Karmayla Çaliimak
insanlar mutsuz geçmiileri için aciyla inler ve bu geçmiii deiiitiremeyecekleri için sizlanirlar; fakat iu an gerçekleitirmekle meigul olduklari mutsuz geleceii yeniden yapmayi ihmal ederler.
Uzun vadeli karmik bakii açisina göre düiünüldüiünde, her birimiz kendi dünyamizi ve ortamimizi yaratiriz. Bu yüzden, rahatliiimiz ya da acinacak durumumuz için kendimiz diiinda teiekkür edecek ya da suçlayacak kimse yoktur. Özgür iradenin iimdiki doiru ya da yanlii kullaniminin, hemen iu an, gelecek yaiamin koiullarini ve durumlarini belirliyor olduiunu da unutmamak gerekir.
Kötü durumlarla kariilaimak zorunda kaldiiimizda piimanlik duymak mesele deiildir, asil mesele bu konuda neler yapabileceiiniz hakkinda zorlu bir mücadeleye girmektir. Bu durumlar üçlü bir olasilik sunar: kötüleme, durgunluk ya da geliime. Zihniniz bu fikirlere yeterince uzun süre aliimii olduiunda ve bu fikirler kendi düiünüiünüzün ürünleri ve kendi deneyiminizin sonuçlari olarak yeniden yaratildiiinda, alin yazisinin zorlu mücadele gerektiren durumlari ve talihin deiiiimleriyle önceden bilinmeyen bir güç ve bilgelikle kariilaiabilirinizi sailayacaktir.
Kaçinilmaz biçimde eylemlerinizin sonuçlarini alacaiiniz öiretisi rasyonel bilgi gereksinimi ve duygusal adalet ihtiyaci araciliiiyla tamamen kabul kazandiiinda; bu fikir belli bir derecede içten bir kuvvet ve entelektüel açikliia ulaitiiinda; doiasinda varolan gerçekliii inanilir, adilliii de teselli edici olarak kabul edildiiinde ve dünyaya bakii açinizda dinamik olmaya bailadiiinda; iite o zaman, yalnizca dii yaiaminizda etki göstermeye bailamakla kalmayacak, ayni zamanda onu etkilemesi de durdurulamayacaktir.
Görünüie göre böyle olmadiii yerlerde, bunun nedeni her zaman ya kabulün sadece yüzeysel ve sözde olmasi ya da doiasinda var olan bencillik ve terbiye edilmemii duygunun kendisini bilinçalti karakterde kabul ettirmeleridir. ilk durumda doktrin Doiu'da çoiu kez görüldüiü gibi, yalnizca bozulmui gelenekle ya da papaian gibi duyduiunu söylemekle bilinir. Siradan kabulü yoluyla asla derin bir inanca dönmemii, sonuç olarak da etik anlamda disiplinsel yönünün büyük bölümünü kaybetmiitir.
ikinci durumda ise kompleksler kiii farkinda olmadan ii baiindadir ve onun doktrine tüm aiirliii vermesini engeller. Söylenen iu, düiündüiümüz ve hissettiiimiz ieyi eninde sonunda yapma eiiliminde olmamiz gerçekleimesi kendiliiinden belirli bir durumdur.
Bir kez bir düiünce serisi ya da eylem yeterince güçlü olduiunda, bunun karmik sonucu pozlandirilmii bir fotoiraf filmindeki bir resim kadar kaçinilmazdir. Karmik kuvvet belli bir hiz kazandiiinda ileriye doiru hareketi her ne kadar deiiitirilebilse de artik durdurulamaz. Bunun, istenmeyen geliiimleri bailangiçta durdurmak, böylece karmik enerjileri deiiitirilemez biçimde kesin hale gelmeden önce söndürmek için felsefi bir düstur olmasinin nedeni budur. Belli bir geliiim ve güç dolgunluiuna ulaimamii olan bir düiünce karmik sonuçlar üretmeyecektir.
