Altin
Tarih, insanlarin altina olan isteklerinin yol açtiii savailarin ve serüvenlerin öyküleri ile doludur. Altin zenginliiin, bolluiun bir simgesi olmui; zenginlik ise çoiu kez kiiileri ve uluslari güçlü kilmiitir. Büyük uygarliklarin yükselii ve düiüileri, sahip olduklari altin miktarinin artma veya azalmasi ile doiru orantili olmuitur. Ortaçaida kimyacilar baika metallerden altin elde etmek için yöntemler bulmaia çaliimiilar, fakat bu uiraiilari sonuçsuz kalmiitir, insanlar kendilerini zengin edecek altini bulabilmek umudu ile yeryüzünü dolaimiilar, büyük güçlüklere göiüs germiilerdir, insanlarin uirunda hayatlarini tehlikeye atmaktan kaçinmadiklari ve kendisine sahip olanlari zengin eden bu madde nediri
Altin bir metaldir. Kimyasal elementlerden biridir (element kimyasal yöntemlerle kendisinden daha basit cisimlere parçalanmayan bir cisimdir). Altinin kendine özgü sari bir rengi vardir. Çoiu yoiun bir metaldir. Yani altin örneiin demir ve cam gibi daha az yoiun bir maddenin ayni büyüklükteki bir parçasindan daha aiirdir. Altin yoiun olmakla birlikte, oldukça yumuiak bir metaldir. Metaller içinde (çekiçle dövülerek) en kolay iekil verilebilenidir. Yani altin çekiçle dövülerek ince bir tabaka haline getirilebilir, örneiin, bir gram altin dövülerek 180 cm. karelik bir tabaka haline getirilebilir. Baika bir deyiile, bir altin yapraiinin kalinliii 1 cm.'nin milyonda biri kadar olabilir; bu kalinlik 1000 atomun kalinliii kadardir.
Altinin deierli olmasinin nedenlerinden biri, az bulunan bir metal olmasidir, insanlarin sahip olmak istedikleri bir madde ne kadar azsa, deieri o kadar artar. Altin yeryüzünde ve denizlerin diple-rindeki yerkabuiunda bulunur. Ne var ki bulunduiu her yerde az miktarda vardir. Altinin deierliliiini yaratan nedenlerden biri de, zamanla bozulmamasidir. Binlerce yil önce yapilmii olan altin paralar ve heykeller, daha dün yapilmii gibi pariltilarini korumaktadirlar. Birçok metal hava ile temas edince aiinima uirar.
Örneiin demir, oksijen ve suyun oluiturduiu pas tarafindan aiindirilir. Demir atomlari, oksijen atomlari ve su ile birleierek demir hidroksiti oluiturur. Bu, kirmizi bir tozdur. Bu nedenle demir korunmazsa giderek bozulur ve demir oksite dönüiür. Altin ise kimyasal olarak duraian bir metaldir. Kimyasal olarak duraian maddeler, baika cisimlerle kolaylikla birleiemezler. Altin, havanin oksijeni, su veya asitler tarafindan bozulamaz. Bu yüzden de paslanmaz. Metallerin çoiu, metal olmayan elementlerle birleierek mineralleri meydana getirirler. Doiada, metaller genellikle mineral yiiinlarinin içinde bulunurlar. Metali elde etmek için, mineraller maden ocaklarindan kazilarak alinir ve bunlarin içinden saf metaller çikarilir. Fakat altinin durumu ayridir.
Altin kimyasal duraianliii nedeni ile, baika elementlerle kolaylikla birleierek mineraller meydana getiremez. Çoiunlukla toprakta ve kayalarin içlerinde altin tozlari halinde saçilmii olarak-bulunur. Bu tozlar ancak mikroskopla görülebilecek büyüklüktedir. Altina külçeler yahut tabakalar halinde rastlandiii da olur. Altin baika elementlerle nadir olarak birleiirse de, baika cisimlerle bir arada bulunabilir, içinde altin bulunan mineraller genellikle çinko sülfat ve demir disülfat da içerirler. Böyle minerallere yalanci altin adi verilir. Bunun nedeni renklerinin sari olmasi ve bazen altinla kariitirilmalaridir. Colorado'da ve Bati Avustralya'da, altin telluryumla birleimii olarak da bulunur. Bu bileiiklere altin tel-lüridleradi verilir.
