Felsefe » Filozoflar

Efesli Heraklit (Herakleitos)



(M. Ö. 540-475) Bati Anadolu'da kurulmui olan ancak bugün yikintilari oldukça içerlerde kalan Efes, Heraklit'in zamaninda, aiaii yukari M.Ö. 500 yillarinda zengin bir kiyi kentiydi. O zamanlardaki bu tür ticaret kentlerinin çoiu gibi Efes'te de siyasî bir huzursuzluk ortami vardi. O dönemin tüm Bati Anadolu'daki Yunan kolonileri, bati yönünde geniileyen iranlilarin sürekli tehdidi ve baskisi altindaydi.

Kent içinde ise Aristokrat Parti ile Demokrat Parti arasinda bir türlü sonu gelmeyen tartiimalar yaianiyordu. Bir süre Efes Heraklit'in yakin dostlarindan bir aristokrat tarafindan yönetildi. Bu aristokrat yönetimin, demokratlarca zor kullanilarak devrilmesi Heraklit'in iç yaiaminda derin izler birakmiitir. Heraklit'ten bize kalan bir yazisinda onun demokrat yönetimi iiddetli bir iekilde eleitirdiiine tanik oluyoruz.

Bu devrimden sonradir ki Heraklit'in yaiami içe kapali bir görünüm almii ve bu durum onun düiüncelerini etkilemiitir. Öyle ki, bu durumu onun yapitlarinda açik bir iekilde görebiliyoruz. Heraklit'in yapitlarinda gururlu, insanlari küçümseyen, kendine aiiri güvenen, kendi yeteneklerine inanmii bir tutum sergilenir. Yapitlarini özellikle güç anlaiilacak biçimde yazmiitir.

O, küçümsediii halk tabakasi tarafindan anlaiilmak istemiyordu. Yalnizca sendi düzeyindeki insanlarin yapitlarini anlayabilmesini istiyor ve onlar için yaziyordu. Bu durumu o kadar ileri götürmüitür ki, sonunda kendisi "karanlik" takma adiyla anilir olmuitur. O, yapitini Anaksimandros ve Anaksimenes gibi kuru bir düzyazi biçiminde deiil, kisa ve anlamli vecizeler biçiminde kaleme almiitir.

Heraklit yapitinda "çok iey bildiri"ni yazdiii Pisagor'dan da söz etmiitir. Gerçi Pisagor matematik ve müzik alanlarinda baiarili olmuitur fakat, uiraiilmasi gereken konu; evrenin temeli ve anlami problemleri olmalidir. Bu anlamda Heraklit Milet okulu filozoflari ile ayni görüiü paylaiir. Hareket noktasi onlarinkine paralellik gösterir. Yalniz Heraklit ana madde (Arche) olarak "atei"i alir. Maddenin var oluiu ve yok oluiu probleminde de Milet okulu ile uyum içindedir.

Ona göre tüm evren ateiten var olmuitur ve bir süre sonra yine ateie dönecektir. Evrenin var oluiu ve yok oluiu olayi periyodik olarak sonsuz kere yinelenecektir. Evren, belirli dönemlerde var olan ve yine belirli bir dönemde yok olan bir olgudur.

Heraklit'te yeni olan taraf; evrenin birden bire bir olui ve yok olui olgusu olarak görülmesidir. Milet okuluna göre evren özü somut olan bir ieyden; sudan ya da havadan yapilmiitir, her ieyin özünde bu maddeler bulunur. Heraklit ise ateii ana madde yapmakla, varliklarin özde bir madde deiil, bir olgu olduiuna dikkat çekmiitir.

Heraklit'e göre sabit bir iey yoktur, her iey ayni atei gibi, sürekli bir deiiiim içindedir. Gerçi ona ait olduiu var sayilan "Her iey akiyor" cümlesini onun yapitlarinda bulamayiz. Heraklit'in görüiünü, sonraki dönemlerde, bu cümle ile çok güzel bir biçimde dile getirmiilerdir. Heraklit'in evren olgusu dediii iey; bir yandan ateie, öte yandan da bir nehirin akiiina benzer.

