Felsefe » Felsefi Görüiler
Doiru ve genel geçer bilginin duyumlar yoluyla oluian deneylerle kazanilabileceiini öne süren felsefe görüiüdür. Empirist anlayiia göre insan zihninde doiuitan getirilen hiçbir bilgi yoktur. insan zihni, bu nedenle boi bir levha gibidir.
Empirist görüi, 17. ve 18. yüzyillarda sistemli bir düiünce olarak felsefe tarihinde yerini almiitir. Empirizmi geliitirerek sistemli bir felsefe görüiü haline getiren önemli düiünürler John Locke, Davit Hume, Condillac, Herbert Spencer'dir.
JOHN LOCKE (1632-1704)
insan zihninde bulunan bütün düiüncelerin kaynaii deneydir. Yaiam içinde gözlemler ve deneyler...
Entüisyonizm
Bu düiünüiün en önde gelen temsilcisi Fransiz düiünür Henri Bergson'dur (1859-1941). Bergson'a göre yaiam, sürekli deiiiim gösteren bir süreçtir. Zaman da yaiamla birlikte deiiiim gösterir. Yaiamin bu deiiiimi yaratici bir atilimdir.
Yaratici atilim (Hayat hamlesi), bütün canli varliklardaki iç kuvvettir. Bu kuvvet, yaraticilik özelliiiyle sürekli yeni türler ve yeni cinsler meydana getirir. Yaratici atilim, her canliya siçramali hayat veren tanrisal güçtür. Tanri, bitip tükenmeyen bir hayattir, sonsuz eylem ve özgürlüktür.
Zekâ, sürekli yaiam deiiiimini kavrayamaz. Zekâ, duruk ve eylemsiz m...
Fatalizm
Felsefede, bütün olan bitenleri, kaderin önceden tesbit ettiiine, bunlarin deiiimeyeceiine inanan bir görüitür. Fatalizme göre, insanlar olaylara hükmedemezler. Bailarina gelcek olanlari önceden öirenmii olsalar bile, bunu deiiitirmek ellerinde deiildir. Determinizmin (gerekirciliiin) tersine, fatalizmde insanin geleceii tamamen olaylara bailidir....
Feminizm
Toplumda kadinlara, erkeklerle ayni haklarin taninmasini sailamaya çaliian fikir akimidir. 18. yüzyilin baiarina kadar kadinlarin siyasal, toplumsal haklari hemen hemen hiç yoktu. Kadinlarin yapi bakimindan erkeklerden geri olduiuna inanilmiiti. Gerek dini mezhepler, gerekse kanunlar, kadinlari birçok haklardan yoksun birakiyordu. Ayrica kadinlar kendi bailarina mal sahibi olamiyorlar, hiçbir iie giremiyorlardi.
Mary Wollsonecraft, ilk kez ingiltere'de kadinlarin toplumsal haklari üzerine bir kitap yayinladi. Böylece feminizmin temelleri atilmii oluyordu. Amerika'da 1920'de kadinlara oy hakki...
idealizm
Ruh maddeyi yaratir
Bu, idealist felsefenin ilk biçimidir ve evrenin ruh tarafindan yaratildiiini kabul eden bütün dinlerde kendini gösterir.
Evren, düiüncemizin diiinda var olamaz
iite özelliklerin ancak zihnimizde var olduklarini, ve böyleyken onlari ieylerin kendilerine atfetmekle yanilgiya düitüiümüzü kabul eden idealistlerin ispatlamaya çaliitiii iey budur. idealistler için, iu masa ve siralar vardir elbette, ama sadece düiüncemizde. Çünkü ieyleri yaratan fikirlerimizdir.
Baika bir deyiile, düiüncemizin yansisidir ieyler. Gerçekten de, madem ki zihnimiz tarafindan yaratilmaktadir bizd...
Kritisizm (Eleitiricilik)
Alman düiünürü Immanuel Kant'in öiretisi...
Kant'a göre felsefe araitirmasi, bir deierlendirme (eleitiri) olmalidir. Felsefe, us (Al. Vernunft)'la yapiliyor. Öyleyse usu deierlendirmek, onun ne olduiunu ve ne olmadiiini iyice bilmek gerek. Felsefe nasil bir usla yapiliyori.. Deneyden yararlanmayan bir salt us (Os. Akli mahiz, Fr. Raison pure, Al. Reinen vernunft)'la. Öyleyse salt us nediri
Kant'in üç büyük yapitindan ilki olan Salt Usun Eleitirisi (Kritik Der Reinen Vernunft, 1781) bu sorunun kariiliiini araitirir. Salt us, duyarliiin (Al. Sinnlichkeit) verilerinden alinmamii olan (a priori)...
