“Okültizm” konusunda son eklenen 20 yazı

« Seçtiğiniz konudaki yazıları görmek için sol bölümden konuya ilişkin alt kategori seçimi yapınız.

Matematikle Kehanet

Nümeroloji, her şeyin sayılara indirgenebileceği dolayısıyla her şeyin sayılarla ifade edilebileceği fikrinden hareket ederek, geleceğe ait kehanetlerde veya kişilerin karakterlerini yorumlamada sayıların kullanılmasıdır. Yunan ve İbrani alfabelerinde her harf bir sayıyı gösteriyordu. Nümerolojide de yazı veya isimlerdeki harflere sayılar yerleştirilir, bunlara bakarak mevcut durum ve geleceğe yönelik kehanetlerde bulunulur. Zamanla bu yöntem kutsal kitaplarda da aynı şekilde bir takım gizli mesajlar ve geleceğe ait bilgiler arama çalışmalarına dönüştü. Matematik katı ve soyut bir sistematik...

Devamını Oku

Kehanet ve 32 Yöntem

Kehanette bulunma, fal bakma gibi uğraşlar insanların her zaman merakını uyandırmış ve kendine cezbetmiştir. Üzerinde yaşadığımız, Dünya adı verilen bu gezegenin yasaları icabı sadece önümüzdekini görebilmekte, ama onun gerisinde ve ilerisinde olanları fark etmekte acz içinde kalmaktayız. Yani dünya şartları gereği, zaman ve mekân içinde genişleme yeteneğimizi yitirmiş olduğumuzdan ötürü sınırlı bir algılama imkânına sahibiz. Gerçi hassas, medyomsal yetenekleri gelişmiş psişik insanlar her zaman yaşamışlar ve halen de yaşamaktadırlar, ama bütün insanlığa oranla, sayıları yok denecek kadar azdı...

Devamını Oku

Tarot Nedir?

Tarot kartları, iskambil kartlarını andırmakla birlikte, sembolik resimlerle dolu olan ve kehanette bulunmak için kullanılan bir kart destesidir. Okült bilimlerle uğraşanlar, bu sembolizmin derin anlamlarına nüfuz ederek sırları kavramayı, evrenin yasalarını anlamayı hedeflemişlerdir. İşin egzoterik (dışsal-yüzeysel) tarafı ile uğraşanlar içinse, Tarot bir fal açma ve kehanette bulunma sanatıdır....

Devamını Oku

Tarotun Tarihçesi

Bazı kişilere göre Tarotun kökeni Eski Mısır'a dayanmaktadır. Araştırmacı Court de Gebelin'e göre tarot, bir dizi hiyerogliflerden oluşan, firavunlar çağında yazılmış olan ve Mısırlıların okült bilgilerinin, doktrinlerinin öğretisi olan bir kitaptır. Onun talebesi olan ve daha sonra ismini ters çevirerek Etteilla yapan Alliette, bunun Mısır ilâhı Hermes-Thot'a ait olduğunu savunmuştur. Eski Mısır'da "krallık" anlamına gelen Taroş kelimesinden, Lâtince'de "tekerlek" anlamına gelen "Rota" kelimesinden ya da İbranice'de "kanun" anlamına gelen "Torah" sözcüğünden türemiş olduğu şeklinde çeşitli id...

Devamını Oku

Tarotun Kullanılışı

Tarot kartlarının kullanılması okültizmle uğraşanlarda belirli bir hassasiyet artışına neden olur. Astroloji de bu sonucu meydana getirebilir. Tarot ile geleceğin görülebilmesinin mekanizması, bazı araştırmacılar tarafından bu kartların sembolik yapısının şuuraltına doğrudan hitap ettiği ve süperşuurdan şuuraltına gelmiş olan bilgilerin serbest bir kanal bulmalarına neden olduğu şeklinde açıklanır. Dolayısıyla tarot sembolleri üzerinde meditasyon çalışmaları yapmanın, su altına akan bu bilgileri su üstüne çıkaracak bir anahtar olduğu ortadadır. Tarot kartları ile yapılan meditasyon çalışmalar...