Yanlii düiüncelerin bailangiçta durdurulmasinin önemine böyle iiaret edilir. Bir kiiideki kötü bir eiilimle ya da bir ulustaki kötü bir hareketle mücadele etme biçimi bunu, moment kazanmadan önceki bailangiç evreleri sürecinde durdurmaktir. Çünkü bunu bailangiçta engellemek, daha sonra güçlendiii zaman engellemekten daha kolaydir.
Gerçekte içteki kusurlarinizin diiaridaki bir yansimasi olan ieyi, izlenemeyen bir alin yazisi ya da zorlu bir çevre tarafindan üzerinize yüklenmii olan ieyden ayirmak için sikintilarinizla ilgili kendi sorumluluiunuzun tam olarak nerede bailadiiini öirenmek, sizin için deierli bir egzersiz olur.
"Neyi yanlii yaptimi" ve "Neyi yapmadan biraktimi" gibi sorularla her gece yapilan Fisagorcu kendini sorgulama uygulamasi; tutkunun etkisi altindayken hiçbir iey yapmama ve söylememe uygulamalari gibi, yapilan ieylerdeki kötü karmayi etkisiz hale getirmek için yapilan mükemmel bir uygulamadir.
Karma sizin bir parçanizdir ve ondan kaçamazsiniz. Ama, nasil kendinizde bazi deiiiiklikler yapabiliyorsaniz, karmada da bunlarin yansimalari oluiabilir.
Ancak, kendi talihlerinizi kiiisel olmayan bir iekilde ve yakinmadan yargilayabildiiinizde, alin yazinizin gizemini ve neden belirli bir yönde gitmii olduiunu anlama kapasitesi geliitirebilirsiniz.
Karma, bir kiiinin düiündüiü ve yaptiii ieylerin tam ve kesin sonucudur. Olaylara ve durumlara verdiiiniz tepki, ne olduiunuzun ve geliiim basamaklarindaki yerinizin ne olduiunun tam ve kesin sonucudur. Bu yüzden daha az tepki, dolayisiyla daha iyi bir talih, ancak geliiim sürecinde ilerlediiinizde ortaya çikabilir.
Nereye giderseniz gidin, zihniniz, kalbiniz, karakteriniz hala sizinle birliktedir. Bunlar sikintilarinizin gerçek yazarlaridir. Psiiik yaiaminizi, yani kendinizi deiiitirmeye bailamadiiiniz sürece, diiaridaki hiçbir iey bu sikintilari deiiitiremez.
Dii yaiaminizin görünümünün kendi görüilerinizi kariilamasini istersiniz. Ama tüm çabaniza kariin Tanri ile içsel uyumunuzu bulamamiisaniz bu asla gerçekleimeyecektir.
Tüm tilsimli önlemler, deierli tai etkileri, vb. gibi ieyler ii baiinda olan diier etkileri (karmik, çevresel ve kiiisel) artirabilir ya da deiiitirebilir; ancak kendi bailarina etkili olmazlar. Hakim olan düiüncelerin türünü deiiitirerek, özellikle olumsuz, zararli ve yikici düiünceleri diiarida birakarak, rehberlik için duayla birlikte, bu iekilde daha çok iey yapilabilir.
Kötü karmanin (kariilik) etkilerini deiiitirme çabalariniz, herhangi birini iimdiki yaiamda etkin olan sebeplere kadar muhtemelen izleyebileceiiniz yerde, hem baikalarina yapilan yanliilar hem de kendinize yapilan kötülükler için duyulan vicdan azabini içermelidir. Vicdan azabi duygusu ilk baita doial olarak ortaya çikmiyorsa, kiiisel olmayan bir bakii açisindan yanlii eylemlerinizi yemden düiünmek için sarf edilen birkaç çabadan sonra.görünebilir.
