Edebiyat » Genel

Divan Edebiyatı ve Aruz

XIII. XIX. yüzyıl İslâmi-Türk edebiyatı ve onun şiir ölçüsü. Divan edebiyatı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, XIX. yy. ın ortalarına kadar en yaygın edebiyat türü olarak yaşadı, Tanzimat hareketinin sonucunda doğan Tanzimat Edebiyatı'nın etkisiyle hızını kaybetti ve Türk edebiyatının, batı edebiyatı biçimlerini benimsemesiyle sona erdi. Bununla birlikte, günümüzde divan edebiyatının kurallarına uygun şiir yazanlara rastlanır. DİL Divan edebiyatının kendine özgü bir dili vardır, buna Osmanlıca deniyor. Bu dilde yazılmış düzyazı ve şiirler halkın konuştuğu dil değildir. Arapça ve Farsça sö...

Devamını Oku

Anonim Türk Halk Edebiyatı

Sözlü olarak aktarılan, söyleyeni belli olmadığı için halkın malı olan edebi ürünler, Anonim Halk Edebiyatı'nı oluşturular. Manzum Eserler Anonim Halk Edebiyatı'nın şiir özellikleri taşıyan ürünleridir. Mani Yaratıcısı adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türüdür. Çoğunlukla 7 heceli ve 4 dizeli tek kıtadan oluşur. Birinci, ikinci ve dördüncü dizeler, birbiriyle uyaklı, üçüncü dize bağımsızdır. Buna göre uyak düzeni şöyledir: (a a x a). Tek dörtlükten oluşan maniler dışında 5, 6, 7, 8, 10, 14 dizeli maniler oldugu gibi, uyak düzeni (a x a x) biçiminde olan maniler de vardir...

Devamını Oku

Antoloji

Edebiyat eserlerinden seçme parçaları bir araya toplayan kitaplara denir. Yunanca'daki "anthos" (çiçek) ile "legein" (toplamak) kelimelerinden türemiştir. İlk antolojileri Eski Yunanlılar derlemişlerdir. Bilinen ilk antoloji M.Ö. II. yüzyılda derlenmiştir. "Çelenk" adındaki bu antolojinin derleyicisi Gadara'lı Meleagros'tur. I. yüzyılda da, Makedonyalı Philippos buna benzer bir "çelenk" meydana getirmiştir. II. yüzyılda ise, Diagenianus ilk kez olarak "Anthologion" (antoloji) adı altında bir derleme yapmıştır. Hemen hemen aynı sıralarda Sardeis'li Straton da bir şiir antolojisi derledi. Bu sa...

Devamını Oku

Aşık Tarzı Halk Edebiyatı

Âşıklar tarafından saz eşliğinde söylenirler. İslamiyet'ten önce başlar ve 15. yüzyıldan itibaren hızla gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Âşıklar, köy, kasaba dolaşarak şiirlerini okurlar. Âşıklar, usta-çırak ilişkisiyle yetişirler. Doğaçlama, bu türün en büyük özelliğidir. Koşma 11 heceli dörtlüklerden oluşan, belirli uyak düzenlerine göre kurulan şiir biçimidir. Koşmanın ilk dörtlüğünde 1. ile 3., 2. ile 4. dizeler, kendi aralarında uyaklıdır. Diğer dörtlüklerde, ilk üçer dize kendi aralarında, son dizeler, ilk dörtlüğün son dizesiyle uyaklıdır. Koşma, genellikle 3-8 dötlükten oluşur. ...

Devamını Oku

Binbir Gece Masalları

Arap edebiyatının en güzel eserlerindendir. Gerek eskiliği ve gerekse anonim oluşu, bu masalların hızla yayılmasına yolaçmıştır. Hatta çok sonraları"Binbir Gündüz Masalları" adında başka bir seri de ortaya çıkmıştır. Hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen masalar arasında "Ali baba ve kırk haramiler" ve "Alaiddin'in sihirli lambası" da yer almaktadır. Masalların bu adla anılmasının nedeni, bunların kuruluş özelliği ile ilgilidir: Bir sultan, her gece yanına bir cariye alır, ertesi sabah da cariyenin boynunu vurdururmuş. En sonunda sıra vezirin kızına gelmiş. Akıllı vezir, kızının yanına, sö...

Devamını Oku

Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı

Tasavvuf, Türklerin İslamiyet'i kabulunden sonra Anadolu'da kendini göstermiştir. Tasavvuf düşünürlerine "mutasavvıf" denir. Mutasavvıflara göre, Allah'a bilmeden O'na ulaşılamaz. Dini tasavvufi halk edebiyatı, Allah aşkı, doğruluk, nefse hakim olma, ahlak, toplum gibi konuları işler. Manzum Eserler Şiirsel özelliğe sahip, dini tasavvufi halk edebiyatı ürünleridir. İlahi Türk Halk Edebiyatı'nda din ve tasavvuf konularında, ezgiyle söylenen şiir türüdür. İlahinin özel bir biçimi yoktur. Koşma, semai biçimlerde olur. 7-8 heceli olanları genellikle dörtlüklerden, 11 ve daha çok heceli olanlar...