Onun ünlü deyiiiyle: "Bir nehirde iki kez yikanilamaz, çünkü dün girdiiim nehir bugün artik ayni nehir deiildir, dünkü sular akip gitmiitir. Bununla birlikte biz dünkü nehiri bugünkü nehir ile ayni sayariz." Acaba gerçek böyle midiri Kesinlikle böyle deiildir. Biz nehirin dii görünüiüne aldaniyoruz.

Heraklit'e göre: Nerede bir sabit iey olduiuna inanirsak, bu inancimiz her zaman bir kuikuya, bir aldanmaya dönüiecektir. Nitekim, her iey gibi, insanin kendisi de, bedeni de, ruhu da sürekli deiiiim içindedir. Çünkü bugünkü bedenim, dünküne göre tümüyle baika unsurlardan oluimuitur. Çevresindekilere dikkatle bakmayi bilen kiii, her ieyin sürekli deiiitiiini görecektir. Ancak yüzeysel bakii ile bu deiiiim kavranamaz. Gök cisimleri de bu deiiiimin diiinda olamaz.

Anaksimandros'un "güneiin dünya çevresinde döndüiü" görüiüne karii çikar. Heraklit'e göre günei kendisini her gün yeni baitan yaratir. Akiamlari sönen bu atei sabahlari yeniden yakilir. Sürekli hareket ve deiiiim içinde olan evrende, sabit kalan bir iey, bir yasa vardir. Sabit kalan, deiiimeyen iey "madde" deiil, tüm deiiiimi yöneten "yasa"dir. Anaksimenes'e göre de evrendeki tüm olaylar belli bir yasaya baili olarak meydana gelirler.

Bu görüi Heraklit tarafindan daha net, daha kesin bir biçimde ileri sürülmüitür. Bu yasa anlayiiini aydinlatmak için Heraklit aliiveriii örnek verir. Biz para verir kariiliiinda mal aliriz. Sonra bu mali, dilersek, yeniden satarak paraya dönüitürebiliriz. Paranin mala, malin paraya dönüimesi olayi sonsuz kez yinelenebilir. Bu deiiiimde tek sabit kalan iey, para kariiliii mal ve mal kariiliii para edinebilme "yasa "sidir. Aynen bunun gibi, evrendeki oluiu yöneten bir yasa vardir: Bu yasa, maddenin kariitina dönüiümü yasasidir. Sicaiin soiuia, sivinin katiya vb. dönüiü. Bu düiünce iekli Anaksimandros için de geçerlidir.

Milet okulunun geliimesi M.Ö. VI. - V. yüzyillar arasinda olmuitur. Heraklit'in olgunluk çaii da M.Ö. 500 yillarina rastlar. Heraklit de Milet okulu gibi, evrenin yaratiliii probleminden hareket etmiitir. Ancak o, ana madde olarak ateii almiitir. Anaksimandros ise, her ieyin sonunda aslina döneceiim savunur. Heraklit de bu konuda Anaksimandros gibi düiünür.

Ateiten meydana gelen her iey, en sonunda, dönüp dolaiip yine atei olacaktir. Sonra atei, yeniden her ieyi yaratacaktir. Bir "devri daim", bir kisir döngü olan bu olui ve yok olui sonsuz bir olgudur. Heraklit'in ana madde olarak aldiii atei de, su ve hava gibi, duran bir iey deiildir. Sürekli deiiien bir unsurdur, sürekli deiiien bir oluitur, sürekli deiiien bir olgudur.

