Astral Beden
insani oluituran üç prensipten biri olan astral bedenin canlandirici ve hareket ettirici rolünü daha önce de gözden geçirmiitik. Bu iileyii otomatik olarak gerçekleimektedir. Bunun en açik göstergesi, uyku sirasinda da fonksiyonlarin mükemmelen yerine getirilmesidir. Astral bedenin etki merkezi göiüs kafesindedir. Ve hareketi sailamada kullandiii sinir gücü, büyük sempatik sisteme baili sinirlerde dolanir. Bu, onun anatomik yapisidir. Asil ilginç olani onun iki kutuplu oluiudur.
Bir bölümü ruh varliiina, diier bir bölümü de fizik bedene yöneliktir. Bu araci beden ya da okültistlerin tanimladiklari gibi "plâstik araci", bir taraftan ruh varliiina, diier taraftan da fizik bedene hizmet eder. Bedene olan hizmeti, onun organik yaiamini yönetmesi, ruh varliiina olan hizmeti ise onun fizik ortam ile iliiki kurmasini temin etmesidir.
Uyku ya da bayilma hâllerinde ruh varliii ile beden arasindaki bailantilar birkaç saatliiine ya da birkaç dakikaliiina kesintiye uirar. Bu, âdeta elektriklerin kesilmesinden ötürü yayin yapamayan bir televizyon istasyonuna benzetilebilir. Fizik plâna etkide bulunabilmesi için gerekli olan enerji devreden çikmiitir. Dolayisiyla görürüz ki astral beden, ruh varliiinin maddeye etkide bulunabilmesi için gerekli olan insanî elektriii, yani sinir seyyalesini, sinir gücünü sailamaktadir.
Bu sinir gücünün, solunum vasitasiyla alyuvarlara aiilanan hayatî enerjinin beyincik tarafindan kullanilmasi ile üretildiiini, enerjinin büyük sempatik sistem guddelerinde depolandiiini, uyaniklik hâlinde beyinciiin bu enerjiyi üst beyincik sapi ile beyine yollayip ruh varliiinin fizik âleme iuurlu etkilerde bulunmasini temin ettiiini ve büyük sempatik sistem depolarindaki sinir seyyalesi tükenmeye bailadiiinda uyku hâlinin meydana geldiiini ve bu durumda beyinciiin alt beyincik sapi vasitasiyla sempatik sistem guddelerini sinir gücüne doyurduiunu ve bedeni gün içindeki yeni faaliyetlere böylece hazirladiiini daha önce görmüitük.
Bedenimizi meydana getiren hücrelerin de belli yaiam süreleri vardir. Onlar da doiar ve ölürler. Astral beden, vücudumuzu oluituran tüm organlarin ve dolayisiyla hücrelerin oluiturulmasini ve yenilenmesini sailar. Öyle ki, okültistler, bir kiiiye yedi sene sonra rastladiiinizda, onda yedi sene önceki hücrelerden bir teki bile kalmamiitir; tüm hücreleri yenilenmiitir, derler. Fizik bedeni meydana getiren ve hareket ettiren bu büyük zekâ, insanin diiindadir. Günei'i, Dünya'yi ve diier gezegenleri de canlandiran ve hareket ettiren bu zekâdir. insanin organik prensibi bu kâinatin bir hücresidir ve dolayisiyla bu kâinatta mevcut tüm varliklarin tâbi olduklari yasalara baiimlidir. Okültistler bu yasalarin "Tabiat Zekâsi" tarafindan yönetilmekte olduiunu belirtirler.
Âlemimizdeki tüm varliklarin ve tüm güçlerin tekâmülünü yöneten zekâ, insanin da organik yaiamini yönetir. Bunlarin ilâhî irade Yasalari olduiunu biliyoruz. Kendimizi genellikle diier insanlardan, toplumlardan ayri farz ederiz. Kendimize göre kurduiumuz bir düzen, bir iiimiz, belli dostlarimiz, bir çevremiz vardir. Bunun diiinda kalanlardan haberimiz bile yoktur. Ancak kitle iletiiim araçlari vasitasiyla bazi bilgiler ediniriz. Ama iiin asli farklidir. Bizler tanimadiiimiz insanlara da, diier milletlere de, diier kitalardaki tüm insanlara da, âlemimizdeki diier gezegenlere de görünmez bailarla bailiyiz. Papus'un dediii gibi "Bir sinek kanadinin titreiimi evren çapinda bir etkiye sahiptir."(*)
Bizi çevreleyen âlemde ne olup bitiyorsa aslinda hepsi bize ulaiiyor. Ama bundan iuurlu olarak bir sonuç çikarmak, bunun farkina varmak biz insanlar için çok zor. Bu belli bir liyakati, belli bir hassasiyeti, belli bir çabayi gerektiriyor. Bir icap dahilinde oluyor. Astral seyyale, varlik alemindeki tüm zerrelere sinmii durumdadir. Ve tüm âlem bir tek, bir bütün oluiturmaktadir. Dolayisiyla tüm insanlik da bir bütün oluiturmaktadir. Ben, o, diye bir ayrim yoktur aslinda. Her iey bir bütün, ama henüz bunu böyle görebilecek durumda deiiliz.