Devamını Oku

Dram

Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir. Komediler yalnız gülünç, trajediler de acıklı olayları canlandırmak için yazılmıştır. Oysaki yaşam, acıları ve sevinçleriyle bir bütündür. 19. yüzyıl'da Fransa'da, yaşamın hem acıklı hem gülünç yönlerini birlikte işleyen dram türü ortaya çıkmıştır. Dram türünün gelişiminde Shakespeare'in önemli katkıları olmuştur. Shakespeare, klasik tiyatronun zaman ve yer birliği kurallarını yıkmıştır. Ayrıca acıklı ve gülünç olayları sahnede içiçe vererek dramın ilk örneklerini vermiştir. Sanatçının, şiir ile düz yazıyı içiçe ...

Devamını Oku

Edebiyat Terimleri

Abstre: Bir kitabın özeti. Acaib-i Seb'a-i Alem: Dünyanın Yedi Harikası. Piramitler/ Mısır, Asma Bahçeler/ Babil, Artemis Tapınağı/ Efes, Zeus Heykeli/ Olimpus, Mozeleum/ Bodrum, Fener/ ıskenderiye, Helyos heykeli/ Rodos. Akrostiş: Mısra başlarının ilk harfleri yukarıdan aşağıya bir özel adı gösteren şiir. Alegori: Bir duyguyu, düşünceyi, kavramı ya da varlığı, başka bir varlık yardımıyla sembolize edip gösterme sanatı. Anagram: Harfdeş. Anakiklik: tersinden okununca gene aynı anlamı veren söz ya da cümle. Asonans: Yarım kafiye. Barok: Aşırı derecede süslü sanat tutumu. Biyogra...

Devamını Oku

Egzotik

Yabancı ülkelere ait olanı ifade eder. Bir edebiyat terimi olarak, yabancı ülkelerin insanlarını örf ve adetlerini, tabiatını, manzaralarını konu alan eserlere egzotik, bu tür eserler verme cereyanına da egzotizm denir. Kelime ilk olarak 19. yy'da kullanılmaya başlandı. Pierre Loti'nin Madam Krizantem ve Aziyade adlı romanları, Yahya Kemal'in Çin Kasesi şiiri egzotik türdedir....

Devamını Oku

İkinci Yeni Şiiri

(1955-1965) Garipçilerden ve Birinci yenicilerden ayrı bir yolla şiirlerini yayınlamışlardır. Bir gruplaşmaları yoktur. Bu dönem içinde ayrı ayrı yerlerde yayınlanan şiirlerinde benzerlik görülmesi üzerine bu adla anılmaya başlamışlardır. İkinci yeni şiirde görülen özellikleri şöyle sıralayabiliriz: İkinci yeniciler alabildiğine hayalcidirler. Konuşma diline sırt çevirmişlerdir. Serbest çağrışıma dayanan şiirleri kopuk kopuktur. Tesadüfen seçilmiş kelime veya cümlelerin alt alta sıralanmasıyla şiirin oluşturulduğu intibaını verirler. Genelde cümle yapıları bozuktur. Bir boşvermişlik havası ...

Devamını Oku

Nobel Edebiyat Ödülü Alanlar

1901, Sully Prudhomme, şair, Fr. 1902, Theodor Mommsen, tarihçi, Alm. 1903, B. Bjørnson, romancı, şair, oyun yazarı Nor. 1904, Frédéric Mistral, şair, Fr. J. Echegaray, oyun yazarı, İsp. 1905, H. Sienkiewicz, romancı, Pol. 1906, Geosuè Carducci, şair, İtal. 1907, Rudyard Kipling, şair, romancı İng. 1908, Rudolf Eucken, filozof, Almanya 1909, Selma Lagerlöf, romancı, İsveç 1910, Paul von Heyse, romancı, oyun yazarı Almanya 1911, Maurice Maeterlinck, oyun yazarı Bel. 1912, Gerhart Hauptmann, oyun yazarı, Almanya 1913, Sir R. Tagore, şair, Hindistan 1914, Ö...

Devamını Oku

Roman

Bir düzyazı türü olan roman, insan ilişkilerini anlatımıdır diyebiliriz. İnsanın yaşadığı Serüvenler, iç dünyasının gerçekliği; insan-insan, insan-mekan, insan-doğa ilişkileri yaşadığı ortamın özellikleri toplumsal olay ya da olgular ekseninde belli insanlık durumları öne çıkarılarak işlenir. Romanın burjuva toplumunun bir ürünü olduğu, 18. ve 19. yüzyılda gerçek kimliğine kavuştuğu söylense de; burjuva öncesi dönemde, özellikle Ortaçağ ve Rönesans edebiyatında kimi roman örneklerine rastlamaktayız. Romanın ortaya çıkışında söylenceler, destanlar, kahramanlık öyküleri ve masalları ilk kaynak ...

Devamını Oku

Tanzimat Edebiyatı

Tanzimat Edebiyatı, siyasi tanzimatın ilanından yaklaşık 20 yıl sonra, 1860'ta, Şinasi'nin Tercümanı-ı Ahval Gazetesi'ni çıkarmasıyla başlar ve 1895'e kadar sürer. Tanzimat Edebiyatı, eski kuruluşlarla düşüncelerin karşısına toplumsal ve siyasal düzeltimlerle çıkar. Yayınevlerinin gelişmesi, gazeteciliğin Batı'dan geniş ölçüde esinlenmesi, güçlü edebiyatçıların yetişmesi, etkili bir kamuoyu yaratır. Tanzimat Edebiyatı, Batı'ya yönelmiş bir Türk Edebiyatı'dır. Toplum hayatımızın hızla değişme ve gelişme akımlarının itici fikir gücü Tanzimat'la başlar. Divan Edebiyatı'nın yüzyıllar boyu süren ...

Devamını Oku