Okültizm » Genel

Büyücüler

Doğa dışı gizli güçlerden yararlandığına inanarak büyü yapanlar. Büyü ve büyücülük insanlık tarihinin çok eski dönemlerine kadar gider. Doğa karşısında kendini âciz ve eksik hisseden insanoğlu, gizli güçlerle kendi arasında bağlantı kurabilecek birtakım aracılara ihtiyaç duymuştur. Bu aracılarda olağanüstü yetenekler bulunduğu varsayımından yola çıkarak, büyücülerden, insanüstü davranışlar beklemiştir. Tektanrılı dinlere geçildiği zaman bu inançlar ortadan kalkmamış, sözgelimi, Hıristiyanlığın bütün yasaklamalarına rağmen büyücülük ve boş inançlar toplumlar içinde gizli gizli yaşamlarım sü...

Devamını Oku

Domino Falı

Çift-düzden altı-altıya kadar sıralanan standart bir domino takımı ile geleneksel yorumla fal bakılabilir. Domino taşlarının noktalı yüzleri alta getirilerek iyice karıştırılır. Bunların içinden bir tane çekilir. Bazı domino falcıları kendilerinden en uzaktakini almakta ısrar etse de, bazıları da ellerini şansın etkisine bırakırlar. Fakat hepsinin birleştikleri bir kanıya göre bir insan domino falıyla ayda sadece bir kez geleceğini öğrenme şansına sahiptir. Aksi takdirde cevaplar anlamsız kalacaktır. Ayrıca, bir kişi bir seferde en fazla üç domino taşıyla (yani üç çekişle) sınırlı kalmalıdır...

Devamını Oku

Kahve Falı

Nasıl Bakılır? Birçok falcıya göre kurallı olarak bakılan fal, konsantrasyon için şarttır. Eğlencelik tarzdaki kahve falları, basit kurallarla bakılan bir fal tarzıdır. Kahve fincanı saat istikametinin tersi yönünde, baş üzerinde üç kez çevrilir. Bu esnada bir dilek tutulur. Daha sonra tabağın üzerine doğru döndürülerek kapatılır. Üzerine metal konarak çabuk soğuması sağlanır. Ayrıca bu metalin, fincan içinde çıkabilecek kötülükleri uzaklaştırdığına inanılır. Bazı falcılara göre de bu metal orada gelecek ile ilgili negatifliği önlesin diye fincan üzerine konurmuş. Fincan on dakika sonra açıl...

Devamını Oku

Sihir

Doğa yasalarına karşı çıkarak eşyayı veya yaratıkları etkilemek için başvurulan çare ve yollar. İlkçağ'da sihir çok önemliydi ve savaş, avcılık, tıp gibi etkinliklerin çoğu sihire bağlıydı. Sözgelimi bir savaşa girmeden önce Romalılar augurlara (hayvanların iç organlarını inceleyerek gelecekteki olayları ha­ber veren rahipler) başvururlardı. Günümüzde, bazı ilkel kabilelerde, sihirbazlar hâlâ büyü törenleri düzenler. «Uğur» getirecek basit bir fetişten, geleceğin haber verilmesine veya özel ayinlere kadar sihir, çeşitli görünümlere bürünebilir ve hemen bütün uygarlıklarda geçerli olmuştur. ...

Devamını Oku

İslamiyet'te Büyü

Sihir Arapça bir kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla, yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen, büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir. İslam alimleri, sihir yapmayı, Kuran ve Sünnet'e dayanarak büyük günahlardan sa...

Devamını Oku

Eski Mısır'da Büyü

Eski Mısır'da son derece doğal olarak bilinen bir olguydu büyüler. Ancak yine de herkes büyü yapamazdı. Bu konuda özel yetenekleri olan, tanrılarla iletişim kurabilen kişiler büyü yapabiliyordu. Büyülerin kimi kötü yani kara büyü niteliğindeydi; kimisi koruma büyüsü kimisi ise büyü bozmaya yarayan büyülerdi. Kara büyülerde genellikle büyü yapılmak istenen kişinin kendisine ait birşey ele geçirilir ve bunun yardımıyla balmumundan yapılmış insan figürüne bakır şişler saplanırdı. İnsan figürü, büyü yapılan kişiyi simgelerdi. Balmumu eriyince kişi ölürdü. Bu oldukça sevimsiz olaya karşın bundan k...

