" olan bir ieyin ardindan koianlar bulunduiuna herkes iaiiyordu.

Oysa böyle düiünenler yaniliyorlardi; çünkü tabiatta balona benzeyen bir örneiin bulunmamasina kariilik kuilar, "havadan daha aiir"in tipik örnekleriydi. Uçurtma çoktan beri biliniyordu. insani taiiyabilmesi için daha büyüiünü imal etmek yeterdi. Bir yiiin araitirmaci iite bu mantiii yürütüyor ve bu uiurda kurbanlar veriyorlardi, insan kaslarinin uçmak için yeterli güçte olmadiiini çabuk anladiklarindan tek umutlari motora kalmiiti.

Sorunu bilimsel olarak ilk inceleyen ingiliz George Cayley (1773-1857) oldu; hatta vatandaii William Samuel Henson 1842'de elli metre boyunda tek kanatli bir uçak bile imal etti. Ama uçuramadi, çünkü aiirlik ve güç sorunu henüz çözümlenmemiiti; buharli makineyle çözümlenecek gibi deiildi. Öyle ki, yapilacak bütün denemelerin boia gitmesi kaçinilmaz bir sonuçtu. Gerçekten de 1895'te ingiliz mühendisi Hiram Maxim (1840-1916) ve büyük Amerikali fizikçi Samuel Langley'in (1834-1906) 1903'teki denemeleri baiarisizlikla sona erdi.

Buharli uçan makineyi uçurmayi baiaran tek mucit Fransiz Clement Ader (1890 ve 1897) oldu. Balonun araciliii olmaksizin göie yükselebilen ilk insanin Ader (1841-1925), P.T.T.'de mühendisken mucitlik hevesiyle iiinden çikmiiti. Baiarili oldu ve epey de para kazandi. O zaman kendini rahatça, "havadan daha aiir" sorununu incelemeye verdi. Yaklaiik bir milyon frank harcadi, ama amacina da ulaiti. 9 Ekim 1890'da, pervanesi 20 beygirgücündeki bir makineyle dönen ve aiirliii beygir baiina 15 kg. olan araci yerden kalkti.

Yedi yil sonraki baiarisi yerden kalkmakla da kalmadi; bir hamle yaparak 300 m. uçtu. Bu baiariyi gerçekleitirdiii araci; birer ufak buhar makinesiyle dönen, iki pervaneli ve 16 metre boyunda koca bir yarasaydi. Ader makinenin kendisini alip götürdüiünü, aiaiida yerin hizla gömüldüiünü ve rüzgârin gücüyle, hazirlanan pistin diiina sürüklendiiini görünce soiukkanliliiini kaybetti. Motoru durdurarak kendini iniie koyuverdi. Anlayiila kariilanmasi gereken böyle bir telâi, buna raimen aleyhine oldu; çünkü deneyde hazir bulunan Savunma Bakanliii delegeleri denemeyi yeterli bir baiari saymadilar ve bakanliiin desteiini reddettiler. Çaresiz ve umutsuz kalan Ader havaciliiin dikenli yollarindan usulca uzaklaiti.

Ader'in baiarisizliii, "havadan daha aiir"in baiarili sonuca varabilmesi için hafif makinenin yeterlj olmadiiini, bu araci kullanmayi bilmek de gerektiiini ispatlamiitir. Aracin itici bölümünde kusur yoktu; beygir baiina 3 kilo gelmekteydi ki, bu gerçekten büyük bir baiariydi. Ancak, resmi deney için sinirlanan alani geçmii olsaydi bile pratik bir makine haline gelemeyecekti; aracin itici bölümünü baiariyla meydana getirmiiti, ama aerodinamik bölümün sirrini keifedememiiti. Ader'in pilotluiu bilmediii kadar araci da uçmayi bilmiyordu.

Bütün öncüler gibi Ader de bir makinenin uçabilmesi için kuia benzemesi gerektiiini düiünmüitü. Buna inanildiii için de leyleiin, akbabanin uçuiu inceleniyor, kanatlari ve bunlari nasil kullandiklari gözlemleniyordu. Ama araitirmacilar tabiati kili kilina taklit etmenin söz konusu olamayacaiini tahmin edebilmeliydiler. Hayvanlarin imkânlari ayridir, insaninki ayri. Onlari inceleme, kopya etmeye varacaksa yararsizdi; tersine bunlarin iileme mekanizmasi anlaiildiktan sonra insanin imkânlariyla oranlanarak bir sonuca varmak gerekirdi.