Devamını Oku

Tarot Kartların Özellikleri

78 karttan oluşan tarot destesinde 56 kart "küçük sırlar", 22 kart da "büyük sırlar" bölümünü oluştururlar. Bu satırlarda bunların anlamlarına ve açılma yöntemlerine girmeyeceğiz. Ancak şunu belirtebiliriz ki, kartların üzerlerindeki sembolik resimler ne denli sade ve pozitif bir görünümde iseler çalışma o denli verimlidir. Çünkü şuuraltı sade bir dilden anlar. Bu yüzden hayli karmaşık resimlerle dolu olan ve Alester Crowley tarafından hazırlanan deste ile çalışmalarda, acayip imajlar görme gibi durumlar ortaya çıkmıştır ki bu da yoldan sapılmış demektir, verimli bir çalışma sayılamaz. Tarot ...

Devamını Oku

Ars Magna (Büyük Sanat)

Alşimideki en yüksek anlayışa Ars Magna (Büyük Sanat) denir. Avrupa'da, bu anlayışın daha çok 15. yüzyıl ve daha sonraki araştırmacılarda geliştiği görülür. Bunun tanımını A. Savoret şöyle yapıyor: Gerçek simya, geleneksel simya, hayatın kanunlarının insanda ve doğada tanınmasıdır ve Âdem'in düşüşünden (insanın maddeye gömülüşü) itibaren dünya üzerinde hayli karışıklığa uğramış bu hayatın, yitirmiş olduğu saflığını, ihtişamını ve ilk imtiyazlarını yeniden kazanabilmesini sağlayacak olan sürecin yeniden kurulmasıdır. Bu, insanda kurtuluş ve yenilenme; doğada saflaşma ve tekâmül; mineral âlemin...

Devamını Oku

Mistik Alşimi

Alşiminin diğer bir yönü de onun mistik bir yol olmasıdır. Pek çok terimlerin sembolik bir anlamı vardır; orada kastedilen altın aslında "ruhsal altın"dır. Simyagerin gerçek amacı madenî altını bulmak değildir, iş bu kadar basit olamaz. O, kendini arındırma peşindedir. Astral bedenin tüm dünyasal tutku ve arzulardan arındırılması ameliyesi altın arayışı olarak ifade bulur. Geri seviyeli madenden kasıt, insanın gelişimine sekte vuran dünyasal tutkulardır. Bunların temizlenmesi, gerçek insan varlığına yaraşır tarzda yükseltilmesi, bunlarla çevrelenmiş astral bedenin âdeta bir metamorfoza uğraya...

Devamını Oku

Uygulamalı Alşimi

Kuramsal alşiminin doğrudan uygulanmasını meydana getiren pratik alşimi, "filozof taşı"nın araştırılmasıydı. Bu tozun başlıca iki yeteneği vardı: Bunlardan biri madenlerin transmutasyonudur(*) ki, buna Büyük Eser denir. Diğeri de Evrensel Tıp'tır. Alşimistlere göre tüm madenler canlıdırlar ve sağlıklı bir durumda oldukları zaman kusursuz maden hâlinde, yani altın formunda tezahür etmeleri gerekir. Filozof taşı denen toz ile temasa geçirilen geri seviyeli madenler mükemmelleşir, altın hâline dönüşür. Filozof taşını sıvı hâle getirmekle de uzun hayat iksiri (eliksir) elde edilir ki, bu da sahib...

