Felsefe » Genel

Akademi

Sanat, edebiyat, bilim ve öiretim kurulu. M.Ö. IV. yy. da büyük Yunan filozofu Eflatun'un izinde giden bütün aydinlar Akademos adli güzel ve ba­kimli bahçelerde toplanirlardi. Akademos Atina yakinlarinda, çevresi surlarla çevrili aiaçlik ve sulak bir dinlenme yeriydi. Böyle bir nedenle, Eflatun'un kurduiu felsefe okulunun adi akademi oldu. Bugünkü anlamiyla akademi bilim, sanat ve edebiyatta ilerlemeyi, geliimeyi sailamak amaciyla kurulmui bir topluluk veya bir okuldur. Ptolemaios'un iskenderiye'de kurduiu müzeyi bu anlamda bir akademiye ilk örnek olarak gösterebiliriz. Gerek doiunun gerek ...

Devamını Oku

Ahlaki Duygular Kurami

Adam Smith 1759 yilinda yayimlanan bu ilk yapitinda toplumsal yapida var olan doial düzeni analiz etmektedir. Ona göre insanin eylem ve davraniilarinda rol oynayan üç itici giç vardir: 1-Kendini düiünme ve sempati 2-Özgürlük isteii ve toplumsal kurallara uyma eiilimi 3-Çaliima aliikanliii ve deiiiim eiilimi Smith'e göre bu üç duygu toplum içinde birbirini etkileyerek bir denge ve uyum oluiturmaktadir. Bu denge sayesinde birey, kendi istek ve çikarlari peiinde koiarken ayni zamanda baikalarinin da iyiliiine yol açan sonuçlar yaratmaktadir. Smith'in " iibölümü yoluyla bireyler kendi kazançlari...

Devamını Oku

iyonya Okulu

Felsefe tarihinin ilk okul ya da düiünce geleneiini oluituran iyonyali filozoflar, Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes olarak siralanir. iyonya Okulu, felsefenin ilk okulu olarak ortaya çikarken, Bati Anadolu kiyilarindaki iyonya da, Yunan felsefesinin ilk merkezi olarak seçkinleiir. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, her ieyden önce, mitopoetik düiünceden kopuiu ve felsefi düiünüie geçiii simgeler. ikinci olarak, bu filozoflar, herhangi bir çikar, pratik amaç gözeterek deiil de, salt bilmek ya da anlamak için felsefe yapmiilardir. Öte yandan, Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, her ne ...

Devamını Oku

Metafizik

Etimoloji ve Tarihçe Metafizik terimini ilk olarak Aristo'nun eserlerini kendine göre düzenleyen Yunan Peripatetik filozof Rodos'lu Andronicus'un, MÖ 70 civarinda Roma'da kullandiii saniliyor. Onun düzenlemesine göre, asil adi ilk Felsefe veya Teoloji olan risale, Fizik risalesinden sonra gelmekteydi. Böylece de, ilk Felsefe meta (ta) physica, ya da fiziii izleyen, olarak biline geldi ve zamanla kisaltilarak metafizik oldu. Aristo'nun Metafizik'indeki konular (cevher, nedensellik, var olmanin mahiyeti, ve Tanrinin varliii) yüzyillarca metafiziksel spekülasyonlarin içeriiini belirledi. Metafi...

Devamını Oku

Siyaset Felsefesi

Siyaset felsefesinin temel kavramlari iunlardir: Birey: Bir toplumu oluituran ve toplumun bir üyesi olan, bilinç sahibi insandir. Toplum: Birbirleri ile kariilikli ekonomik ve kültürel iliikiler içinde bulunan bireylerin meydana getirdiii, belli bir toprak parçasi üzerinde yaiayan, tarihe ve kültürel temele dayanan topluluk. Devlet: Siyasi sinirlari tespit edilmii, belli bir coirafya parçasi üzerinde yaiayan, egemenliie sahip en büyük siyasi kurumdur. Görevi, toplumu diiariya karii korumak, içerde toplumsal düzeni sailamaktir. iktidar: Bir toplumda halki yönetme gücüne sahip olma anlamina ...