Devamını Oku

Agarta

"Shambhala" (Şambala), "Dünyanın Kalbi", "Yüce Ülke", "Bilgeler Ülkesi" gibi çeşitli adlarla belirtilen Agarta, teozofik ve ezoterik kaynaklara göre, önceki devrenin sonlarına doğru Mu ve Atlantis'ten göç eden bilim-rahipleri tarafından kurulmuş bir organizasyondur. Önceleri beşeriyetle açık temas halinde olan bu organizasyon, bu devrenin koşullarından ötürü gizlenme gereği görmüş ve ikâmet yeri olarak birbirlerine tünellerle bağlanan, dağlar içindeki yeraltı kentlerini tercih etmiştir. Agarta, dünya insanlığının tekamülünde sorumluluk sahibidir. İlahi Hiyerarşi'ye hizmet eder. Dünyanın Efen...

Devamını Oku

Anka (Simurg) Kuşu

Anka, birçok tradisyonda yer alan efsanevi kuşun Farsça'daki adlarından biridir. Eski Yunan mitolojisinde "Phoenix", Arap tradisyonunda "Anka", Çin'de "Tanniao" ve kimi tradisyonlarda "Homa" ya da "Rokh" adını alır. Simurg (Simorgh), İran tradisyonunda insan dili bilen, mesajcı, sırdaş, hikmet sahibi, mükemmel bir kuştur. Kahramanları taşır, uzak mesafelere yolculuk yaptırır ve yakıp kendisini tekrar çağırabilsinler diye onlara kendi tüylerinden birkaç tane bırakır. Arap tradisyonuna göre bu kuş, efsanevi Kaf Dağı'nın üzerindedir; Yunan mitolojisine göre öldükten sonra küllerinden doğan hari...

Devamını Oku

Büyüler

Büyü, kötü usullere başvurarak bir insanın iradesini elinden almak demektir. Çeşitli yollarla, usulleri kötüye kullanarak bir insanı yönetim altına almaya, ona istenilenleri yaptırmaya genel olarak büyü denilir. Büyü ile insanı istemediği şeylere zorlamak, ona istemediği hareketleri yaptırmak doğru değildir. Büyücülük, her şeyden önce, dine ve inanca kesin şekilde karşıt olan, batıl inançlara dayalı bir büyüsel işlem toplamıdır. Reçeteler, formüllere dayanan, bunlara değişik anlamlar yükleyen bir uygulamadır. 1584'te Anvers'te yayınlanan Gespar Peucer'in Falcılar (Les Devins) adlı kitapında ...

Devamını Oku

Enkarnasyon

Sözlük anlamıyla "ete bürünme" anlamına gelen enkarnasyon terimi, spiritüalist terminolojide ruhun yoğun bedene bağlanışını ifade eder. Ancak, ruhun bitki gibi etten yapılma olmayan bedenlere de bağlandığı göz önüne alındığında terimin sözlük anlamının spiritüalist terminolojideki anlamı bakımından yeterli olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, terimin yaygın oluşu göz önüne alınarak, neo-spiritüalizmde "enkarnasyon" terimi kullanılmaya devam edilmiştir. Spiritüalizme göre, ölüm olayı ile yoğun bedenlerini terk etmiş ruhlar, 'spatyum' da bir süre kaldıktan sonra, tekrar yoğun dünyalardan b...

Devamını Oku

Misterler

Eski inisiyasyonlarda kullanılan mister sözcüğü, "sır" anlamına gelmekte olup, yalnızca inisiyelerin bilebileceği ilahi hakikatler anlamında kullanılmaktaydı. Sözcük, kimilerine göre Grekçe'deki "kapamak" anlamına gelen "myein" sözcüğünden türetilmiştir. Çünkü inisiyelerin (mystes'in) dudaklarını kapaması, yani sırları inisiye olmayanlara açıklamaması gerekiyordu. Kimilerine göre de sözcük, Yunan kültürüne Mısır'dan geçmiştir. (Mısır'da "küçük misterler" e eren inisiyelere "mist" denirdi.) Eski inisiyasyonlarda aşama aşama ulaşılan misterler üç grupta toplanırdı: Küçük Misterler: Bunlar reen...

Devamını Oku

Mistisizm

İnsanın mantık ve akıl yürütme yoluyla erişemediği ilahi ve doğaüstü denilen "hakikatler" i derin bir sezgi ile arama yoludur. Terim, kimilerine göre Grekçe'de "gözlerini kapamak" anlamına gelen "myein" sözcüğünden türetilmiştir. Mistisizm, felsefi kaynağını dinden alır. Fakat mistisizme din yerine, "dinin iç kısmı" demek daha doğru olur. (İslami toplumlardaki 'sufilik' ya da tasavvuf, mistisizm kapsamında ele alınmaktaysa da, sufilik, birçok konuda, gerek Batı gerekse Hint mistisizminden farklılık gösterir.) Kaynağını dinden alan, tecrit olmaya ve 'vecd' e dayalı bir sistem olan mistisizme ...