Bu nedenle, evren de sürekli bir deiiiim içindedir. Bu evrende sabit olan, ayni kalan bir iey arayan yanilir. Sabit sanilan her iey yalnizca bir görünüiten baikasi deiildir. Evrendeki bu sürekli oluium, maddenin kariitlarina dönüimesi biçimindedir: Sicaiin deiiierek soiuk olmasi, sivinin deiiierek kati olmasi gibi. Olui, kariitlarin var olmasini gerekli kilar.

Heraklit'e göre her ieyin bailangicini, varliklar arasindaki kariitlik oluiturur. Bu sürekli mücadele, varliklarin var olma nedenidir. Evrende var olduiunu gözlemlediiimizi sandiiimiz ieyler, aslinda varliklar arasi zitliiin bir süre için var olmayiiidir.

Heraklit bu zitliiin, evrenin her yerinde etkili olduiunu savunur. Dünya ve onu çevreleyen atei küresi arasinda da zitlik vardir. Canlilik ilkesi olan erkek ve diii arasinda da zitlik bulunur. Bu zitliktan evrendeki sürekli olui doiar. Evrende her iey akii halindedir. Tüm varliklar bir nehrin akiiina benzetilebilir. Bir nehire iki kez girilemez, çünkü sular her an akip gitmektedir. Bunun için evrende sabit bir iey aramaya kalkarsak hata ederiz.

Bu görüi bizi ilk kez Heraklit'te rastlanan önemli bir düiünüie ulaitirir: "Görünüi evreni" ile "gerçek (reel) evren "in birini ötekinden ayirma gerekliliii. Görünüi evreni, duyularimizla algiladiiimiz evrendir. Bu evrenin gerisinde gizlenen gerçek (reel) evreni ise ancak akil ile kavrayabiliriz. Görünüi evreni sabit ve sürekli maddelerden oluiuyor gibi görünür.

Oysa gerçek evren sürekli akii halindedir. Duyularimiz bize bir nehiri hep ayni nehir olarak gösterir ve bizi yaniltir. Fakat akil bize gerçeii, evrenin gerçek görünüiünün nasil olduiunu gösterir. Bunun içindir ki her zaman akla uymali, duyumlarimizin bizi aldatmalarina kendimizi kaptirmamaliyiz.

Bu evrendeki sonsuz deiiimeler içinde tek sabit kalan iey, bu deiiimeleri yöneten yasadir. Her deiiime, bir ölçüye göre olur. Bunun içindir ki "Evrende hiçbir iey kaybolmaz", her iey yalnizca belli bir oran içinde yeniden oluiur. Bu genel yasaya Heraklit "logos" adini verir. Logos; söz, kelime demektir. Kelime, harflerin birbirlerine baili olmadan yanyana duruilarinin aksine, iliikili ve anlamli bir söz oluiturmasidir. O halde logos anlamli ve iliikili bir söz, daha genel anlamda olmak üzere de, cümle ya da nutuk anlamina gelir. Bu kavrama daha genii bir anlam verilerek, "akil" anlaminda da kullananlar olmuitur.

Bir kitap birçok cümlelerden oluiur ve arka arkaya gelen bu cümleler arasinda bir iliiki vardir. Bir kitap gibi ya da bir nutuk gibi, evren de anlamli ve iliikili bir varliktir. Evrendeki tüm olaylara logos (akil) hükmeder. Bu akilin bir parçasi da insandaki akildir. insandaki akil, Heraklit'in Tanri dediii ve atei ile ei saydiii, evrendeki oluiu yöneten "tümel akil"in bir parçasidir.

Bu görüiü daha açik bir duruma getirmek istersek, diyebiliriz ki: Evren, içinde aklin egemen olduiu canli bir organizmadir. Sanki canli bir organizma gibi bu evren de belli bir amaca göre kendisini durmaksizin yeniden yaratir. Biz insanlar ise bir organizma olan bu evrenin çocuklariyiz. Gerçeii kavrayan aklimiz, evrenin kutsal aklinin bir parçasidir.