Gezegenlerin birbirlerine göre olan pozisyonlarinda meydana gelen deiiiiklikler ve oluian etkiler astral seyyale vasitasiyla bize ulaimakta ve organik yaiamimiza dek yansimaktadir. Görüyoruz ki, farkinda olmasak dahi, ayaklarimizla topraia, ciierlerimizle atmosfere baili olduiumuz gibi, astral bedenimiz vasitasiyla tüm varlik âlemine, bizi çevreleyen evrene baili durumdayiz.
(*) Son zamanlarda kaos teorisinde söz edilmekte olan "kelebek etkisi"nin okültist Papus tarafindan ifade edilmii kapsamli bir versiyonu.
Biyometreler
Bu evrensel gücün dolanini tespit etmek için biyometreler yapilmiitir. Bu âlet, astral akiikan ya da sinir seyyalesi etkisiyle hareket edebilen bir ibreden oluiur. Louis Lucas'in yaptiii âlette miknatislanmii bir ibre vardi ve bunun altindan dengeli durmasini sailamak için bir elektrik akimi geçiyordu. Böylece ibre nötr oluyordu, denge sailaniyordu. Birisi âlete yaklaiinca ibre saia sola oynamaya bailiyordu. Bunu sonralari Fortin adli bir papazin ve Dr. Baraduc'un yaptiklari biyometreler izledi. Baraduc'un araitirmalari sonucu elde edilen bilgilere göre astral seyyaleyi bedenimizin sai tarafindan emmekte, bir an kendimizde tuttuktan sonra sol taraftan vermekteyiz.
Ayrica Dr. Jouarre da, Baraduc'ün biyometresinden daha küçük bir aygit geliitirmeyi baiarmiitir. Bir kisim bilim adamlari, insanin evrensel bir prensiple temasta olmasi ihtimalini zayif bulmuilar ve ibrede meydana gelen hareketin vücut isisindan kaynaklandiiini savunmuilarsa da, aygit tüm bu etkenlerden yalitilmak suretiyle de fonksiyonunu sürdürdüiünden, bu tez çürütülmüitür. Sonuç olarak denebilir ki, biyometreler astral seyyalenin insanda dolandiiinin birer kanitini teikil etmiilerdir.
Bedenlerin Oluiumu
Astral maddenin, ruh varliiinin iuurlu etkisiyle bir kalip oluiturduiunu ve fizik ortamdaki bedenlerin meydana getirilmesinde araci rolü oynadiiini görmüitük. Günümüz bilim adanilan, özellikle Darwin ekolüne mensup olanlar, dünyada yaiamakta olan varliklar arasinda büyük benzerlikler bulunduiunu ve bunun, onlarin birbirlerinden türemii olduklarinin bir kaniti olduiunu ileri sürerler. Çünkü örneiin bir maymun bedeni bir köpeiinki ile yer yer benzerlikler gösterebilir. Ayni iekilde insani da, benzerliklerden ötürü maymundan türetmiilerdir.
ii sadece organik bakimdan ele alinacak olursa, insani hayvana, hayvani bitkiye, bitkiyi de minerale bailayan bir zincir oluiturulabilir. Ama bedenlerin birbirine dönüimesinin nasil gerçekleitiiini izah edemezler. Halbuki maymun maymundur, köpek köpektir, insan da insan... Bu izahi fiziksel bir inceleme ile oluiturulmui teorilerle yapmak pek mümkün olmayacaktir, çünkü bir organizmanin meydana getiriliii önce astralde gerçekleitirilmektedir. Okültistlerin görüiü budur.