Devamını Oku

Piramitlerdeki Sırlar Bilgisi

Sırlar bilimini öğrenmek isteyen gençler, piramitlerde gerçekleştirilen özel eğitimlere çok ağır sınavlardan geçirildikten soma alınırlardı. İşte bu kapı da söz konusu sınavların başlayacağı sınır çizgisiydi. Aday ya devam edecek ya da geri dönecekti. Birçok aday bu kapıdan içeri girmeye cesaret edememiştir. İçeri girenlerin de çok azı bu sınavlardan geçebilmiş ve "Sırlar Bilgisi"ni öğrenmeye hak kazanmışlardır. Adaylar, rahiplerin büyük bir titizlikle hazırlamış oldukları binbir badireyi aşmak zorundaydılar. Adayın hevesini kırmak için rahipler ellerinden geleni yaparlardı. Bütün korkutucu v...

Devamını Oku

Spiritüalizm (Ruhçuluk)

Terim, Latince "ruh" anlamına gelen "spiritus" sözcüğünün sıfatı "spiritualis" sözcüğünden türetilmiş olup, iki ayrı anlamda kullanılmaktadır: Felsefi Spiritüalizm Ruh ya da "can" ın maddeden ayrı bir cevher olarak varlığını kabul eden bütün mezhep, öğreti, akım, yol ve inanç sistemlerini kapsayan genel addır. Maddeciliğin karşıtıdır. Spiritüalist görüşlerin hepsi de ruhun varlığını kabul etmekle birlikte, bir kısmı ruhun orijinal ve kendine özgü olduğunu, bir kısmı da tekamül amacıyla tekrar bedenlenmesinin bir yasa olduğunu kabul etmez. Deneysel Spiritüalizm Reenkarnasyon'un bir yasa old...

Devamını Oku

Mayaların Astronomik Bilgileri

1- Mayalar, Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesini 365.2421 gün olarak hesaplamışlardır. Bu rakam şu anda aynı yörüngeyi 365,2424 gün olarak hesaplaman Gregoryen Takvimi'nden daha kesindir. Yapılmış olan en son uzay araştırmalarında elde edilmiş bulunan sonuçlar, Mayalan haklı çıkarmıştır. Uzay çalışmalarında bilgisayarlarla elde edilen sonuç 365.2422 idi. 2- Mayalar, gözlemlenmesi hemen hemen mümkün olmayan gökyüzü hareketlerini de biliyorlardı: Dresten Kodeksi yaçıtlannda, çeşitli gezegenlere, hatta çeşitli yıldızlara ait tanımlarla karşılaşmaktayız. Dünya'nın Güneş çevresindeki dönüşünü b...

Devamını Oku

Astral Seyahat

Doğu inisiyasyon topluluklarında, gerçek inisiyeler, Güneş Sistemimizi oluşturan gezegenleri tanımlamaları ile ayırt edilirlerdi. Astral ayrışmanın en iyi kanıtlarından birini, psişik hâl sonucu ulaşılmış olan astral merkezlerin tasvir edilmesi oluştururdu. İsis sırlarına inisiye olanlar, tüm inisiyasyonlarda "yılan" ile sembolize edilen bu astral güçler selini aşarlardı. Güneş'in Dünya üzerinde meydana getirdiği çekim gücü, fizik bedene bağlanmış durumda iken bu denli hissedilmez. Ama astral plâna açılındığında bu çok belirgin hâle gelir ve bu çağlayanı aşabilmek için özel bir güç gerekmekte...

Devamını Oku

Sfenks Sembolü

Eski devirlerde yaşamış inisiyeler, insanın yapısını meydana getiren unsurları biraraya getirerek Sfenks sembolü ile ifade etmişlerdir. O dönemlerin değişik toplumlarında, değişik sfenksler yapılmışsa da sembolize ettikleri anlam aynıdır: insanın yapısı. Yapı sözü ile kastedilen, insanı meydana getiren unsurlar olduğu kadar, aynı zamanda onun bu dünya ortamında tezahür etmekte olan başlıca mizaçlarıdır. Eskiler, insanları mizaçlarına göre üç sınıfa ayırırlar: Çalışma Adamı Bu tamamen bedensel faaliyete yönelik insan tipidir. Yaşamını, vücudunu ağır işlere koşarak kazanan kişileri bu bölümde...