Devamını Oku

Ütopyalar

Ütopya, aslinda olmayan, tasarlanmii olan ideal toplum ve devlet iekli anlami taiir. Ütopyalar, ideal düzen arayiilarinin tasarlanmii tipik örnekleridir. Ütopyalar üzerine görüiler iki biçimde ortaya çikmiitir. Bir kismi özendirici, istenen nitelikte, diier bir kismi ise korkutucu, ürkütücü ütopyalardir. istenen (Özendirici nitelikte) Ütopyalar Bu tür ütopyalar, ideal bir toplum ve devlet tasarimlaridir. Bu özellikteki ütopyalarin en önemlileri iunlardir: Platoniun Ütopyasi Platon, "Devlet" adli eserinde ideal devletin nasil olacaiini belirtmiitir. Bu devlette insanlar üç sinifa bölünmüitü...

Devamını Oku

Felsefenin Tarihçesi

Bilginin ve insan eyleminin kaynaiini ve ilkelerini inceleyen düiünceler bütünü. Yunanca «philosophia» («philos», dost, «sophia», bilgelik) sözcüiünden Arapça'ya, oradan da Türkçe'ye «felsefe» olarak geçmiitir. Felsefeciler (filozoflar), genellikle saygin, aiirbaili, kolay kolay heyecanlanmayan, hiç bir ieye kizmayan kimseler olarak düiünülür. Oysa Eflatun, filozofun bailica özelliiinin hayret etmek olduiunu söylerdi. Böyle olunca, ister bilgin, ister cahil, ister çocuk, ister büyük olsun, herkes filozof demektir, çünkü herkes, hayat üzerine, ölüm üzerine, düiünmek etkinliii, ya da duyduiu se...

Devamını Oku

Felsefe Nediri

Bilgelik sevgisi, hakikat sevgisi anlamina gelen "philosophie" Yunanca bîr kelimedir. Philosophie kelimesinin ilk kez ortaya çiktiii zaman diliminde iki düiünür tipi vardi: Bunlardan bir bölümü "philosophos" bilgeliii ariyor ve hakikati elde etmeye çaliiiyordu; ötekiler "sophos" ise, bilgeliie ve hakikate sahip olduklarina inaniyorlardi. O halde philosophie kelimesi insanin hakikate ulaimak için çaba göstermesi gerektiiini ifade eder. Bu özel anlamini bir yana birakirsak, felsefe genelde bilim anlamina gelir. Yalniz bu görüiü belli bir biçimde sinirlamak gerekir. Her bilimin meydana gelmesind...

Devamını Oku

Hint Felsefesi

Sözünü ettiiimiz eleitiriyi çok eski zamanlardaki bir örnek ile açalim. Bu örnek Hint felsefesinden olacak. Eski bir Hint dini olan "Brahma" dininin kurallari "veda" denilen kitaplarda toplanmiitir. Veda'lar, farkli zamanlarda yazilmii olan çeiitli eserlerden oluian bir çeiit ansiklopedidir. Bu din kitabinin daha eskiye ait bölümleri birtakim ilâhilerden ve beyitlerden oluiur. Daha yeni bölümleri ise bu ilâhi ve beyitlerin felsefi yorum ve açiklamalaridir. Fakat "Rigveda" denilen en eski bölümlerinde bile bazi felsefi düiüncelere rastlanir. Söz geliii bu en eski bölümlerde bulunan ünlü bir b...

Devamını Oku

Mezopotamya'da Felsefe

Tüm tarihi araitirmalarin asil amaci kendimizi anlamak, bizi ve zamanimizi oluituran nedenlere açiktik kazandirmaktir. Bunun içindir ki, her tarihi araitirmanin kültür tarihi çerçevesi içinde yapilmasi gerekir. Yalnizca birtakim baiimsiz tek tek uluslar ve irklar yoktur, bir de uluslarin ve irklarin ait olduklari kültür çevreleri vardir. Bizim mensubu olduiumuz kültür çevresi Avrupayi, bati Asyayi ve kuzey Afrikayi kapsar. Bizim kültür çevremizden baika öteki kültür çevreleri de vardir. Söz geliii Hint ve Çin kültür çevreleri gibi. Ancak bunlar bizim kültür çevremiz ile yalnizca geviek bir il...

Devamını Oku

iran'da Felsefe

ilkçaiin bu en eski kapali devletlerinden, büyük imparatorluklar doimuitur. Bunlarin ilki iran'dir. iran hükümdarlari iran'dan baika Misir, Mezopotamya ve Küçük Asyaya hakim olmuitur. iran topraklarinda çok özel bir din olan Zerdüit dini doimuitur. Bu din, sürekli bir çeliiki içinde bulunduiu varsayilan iyi ile kötünün çatiimasina dayanir. Bu dinle ahlâkî motifler birer metafizik güç haline gelmiitir. Evren ise büyük bir dramatik olay olarak algilanir. Tüm insanlik tarihî kötü güç ile iyi gücün, karanlikla aydinliiin çatiimasindan oluiur ve bu çatiimanin yapildiii alan ise insan ruhudur. Bu ...