Geçmiiinizin önemli günahlari ve hatalari üzerinde doiru iekilde sürekli düiünme, nasil davranmii olmaniz gerektiiinin resmine karii gerçek davraniiinizin resmini oluiturmak yoiunluiu karakterinizi arindirmaya ve davraniiinizi düzeltmeye yardimci olacak derin bir üzüntü ve piimanlik duygusunu zamanla ortaya çikarabilir. Bu tür sik ve tarafsiz geçmiie bakiilarla, geçmiiteki yanlii davraniiin verdiii dersler tamamen öirenilmiise, Yüce Benliiin lütfunun aci çekilmek için bekleyen kötü karmanin kaydim silebilmesi ya da en azindan bunu deiiitirebilmesi daha da mümkün olur.
iyi talihleri olanlari kiskanmayin. Tanrilar onlara iyi karmadan bir parça ayirmiitir, ama bu tükendiiinde, içsel spiritüel serveti olanlarin diiindakiler, birçok ieyden mahrum edileceklerdir.
Karma kenar mahallede doimui bir kiiinin ölene kadar orada kalmak zorunda olduiunu söylemez. Onlari oraya yerleitirmiitir, doiru; ama zeka ve kiiisel çabalarin kullanilmasiyla onlari oradan kurtulabilirler. Bununla birlikte, diledikleri her ieyi yapamayacaklari da doirudur, çünkü sahip olduklariyla bailamak ve kendilerini geliitirmek zorundadirlar. Sir Archibald Wavell "Cesur olmadiii sürece, hiçbir general iansli olamaz," demiitir. Yaiamin savai alaninda da ayni iey geçerlidir. Cepheden zaferle ayrilmak istiyorsak bir iki risk almaya hazirlanmii olmaliyiz.
Sonuçlar yasasini bir kez gerçekten ciddiye almiisaniz, baika bir kiiiyi isteyerek ya da bilerek incitemezsiniz. Bu çok aslidir, çünkü kendinizi incitmek istemeyeceksinizdir.
Sadece hareketlerinizin deiil; bakii açinizin ve tavirlarinizin sonuçlarim da önceden görmelisiniz.
Bir kiiiden herhangi bir iikayetiniz varsa ya da baika bir kiiiye karii öfke, içerleme veya nefret duygulari taiidiiinizin bilincindeyseniz, isa'nin sözünü dinleyin ve güneiin, gazabiniz içinde batmasina izin vermeyin. Bu, o kiiileri, kendi uzun deneyimlerinin ve yaiam hakkindaki kiiisel düiünüi tarzlarinin bir sonucu, dolayisiyla da, kendi geçmiilerinin kurbanlari olarak görmeniz gerektiii anlamina gelir; daha iyi bir iekilde davranamazlar, çünkü daha iyisini bilmiyorlar.
Bu durumda, yapilmii olan yanlii ne olursa olsun, otomatik olarak karmik cezalandirmanin kapsami altina girmii olacaiini kavrayin. Sonuç olarak, sizin iiiniz baika bir kiiiyi kinamak ya da cezalandirmak deiil, uzakta durmak ve onunla ilgilenmeyi karma yasasina birakmaktir. Sizin düien, anlamak ve suçlamamaktir. insanlari olduklari gibi, kinamadan kabul etmeyi öirenmelisiniz.
Kesinlikle onlara karii herhangi bir kiiisel düimanlik ifade etmemeye ya da duygusal içerleme hissetmemeye çaliimalisiniz. Kendi bilincinizi baika kiiilerin kötülüiü, hata yapmalari, zayifliii ya da kusurlarinin üstünde tutmali ve bunlarin bilincinize girmesine izin vermemelisiniz; alt benliiinizde olumsuz tepkiler uyandirmalarina olanak tanidiiinizda olan iey budur.
Duygusal yaiaminizdan bu tür zararli otlari kökünden söküp atmak için hemen ve sürekli bir çaba sarf etmelisiniz. Ama bunu yapma biçimi, kendinizi diier kiiinin kusurlari, eksiklikleri ve hata yapmalarina karii körleitirmek deiildir. istenmeyen ieylerle ilgilenmek zahmetine katlanarak da yapilmamalidir.