Devamını Oku

Okültizm Nedir?

Okültizm kelimesinin Türkçe karşılığı "gizlibilim, gizlicilik" olarak ifade edilmektedir. Gizli bilimler denilince, eski geleneğin devamını sağlayan ezoterik (batınî) doktrin anlaşılmaktadır. Okültizmin daha iyi anlaşılabilmesi için, onun nasıl oluştuğunun bilinmesinde yarar vardır. Geçmiş zamanların büyük düşünürleri, fikirlerini mükemmelleştirmek amacıyla, dünyamızda doğmuş büyük uygarlıklardan ve özellikle de Eski Mısır gizemlerinden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bu antik çağ uygarlıklarında bilim, başlıca iki ana kısma ayrılırdı: 1- Fiillere dayanan maddî kısım; 2- Prensiplere dayanan ...

Devamını Oku

Ezoterizm

Ezoterizmin Osmanlıca karşılığı "Batınîlik"tir. Batın; iç yüz, içteki anlamındadır. Bunun Türkçe karşılığı "içreklik" sözcüğüdür. "Ezoterik", "içrek" demektir. Bu sözcük "içte kalan, saklı" anlamına gelir. "Ezoterik bilgiler" denildiği zaman, herkese açıklanmayan, ancak belli eğitimlerden geçip o bilgileri almaya hak kazanmış kişilere verilen bilgiler kastedilmektedir. Ezoterizm ile İnisiyasyon arasındaki ilişkiye gelecek olursak şunları söyleyebiliriz: İnisiyasyon, ezoterik bilgilerin bir mürşit (yol gösterici) tarafından müritlere (öğrencilere) belirli bir program dahilinde aktarılıp uygul...

Devamını Oku

İnisiyasyon

İnisiyasyon kelimesi, kök olarak Lâtince "initiatio"dan gelir. Fransızca'da ve İngilizce'de "initiation" olarak geçer. Osmanlıca karşılığı "tedris, irşat"; Türkçe anlamı ise "öğretme, doğru yolu gösterme" şeklindedir. İnsanlık tarihi boyunca oluşmuş birtakım eski gelenekler vardır. Bunlar, genellikle ezoterik (içrek, gizli) yapıdadırlar. İnisiyasyon; bu ezoterik bilgilerin, bunları öğrenmeye talip olanlara, yani "inisiye"lere, "inisiyatör"ler tarafından birtakım özel şartlara bağlı olmak kaydıyla aktarıldığı merkezlerdeki eğitim biçimidir. Bu eğitimin ezoterik olması, bilinenlerin herkese aç...

Devamını Oku

Astral Beden

İnsanı oluşturan üç prensipten biri olan astral bedenin canlandırıcı ve hareket ettirici rolünü daha önce de gözden geçirmiştik. Bu işleyiş otomatik olarak gerçekleşmektedir. Bunun en açık göstergesi, uyku sırasında da fonksiyonların mükemmelen yerine getirilmesidir. Astral bedenin etki merkezi göğüs kafesindedir. Ve hareketi sağlamada kullandığı sinir gücü, büyük sempatik sisteme bağlı sinirlerde dolanır. Bu, onun anatomik yapısıdır. Asıl ilginç olanı onun iki kutuplu oluşudur. Bir bölümü ruh varlığına, diğer bir bölümü de fizik bedene yöneliktir. Bu aracı beden ya da okültistlerin tanımladı...

Devamını Oku

Evolüsyon-Envolüsyon

Evolüsyon, Fransızca kökenli bir kelime olup, anlamı, "evrim, tekâmül"dür. Envolüsyon da aynı dile bağlı olup, "gerileme" anlamına gelmektedir. Okültizm ise, bu anlamlardan bir prensibin izahına doğru kaymakta ve çok geniş kapsamlı olabilecek bir ilkeyi araştırmaktadır. Şimdi değişik kaynaklardan da yararlanarak, evolüsyon ve envolüsyonun neler ifade edebileceğini anlamaya çalışalım. İnsanda dolanmakta olan akışkanlar, bu hareketlerinde belirlenmiş pek çok istikamete yönelirler. Bu yönler, bu akışkanların başlıca etki merkezlerinin işlevleri ve karşılıklı konumlarına göre oluşurlar. Okültistl...