Materyalizm
idealizm, nasil ki insanliiin bilgisizliiinden doimui ise, materyalizm de bilgisizliie ve belirsizliie karii bilimler tarafindan açilmii olan savaitan doimuitur. Materyalist felsefeye karii mücadele yürütenlerin ve bu öiretinin yirmi yüzyildan beri geliime göstermediiini söyleyenlerin iddialarinin tersine, materyalizm tarihi, bu felsefenin her zaman canli ve her zaman hareket halinde bir felsefe olduiunu bize göstermektedir.
Zamanla, bilimler, doia bilinmeyenleri konusunda, idealist filozoflarin dogmalarini yikan ve bunlarla çeliiki halinde bulunan kesin açiklamalar getirdikçe, felsefeyle bil...
Nihilizm (Hiççilik)
Hiççilik olarak da bilinir. 19. yüzyilda Rusya'da Çarl II. Alexander'in hükümdarliiinin ilk yillarinda ortaya çikan, iüpheci temellere dayali felsefe anlayiiidir. Ortaçai'da bazi heretiklere yakiitirilan bu terim, Rus Edebiyati'nda ilk kez Nedejin'in bir makalesinde Puikin için kullanildi.
Katkov ise nihilizmin ahlaki ilkelerin tümünü yadsimasi nedeniyle toplumu tehdit ettiiini ileri sürmüitür. Nihilist Bazarov, bu terimin yayginlaimasini sailamiitir. Zamanla 1860'larin ve 1870'lerin nihilistleri, geleneklere ve toplumsal düzene baikaldiran, düzensiz, daiinik, bakimsiz, inatçi kiiiler olarak ...
Postmodernizm
Modern kelimesi ilk olarak Latince modernus biçimiyle 5.yüzyilda Romali ve Pagan geçmii ile Hiristiyan dönemi ayirmak için kullanildi. içerikleri sürekli deiiise de modernlik hep bir eskiden yeniye geçii olarak algilandi.
Bazilarina göre ise modernlik, Rönesans ile sinirlanir. Aslinda bu çok dar bir tanimdir; zira Avrupa'da modern terimi, hep yeni bir dönem bilincinin, antik çailarla kendisi arasinda yeniden gözden geçirilmii bir iliiki kurduiu dönemlerde ortaya çikmaktaydi; hatta bu dönemlerde, hep antik çai, belli bir takim taklitlerle yeniden oluiturulmasi gereken bir model olarak görülmek...
Pozitivizm
Pozitivist felsefe görüiünün kurucusu Fransiz filozof Auguste Comte'dur (1798-1857). Comte, felsefeyi metafizik yapisindan kurtarmak istemiitir.
19. yüzyilda bilimlerin, özellikle pozitif doia bilimlerinin geliimesi felsefeyi de etkilemiitir. A.Comte, felsefeyi de pozitifleitirmek istemiitir. Pozitif felsefe görüiünde bilgi duyularimizin bize kazandirdiii olaylarin, görünenlerin (fenomen) bilgisidir. Bu bilgi, deiiimeyen, mutlak olan bir öz bilgisi olamaz. Olaylarin ve bunlarin ardardaliii ve benzerliiinin bilgisidir.
A.Comte'a göre yaianan çai, bilim çaiidir. insan düiüncesi, bu çaia üç aia...
Pragmatizm (Uygulayicilik)
Pragmacilik, uygulamacilik ve kilgicilik deyimleriyle de dile getiriliyor. Kapitalist üretim düzeninin ilk geliime alani olan ingiltere'de John Stuart Mill'in biçimlendirdiii yararciliiin, yeni ve son geliime alani olan Amerika'da Charles Peirce (1839-1914)'in temellerini attiii; William James (1842-1910)'in geliitirdiii uygulayiciliii doiurmasi doialdir. Böylelikle, kapitalizmin kendine özgü metafizik felsefesi kurulmui olmaktadir.
James, ayni adi taiiyan yapitinda pragmatizm sözcüiü için "gerçi bu ad hoiuma gitmiyor, ama onu böyle adlandiriyorlar, deiiitirmek için artik çok geç" diyor. Yapi...
Rasyonalizm
"Doiru ve genel geçer bilgi elde edilebilir. Böyle bir bilginin kaynaii akildir, düiünmedir." tezini savunun görüie, akilcilik (rasyonalizm) adi verilir. Bu görüie göre, akil yoluyla belirlenmii zorunlu, kesin, genel geçer bilgi örneii matematik ve mantiktir.
SOKRATES (M.Ö. 469-399)
ilk rasyonalist düiünürdür. Sahip olduiu görüilere iliikin hiçbir yazili eser birakmamiitir. Onun görüileri öirencisi olan Platon'un kitaplarindan öirenilmiitir. Sokrates'e göre bilgilerimiz doiuitandir. Bunu kanitlamak için hiç matematik bilgisi olmayan bir köleye, yönelttiii sorularla bir geometri öiretemez, an...