Tekâmül yasasi gereii, örneiin bitki âleminde yaptiii tecrübelerden yeterli bilgiyi alip da bu kez hayvan bedenine enkarne olabilme seviyesine varabilmii, böyle bir organizasyonu yönetme tatbikati yapacak olan bir varlik, örneiin bir kedi bedenine enkarne olacaksa, böyle bir bedenin önce astral bir maketini oluiturmak durumundadir. Görülüyor ki, fizik bedenlerin meydana getirilmesi ancak astral bir formun yaratilmasi ile mümkündür.
Bir insan için de ayni yasalar geçerlidir. Madde âleminin bilgisini alabilmek amaciyla deiiiik bedenlerle pek çok hayatlar sürdüren insan varliii, okültistlerce, her yeni bedenini bir önceki yaiaminin sonuçlarina göre inia eder. Örneiin, bir yaiamim alkol ve uyuiturucu baiimlisi olarak geçirmii bir kiiinin, hücrelerine soktuiu zararli maddelerin ayni zamanda astral bedenini de zedelediiini ve bir sonraki yaiaminda kullanacaii bedenin, bu bir öncekinin uiradiii tahribatin etkisiyle ve astralinin kirliliii nedeniyle iyi fonksiyon yapabilmekten uzak bir organizma olmasinin kaçinilmazliiini belirtirler.
Etiketler : [ beyin ] [ atom ] [ kitalar ] [ bilim adamlari ] [ televizyon ] [ bilim adamlar ] [ iletiiim araçlari ] [ iletiiim ] [ iletiiim Araçlari ] [ kalip ] [ elektrik ] [ alkol ] [ bilim adam ] [ iyonlar ] [ araçlar ] [ kedi ] [ miknatis ] [ incir ] [ nato ] [ hücre ] [ yansima ] [ anatomi ] [ iYONLAR ] [ evren ] [ kutup ] [ nine ] [ toma ] [ empati ] [ alyuvarlar ] [ gösterge ] [ ATOM ] [ tez ] [ GEZEGENLER ] [ vizyon ] [ organik ] [ zeti ] [ maymun ] [ organizma ] [ KALIP ] [ oynadiiini ] [ canlan ] [ bedenimizin ] [ batin ] [ rastladi ] [ etkenler ] [ faali ] [ rastlad ] [ astra ] [ atmosfer ] [ insanlik ] [ uyku ] [ fonksiyonlar ] [ kati ] [ astral ] [ gezegenler ] [ teoriler ] [ mast ] [ elektrik akimi ] [ k pr ] [ m ze ] [ Kitalar ] [ varlik ] [ televi ] [ pazi ] [ varliklar ] [ EVREN ] [ köpek ] [ uyuiturucu ] [ iNCiR ] [ mill ] [ Kelebek ] [ pozisyon ] [ elektri ] [ TELEViZYON ] [ kitle iletiiim araçlari ] [ maket ] [ organizasyon ] [ darwin ] [ asala ] [ millet ] [ kitle iletiiim ] [ VREM ] [ depo ] [ solunum ] [ yanik ] [ genler ] [ sonuçlari ] [ göiüs ] [ yasalar ] [ temas ] [ fonksiyon ] [ dahi ] [ TEZ ] [ HÜCRE ] [ POZiSYON ] [ organlar ] [ ELEKTRiK ] [ sinek ] [ titreiim ] [ NATO ] [ ribat ] [ inek ] [ kitle ileti_im ] [ MiLL ] [ pozisyonlar ] [ luca ] [ istasyon ] [ BEYiN ] [ ViZYON ] [ M ZE ] [ hayati ] [ lahi ] [ ilahi ] [ zeka ] [ hall ] [ HAYATI ] [ ilginç ] [ plastik ] [ oluium ] [ salary ] [ kina ] [ göi ] [ tekamül ] [ make ] [ sempatik ] [ ekol ] [ iKNA ] [ KNA ] [ mineral ] [ rene ] [ Evren ] [ benzerlik ] [ maddeleri ] [ ciier ] [ kita ] [ tik a ] [ UYKU ] [ tuttu ] [ gezegen ] [ ilginc ] [ alyuvar ] [ kna ] [ lastik ] [ inat ] [ GÖiÜS ] [ incik ] [ papaz ] [ ZEKA ] [ k pek ] [ k pe ] [ iLAHi ] [ sisi ] [ i mer ] [ ikna ] [ yui ] [ ncir ] [ ayaklar ] [ titre ] [ iLETiiiM ] [ POZi ] [ Darwin ] [ VIZYON ]