Devamını Oku

Psişürji

Psişürji, bedensiz varlıkların görünür hâle gelmeleri ve bunların mikrokozmos üzerindeki etkilerini etüt etmekteydi. Bu evokasyon (gözle görünür hâle gelme) çalışmaları daha önce söz ettiğimiz "astral imajlar" ya da "elemanter" varlıkları kullanmak suretiyle gerçekleştirilirdi. Evokatör (medyom), ilk adımda özel bir çalışma ile yarı-şuurlu somnambülizm hâline getirilirdi. Yani, organizmasının geri kalanı ile bağlantısını tam olarak kesmeksizin, gözlerini astral âleme açardı. Daha sonra bir bedensiz varlıkla irtibat kurar ve o varlığın materyalize olmasına aracılık ederdi. Bu durumda, tezahür ...

Devamını Oku

Alşiminin Tarihçesi

Alşimiyi genellikle çok yüzeysel bir tanımıyla biliriz. Derler ki: "Alşimi, değersiz madenleri kıymetli madenler hâline dönüştürme sanatıdır." Örneğin kurşunun altın hâline getirilmesidir. Aslında hadise bu kadar basit değildir. Bu uygulama gerçektir; alşimistler değersiz madenleri altına ya da gümüşe dönüştürmeye uğraşmışlardır. Ama tüm bunların inisiyatik bir anlamı vardır ve alşimistler de bu yüzden bu bilimin inisiyatik anlamını kavrayanlar ve bu şuura varamamış olanlar şeklinde iki gruba ayrılırlar. Efsaneye göre Çinliler bu sanatı M.Ö. 4500 yıllarından beri uyguluyorlardı. Ayrıca Lao-Tz...

Devamını Oku

Hermetik Felsefe

Alşimistler kendilerine "filozof" diyorlardı. Aslında özel tipte bir filozoftular ve kendilerini "en yüksek bilim"in emanetçileri olarak nitelendiriyorlardı. Bu bilim, tüm diğerlerinin prensiplerini de kapsıyor, var olan her şeyin tabiatını, kökenini ve varoluş sebebini açıklıyor, tüm evrenin kökenini ve kaderini anlatıyordu. Bu gizli doktrin tüm bilimlerin anasıydı, hepsinin en eskisiydi, âlemi ve tarihini inceleyendi ve geleneğe göre insanlara Tanrı Hermes (Mısırlı Thoth) tarafından açıklanmıştı. Hermetik felsefe denmesinin sebebi bunda yatar. Bu bilimin tüm ilkelerinin, Hermes (Thoth) tara...

Devamını Oku

Mistik Alşimi

Alşiminin diğer bir yönü de onun mistik bir yol olmasıdır. Pek çok terimlerin sembolik bir anlamı vardır; orada kastedilen altın aslında "ruhsal altın"dır. Simyagerin gerçek amacı madenî altını bulmak değildir, iş bu kadar basit olamaz. O, kendini arındırma peşindedir. Astral bedenin tüm dünyasal tutku ve arzulardan arındırılması ameliyesi altın arayışı olarak ifade bulur. Geri seviyeli madenden kasıt, insanın gelişimine sekte vuran dünyasal tutkulardır. Bunların temizlenmesi, gerçek insan varlığına yaraşır tarzda yükseltilmesi, bunlarla çevrelenmiş astral bedenin âdeta bir metamorfoza uğraya...

Devamını Oku

Ars Magna (Büyük Sanat)

Alşimideki en yüksek anlayışa Ars Magna (Büyük Sanat) denir. Avrupa'da, bu anlayışın daha çok 15. yüzyıl ve daha sonraki araştırmacılarda geliştiği görülür. Bunun tanımını A. Savoret şöyle yapıyor: Gerçek simya, geleneksel simya, hayatın kanunlarının insanda ve doğada tanınmasıdır ve Âdem'in düşüşünden (insanın maddeye gömülüşü) itibaren dünya üzerinde hayli karışıklığa uğramış bu hayatın, yitirmiş olduğu saflığını, ihtişamını ve ilk imtiyazlarını yeniden kazanabilmesini sağlayacak olan sürecin yeniden kurulmasıdır. Bu, insanda kurtuluş ve yenilenme; doğada saflaşma ve tekâmül; mineral âlemin...