Dine karii aiiri bir ilgi gösteren filozoflara Heraklit'i de katabiliriz. Bu filozoflar, içinde yaiadiklari çaiin ahlâkî ve dinî görüilerini düzeltmeye çaliimiilardir. Ksenofanes'te olduiu gibi, Tanrilarin insanlara benzetilmesi ile savaimiilardir.

Heraklit'in Tanri anlayiii, Ksenofanes gibi, monoteisttir. Ancak yine de aralarinda önemli ayriliklar vardir. Ksenofanes tüm evrene egemen olan kutsal gücün, sabit ve deiiimez bir varlik olduiuna inanir. Tanri ile evreni aynilaitirarak panteist bir görüiün savunucusu olur. Ona göre Tanri da evren gibi, küre biçimindedir. Heraklit'te de panteizm vardir. Fakat Heraklit, Ksenofanes'in aksine, Tanrinin deiiimeyen sabit bir varlik deiil, evrendeki tüm deiiimelerin düzenleyici yasasi olduiunu savunur.


Etiketler : [ anadolu ] [ REEL ] [ YUNAN ] [ aydinlatma ] [ matematik ] [ isim ] [ nutuk ] [ periyodik ] [ dat ] [ tutum ] [ aristo ] [ evrim ] [ panteizm ] [ kaya ] [ ticaret ] [ kale ] [ isimler ] [ aliiverii ] [ yunan ] [ namaz ] [ pisagor ] [ logo ] [ evren ] [ iran ] [ vecizeler ] [ kalem ] [ gözlem ] [ öteki ] [ müzik ] [ koloni ] [ MÜZiK ] [ kesinlik ] [ Dönüiüm ] [ zeti ] [ HERAKLEiTOS ] [ koloniler ] [ harf ] [ paralel ] [ organizma ] [ kavrama ] [ yilan ] [ anaksimenes ] [ herakleitos ] [ Müzik ] [ yeteneklerin ] [ algi ] [ duyum ] [ reel ] [ PARALEL ] [ anaksimandros ] [ içindi ] [ iranlilarin ] [ rastlar ] [ görebiliyoruz ] [ cisimleri ] [ okulunun ] [ gitmiiti ] [ kolon ] [ kelime ] [ u ak ] [ t p ] [ u ma ] [ varlik ] [ varliklar ] [ EVREN ] [ filozof ] [ Pisagor ] [ filozoflar ] [ Aristo ] [ pisa ] [ döngü ] [ heraklit ] [ YILAN ] [ aristokrat ] [ efes ] [ iRAN ] [ klit ] [ MATEMATiK ] [ demokrat parti ] [ devrim ] [ tabak ] [ iiddet ] [ milet okulu ] [ mile ] [ iddet ] [ fan ] [ CHE ] [ eleitir ] [ Nutuk ] [ matema ] [ tema ] [ ayrilik ] [ deiiiim ] [ HUZUR ] [ stok ] [ enes ] [ rend ] [ EFES ] [ YÖNETiMi ] [ yönetimi ] [ KiTAP ] [ Matematik ] [ duyular ] [ kitap ] [ yapit ] [ MAL K ] [ z p ] [ Ahlak ] [ SiYASi ] [ iide ] [ oluium ] [ ahlak ] [ tartiima ] [ ataç ] [ evrenin var oluiu ] [ kars ] [ inanç ] [ rene ] [ sayar ] [ tümel ] [ kariit ] [ bildiri ] [ kulun ] [ Evren ] [ MATEMAT ] [ savunu ] [ huzur ] [ PROBLEMLER ] [ yetenek ] [ siyasi ] [ EVRIM ] [ maddeler ] [ PISA ] [ Emo ] [ teizm ] [ mate ] [ matematik ve müzik ] [ y n ] [ sadi ] [ tik a ] [ iive ] [ aliimi ] [ iten ] [ che ] [ PAYLA ] [ payla ] [ iğde ] [ ARiSTO ]