Devamını Oku

Yunan Felsefesinin Doiuiu

Milâddan 500-600 yil öncelerinde iran devleti Avrupayi da hâkimiyeti altina alip etkinliiini yaymaya çaba harcamiitir. Bu giriiimleri, özgürlük âiiii küçük bir ulus olan Yunanlilarin direniii ile kariilaiti. Yunanlilar iranlilarin çok güçlü donanmasini yok etmeyi ve ordusunu denize dökmeyi baiardi. Böylece kültür çevremizin tarihinde yeni bir ulus olarak Yunanlilar sahneye çikmii oldu. Yunanlilarin iranlilari bozguna uiratmalari, ulusal birliklerini belgeleyen tek görüntü olarak kalmiitir. Çünkü bu özel karakterli ulus, Babil, Misir ve iranlilarin aksine, sürekli olarak daiinik bir yaiam serg...

Devamını Oku

Sofistler

Sofist kelimesinin öteden beri, biri genii öteki dar iki anlami vardir. Bu kelimenin genii anlamiyla: ilkçaida, sofist denilince, genellikle iair ve filozof kiiiler anlaiilir. Dar anlami ise: Belli bir filozoflar topluluiuna, yani M.Ö. 500'de yaiamii olan filozoflar topluluiuna verilen isimdir. Bundan baika "sofist" kelimesi, özellikle Eflâtun'un etkisiyle özel bir anlam kazanmiitir. Bu kötü anlamin hakliliii savunulamaz, çünkü bu ismi taiiyanlar, felsefe tarihi bakimindan hiç de önemsiz kiiiler deiildir. Bundan önce tanittiiimiz filozoflar, özde, doiayi araitiran bilginlerdi. Sofistler ise b...

Devamını Oku

Kyrene Okulu

Sokrat'in ölümünden sonra öirencileri Megara'ya gittiler. Burada kurulan Medara Okulu ile ilgili yeterli bilgilerimiz yok. Sokratçilarin kurduklari felsefe okullari içinde bir de Kuzey Afrika'daki Kyrene kentinde yerli bir filozof olan Aristippos'un kurduiu Kyrene Okulu vardir....

Devamını Oku

Kynikler (Kelbiler) Okulu

Sokrat'in ölümünün hemen ardindan öirencileri bazi okullara ayrildilar. Bu okullardan birisi olan Kuzey Afrika'daki Kyrene kentinde Aristoppos'un kurduiu Kyrene okuluna kisaca deiinmekle yetinmiitik. Bu okulun yaninda bir de yine Sokratçi olan Atina'daki Antisthenes'in okulu bulunmaktadir. Bu okula Kyniklef (Kelbiler) Okulu demek aliikanlik olmuitur. Sokratçilarin ilgilendikleri bailica iki konu vardi: Sokrat'in öirencileri öncelikle mutluluiun ne olduiunu ve nerede bulunduiu bilmek istemiilerdi. Hepsinin gözünde hocalari Sokrat bilge ve mutlu bir insan modelidir. Fakat Sokrat'in kendisinin y...

Devamını Oku

Aristo Sonrasi Felsefe

Aristo'nun ölümünün hemen ardindan felsefenin durumunu incelemeyi yeniden sürdüreceiiz. Bilimlerin bir uzmanlik dali biçimindeki geliimesine paralel olarak, bu dönemde felsefe, günümüzdeki felsefeden anladiiimiz gerçek anlama sahiptir. Bu felsefe üç ana disiplinden oluiur: Mantik, fizik (metafizik), ahlâk. "Mantik"; felsefî düiüncenin izlemesi gereken doiru yolu gösteren bir disiplin, felsefeye bir girii, bir bailangiç olarak algilaniyordu. Fizik (o zaman henüz metafizik kavrami yoktu) ise doiayi bütüncül olarak kavrayan ve doia içinde etkili olan güçleri irdeleyen disiplin olarak düiünülmüit...