Bazi yerlerde altin, kuars kayaliklari içinde damlalar biçiminde bulunur. Altin damarlari içeren bu kayalar, atmosferin etkilerine açik yerlerde yaimur ve rüzgârlarin etkisi ile aiinip, parçalanarak çakil ve kum haline gelirler. Kum, yuimur sulari ile sürüklenerek sel yataklarinda toplanir. Küçük altin külçeleri ve altin tozlari da bu kumlarin içinde birikir.
Sel yataklarinda kum içinde bulunan altini, bu kumdan ayirarak elde etmek çok kolaydir. Bunun için yuvarlak, yassi bir kap kullanilir. Kum bu kaba doldurulur ve suyu akitilir. Sonra bu kap yatay olarak biraz sallanir. Böylece kum kabin kenarlarinda toplanir ve kolaylikla boialtilabilir. Altin kumdan çok daha aiir olduiu için kabin ortasinda kalir.
Geçen yüzyilda bulunan yeni altin yataklari, "altina hücum" olarak nitelendirilen göçlere yol açmiitir, ilk büyük altina hücum 1849'da California'da olmuitur. Küçük San Francisco kenti bu göçler sonucu, üç yil içinde beklenmedik derecede büyümüitür. Dünyanin her yöresinden buraya akin olmuitur. Ancak gelenlerin çok azi düilerini gerçekleitirmii, birçoiu ölmüi ya da elleri boi olarak geri dönmüitür.
Amerika'daki son altina hücum 1897'de Alaska'da Klondyke River'daki altin yataklarina olmuitur. Altin arayicilar dondurucu soiuia ve korkunç koiullara katlanmak zorunda kalmiilardir. 1852 ve 1859'da Avustralya'daki altin yataklari da ilgi görmüitür. Avustralya'nin nüfusu bu nedenle 8 yil içinde iki katina çikmiitir. Buradaki sonuç Amerika'dakine göre daha baiarili olmuitur. Amerika'daki altin arayicilari daha çok, toz altin ya da küçük külçeler bulabilmekteydiler.
Avustralya'da ise daha büyük külçeler bulunmuitur. Bulunmui olan en büyük külçe 270 gr. aiirliiindaki Holtermann külçesidir. Bu külçe 1872'de Avustralya'nin New South Wales bölgesinde, yüzeyin birkaç santimetre altindaki bir altin damarindan çikarilmiitir. Avustralya'da o siralarda baika büyük külçeler de bulunmuitur. Bunlardan birisi de The Welcome Stranger külçesidir. Bu külçe kariiim halinde 70 kg. saf altin olarak ise 65 kg. gelmekteydi.
Okyanus diplerindeki ve nehir yataklarmdaki altini bulup, çikarmak için tarak makineleri kullanilir. Bu makineler altin arayicilarinin kullandiklari küçük kaplarin iilevlerini yerine getirirler. Tonlarca kumu çikarip eleyebilirler. Kum su ile birlikte büyük hortumlardan akitilir, suyun basinci hafif malzemeyi uzaklaitirir, aiir olan altin kalir.
Güney Afrika'da ve Bati Avustralya'da da kuars kayaliklar içinde zengin altin birikintileri bulunmuitur. Buralarda kayalar atmosfer olaylarinin etkisi ile parçalanip, aiinmaya uiramamii olduklarindan, altin çikarmak için derin kazilar yapilmiitir. Güney Afrika'nin Rand bölgesinde altin madenleri yüzeyin 3500 m. altinda olup, yeryüzünün en çok altin elde edilen madenleridir. Dünyanin en büyük altin üreticisi Güney Afrika'dir, sonra sira ile Rusya, Kanada ve A.B.D. gelir.
Kuars kayaliklar içinde altin çok küçük parçaciklar halinde bulunur. 10 gram altin elde edebilmek için bazen bir tonluk bir kayayi parçalamak gerekir. Bunun için kaya bir sarniç içinde küçük parçalar haline getirilir. Sonra bu parçalar üzerine suda çözündürülmüi sodyum veya potasyum siyanür dökülür. Bu çözelti parçalanmii kayalarin sarnicin dibinde toplanmasini ve altinin eriyik haline gelmesini sailar. içinde altin bulunduran bu eriyik alinir; çinko ile tepkimeye sokularak altin elde edilir.
Uluslararasi ticarette altin çok önemli bir yer tutar. Her ülkede elde edilen altinin, hemen hemen %60'i devlet tarafindan çubuk biçimindeki külçeler haline getirilerek saklanir. Buna o ülkenin altin rezervi adi verilir. Devletlerin birbirlerine olan borçlarini ödemelerinde altin kullanilmasi kabul edilmiitir.