Bunu böyle anlayip araitirmalarini bu açidan yapan ilk bilim adami Alman Otto Lilienthal (1848-1896) oldu. Kendini bütün kalbiyle ve ruhuyla uçma sorununa verdi; bu sorunun bilgini, yapimcisi, akrobati, fizyolojisti oldu. Kirk üç yaiinda olduiu halde kanatlar takip her seferinde biraz daha uzun uçuilar yapmaktaydi. Araci 4 m. kapsamli ve 14 metrekare havayi kaplayan bir planördü. Yelkensi aracinin ortasinda durur, kendini bir tepeden aiaiiya atar, havada mümkün olduiu kadar uzaia gidecek iekilde süzülmek için ne manevralar yapilacaiini ve yükselen hava akimlarindan yararlanma yöntemlerini araitirirdi. Yaptiii ii ölüme kafa tutmak deiil, onu yudum yudum yenmekti. Ama hiimina gelmedi de deiil; araci 1896 yilinda bir gün havada kirildi ve Lilienthal hayatini bu serüvende kaybetti. Ama gelecek kuiaklara hazine deierinde bilgiler ve havaciliiin doimasina imkân hazirlayan gözlemler birakti. Bu hazineyi Fransiz Ferber ve Amerikali Chanute ve Langley buldular, deierlendirdiler ve yararlandilar.

Amerikali mühendis Octave Chanute'ün (1832-1910) özelikle kayda deier katkilari oldu. Mouillard'i tanimii ve Lilienthal'm deneylerini dikkatle izlemiiti. Birinin teorik çaliimalarindan yararlanip ötekinin izinden gitmeye karar verdi. Kiiisel deneyleri onu, Almanin planöründe deiiiiklikler yapmaya götürdü: Onun tek katli kanadinin yerine iki katlisini koydu ve bir de stabilizatör, yani doirultuyu düzeltmeye yarayan bir kuyruk ekledi. Bu araci sirtina alir ve hava kendisini kaldirsin diye bayir aiaii koiardi. 1897'de bu iekilde 109 m. uçmayi baiardi.

Göiün fethi konusunun en ateili aktüalite olduiu bu dönemde Chanute'ün kendisinin ve Lilienthal'in deneylerini anlatan kitabinin yayimlanmasi kuikusuz yankilar yaratmiiti ve bir yiiin heyecanli genç, Ader'in deyimiyle "uçucu" olma hevesine kapilmiiti. Bunlardan ikisi, Dayton'da (Ohio) bisiklet saticiliii yapan otuz iki ve otuz sekiz yaiindaki Wilbur (1867-1912) ve Orville Wright (1871-1948) kardeiler oldu.

Wright kardeiler Chanute'ün deneylerinin izinden gitmek kararinda olmakla birlikte apayri bir yol izlediler. Acele iii bir yana birakip aiir ama emin adimlarla gitmeyi bildiler. Önce iii ayriitirdilar ve güçlükleri tek tek bulup bunlari gidermenin yollarini bulmaya çaliitilar. Araitirmalarina, çift kanatli Chanute planörüyle bailadilar (1889). Sonunda havaya daha iyi hâkim olabilmek için arka planda karin üstü yatmanin, stabilizatör kuyruiun yerine bir derinlik dümeni kullanmanin ve dümenin, gözlerinin önünde olmasi için öne yerleitirmenin daha iyi olacaiini gördüler. Bundan baika geriye bir direksiyon dümeni eklediler, taiima yüzeyini de geniilettiler. Kisacasi Wrightlar ilkel uçurtmayi 1902'de, binden fazla deney ve uçmanin verdiii tecrübelerin sonucunda Lilienthal ve Chanute'ünküne kat kat üstün bir planör durumuna getirdiler.

1903'te Wrightlar yerden kesilmek için diitan yardim almaya son vermeyi düiündüler ve bu amaçla araca bir motor takmaya karar verdiler. Bunun için de 20 beygirlik bir Fransiz motoru aldilar. Yeni 'uçak' 17 Aralik 1903'te havalandi. En çok 260 metrelik uçuilar yapabiliyor ve bu, o zamanlar binlerce kilometre aian Conste Hation'un yaninda hiçten öteye gideceie benzemiyordu.