Devamını Oku

Stoa Okulu ve Epikürcüler

Bu dönemdeki "felsefe okullari"na gelince; Eflâtun'un Akademi'si ile Peripatos okullarina, M.Ö. yaklaiik 300 yillarinda, iki okul daha katilmiitir: Stoa ve Epikür okullari. Stoa okulu, duvarlari resimlerle süslü sütunlarin oluiturduiu bir yerde kurulduiu için, "Sütunlu galeri" anlamina gelen Stoa adini almiitir. Öteki okul ise kurucusu olan Epiküros'un adini taiir. Bu iki okul, yaiam ve bilgi konusunda kariit görüileri savunur. Bu biri ötekine karii olan okullara, bu dönem için üçüncü bir akim sayilan, "iüphecilik"! de eklemeliyiz. Açiklamalarinda mutlak iüpheden hareket eden iüphecilere, M.Ö...

Devamını Oku

Stoa Okulu

Günümüze Stoacilardan çok az eser kalmiitir. Sokrat öncesi filozoflarin eserlerinde olduiu, gibi, bunlarin eserlerinden de bazi sayfalar günümüze kadar korunabilmiitir. Bu belgelere dayanarak Stoa felsefesiyle ilgili oldukça açik bir yargiya ulaiabiliyoruz. Aristo'dan sonraki felsefelerin birbirlerine karii olan birtakim okullara ayrildiiini biliyoruz. Bu okullarin ortak yani, tümünde, bugün olduiu gibi, felsefenin; mantik, fizik (metafizik) ve ahlâk olarak üç ana disipline ayrilmii olmasidir. Mantik; "Doiru bilginin metodu nediri Eliiimizin sinirlari nediri" gibi sorulara yanit arar. Fizik, ...

Devamını Oku

iskenderiye'de Felsefe

Aristo'dan sonraki dönemin felsefe yazilarindan ancak bazi sayfalar bize kadar ulaiabilmiitir. Ancak septisizmin tarihi konusunda Hz. isa'dan 200 yil sonra yazilmii olan önemli bir eser, eksiksiz olarak günümüze kadar ulaimiitir. Bu da "Sextus Emprikus"un eseridir. Keskin bir zekâ ve derin bir bilgi ile yazilmii olan bu kitapta, özellikle septik felsefenin tarihini sonra da septiklerin kanitlarini detayli olarak hazir buluyoruz. Bu eserden öirendiiimize göre: Akademi çevresinde kaybolan iüphecilik "iskenderiye"de yeniden ortaya çikmiitir. ilkçaiin son dönemlerindeki düiünce yaiaminda önemli r...

Devamını Oku

Orta Stoa Okulu

Stoa okulu; Eski, Orta ve Son Stoa olarak üçe ayrilir. Orta Stoa okulunun baiinda o dönemin en dikkat çekici ismi olan Panaitios bulunur. Panaitios'un önemi, onun, dönemindeki filozoflar ile Roma arasinda çok siki iliikiler kurmasidir. Nitekim Panaitios'un Roma'da yetiitirdiii öirenciler arasinda ünlü "Cicero"da bulunmaktadir....

Devamını Oku

Skolastik Felsefe

Augustinus'un "Kutsal Devlet"'inin belli bir tarihsel nedenden, yani Roma'nin Gotlar tarafindan ele geçirilmesi üzerine yazildiiini vurgulamiitik. Bu eserin yazilmasi, Avrupa kitasindaki kavimlerin büyük bir "göç"e giriitikleri ve sonunda Roma'nin yikildiii bir döneme rastlar. Avrupa'nin genç kavimlerinin bu göç hareketi, bundan daha bir-iki yüzyil önce bailamiiti. Nitekim Kuzeyden Güneye doiru Cermenler ve Doiudan Batiya doiru da Slavlar hareket halindeydi. Kendini çeiitli yönlerden sikiitiran bu genç kavimlere karii Roma kendini savunmak zorunda kaldi. Buna paralel olarak Roma'nin bir de bu...

Devamını Oku

Fransiskenler ve Dominikenler

Bundan önceki tarikatlar, daha çok, üyelerinin özellikle tarim iilerinde bizzat çaliimalari ile yaiiyorlardi. Oysa Fransisken ve Dominiken tarikati mensuplari için bedensel çaliima yükümlülüiü yoktu. Her iki tarikat da bilimsel çaliima yapmak için kurulmui olmamalarina raimen, bilimsel araitirmalar bu tarikatlarda sanki kendiliiinden bailamiitir. Fakat, ayni zamanda, aralarinda bir "zitlik" da görülen bu iki tarikat, iki ayri görüiün taiiyicilari olmuitur. Gerek yeni kurulan üniversiteler, gerekse bu yeni tarikatlar için ortak ve karakteristik olan nokta, "Aristo"yu incelemeye almalaridir. A...

