“Felsefe” konusunda son eklenen 20 yazı

« Seçtiğiniz konudaki yazıları görmek için sol bölümden konuya ilişkin alt kategori seçimi yapınız.

Karl Marx

(1818-1883). — 19. yüzyılın büyük dehalarından, bilimsel komünizmin, uluslararası modern devrimci proletaryanın sınıf savaşımı teori ve pratiğinin kurucusu. Marx'ın sistemi, diyalektik materyalizm ilkeleri üzerine oturur. Marx, kapitalizmin kendi iç yasalarını bulmakta ya da insanlık tarihinin belirli dönemlerini ve belirli olaylarını açıklamakta görüldüğü gibi, somut sorunları ustaca tahliliyle, geçmişteki tarihsel ilişkileri araştırmak için, bugünün toplumsal evriminin gerçek devindirici güçlerini bilmek için, ve aynı şekilde gelecekteki gelişme eğilimlerini belirlemek için, teorik bir yönt...

Devamını Oku

John Locke

(1632-1704). — İngiliz filozofu, deneyin, bütün bilginin tek temeli olduğu görüşünü savunan görgücülüğün (empirisme) temsilcisi. Anlayış Üzerine Deneme (1690) adlı kitabında, Locke, bilgi sorununun çözümü için deney ilkesine başvurur, doğuştan fikirlerin varlığını yadsır ve bütün tasarımları iki kaynaktan, dış duyu ve iç duyudan çıkartır. Locke, dış duyumları, şeylerin bizim üzerimizdeki etkisi ile açıkladığı ve zamanı için cesurca olan madde (eğer tanrı istemiş olsaydı) düşünebilirdi varsayımını ortaya attığı ölçüde, materyalist görüşte yeralır. Ama ruh ve tanrı fikirlerine —zaten ona göre ...

Devamını Oku

David Hume

(1711-1776). — İskoçyalı filozof, felsefede kuşkucu ve bilinemezci (septik ve agnostik), aktif politikacı, toplumsal ekonomi sorunları üzerine denemeler yazdı ve özgün bir tarihçi oldu. Hume'un felsefesi İngiliz burjuvazisine özgü düşüncenin yöneliminin, yani Locke'un deneysel felsefesi ile başlayıp sonradan Berkeley'in öznelciliğine (subjectivisme) dönen, ve en sonunda bütün temel sorunlarda bilinemezcilikten yana, yani gerçek bilginin olanaksızlığını iddia eden teoriden yana düşünceleri benimseyen yönelimin en belirgin örneğini temsil eder. Hume, Berkeley gibi, maddenin varlığını yadsımakla...

Devamını Oku

Holbach

HOLBACH, Paul Henri Thiry, baron (1723-1789). — Fransız materyalisti. 12 yaşında Paris'e geldi, öğrenimim, gerçek yurdu haline gelen Fransa'da, sonra da Leyde'de yaptı. Holbach, Diderot ile birlikte, Ansiklopedi’nin. hazırlanmasında etkin bir görev aldı. Ansiklopedi'ye, doğa bilimlerine ilişkin açıklamalar ve makaleler yazdı. Onun salonu, o zamanın Fransası'nın en iyi kafalarının toplantı yeriydi. Üçüncü gücün (Tiers Etat—soylular ve din mensupları dışında kalan halk) devrimci ideolojisi bu salonda biçimlendi, daha sonra 18. yüzyılın Fransız materyalizmi diye adlandırılacak olan felsefenin il...

Devamını Oku

Erekbllim (Teleologie)

Doğadaki bütün varlıkların bir sonu (telos, Yunanca son), —çok kez tanrının ya da alınyazısının, takdiri ilahinin istediği— belirli bir amacı olduğu yolunda bir varsayım. Bu açıklamanın en ileri götürülmüş biçimini, Bernardin de Saint-Pierre'de (18. yüzyıl) görürüz. O, eğer elma ağacın dalında asılı duruyorsa, bu insanın onu kolaylıkla ele geçirebilmesi içindir; eğer Balkabağı bir ağaçta değil de yerde bitiyorsa, bu balkabağının gelip geçenlerin başına düşmemesi içindir, vb. diyordu. Bu varsayım, zamanımızda bile, bazı doğabilim uzmanlarınca, daha az karikatürümsü bir biçimiyle benimsenmekted...