Bir öirencinin baikalarindaki kötülüiü artik aramamasi gerektiiini söyleyen bazi iyi niyetli ahlakçilar diier uca geçer ve yalnizca iyiyi aramamiz gerektiiini söylerler. Bununla birlikte, felsefe bizden zayif olani yargilamaya hiç, bu kiiileri kinamaya da pek hakkimiz olmadiiina iiaret etmek diiinda, her iki görüi açisini da onaylamaz. Ayrica, baikalarinda yalnizca iyiyi aramanin bu kiiilerle ilgili yanlii bir resim ortaya çikarabileceiini söylerler, çünkü doiru bir resim parlak ve karanlik yanlari birleitirmek durumundadir.
Bu nedenle, zihinsel olarak onlari yalniz birakmayi ve haklarinda herhangi bir deier biçme iiine girmemeyi, kendi meseleleriyle ilgilenmeyi ve onlari kendi karmalarinin iaimaz adaletine birakmayi tercih eder. Bu kuralin tek istisnasi, ilgilendiiiniz kiiinin karakterini anlamayi sizin için zorunlu hale getiren baika kiiilerle ilgilenmeye zorlandiiiniz durumda görülür; ama bu anlama adil, hakli, soiukkanlilikla yapilmii, tarafsiz ve önyargisiz olmalidir.
Özellikle kiiisel duygular ya da egoist tepkiler uyandirmamalidir: Kisacasi, kesinlikle kiiisel olmamak zorunda kalacaksiniz demektir. Ama bir öirencinin böyle bir istisna yapmak zorunda kalacak olduiu durumlar az görülür. Baikalarinin eksiklikleri ve kusurlarina dikkatinizi vermekten sakinmalisiniz ve bu kusurlar yüzünden onlari asla suçlamamalisiniz. Bir baikasi tarafindan özel olarak bunlari incelemeniz istenmediii sürece, eleitirel bakiiinizi yalnizca kendinize döndürmeli ve bunu kendinizi düzeltmek, geliitirip daha iyi bir duruma getirmek için kullanmalisiniz.
Karmalarina müdahale etmekten korkuyoruz diye, baikalarina yardim etmekten korkmamiza gerek yoktur. Akil, sempatilerimize yol göstermelidir, doiru ve yardimsever davraniiimizin, bu yardimdan yararlanan kiiiyi sürekli yanlii yapmaya ya da hataya kariitirma olasiliii varsa, bundan kendini sakinmak daha akillica olabilir. O kiiinin günahini görmezlikten gelmek ve aptalca gidiiinde onu daha güçlü bir iekilde onaylamak cömertlik deiildir. Ama ii, kendi iileyiilerini sailamak için karma yasasina güvenilir biçimde birakilabilir.
Aslinda karmanin bizi, baika birinin acisinin belirli bir parçasini deiiitirmek ya da sona erdirmek için bir kanal olarak kullanmaya çaliimasi bile mümkündür. Karmalarina yapilan bir müdahale olabilir diye, bir insani ya da bir hayvani acidan kurtarmayi reddetmek, kiiinin, karma yasasi bilgisini yanlii uygulamasi demektir.
Karmanin eninde sonunda bazen yaklaiik, bazen de yeterli adaleti meydana getirecek biçimde iilediiine inandiiimiz için, örneiin, onun iileyiiine duyulan pasif bir güvenle saldirgan bir yanlii yapmaya tembel bir iekilde yol vermemiz gerekmez. Çünkü karma, araçlar kullanmak zorundadir ve etkileri mucizevi bir iekilde birdenbire ortaya çikmaz. Bu nedenle, onun amaçlanan eiitici etkisiyle iibirliii yapmak, sezilen iilemleriyle birlikte çaliimak ve tepkilerinin ortaya çikarilabileceii sebepleri harekete geçirmek için çairilmiisak bu iiten kaytarmamamiz gerekir.