Devamını Oku

islam Felsefesi

V.-X. yüzyillar arasinda Batida Lâtin dünyasinda kültürel bir çöküi ve düikünlük görülürken, Doiuda, islâm Dünyasinda, bir yükselii ile kariilaiiyoruz. Bu nedenle Doiu Dünyasi o dönemde, yalniz felsefe için deiil, ayni zamanda bilimler ve uygulamalari yönünden de verimli bir ortamdir. Yükselme durumundaki bu Doiu islâm felsefesi, ayni Ortaçai Bati felsefesi gibi, sikidan sikiya ilkçai otoritelerine bailidir. Ancak Doiu, ilkçaiin bilim ve felsefe literatürüne, Batiya göre, çok daha genii ölçüde sahiptir. Bu nedenle Doiu-islâm dünyasinda Aristo ve Aristo'nun eserleri daha ilk baita, büyük bir r...

Devamını Oku

Kilise Babalari Dönemi

Sözünü ettiiimiz bu döneme felsefe tarihinde "Patristik Dönem" ya da "Kilise Babalari Dönemi" denir. Bu dönemde kilise bir yandan siki bir iekilde örgütlenmii öte yandan da Hiristiyan dogmasi tartiimalari son ve kalici ieklini kazanmiitir. "Örgüt" ile "Aogma" birbirleriyle siki iliiki içindedir. Çünkü dogma kendisine inanilmasini ister ve bunu sailamak için de bir otoriteye, bir örgüte gereksinim vardir. Dinî inançla felsefî bilgi ve bilimsel bilgi arasinda nasil bir iliiki vardiri Acaba dogmayi bilim ile açiklamak mümkün müdüri Bu dönemin filozoflarinin, yani Kilise Babalarinin bailica ilgi ...

Devamını Oku

Hiristiyanlik Felsefesi

Düiünce akimlarinin temel hatlarini çizdiiimiz ilkçaiin bu son döneminde yeni bir din, yeni bir örgüt olarak "Hiristiyanlik" ortaya çikmiitir. Hiristiyanlik, kaynaii yönünden, Roma'daki çeiitli hellenistik tapinmalardan biridir. M.Ö. tahminen I. yüzyilda hellenistik dinlerin Roma'da tutunmaya ve örgütlerini kurmaya bailadiklarini görmüitük. Ancak Doiu'dan gelen bu dinsel akimlar, zamanla, Roma'nin resmi diniyle uyuimazliia düimüitür. Çünkü Roma dini gittikçe bir devlet dini durumuna gelmiiti. Bir hellenistik dine. baili olmak ayni zamanda resmi dinin çerçevesinde kalmaya, imparatora karii ge...

Devamını Oku

Diyalektik

"Diyalektik" sözü, bailangiçta tartiima sanati ya da tartiima bilimi anlamina geliyordu. Platon'a göre diyalektik, her ieyden önce, bir fikirden ya da bir ilkeden, içinde taiidiii bütün olumlu ya da olumsuz sonuçlari çikartmak sanatidir. Daha sonraki anlamiyla diyalektik, ardarda gelen aiamalarla duyulabilir verilerden ieylerin fikirlerine, sonsuz ve deiiimez ilkelerine doiru ve bütün bunlarin ilki olan iyi fikrine doiru çikan düiüncenin, mantikli ve yükselen yürüyüiüdür. Platon'a göre fikirler, gerçek adina yakiiir tek gerçek olduklarindan, bu ad, fikirlerin diyalektiii ya da bilimi, sonunda ...

Devamını Oku

Erekbllim (Teleologie)

Doiadaki bütün varliklarin bir sonu (telos, Yunanca son), içok kez tanrinin ya da alinyazisinin, takdiri ilahinin istediiii belirli bir amaci olduiu yolunda bir varsayim. Bu açiklamanin en ileri götürülmüi biçimini, Bernardin de Saint-Pierre'de (18. yüzyil) görürüz. O, eier elma aiacin dalinda asili duruyorsa, bu insanin onu kolaylikla ele geçirebilmesi içindir; eier Balkabaii bir aiaçta deiil de yerde bitiyorsa, bu balkabaiinin gelip geçenlerin baiina düimemesi içindir, vb. diyordu. Bu varsayim, zamanimizda bile, bazi doiabilim uzmanlarinca, daha az karikatürümsü bir biçimiyle benimsenmekted...

Devamını Oku