Devamını Oku

Friedrich Engels

(1820-1895) — Marx'ın en sevgili dostu ve ayrılmaz savaşım arkadaşı, diyalektik materyalizmin ve bilimsel sosyalizmin ortak kurucusu ve Komünist Parti Manifestosu’nun hazırlanışında Marx'ın yardımcısı; Komünistler Birliğinin ve Uluslararası İşçi Birliğinin ya da Birinci Enternasyonalin kurucularından. Marx'ın (1883'te) ölümünden sonra, uluslararası işçi hareketinin manevi önderi ve en büyük otoritesi oldu. Onun başlıca değeri, diyalektik materyalizmi geliştirmesinde ve açıklamasındadır. Teorik yapıtları arasında ilk yeri, felsefe konusundaki yergi yazılarına vermek gerekir. Bunlar proletarya ...

Devamını Oku

Eugen Dühring

(1833-1921). — Alman filozof ve iktisatçısı, bir süre Berlin Üniversitesinde felsefe ve ekonomi politik dersleri vermiştir. Kısa süre sonra gözleri görmez oldu; ölümüne kadar, önce Berlin'de, daha sonra da Nowawes'te, yazar olarak yaşadı. Bir burjuva sosyalizminin, toplum düzeninin temelini "bireysel ruhun doğal çabaları"nda gören bu en belirgin temsilcisi, toplumsal üründe işçilerin artan payı teorisini öğretiyor ve geleceğin kurtuluşunu sınıflararası uzlaşmaz karşıtlıkların uzlaşmasından bekliyordu; kendisini insanlığın düzelticisi, iyileştiricisi gibi görüyordu. Çok çeşitli konularda konfer...

Devamını Oku

Diyalektik

"Diyalektik" sözü, başlangıçta tartışma sanatı ya da tartışma bilimi anlamına geliyordu. Platon'a göre diyalektik, her şeyden önce, bir fikirden ya da bir ilkeden, içinde taşıdığı bütün olumlu ya da olumsuz sonuçları çıkartmak sanatıdır. Daha sonraki anlamıyla diyalektik, ardarda gelen aşamalarla duyulabilir verilerden şeylerin fikirlerine, sonsuz ve değişmez ilkelerine doğru ve bütün bunların ilki olan iyi fikrine doğru çıkan düşüncenin, mantıklı ve yükselen yürüyüşüdür. Platon'a göre fikirler, gerçek adına yakışır tek gerçek olduklarından, bu ad, fikirlerin diyalektiği ya da bilimi, sonunda ...

Devamını Oku

Kişisel Karmanın Ötesinde

Egoizminiz hiçbir zaman bir sona varmazsa, karmanızın işleyişi de asla bir sona varmayacaktır. Bu, hiçbir çıkışın olmadığı bir kısır döngü haline gelebilecektir. Ama onun sebebi ve özü olan özel kişilik duygusu terk edildiğinde, yerine getirilmemiş karma da terk edilmiş olur. İki tür ölümsüzlük vardır (daha alt benlik bilince hakim olduğu sürece): İlki, pek çok kez tezahürüyle giderek gelişen egonun "sonsuz" evrimi; ikincisi, bunun sonsuza dek temelini oluşturan ve ayakta tutan sürekli, değişmeyen Gerçek Benliğin -ya da Yüce Benliğin- gerçek ölümsüzlüğü. Egoya sarılmamaktan söz edişim sadece...

Devamını Oku

Karma ve Büyük Özgürlük

Aydınlanmanın ayrıcalıkları yalnızca karma temelinde doğrulanabilir, şairin içine doğduğu gibi: "Benim olan, benim olan, bana gelecek." Tıpkı o anki ve mutlak anlayışının iki katlı biçimiyle dünyaya bakmak zorunda olduğumuz gibi, kendi yaratıcı çabalarımız ve Lütuf un kabulü yoluyla iki katlı bir şekilde aydınlanmayı bulmak zorundayız. Hiç kimse Lütuf un ilk dokunuşunun dışında bırakılmaz, bu o kişileri Araştırma yoluna çıkarır. Herkes onu alabilir ve en sonunda herkes alır. Ama çevremizde her yerde bir kişinin yeterince dünya deneyimi olana kadar, yeterince engellenme ve hayal kırıklığı k...