Devamını Oku

Tarot Kartların Özellikleri

78 karttan oluşan tarot destesinde 56 kart "küçük sırlar", 22 kart da "büyük sırlar" bölümünü oluştururlar. Bu satırlarda bunların anlamlarına ve açılma yöntemlerine girmeyeceğiz. Ancak şunu belirtebiliriz ki, kartların üzerlerindeki sembolik resimler ne denli sade ve pozitif bir görünümde iseler çalışma o denli verimlidir. Çünkü şuuraltı sade bir dilden anlar. Bu yüzden hayli karmaşık resimlerle dolu olan ve Alester Crowley tarafından hazırlanan deste ile çalışmalarda, acayip imajlar görme gibi durumlar ortaya çıkmıştır ki bu da yoldan sapılmış demektir, verimli bir çalışma sayılamaz. Tarot ...

Devamını Oku

Tarotun Kullanılışı

Tarot kartlarının kullanılması okültizmle uğraşanlarda belirli bir hassasiyet artışına neden olur. Astroloji de bu sonucu meydana getirebilir. Tarot ile geleceğin görülebilmesinin mekanizması, bazı araştırmacılar tarafından bu kartların sembolik yapısının şuuraltına doğrudan hitap ettiği ve süperşuurdan şuuraltına gelmiş olan bilgilerin serbest bir kanal bulmalarına neden olduğu şeklinde açıklanır. Dolayısıyla tarot sembolleri üzerinde meditasyon çalışmaları yapmanın, su altına akan bu bilgileri su üstüne çıkaracak bir anahtar olduğu ortadadır. Tarot kartları ile yapılan meditasyon çalışmalar...

Devamını Oku

Tarotun Tarihçesi

Bazı kişilere göre Tarotun kökeni Eski Mısır'a dayanmaktadır. Araştırmacı Court de Gebelin'e göre tarot, bir dizi hiyerogliflerden oluşan, firavunlar çağında yazılmış olan ve Mısırlıların okült bilgilerinin, doktrinlerinin öğretisi olan bir kitaptır. Onun talebesi olan ve daha sonra ismini ters çevirerek Etteilla yapan Alliette, bunun Mısır ilâhı Hermes-Thot'a ait olduğunu savunmuştur. Eski Mısır'da "krallık" anlamına gelen Taroş kelimesinden, Lâtince'de "tekerlek" anlamına gelen "Rota" kelimesinden ya da İbranice'de "kanun" anlamına gelen "Torah" sözcüğünden türemiş olduğu şeklinde çeşitli id...

Devamını Oku

Tarot Nedir?

Tarot kartları, iskambil kartlarını andırmakla birlikte, sembolik resimlerle dolu olan ve kehanette bulunmak için kullanılan bir kart destesidir. Okült bilimlerle uğraşanlar, bu sembolizmin derin anlamlarına nüfuz ederek sırları kavramayı, evrenin yasalarını anlamayı hedeflemişlerdir. İşin egzoterik (dışsal-yüzeysel) tarafı ile uğraşanlar içinse, Tarot bir fal açma ve kehanette bulunma sanatıdır....

Devamını Oku

Kehanet ve 32 Yöntem

Kehanette bulunma, fal bakma gibi uğraşlar insanların her zaman merakını uyandırmış ve kendine cezbetmiştir. Üzerinde yaşadığımız, Dünya adı verilen bu gezegenin yasaları icabı sadece önümüzdekini görebilmekte, ama onun gerisinde ve ilerisinde olanları fark etmekte acz içinde kalmaktayız. Yani dünya şartları gereği, zaman ve mekân içinde genişleme yeteneğimizi yitirmiş olduğumuzdan ötürü sınırlı bir algılama imkânına sahibiz. Gerçi hassas, medyomsal yetenekleri gelişmiş psişik insanlar her zaman yaşamışlar ve halen de yaşamaktadırlar, ama bütün insanlığa oranla, sayıları yok denecek kadar azdı...

Devamını Oku

Matematikle Kehanet

Nümeroloji, her şeyin sayılara indirgenebileceği dolayısıyla her şeyin sayılarla ifade edilebileceği fikrinden hareket ederek, geleceğe ait kehanetlerde veya kişilerin karakterlerini yorumlamada sayıların kullanılmasıdır. Yunan ve İbrani alfabelerinde her harf bir sayıyı gösteriyordu. Nümerolojide de yazı veya isimlerdeki harflere sayılar yerleştirilir, bunlara bakarak mevcut durum ve geleceğe yönelik kehanetlerde bulunulur. Zamanla bu yöntem kutsal kitaplarda da aynı şekilde bir takım gizli mesajlar ve geleceğe ait bilgiler arama çalışmalarına dönüştü. Matematik katı ve soyut bir sistematik...

Devamını Oku