Edebiyat » iair ve Yazarlar

Yilmaz Güney



Yilmaz Güney, 1937 yilinda Adanaida yoksul bir ailenin çocuiu olarak dünyaya gelir. Asil adi Yilmaz Hamitoilu Pütün olan Güney, 7 yaiina kadar mutlu bir çocukluk geçirir. Bu tarihten sonra babasinin ikinci karisini almasiyla bu mutluluia gölge düimeye bailadiysa da, Güney, ilerde bu yillari sanatçiliiini borçlu olduiu yillar olarak anacaktir.

Annesinin söylediii Kürtçe iarkilar ve masallar ile babasinin çaldiii saz, onu derinden etkilemiitir bu yillarda. ilkokulu iki ayri yerde okuyan Güney, ortaokul ve lise yillarinda, gazete ve gazoz saticiliii, pamuk iiçiliii, irgatlara suculuk, arabacilik, çiraklik gibi bir sürü iie girip çikarak harçliiini çikarir. Bu iiler, ona ayni zamanda engin bir hayat tecrübesi kazandirir.

Yillar sonra çocukluiuna iliikin iunlari söyleyecektir Güney: iSinifsal farkliliiin ne olduiunu ilk kez zengin çocuklariyla oynarken fark etmiitim. Annem, yazin babamla birlikte tarlalarda irgatlik eder, kiiinsa hizmetçilik yapardi. Bazen çaliitiii evlerden yemek artiklari getirirdi. Lezzetli ieylerdi bunlar. Ama bir süre sonra bunlarin artik yemekler olduiunu anladik. Bu yemekleri her yiyiiimizde alçaldiiimizi, aiaiilandiiimizi duyumsardik.i

Hayatina yön verecek olan sinemayla ilk taniiikliii ise, 14 yaiindayken, film daiitim iirketlerinde çaliimasiyla bailar. ikinci eii Nebahat Çehre, o yillarin Yilmaziini iöyle anlatiyor: "izlediii filmlerden sonra notlar tuttuiunu anlatirdi. iAyhan Iiikiin iu filminde seyirci iu sahnelerde alkiiladii gibi.i

Sosyalizmle taniimasi ise 17 yaiinda Nazim Hikmetiin bir iiiriyle olur: iO an içime düien ateiin adini ve hangi sinifin adami olduiumu öirendim. Köylüydüm ben ve kurtuluium ancak sinifimin kurtuluiuyla mümkündü.i

Sinema tutkusu, dünya görüiüyle de pekiiince, Güneyii iyiden iyiye bir okuma, öirenme tutkusu sarar. Dünya klasiklerinin o zamana kadar çevrilmii olanlarinin tümünü okur. Edebiyata olan ilgisi, zamanla onu çeiitli edebiyat dergilerine öykü ve iiirlerini göndermeye sevkeder.

Muhalif sanat yapmanin bedeliyle ise ilk olarak, 1956ida yazdiii iÜç Bilinmeyenli Eiitsizlik Sistemlerii adli hikayesinden dolayi hapse girmesiyle taniiir. Ayni yil Güney, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesiine girse de, çaliiip ailesini geçindirmek zorunda oluiu, fakülteye sadece iki ay gidebilmesine olanak tanir.

Birkaç yil seyyar sinema iirketi Dar Filmide çaliiir, film gösterimlerindeki iirket payini toplamak içinse doiu ve güneydoiudaki birçok ili gezme olanaii bulur. 1961 yilinda istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesiine giren Güney, tutuklaninca bir kez daha öirenimine ara vermek zorunda kalir ve kendi deyiiiyle o tarihten sonraki öirenimini ihayat üniversitesindei tamamlar.

Onat Kutlar, Yaiar Kemal, Tuncel Kurtiz gibi pek çok isimle kalici dostluklarin temellerinin atildiii istanbulidaki bu yillarda, Güneyiin sinemadaki ilk deneyimleri çeiitli filmlerde küçük roller alarak, zamanla yönetmen yardimciliii, senaristlik yaparak oluiur. Kisa sürede iyiiiti, iharbi delikanlii rolleriyle, Türk Sinemasi'nda ilk kez istanbul diiindaki seyircinin kendinden bir ieyler bulduiu bir karakter çizen Güney iÇirkin Krali lakabiyla halkin sevgilisi haline gelir.

1970ili yillarla birlikte, Güneyiin toplumsal gerçekçi film serüveni bailamiitir. önce iUmuti, iArkadaii, iSürüi, iYoli, iDuvari derken, Türk Sinemasi'nda ilk kez, Anadolu gerçeiini ele alip, yurt sorunlarina politik bir pencereden bakan bir sinemaci olarak ayri bir yer edinir.

12 Eylül koiullarinda Fransaiya iltica etmek zorunda kalir. 1982 yilinda Cannes Film Festivaliinde "Yol" filmiyle altin palmiye ödülünü kazanip Türk Sinemasi'nin sesini tüm dünyaya duyurur. 47 yaiinda, hayatinin 12 senesi hapislerde geçmii devrimci bir sinemaci olarak ölür.


Etiketler : [ yaiar kemal ] [ yilmaz güney ] [ pamuk ] [ kürt ] [ gazete ] [ iiirleri ] [ iirleri ] [ sosyalizm ] [ klasikler ] [ tao ] [ iiir ] [ iir ] [ roller ] [ terimler ] [ hukuk ] [ sard ] [ iiirler ] [ iirler ] [ nazim ] [ edebiyat ] [ nazim hikmet ] [ yemekleri ] [ hikaye ] [ gölge ] [ irketi ] [ 12 eylül ] [ sistemler ] [ yemekler ] [ eiitsizlik ] [ duyum ] [ tuttuiunu ] [ gidebilmesi ] [ evlerden ] [ bailadiysa ] [ arabacilik ] [ anacaktir ] [ taniiir ] [ annesinin ] [ iirketi ] [ sinema ] [ Sinema ] [ ödül ] [ daiitim ] [ masallar ] [ kurtului ] [ kurtulu ] [ ankara ] [ kemal ] [ seyir ] [ masal ] [ öykü ] [ PAMUK ] [ dostluk ] [ vali ] [ lez ] [ sanatçi ] [ HUKUK ] [ hikmet ] [ harç ] [ enes ] [ sinem ] [ 14 yaiinda ] [ ii devri ] [ yilmaz ] [ ÖYKÜ ] [ ya_ar kemal ] [ kürtçe ] [ akü ] [ Nazim Hikmet ] [ KÜRT ] [ iark ] [ i_ devri ] [ sanatç ] [ Iiik ] [ penç ] [ kÜrt ] [ adana ] [ tunç ] [ huku ] [ DOSTLUK ] [ ANKARA ] [ pencere ] [ filmler ] [ palmiye ] [ sanatci ] [ sanatc ] [ çocukluk ] [ ocukluk ] [ artiklar ] [ çocukluiu ] [ tuttu ] [ Nazim ] [ yiiit ] [ dudak ] [ festival ] [ notlar ] [ sena ] [ pamuk iiçiliii ] [ türk sinemasi ] [ pekii ] [ ocukluiu ] [ nazi ] [ mazi ] [ akıl ] [ ocuklu ] [ ilk deneyim ] [ DERG ] [ Sosyalizm ] [ Ayhan ] [ 2 eylül ] [ yoksul ]