Devamını Oku

Dayanma - Üstesinden Gelme

Her birimiz kötü karmada kendi yükümüze sahibiz. Bunun ne tür ve ne kadar ağır olduğu önemli ama daha önemlisi bunu ne kadar taşıyacağımız. Felsefe asla karşılık yasasına yönelik pasif bir tutumu teşvik etmez, ayrıca yanlış umutlara dayanan yanıltıcı düşünce okullarının hatasına da düşmez. Belli bir zamana kadar bir kişinin alın yazısının gidişi kişinin etki, hatta kontrol alanı içindedir, ama bu zaman aşıldıktan sonra değildir. Kaçınılmaz olana boyun eğmek akıllıcadır, ama öncelikle bunun kaçınılmaz olduğundan emin olmak gerekir. Alın yazısına karşı, tıpkı tutsak edilmiş bir kaplan gibi mü...

Devamını Oku

Zararlı Eğilimler

Önceki yaşamlardan kalan ödenmemiş hata ve borçlar yanımızdan ayrılmamak için şu an buradalar. Onlardan kurtulmayı istiyorsak ya bunları egomuzdan çıkarmamız ya da çok kuvvetli bir miktarda karşıt bir karakterin etkisiz hale getiren düşünce ve eylemlerim ileri sürmemiz gerekir. Hangimiz önceki eylemlerinin sonuçlarını değiştirme gücüne sahip? Düzeltmeler yapabiliriz, tövbekar olabilir ve kefaret ödeyebiliriz. Bunlara karşıt türde iyi eylemlerle karşılık verebiliriz. Ama yaptığımız şeyden sorumluluk hissetmemizi sağlamak karmanın işidir ve bu sorumluluktan kaçılamaz. Bununla birlikte belli bi...

Devamını Oku

Karmayla Çalışmak

İnsanlar mutsuz geçmişleri için acıyla inler ve bu geçmişi değiştiremeyecekleri için sızlanırlar; fakat şu an gerçekleştirmekle meşgul oldukları mutsuz geleceği yeniden yapmayı ihmal ederler. Uzun vadeli karmik bakış açısına göre düşünüldüğünde, her birimiz kendi dünyamızı ve ortamımızı yaratırız. Bu yüzden, rahatlığımız ya da acınacak durumumuz için kendimiz dışında teşekkür edecek ya da suçlayacak kimse yoktur. Özgür iradenin şimdiki doğru ya da yanlış kullanımının, hemen şu an, gelecek yaşamın koşullarını ve durumlarını belirliyor olduğunu da unutmamak gerekir. Kötü durumlarla karşılaşm...

Devamını Oku

Lütfün Himayesini İstemek

Lütuf gerçekliğine inanç ve onun geleceğine duyulan umut mükemmeldir. Ama bu spiritüel tembellik ve ahlaksal günah için bahanelere dönüşmemelidir. Yüce Benliğin Lütfü yardımınıza gelmezse, bütün gayretleriniz sonuçsuz kalacaktır. Ama, diğer yandan, kendiniz gayret etmezseniz, Lütuf un gelmesi hiç mümkün değildir. Yukarıdan inen tahmin edilemez bir şey olarak Lütuf gerçeği bu konuda tümüyle çaresiz olduğumuz, yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez. En azından kendimizi hem Lütuf u çekmeye hem de geldiğinde doğru biçimde davranmaya hazırlayabiliriz. Şimdi bile, kalplerimizi temi...

Devamını Oku

Lütuf Harikası

Yanılmaz karma talih ve talihsizliklerin ardındaki tek güç olsaydı, pek çoğumuz için çok kötü bir gelecek söz konusu olurdu. Bu kadar güzel değerleri biriktirecek ne bilgi, ne güç, ne de meziyete sahip değiliz. Tersine, tüm sahip olduğumuz, bolca erdemsizlik biriktirecek bilgisizlik, zayıflık ve günahkarlıktır. Ama bizi tek başına karmanın işleyişine bırakmayan evrenin ardındaki böylesi bir cömertliktir. Bunun yanında, bir başka güç daha vardır: lütuf gücü. Hiç kimse herhangi bir durumda hangisinin kendini ne kadar çok ya da ne kadar az göstereceğini tahmin edememesine karşın, bu ikisi birlikt...