En kötü fiziksel karma cinayetle yaratilir. Cezasi ertelenebilir ama kaçinilmazdir. Ayni hayatta olmasa da, katilin kendisi de öldürülecektir. En kötü zihinsel karma ise, nefretle yaratilir. Duyulan nefret yeterince iiddetli ve uzun süreliyse, insani eritip bitiren yok edici hastaliklar ortaya çikaracaktir.
Geliiiminizin belirli bir evresinde, üstün ideallerden kaynaklandiii için askere alinmaya karii vicdani itirazlarda bulunmak konusunda ayiplanacak bir iey yoktur. Bu herhangi bir kiiinin size ne yapacaiinizi emretmeye kalkiiacaiiyla ilgili bir sorun deiildir, çünkü böyle bir görüie saygi gösterilir ve hoigörü göstermek bu tür bir durumda önerilen bir ieydir. Yine de, bunun bir gün üzerinden geçeceiiniz bir kilometre taiindan baika bir iey olmadiiinin da farkina varmalisiniz.
Daha yüksek olasi bir görüi vardir, ama bunun doiruluiunu göremeyecekseniz ya da bunu kabul edecek içsel gücünüz yoksa, kaygilanmaniz gerekmez, ama doiru olduiunu düiündüiünüz ieyi yapmalisiniz. Bu daha yüksek görüi, kiiisel duygularinizi bir kenara birakmak, ülkenizin insanlari arasinda doimui olduiunuzu ve onun yaiamini paylaitiiinizi, onu koruma iiini paylaimak için de karmik bir sorumluluiunuz olduiunu kabul etmektir. ideallerinin farkli olmasi sizi sorumluluktan kurtarmaz.
Yalnizca vatandailiktan isteyerek vazgeçip yaiamak için baika bir ülkeye gitmek sizi bundan kurtaracaktir ki savai ilan edilmiise bunun için de çok geç demektir. Silahi alip bir düimani öldürmek konusuna gelince, bu zorunluysa, burada da yine kiiinin ülkesini saldirgan bir ulusa karii savunmak için yapiliyorsa, bir günah deiil, bir erdem olur. Çünkü bunu sadece kendinizi deiil baikalarini da korumak için yapiyorsunuzdur. Buraya kadar tamamen bencilce olmayan bir ieydir.
Pek çok iey güdünüze bailidir. Bir asker insafsiz bir saldirgana karii erdemli bir hizmet ruhuyla diierkam bir iekilde savaiiyorsa, bu asker egosuzca davraniyor demektir. Yine, salt fiziksel bir bedenin öldürülmesi günah deiildir, bu öldürme iiine sebep olan güdü ancak onu bir günaha ya da günah olmayan bir eyleme dönüitürebilir.
Karmanin insanliiin talihinin gizli hükümdari olduiuna ve kuvvetin onun asil arabulucusu olamayacaiina inandiiimiz için, mutlaka kuvvetin bu nedenle iiddetsizlik etiii lehine vazgeçildiiine inanmamiz gerekmez... Bilge, çeiitli felsefi nedenlerden ötürü mistik iiddetsizlik doktrinini kabul etmez. Bununla birlikte asil nedeni, yanlii yapan kiiinin yaptiii yanliii doirulamak istememesidir, ayrica ikincinin yolunu düzlemek, böylece kötülüiü teivik etmek ya da ona karii taraf olmak da istemez.
Bir saldirganin iradesine uysalca boyun eime saldirganin, kendi yöntemlerinin bedeli olduiuna, kararli bir direnç aiaii doiru gidiiini durdursa da, kuikular ortaya çikardiiina, hatta ceza çekmesini gerektiren ders sailadiiina inanmasina yol açar.
Etik bir eiitim eiliiinde olmadan bir suçu cezalandirmak beceriksiz ve etkisiz bir merhametsizlik olur. Özellikle hapis cezasi, karma doktrinini içeren etik bir programlama çerçevesinde olmalidir. Böyle bir ortam olmadan onun caydirici etkisi, yari baiari yari baiarisizliktan daha fazlasi olmasini sailamak için yeterli deiildir.