Ama bu gibi olumsuz düiünceler iu gerçeiin yaninda saçmaydi: Havacilik doimuitu. Gerekli iki önemli unsurun, hafif motor ve aerodinamik tekniiin, zamanla deneyler ve bilimsel çaliimalar ilerledikçe geliieceii kesindi.

Wright kardeiler böyle sessiz sessiz çaliiirlarken Avrupa da boi durmuyordu. Onun da mucitleri Lilienthal, Ader ve Chanute'un deneylerini, kendilerine özgü dehalariyla devam ettiriyorlardi, izledikleri yöntem. Amerikalilarinkinden bambaikaydi. Onlarin aiir ve emin adimlarla gitmelerine karii, Avrupalilar çilgin bir cüretle ve "ya batar ya da çikar" zihniyetiyle ilerlemekteydiler. Yüce olmasina yüce bir yöntemdi bu, ama hem insanca, hem paraca pahaliya mal oluyordu. Yüzbaii Fernand Ferber (1862-1909), Mühendis Robert Esnault-Pelteri, Gabriel Voisin, ve Louis Breguet gibi teknisyenlerden baika bir yiiin spor meraklisi ve çilgin amatör de iiin peiindeydiler. Teknisyen, sanatçi, salon adami olsun hepside Cyrano'nun ülkesine yaraiir zarif bir gözü peklik gösteriyordu ve halkin kulaii onlardaydi. Santos-Dumont, Henri Ferman, Louis Bleriot halkin heyecanini uyandiriyorlardi. Peki ya bilimi Bilim bu ampirik ve tehlikeli denemeler safhasini izleyecekti.

Bilindiii gibi, Wright kardeiler buluilarini 1908'de Fransa'da açiia vurdular, ama o zaman Fransiz uzmanlar onlara ulaimii hatta geçmii bulunuyorlardi. ilk uçak motorlari hizmete girmiiti bile; bunlar Leon Levavasseur'un (1863 -1922) V motorlu Antoinette ve Laurent Seguin'in ünlü rotatif Gnöme'uydu. Birkaç ay önce de teknisyen Paul Cornu'nün yaptiii ilk helikopter ve Breguet ile Fizyolojisi Charles Richet'nin ortak yapimlari Gyroplane'i (jiroplan) havalanmii bulunuyordu. Bunlari da çok geçmeden 1910'da Marsilyali mühendis Henri Fabre'in hydravion'u (deniz uçaii) izleyecekti.