Devamını Oku

Bireysel Sorumluluk

Hiç kimseye ihanet edilmemiştir, ne Tanrı ne de yaşam tarafından. Zamanımızın trajik olaylarına katkıda bulunduk ve bir dereceye kadar hak ettik. Çok sayıda kişi hataları ya da zayıflıklarının sonuçlarından kurtulmak için dua ediyor, çok az sayıda kişi ise kendilerini hatalarından azat etmeye çalışıyor. Büyük olan grubun duaları kabul edilirse, zayıflık hala devam eder ve aynı sonuçların tekrarlanması kesin olur. Küçük olan grubun çabaları başarılı olursa, sonsuza dek kurtulurlar. İnsanın ihmalkarlığının sonuçlarım Tanrı'nın iradesinin işleyişine atfetmek küfürdür. İnsanın aptallığının, te...

Devamını Oku

Karmanın Yoğunluğu

Yaşamın her döneminin kendi evrimi vardır ve bunlarla ilgili fikirler farklıdır. Bazıları ilk yılların en iyisi olduğunu söyler, bazıları ise orta yaşların. Ama gerçek, bunun kişilerin yaşından çok karmasına bağlı olduğudur; buna göre onlar için en iyisi olacak ve bundan en büyük doyumu alacaklardır. İnanan kişiler olarak karmayla ilgili en büyük yanlış anlamalardan biri, belki de başkalarının bunu kabul etmesinin önündeki başlıca engellerden biri, karmanın etkilerini ancak çok uzun zaman süreçlerinden sonra gösterdiği fikridir. Bugün yaptığınız şey, size birkaç yüzyıl sonra, gelecekteki bir...

Devamını Oku

Karma ve Önceden Bilme

Kişisel olarak belirgin özelliklere sahip bir kişi için, psikologların, bu kişinin çeşitli durumlardaki muhtemel davranışlarını tahmin etmeleri çoğu kez mümkündür. Mevcut düşünce eğilimleri ve hareketlerinin yönü devamlılık taşıdığı sürece, bir kişinin ya da bir ulusun yaşamındaki birçok olay, önceden görülebilir. Gelecekteki bazı olaylar kaçınılmazdır, bunun nedeni ya karakteri düzeltemeyen ya da kapasiteyi geliştiremeyen veya bilgiyi derinleştiremeyen insanların eylemlerinden ya da Dünya Fikrinin temel örüntüsünden ve fiziksel yaşamı yönetecek biçimde ayarlanmış yasalardan çıkmalarıdır. ...

Devamını Oku

Grup Karma

Karma sadece tek başına bireylere değil, aynı zamanda topluluklar, kasabalar, ülkeler, hatta kıtalar gibi gruplara da uygulanabilir. Hiç kimse insanlığın geri kalanından kaçamaz. Her şey birbirine bağlıdır. İnsanlar, neredeyse herkesin yaptığı gibi, kendi hayatlarını yaşadıkları ve başkalarının buna katıldıklarını düşünerek kendilerini aldatabilirler, ama er geç yaşanan şeyler hatalarını açığa çıkarır. Hepimiz eninde sonunda tek bir büyük aileyiz. Deneyim üzerinde düşünmenin öğrettiği şey budur. Gerçek hakkında iyice düşündüğümüzde, er geç, Yüksek Benlik olarak, -tıpkı tek bir bedenin kolları...

Devamını Oku

Özgürlük ve Çevre

Hepimiz tarihte belli bir zamanda yaşar ve bu dönem süresince belli bir yerde (ya da belli yerlerde) bulunuruz. Peki niçin şimdi ve burası? Yanıt için sonuçlar yasasına, bir dünyevi ömrü, önceki bir dünyevi ömre bağlayan yasaya bakın. Çevremiz tarafından yaratıldığımızı söylemek tamamen yanlış olur. Çevremiz tarafından koşullandırdığımızı, desteklendiğimizi ya da engellendiğimizi söylemek doğru olur ama, bu da yalnızca kısmen doğrudur. İçimizde, çeşitli noktalarda ve farklı özelliklerde, tüm çevresel telkinlerden bağımsız, bazen de bunlara tamamen karşı olan bir bilinç taşırız. Çünkü, dünya...

Devamını Oku