Etiketler : [ reme ] [ gaz ] [ rasyonel ] [ felsefe ] [ fizik ] [ phe ] [ hizmet ] [ ahlak ] [ YÖNTEM ] [ yazarlar ] [ bell ] [ resim ] [ beceri ] [ davranii ] [ sin s ] [ asit ] [ karakter ] [ fotoiraf ] [ moment ] [ tri ] [ eiitim ] [ savai ] [ e ii ] [ korku ] [ sava ] [ risk ] [ yardim etme ] [ ailamak ] [ hastalik ] [ vatandailik ] [ araçlar ] [ bilinç ] [ kuvvet ] [ ayva ] [ günei ] [ muz ] [ enerji ] [ yöntem ] [ kaygi ] [ kayg ] [ kapasite ] [ yansima ] [ ego ] [ deney ] [ kurban ] [ vatan ] [ LAH ] [ erdem ] [ önyargi ] [ namaz ] [ sorular ] [ nyarg ] [ beden ] [ alacak ] [ ruh ] [ toma ] [ Kurban ] [ empati ] [ rumlar ] [ HATAY ] [ suç ] [ zemin ] [ öneri ] [ HOiGÖRÜ ] [ neri ] [ kesinlik ] [ renme ] [ bilgi ] [ kaynak ] [ mum ] [ saygi ] [ metre ] [ sayg ] [ elekt ] [ idea ] [ arama ] [ mistik ] [ boyun ] [ kimiz ] [ müke ] [ surlarin ] [ kökün ] [ oktur ] [ inanmasi ] [ sorumluluk ] [ inanmas ] [ hayvan ] [ ceph ] [ kilomet ] [ gize ] [ ölümünü ] [ yazarla ] [ deiiitirm ] [ etleriniz ] [ kirler ] [ orgu ] [ ieylerle ] [ benliiin ] [ öiretisi ] [ gizemi ] [ doimu ] [ söylerler ] [ sidir ] [ gizemin ] [ karmanin ] [ retisi ] [ çam ] [ eylerle ] [ papaian ] [ anlama ] [ öirenme ] [ ilah ] [ karma ] [ kurt ] [ küp ] [ eller ] [ ask ] [ kati ] [ hall ] [ ham ] [ ahmet ] [ iilem ] [ ÖNYARGI ] [ NYARGI ] [ N YARGI ] [ bakiilar ] [ anal ] [ gizem ] [ YAZAR ] [ zarlar ] [ r n ] [ i ne ] [ FELSEFE ] [ erit ] [ mom ] [ hastaliklar ] [ ural ] [ sikinti ] [ erhan ] [ iibirliii ] [ oks ] [ ömer ] [ kariilaima ] [ MUM ] [ erik ] [ Çam ] [ etik ] [ TUTKU ] [ n yargi ] [ n yarg ] [ pas ] [ düiünce ] [ irmak ] [ JiLE ] [ tip ] [ programlam ] [ ske ] [ RESiM ] [ durgunluk ] [ olasilik ] [ ERiK ] [ zeka ] [ ersin ] [ yazar ] [ Erik ] [ arab ] [ irem ] [ disiplin ] [ MUZ ] [ iiddet ] [ uay ] [ iddet ] [ kompleks ] [ paylaimak ] [ eleitir ] [ sonuçlari ] [ direnç ] [ diren ] [ hoigörü ] [ kui ] [ uydu ] [ NEDENLER ] [ cephe ] [ PAPAiAN ] [ engell ] [ gelenek ] [ Ahlak ] [ kurtarma ] [ SAVAi ] [ SAVA ] [ yüzde ] [ iZM ] [ hale ] [ sac ] [ açin ] [ deiiiim ] [ asli ] [ geliiim ] [ alaca ] [ nerji ] [ dari ] [ PAYLAiMAK ] [ etr ] [ düimanlik ] [ özgür ] [ adalet ] [ isa ] [ REME ] [ ASKER ] [ bilinçalti ] [ rehberlik ] [ hatay ] [ ANAR ] [ kanal ] [ AYVA ] [ rdek ] [ fil ] [ metin ] [ silah ] [ engellemek ] [ ifa ] [ yasa ] [ Ömer ] [ Ahmet ] [ bilge ] [ gece ] [ ONAY ] [ Ak m ] [ DEN Z ] [ i yeri ] [ önyarg ] [ Clay ] [ ölen ] [ sonuçlar ] [ ÇAY ] [ CAM ] [ IiIK ] [ TIP ] [ cam ] [ çay ] [ RTÜK ] [ aç c ] [ çini ] [ a aç ] [ saç ] [ bilinçalt ] [ edm ] [ klid ] [ iide ] [ kina ] [ bula ] [ in ac ] [ atalari ] [ birlei ] [ hiz ] [ atalar ] [ birle ] [ eylem ] [ hala ] [ dinamik ] [ önceden ] [ nceden ] [ geliiim basamaklari ] [ tutku ] [ arz ] [ aptal ] [ fel ] [ ASLI ] [ mutlak ] [ foto ] [ ebe ] [ nerede ] [ söndürme ] [ gram ] [ fizi ] [ tele ] [ etkileme ] [ efe ] [ köt ] [ kötü ] [ merhamet ] [ temel ] [ inanç ] [ clay ] [ hükümdar ] [ ariin ] [ HIZ ] [ atal ] [ yaya ] [ yardim etmek ] [ örme ] [ daha fazla ] [ akmak ] [ EiEK ] [ göreme ] [ duygular ] [ ceren ] [ varsa ] [ kök ] [ güdü ] [ gereksinim ] [ POZ ] [ hisse ] [ ak m ] [ PARLA ] [ duygusal ] [ iad ] [ SUR ] [ usa ] [ ciz ] [ MAT ] [ tik a ] [ farkl ] [ gelecek ] [ rtÜk ] [ eiiti ] [ olaylar ] [ salça ] [ bildi ] [ etkileri ] [ farkli ] [ masa ] [ fad ] [ ILO ] [ kilo ] [ iab ] [ dersler ] [ GÜNEi ] [ sona ] [ nedenler ] [ OTO ] [ mine ] [ zihin ] [ RESM ] [ öirenci ] [ renci ] [ ni an ] [ mert ] [ a ina ] [ A IZ ] [ görme ] [ diim ] [ ayk ] [ acar ] [ çömertlik ] [ mertlik ] [ iZLE ] [ iaç ] [ pirit ] [ ZEKA ] [ c a ] [ arac ] [ araci ] [ seri ] [ enerj ] [ l m ] [ koi ] [ programl ] [ Hoigörü ] [ sila ] [ irenme ] [ irenci ] [ ivi ] [ atik ] [ aiindan ] [ bailam ] [ bailama ] [ iLAHi ] [ ilo ] [ ilahi ] [ iiDE ] [ pili ] [ iskan ] [ lahi ] [ kariit ] [ nandi ] [ kill ] [ aliimi ] [ isizlik ] [ Ai I ] [ FRE ] [ ahin ] [ iten ] [ isan ] [ mizin ] [ i RE ] [ iretisi ] [ nyargi ] [ Ask ] [ asker ] [ miyo ] [ EiiTiM ] [ mina ] [ sami ] [ bağ ] [ leti ] [ PAYLA ] [ payla ] [ iğde ] [ benli ] [ tav ] [ akci ] [ KiLO ] [ BiLGi ] [ AYIRMA ] [ uğur ] [ İZLE ] [ mese ] [ ERIK ] [ kus ] [ zal ] [ cay ] [ chi ] [ HASTALIKLAR ] [ HOiG ] [ olum ] [ hakk ] [ klan ] [ mat ] [ kötülük ] [ ailarin ]