Etiketler : [ deneme ] [ dünya ] [ kaslar ] [ aiik ] [ sigara ] [ aiirlik ] [ araba ] [ tarih ] [ saltanat ] [ kur ] [ ist ] [ buhar ] [ aik ] [ mantik ] [ gaz ] [ kanun ] [ genleime ] [ TARiH ] [ fizik ] [ gazlarin genleimesi ] [ dev ] [ kent ] [ tekerlek ] [ bilim adamlari ] [ gazlar ] [ civa ] [ fransa ] [ bilim adamlar ] [ hizmet ] [ YÖNTEM ] [ basin ] [ bell ] [ ton ] [ tere ] [ çevre ] [ evre ] [ bilgil ] [ selen ] [ elektrik ] [ 1848 ] [ demir ] [ ata ] [ z m ] [ a k ] [ asit ] [ bilim adami ] [ para ] [ davran ] [ bilim adam ] [ yer çekimi ] [ ÖLÇÜLER ] [ DiL ] [ tri ] [ bio ] [ dii ] [ keiifler ] [ kimya ] [ motosiklet ] [ savai ] [ insanlar ] [ sava ] [ e c ] [ e ii ] [ korku ] [ e i ] [ heye ] [ elik ] [ bisiklet ] [ oksijen ] [ kati ] [ brezilya ] [ araçlar ] [ Yükselen ] [ kat ] [ TAR ] [ ula ] [ evr ] [ ingiltere ] [ denge ] [ balik ] [ dil ] [ evrim ] [ ira ] [ insanlik ] [ adam ] [ spor ] [ stat ] [ gözlem ] [ öteki ] [ teki ] [ GEM ] [ almanya ] [ hazine ] [ amerika ] [ iON ] [ incir ] [ lala ] [ yün ] [ düi ] [ döküm ] [ bilin ] [ aii ] [ havacilik ] [ muz ] [ ayva ] [ top ] [ hayati ] [ bor ] [ YER ÇEKiMi ] [ boy ] [ buharli makine ] [ yanma ] [ insanlik tarihi ] [ max ] [ MANTIK ] [ hayat ] [ akimlar ] [ yöntem ] [ dan ] [ keiif ] [ makine ] [ deme ] [ van ] [ uçak ] [ denemeler ] [ iiik ] [ haber ] [ deney ] [ mal ] [ tek ] [ terim ] [ kaiit ] [ tarihi ] [ vatan ] [ kurban ] [ IiIK ] [ Bisiklet ] [ oyun ] [ nlanma ] [ atei ] [ renk ] [ araitirma ] [ altin ] [ mete ] [ motor ] [ zarf ] [ ate ] [ versay ] [ bilim ] [ göz ] [ iran ] [ med ] [ barut ] [ SAAT ] [ azot ] [ din ] [ açi ] [ ses ] [ karar ] [ ruh ] [ DiN ] [ kan ] [ Ermeni ] [ bulut ] [ sat ] [ Kurban ] [ birlik ] [ nar ] [ rum ] [ çin ] [ iyon ] [ hayal ] [ mimar ] [ buluilari ] [ bira ] [ mar ] [ yazi ] [ yemek ] [ ALBERT ] [ fresk ] [ yaz ] [ renme ] [ gen ] [ güherçile ] [ ölçü ] [ deniz ] [ PARK ] [ bilgi ] [ mavi ] [ ivi ] [ akad ] [ ölçüler ] [ eren ] [ Edeb ] [ yanki ] [ sanat ] [ yank ] [ salon ] [ metre ] [ saygi ] [ ilgin ] [ EKER ] [ sayg ] [ plan ] [ karbon ] [ ken ] [ elekt ] [ BAL ] [ insan ] [ Rusya ] [ paris ] [ rusya ] [ otto ] [ isviçre ] [ mimarlik ] [ ben ] [ Sat ] [ rol ] [ egemenlik alani ] [ tuz ] [ paralel ] [ arilar ] [ beygirgücündeki ] [ newcomen ] [ brezil ] [ egemenlik alan ] [ amerikal ] [ dini ] [ Din ] [ mac ] [ pil ] [ nec ] [ boyun ] [ ipek ] [ hayvanlar ] [ Deri ] [ öirenme ] [ gül ] [ çük ] [ ordu ] [ tailar ] [ pervanesi ] [ ilerleyiii ] [ mucitlerin ] [ buharli ] [ icadin ] [ müke ] [ kama ] [ kas ] [ aman ] [ geliitirmesinden ] [ buharl ] [ gidiite ] [ buluilar ] [ kare ] [ bilmek ] [ sira ] [ lama ] [ kiiilii ] [ mucit ] [ sayiyordu ] [ kanitlayacak ] [ sözgeliii ] [ yenilmii ] [ icadini ] [ eker ] [ makineyi ] [ oktu ] [ lavoisier ] [ nitelikteydi ] [ gelmiyordu ] [ iiti ] [ PARALEL ] [ zaman ] [ saat ] [ aiiz ] [ hayvan ] [ sar ] [ masrafl ] [ kilomet ] [ priestley ] [ canlan ] [ ölümünü ] [ evl ] [ devrimle ] [ leyleiin ] [ oksijeni ] [ saçmaydi ] [ orgu ] [ miz ] [ biliniyordu ] [ uçma ] [ ieylerle ] [ genleimesi ] [ kanitladilar ] [ anlaiildiktan ] [ uygarliii ] [ rig ] [ doimu ] [ saa ] [ santo ] [ rich ] [ yenilmi ] [ uygarl ] [ dami ] [ dam ] [ bili ] [ olmuilardi ] [ kullan ] [ yarat ] [ almad ] [ atmosfer ] [ eylerle ] [ albert ] [ anlama ] [ dikkat ] [ DERi ] [ DER ] [ yönetim ] [ sanayi ] [ neden ] [ ARABA ] [ küp ] [ önemi ] [ elektrik motorlari ] [ nemi ] [ elektrik motorlar ] [ ALTIN ] [ asi ] [ ask ] [ DIL ] [ fabrika ] [ ekler ] [ SANAT ] [ ham ] [ MAL ] [ SiK ] [ ANAN ] [ isi ] [ araitirmalar ] [ kar ] [ iilem ] [ rsi ] [ BUR ] [ etienne ] [ iSKELET ] [ SKELET ] [ oyu ] [ tipi ] [ e i_ ] [ k y ] [ a a ] [ u ma ] [ n ne ] [ hepsi ] [ yükselen ] [ haziran ] [ GEN ] [ deri ] [ isik ] [ ÜRE ] [ baidaitirma ] [ töre ] [ emek ] [ gazla ] [ ermeni ] [ göt ] [ piller ] [ güven ] [ YAZI ] [ hareket ] [ yenilikler ] [ 1901 ] [ eklem ] [ YAS ] [ ayin ] [ anmi ] [ bati ] [ olmui ] [ toplanmi ] [ tel ] [ anm ] [ olmu ] [ toplanm ] [ bat ] [ disk ] [ BALIK ] [ samuel ] [ sülfirik asit ] [ canli ] [ canl ] [ emen ] [ çekim ] [ sirt ] [ ekim ] [ dal ] [ ATEi ] [ ATE ] [ hava ] [ ali ] [ ahi ] [ marsilya ] [ erke ] [ iNCiR ] [ PARA ] [ icat ] [ san ] [ helikopter ] [ KTA ] [ maya ] [ pervane ] [ meslek ] [ ard ] [ ani ] [ AiIRLIK ] [ elektri ] [ ayna ] [ hali ] [ balo ] [ balon ] [ hal ] [ ark ] [ mucitler ] [ oks ] [ KASLAR ] [ ütü ] [ maki ] [ mer ] [ tepe ] [ konu ] [ AZOT ] [ HiDROJEN ] [ far ] [ egemenlik ] [ özellikleri ] [ zellikleri ] [ BARUT ] [ erik ] [ eklemeler ] [ Ard ] [ NEV ] [ sik ] [ TME ] [ MiMARLI ] [ MiMARLIK ] [ halk ] [ tai ] [ iövalye ] [ valye ] [ Demir ] [ düiünce ] [ m s ] [ saç ] [ yay ] [ seyir ] [ deneyler ] [ rmak ] [ Akim ] [ KANUN ] [ tip ] [ ske ] [ aylar ] [ idare ] [ Hayati ] [ kENDi ] [ MONTGOLFiER KARDEiLER ] [ ETiENNE MONTGOLFiER ] [ nem ] [ kEND ] [ Hayat ] [ akalar ] [ KAR ] [ kade ] [ ERiK ] [ DÜNYA ] [ S O ] [ devrimler ] [ TUZ ] [ kiii ] [ kalabalik ] [ iRAN ] [ eyhi ] [ RAN ] [ genel ] [ klit ] [ Iiik ] [ çek ] [ OKSiJEN ] [ hidrojen ] [ BULUiLAR ] [ ersin ] [ suni ] [ asr ] [ toplum ] [ ülke ] [ lke ] [ solunum ] [ Erik ] [ dili ] [ kara ] [ KARA ] [ devrim ] [ TEKERLEK ] [ dis ] [ arab ] [ fla ] [ isti ] [ teknik ] [ iehir ] [ ehir ] [ GENLEiME ] [ tabak ] [ kap ] [ MUZ ] [ DIN ] [ zeplin ] [ DENiZ ] [ esk ] [ monos ] [ avrupa ] [ Dünya ] [ METE ] [ atman ] [ büyü ] [ tahmin ] [ gerçek ] [ bai ] [ fan ] [ sanatçi ] [ iskelet ] [ kay ] [ ama ] [ aia ] [ CHE ] [ sab ] [ özellikler ] [ ölü ] [ zellikler ] [ ALi ] [ skelet ] [ ikna ] [ diren ] [ kuran ] [ kuilar ] [ ele ] [ çim ] [ mak ] [ 1900 ] [ baz ] [ kui ] [ efsane ] [ Güherçile ] [ uydu ] [ Egemenlik ] [ kil ] [ alan ] [ aiit ] [ KON ] [ HAYATI ] [ A i ] [ meni ] [ KAST ] [ 1-19 ] [ ören ] [ ren ] [ koyun ] [ hidro ] [ yer ] [ DEMiR ] [ NAR ] [ BOR ] [ fon ] [ otobüs ] [ iileme ] [ kum ] [ arbon ] [ SAVAi ] [ SAVA ] [ ter ] [ ila ] [ iZM ] [ günler ] [ gün ] [ nlar ] [ hale ] [ and ] [ ngiltere ] [ isveç ] [ 1783 ] [ mekanik ] [ isve ] [ buhar makinesi ] [ sac ] [ hacim ] [ YAY ] [ açin ] [ baiari ] [ asli ] [ asl ] [ len ] [ han ] [ BEL ] [ LLER ] [ SPOR ] [ üslü ] [ uiak ] [ deyim ] [ bului ] [ ini ] [ bulu ] [ dar ] [ PAT ] [ har ] [ SINIR ] [ ELEKTRiK ] [ pan ] [ kra ] [ çii ] [ KUiLAR ] [ tat ] [ yili ] [ yarasa ] [ YENiLiKLER ] [ ölüm ] [ AÇI ] [ etr ] [ aki ] [ anlati ] [ boi ] [ TAi ] [ ÇEKi ] [ anlat ] [ elektrik motoru ] [ mühendis ] [ yüz ] [ YÖNETiMi ] [ onur ] [ LEK ] [ ege ] [ mekan ] [ deste ] [ yönetimi ] [ ASKER ] [ ara ] [ par ] [ bas ] [ say ] [ canlilar ] [ SÜLFiRiK ] [ sel ] [ FRANSA ] [ ANAR ] [ zar ] [ ost ] [ alo ] [ yeni dünya ] [ SPA ] [ AYVA ] [ Kaz ] [ RSI ] [ park ] [ TERE ] [ fil ] [ Deniz ] [ tava ] [ soru ] [ atr ] [ UZUN ] [ mario ] [ ece ] [ Kaslar ] [ patlayici ] [ Kas ] [ çaliima ] [ KEM ] [ afi ] [ iekil ] [ ekil ] [ rika ] [ üre ] [ i sa ] [ balk ] [ 183 ] [ dem ] [ gömü ] [ YEMEK ] [ tara ] [ hat ] [ ney ] [ asar ] [ arif ] [ debi ] [ ayan ] [ elektrik motor ] [ zeng ] [ yasa ] [ M T ] [ ER K ] [ ala ] [ k z ] [ Say ] [ bel ] [ lara ] [ Ali ] [ golf ] [ i_ devri ] [ Oyun ] [ kimy ] [ anüs ] [ rus ] [ manevralar ] [ Lane ] [ men ] [ dol ] [ uçmak ] [ ONAY ] [ Ak m ] [ i de ] [ ki i ] [ rüzgar ] [ a la ] [ ÇEK ] [ l k ] [ at k ] [ Z M ] [ güne ] [ övalye ] [ saçmayd ] [ spa ] [ kaya ] [ GEL ] [ t g ] [ me e ] [ zeka ] [ y n ] [ sanatç ] [ y l ] [ I IK ] [ ÇAY ] [ KIZ ] [ TIP ] [ cin ] [ koç ] [ çay ] [ kürt ] [ klid ] [ bak ] [ DEN ] [ tan ] [ alt ] [ RTÜK ] [ a aç ] [ KÜRT ] [ öde ] [ tyne ] [ diz ] [ rüya ] [ iKTA ] [ SiNAN ] [ ayran ] [ yai ] [ ediz ] [ ION ] [ ISIK ] [ isa ] [ oluium ] [ meclis ] [ akü ] [ kaiid ] [ aiaç ] [ acl ] [ oru ] [ direnç ] [ açilar ] [ iDiL ] [ andy ] [ çar ] [ AiiNA ] [ harç ] [ lal ] [ ylan ] [ kül ] [ ati ] [ BULUi ] [ sirik ] [ BULU ] [ an y ] [ RÜ D ] [ ha ha ] [ ASiNA ] [ budun ] [ maü ] [ eki ] [ bilgiler ] [ Aki ] [ arai ] [ ari ] [ bali ] [ doi ] [ göi ] [ kali ] [ hiz ] [ kal ] [ birle ] [ Doi ] [ bal ] [ ili ] [ yui ] [ Zar ] [ aerodinamik ] [ yarak ] [ sara ] [ Sik ] [ kÜrt ] [ erkes ] [ lan aii ] [ hak ] [ rüntü ] [ ilik ] [ hala ] [ dinamik ] [ kaiifler ] [ lan a ] [ soluk ] [ EFSANE ] [ fizyoloji ] [ kimyasal ] [ rine ] [ elin ] [ sen ] [ maz ] [ gel ] [ zihniyet ] [ üyeler ] [ yeler ] [ fel ] [ iller ] [ gil ] [ Robert ] [ ZAMAN ] [ v b ] [ ebe ] [ sinir ] [ fizi ] [ efe ] [ koc ] [ aval ] [ tik ] [ yenilik ] [ KNA ] [ saman yiiini ] [ temel ] [ ran ] [ veri ] [ inanç ] [ inan ] [ ONLAR ] [ haf ] [ nokta ] [ e im ] [ r ya ] [ bar ] [ ambalaj ] [ yapi ] [ 1820 ] [ yap ] [ RSi ] [ amac ] [ acilar ] [ kariit ] [ ayi ] [ sanatci ] [ sanatc ] [ kesin ] [ KANI ] [ ispat ] [ kanit ] [ Nar ] [ orum ] [ HIZ ] [ iti ] [ elebi ] [ aliç ] [ çile ] [ ile ] [ rme ] [ astar ] [ O i ] [ dülük ] [ üye ] [ Tere ] [ çai ] [ ikna etme ] [ RÜZGAR ] [ can ] [ yer çekiminin ] [ william ] [ cii ] [ irak ] [ rak ] [ 1772 ] [ aÇi ] [ saussure ] [ olumsuz düiünce ] [ aban ] [ MARS ] [ Oksijen ] [ basi ] [ dei ] [ gelii ] [ kii ] [ olui ] [ sayi ] [ ulai ] [ güdü ] [ hedef ] [ olu ] [ geli ] [ bile ] [ FRANK ] [ ak m ] [ yer çekim ] [ Amerika ] [ aiil ] [ PARLA ] [ cif ] [ der ] [ iad ] [ SUR ] [ UÇAK ] [ 17 aralik ] [ man ] [ ciz ] [ uiur ] [ siemens ] [ aka ] [ MAT ] [ erva ] [ anne ] [ tui ] [ uygarli ] [ saman ] [ ram ] [ fransiz ] [ Açi ] [ MAK ] [ gelecek ] [ Sigara ] [ rtÜk ] [ charles ] [ den ] [ a i ] [ olaylar ] [ cadi ] [ cad ] [ aiiri ] [ ille ] [ ilim ] [ KONU ] [ bildi ] [ Ayna ] [ 1910 ] [ ela ] [ Maya ] [ karin kaslari ] [ CIA ] [ ATR ] [ LOT ] [ Balik ] [ Yay ] [ tky ] [ arc ] [ ILO ] [ bit ] [ rmek ] [ böl ] [ yönet ] [ kilo ] [ hay ] [ Kimya ] [ lay ] [ lad ] [ akt ] [ ilk ] [ mars ] [ Tekerlek ] [ oje ] [ YARAK ] [ EVRIM ] [ kle ] [ ekle ] [ ekleme ] [ sona ] [ cim ] [ emel ] [ çünk ] [ OTO ] [ mine ] [ hac ] [ mec ] [ zeki ] [ ORDU ] [ nur ] [ RESM ] [ kna ] [ TOPLUM ] [ renci ] [ k ta ] [ ma ara ] [ E EK ] [ ni an ] [ KiVi ] [ deier ] [ atü ] [ yiiit ] [ demi ] [ imparator ] [ a ina ] [ BIS ] [ GÜNE ] [ UYGAR ] [ A IZ ] [ Hidrojen ] [ arda ] [ lastik ] [ aslar ] [ LiON ] [ heyecan ] [ diim ] [ aykü ] [ ayk ] [ rnekler ] [ örnekler ] [ yun ] [ sanayici ] [ k t ] [ inat ] [ lot ] [ tah ] [ AiI ] [ logistik ] [ eti ] [ TÜR ] [ ememi ] [ rotatif ] [ kta ] [ AiAÇ ] [ ZLE ] [ ayrinti ] [ SEL ] [ içat ] [ Tarih ] [ Gen ] [ sol ] [ ZEKA ] [ a m ] [ buda ] [ kud ] [ c a ] [ i ya ] [ araci ] [ dai ] [ haksi ] [ kayi ] [ Müi ] [ müi ] [ arac ] [ haks ] [ ilk insan ] [ elips ] [ ürün ] [ seri ] [ üret ] [ makineÜ ] [ pat ] [ ret ] [ horoz ] [ teker ] [ A I ] [ anlai ] [ koi ] [ anla ] [ peki ] [ GÖZ ] [ K V ] [ cia ] [ ailar ] [ aila ] [ aliima ] [ SATI ] [ kita ] [ iab ] [ mani ] [ iZLE ] [ irenme ] [ irenci ] [ I ik ] [ ive ] [ BOiA ] [ Boia ] [ boia ] [ atik ] [ iir ] [ bailam ] [ kili ] [ iiir ] [ i ik ] [ ii c ] [ EKi ] [ LİON ] [ sırık ] [ ili ki ] [ yıl ] [ i AY ] [ sati ] [ ilo ] [ iKNA ] [ kasi ] [ in ac ] [ ayni ] [ yalin ] [ bilgin ] [ ikta ] [ ASLI ] [ iiler ] [ sadi ] [ ilginc ] [ değ ] [ EDi ] [ iskan ] [ AiA ] [ ikin ] [ aida ] [ ing ] [ iiiler ] [ dar a ] [ atina ] [ teori ] [ ölçüi ] [ aiina ] [ aliim ] [ dila ] [ isizlik ] [ örnekleri ] [ i am ] [ kiz ] [ çei ] [ ÇEi ] [ i çi ] [ Kivi ] [ kivi ] [ Asina ] [ i ON ] [ ingiliz ] [ mari ] [ AiIZ ] [ i EK ] [ yaiin ] [ rnekleri ] [ HORA ] [ FRE ] [ DİL ] [ kiri ] [ İON ] [ yağ ] [ uygar ] [ i RE ] [ iilik ] [ hafi ] [ ilii ] [ arii ] [ sinan ] [ ağa ] [ vali ] [ İsa ] [ sina ] [ ARA ] [ Ask ] [ BAK ] [ asker ] [ che ] [ miyo ] [ ncir ] [ atila ] [ araĞ ] [ mina ] [ yakla ] [ Ardi ] [ ardi ] [ VEN ] [ çağ ] [ DİN ] [ kirii ] [ üni ] [ asil ] [ leti ] [ odin ] [ O Ğ ] [ TAĞ ] [ watt ] [ ilaç ] [ ALİ ] [ dola ] [ yuğ ] [ DERĞ ] [ anı ] [ tav ] [ uyu ] [ KiLO ] [ ZELLiKLERi ] [ andi ] [ çini ] [ ıra ] [ BiLGi ] [ İran ] [ ALĞ ] [ uğur ] [ ilginç ] [ iat ] [ abamiz ] [ IIK ] [ İRAN ] [ iii ] [ CADI ] [ deva ] [ ars ] [ arsi ] [ kopt ] [ R D ] [ ERIK ] [ eter ] [ kis ] [ TAS ] [ kisi ] [ KIVI ] [ A S ] [ kus ] [ IZM ] [ arsin ] [ YARA ] [ cay ] [ Iran ] [ Ingiltere ] [ yil ] [ O G ] [ IKTA ] [ Isa ] [ yas ] [ ASINA ] [ sad ] [ araS ] [ IZLE ] [ ESEK ] [ tas ] [ olum ] [ cyrano ] [ olmak ] [ hin ] [ deha ] [ hakk ] [ rek ] [ KIL ] [ TÜY ] [ ÖZELLiKLERi ] [ iaç ] [ ARBON ] [ ilk uçak ] [ SAV ] [ ilanlar ] [ kaza ] [ mat ] [ LON ] [ iek ] [ zle ] [ A NA ] [ ailarin ] [ ans ] [ but ] [ hayla ] [ 1840 ] [ gerek ] [ kazan ] [ eri ] [ K e ] [ çekler ]