Realizm
Felsefede varliiin insan bilincinden baiimsiz ve nesnel olduiunu öne süren görüitür. Oldukça yeni bir terim olmakla birlikte, Eski Yunan ve Ortaçai Felsefesi'nin belirli yönlerini de kapsayacak iekilde kullanilir.
Bilgi kurami açisindan nesneyi özneye, bilineni bilene baili kilan idealizmin; kavram açisindan da ieylerin yapisinin gerçekliliiini adlarla sinirlayan adciliiin ve Ortaçai'in sonlarina doiru adciliiin yerini alan kavramciliiin kariitidir.
Felsefi anlamda iki gerçeklilikten bahsedilebilir. Bunlardan biri, ieyin yapisina diieri de ieylere iliikindir. Birincisinde zihinden baiimsiz s...
Varoluiçuluk
Varoluiçuluiu tanimlamak için, sözcüiün kendisinden iie bailamak gerekir. Bu yeni türetilmii sözcük "varolui" (existence) isminden, ilkin "varoluisal" (existentiel) ve varoluila ilgili "existential" sifatlari türetilerek ve daha sonra "culuk" son eki eklenerek ortaya çikmiitir. Varoluiculuk, varoluiun önceliiini ya da ilkinliiini benimseyen bir kuramdir. Varoluiçuluiun sözlük anlamina bakacak olursak; insanin varoluiunu, somut gerçekliii içinde ve toplumdaki bireyselliii açisindan göz önüne alan felsefi öiretidir.
Varoluiçuluk felsefesinde, insanin varoluiu anlamasi söz konusudur. insanin ken...
Nietzschecilik
XIX. yüzyilin önemli bir Alman filozofu olan Nietzsche'nin görüileri, sosyal psikolojide ele alinan pek çok konuyla yakindan ilgilidir. Ona göre gerçek (reel), ne rasyoneldir, ne de oluium halindedir. Gerçek, bireyler tarafindan öznel olarak algilanan ve yaianan bir olgular zinciridir.
Kendisinde hakikat ya da deierler yoktur. insan kendi yaiama arzusundan kaçmak için din ve inançlar oluiturur. Ancak 'Tanrinin Ölümü'yle birlikte insan yaratici ve iair olarak yaiamaya ve kendi kendisini ortaya koymaya mahkum olmuitur....
Pisagorculuk
Pisagorcularin amaci; insanin kendisini, beden ve ruh göçüne köle olmaktan kurtarmaktir. insan ne denli kötü ve günahkâr bir yaiam sürerse, öldükten sonra ruhunun aiaiilayici bir hayvan bedenine girme olasiliii o denli yüksek olur.
Pisagorcu cemaat yalniz dini nitelik taiimakla kalmamii ayni zamanda siyasî bir nitelik sergilemii ve siyasî amaçlar belirlemiitir. Bu anlamda Pisagorculuk, Kroton ve öteki bazi güney italya kentlerinde uzun zaman iktidari elinde tutmuitur. Pisagor siyasette cemaati ile uzlaiabilmii deiildir. Belki de o Kroton'dan bu nedenle uzaklaiti ve gittiii yerde de öldü.
Pis...
Septisizm (iüphecilik)
M.Ö. 300-200 yillari arasindaki dönem, Stoacilar ile septikler (iüpheciler) arasinda geçen felsefî tartiimalarla doludur. Septikler Stoa okulunu dogmatiklik ile suçlamiilardi. Onlara göre Stoa okulunun temellerinin tümü dogmatiktir. Septikler bu suçlamalarinda haklidirlar, çünkü bir çeiit dogmatizm, Stoa felsefesi için gerçekten karakteristiktir. Söz geliii Stoa okulu, savunduiu panteizm'in (Tanri ile evreni özdeileiti-ren felsefe) tek doiru dünya görüiü olduiunda direnirler.
Septikler öncelikle bu dogmatik görüie savai açmiitir. Sonra da, Stoacilarin bir kavramin tüm toplumlarda bulunmasinin...
Yeni Eflatunculuk
Bu dönemin Eflâtun'dan hareket etmek istemesi doialdir. Çünkü Eflâtun, o döneme kadarki filozoflar arasinda mistik yani en güçlü olan filozoftur. Eflâtun felsefesinin özellikle son dönemleri, çok açik olarak, mistik bir karakter taiir. Yeni Eflâtunculuk, ismini taiidiii Eflâtun'dan baika, Aristo ve Stao'dan da düiünceler taiir. Ancak bu deiiiik etkilere raimen, Yeni Eflâtunculuk "orijinal" olan büyük bir düiünce sistemidir.
Yeni Eflâtunculuiun, ilkçaiin son dönemlerinin en dikkat çekici filozofu, Misir'da doian ve ana dili Yunanca olan Plotinos'tur....