Külçe altin alim satimi yasaktir. Ancak altindan yapilan mücevherler ve çeiitli eiyalarin satiii serbesttir. Altindan, yüzük, bilezik, kolye v.b. gibi çeiitli mücevherler yapilir. Ucuz mücevherlerde altin ince bir tabaka olarak bir baika maddenin etrafina kaplanir. Böyle mücevherlere altin kaplama denilir.
Altinin çok yumuiak olmasi, mücevher yapiminda tek baiina kullanilmasi olanaiini kisitlar; genellikle bir baika metalle kariitirilarak kullanilir. Bir kariiim elde etmek için, iki ya da daha çok metal birlikte eritilerek atomlarinin kariimasi sailanir. Altin, bakir, nikel ve gümüile kariitirilarak daha sert kariiimlar elde edilir. Kuyumcular altinin safliiini karat adi verilen birimle ölçerler. Saf altin 24 karatdir. Mücevherlerin üzerinde kaç karat olduklarini gösteren sayilar vardir, örneiin bir yüzük 18 karat ise bu onun 18/24'ünün, yani %75'inin altin olduiunu gösterir.
Altin ayrica endüstri ve bilimde de kullanilir, örneiin, iyi bir elektrik ileticisi olduiundan, elektrik ve elektronik devrelerinde kullanilir. Altin bazen cam yapiminda da kullanilir. Cama katilan altin, isi iiinlari olan kizilötesi iiinlarin %98'ini yansitir. Böylece kapali yerlerin isinmasini büyük ölçüde önler ve daha az havalandirma gereksinimi duyulmasini sailar. Isi iiinlarinin geçmesini önlerken, iiik iiinlarinin tümünün geçmesini sailar. Böylece aydinlatmada olumsuz bir etkide bulunmamii olur. Ayrica, Günei iiinimlarinin yol açtiii yüksek isidan korumak amaci ile A.B.D'nin yaptiii uzay araçlarinda ince bir tabaka altin kullanilmaktadir.
Etiketler : [ element ] [ MiKROSKOP ] [ aydinlatma ] [ ortaçai ] [ paslanmaz ] [ nikel ] [ göçler ] [ oksijen ] [ endüstri ] [ mikroskop ] [ heykel ] [ asitler ] [ bakir ] [ BAKIR ] [ uzay araçlari ] [ rezerv ] [ makineler ] [ uygarlik ] [ takla ] [ nüfus ] [ metal ] [ altin para ] [ atomlar ] [ elektronik ] [ heykeller ] [ bilmekteydiler ] [ mineraller ] [ cisimlere ] [ atomlarinin ] [ oksijeni ] [ damarl ] [ atmosfer ] [ elementler ] [ denizler ] [ madenler ] [ oranti ] [ orant ] [ uluslararasi ] [ uluslararas ] [ ASiTLER ] [ çinko ] [ inko ] [ yatak ] [ toplanm ] [ erit ] [ avustralya ] [ sodyum ] [ bileiikler ] [ paslanma ] [ hortum ] [ uygarliklar ] [ kua ] [ yalanci ] [ yalanc ] [ elektron ] [ akalar ] [ öykü ] [ kariiimlar ] [ havalandirma ] [ OKSiJEN ] [ NiKEL ] [ HEYKELLER ] [ lez ] [ uluslararasi ticaret ] [ oksit ] [ yalan ] [ göiüs ] [ potasyum ] [ iiik iiinlari ] [ damarlar ] [ hidro ] [ ELEKTRONiK ] [ iiinlar ] [ alaska ] [ NÜFUS ] [ yui ] [ ÖYKÜ ] [ maden ocaklari ] [ maden ocaklar ] [ kaplama ] [ metaller ] [ yüzük ] [ siyanür ] [ paralar ] [ MÜCEVHER ] [ ortaça ] [ günei iiini ] [ basinç ] [ sayilar ] [ drama ] [ DRAMA ] [ uzay arac ] [ uzay araçlar ] [ budun ] [ cinko ] [ gümüi ] [ borçlar ] [ kimyasal ] [ güney afrika ] [ maya u ] [ mineral ] [ GÜMÜi ] [ kalinlik ] [ yaimur ] [ bileiik ] [ Oksijen ] [ atomlari ] [ bilei ] [ gereksinim ] [ mikro ] [ basinc ] [ saf altin ] [ GÜMÜ ] [ gümü ] [ GÖiÜS ] [ altin kaplama ] [ kuyumcu ] [ madenle ] [ KAPLAN ] [ u mak ] [ BiLEiiK ] [ AiILAR ] [ POTASYUM ] [ ASITLER ] [ korkunc ] [ ortaca ] [ toz ]