Devamını Oku

Hermetik Felsefe

Alşimistler kendilerine "filozof" diyorlardı. Aslında özel tipte bir filozoftular ve kendilerini "en yüksek bilim"in emanetçileri olarak nitelendiriyorlardı. Bu bilim, tüm diğerlerinin prensiplerini de kapsıyor, var olan her şeyin tabiatını, kökenini ve varoluş sebebini açıklıyor, tüm evrenin kökenini ve kaderini anlatıyordu. Bu gizli doktrin tüm bilimlerin anasıydı, hepsinin en eskisiydi, âlemi ve tarihini inceleyendi ve geleneğe göre insanlara Tanrı Hermes (Mısırlı Thoth) tarafından açıklanmıştı. Hermetik felsefe denmesinin sebebi bunda yatar. Bu bilimin tüm ilkelerinin, Hermes (Thoth) tara...

Devamını Oku

Alşiminin Tarihçesi

Alşimiyi genellikle çok yüzeysel bir tanımıyla biliriz. Derler ki: "Alşimi, değersiz madenleri kıymetli madenler hâline dönüştürme sanatıdır." Örneğin kurşunun altın hâline getirilmesidir. Aslında hadise bu kadar basit değildir. Bu uygulama gerçektir; alşimistler değersiz madenleri altına ya da gümüşe dönüştürmeye uğraşmışlardır. Ama tüm bunların inisiyatik bir anlamı vardır ve alşimistler de bu yüzden bu bilimin inisiyatik anlamını kavrayanlar ve bu şuura varamamış olanlar şeklinde iki gruba ayrılırlar. Efsaneye göre Çinliler bu sanatı M.Ö. 4500 yıllarından beri uyguluyorlardı. Ayrıca Lao-Tz...

Devamını Oku

Psişürji

Psişürji, bedensiz varlıkların görünür hâle gelmeleri ve bunların mikrokozmos üzerindeki etkilerini etüt etmekteydi. Bu evokasyon (gözle görünür hâle gelme) çalışmaları daha önce söz ettiğimiz "astral imajlar" ya da "elemanter" varlıkları kullanmak suretiyle gerçekleştirilirdi. Evokatör (medyom), ilk adımda özel bir çalışma ile yarı-şuurlu somnambülizm hâline getirilirdi. Yani, organizmasının geri kalanı ile bağlantısını tam olarak kesmeksizin, gözlerini astral âleme açardı. Daha sonra bir bedensiz varlıkla irtibat kurar ve o varlığın materyalize olmasına aracılık ederdi. Bu durumda, tezahür ...

Devamını Oku

Evolüsyon-Envolüsyon

Evolüsyon, Fransızca kökenli bir kelime olup, anlamı, "evrim, tekâmül"dür. Envolüsyon da aynı dile bağlı olup, "gerileme" anlamına gelmektedir. Okültizm ise, bu anlamlardan bir prensibin izahına doğru kaymakta ve çok geniş kapsamlı olabilecek bir ilkeyi araştırmaktadır. Şimdi değişik kaynaklardan da yararlanarak, evolüsyon ve envolüsyonun neler ifade edebileceğini anlamaya çalışalım. İnsanda dolanmakta olan akışkanlar, bu hareketlerinde belirlenmiş pek çok istikamete yönelirler. Bu yönler, bu akışkanların başlıca etki merkezlerinin işlevleri ve karşılıklı konumlarına göre oluşurlar. Okültistl...

Devamını Oku

Astral Beden

İnsanı oluşturan üç prensipten biri olan astral bedenin canlandırıcı ve hareket ettirici rolünü daha önce de gözden geçirmiştik. Bu işleyiş otomatik olarak gerçekleşmektedir. Bunun en açık göstergesi, uyku sırasında da fonksiyonların mükemmelen yerine getirilmesidir. Astral bedenin etki merkezi göğüs kafesindedir. Ve hareketi sağlamada kullandığı sinir gücü, büyük sempatik sisteme bağlı sinirlerde dolanır. Bu, onun anatomik yapısıdır. Asıl ilginç olanı onun iki kutuplu oluşudur. Bir bölümü ruh varlığına, diğer bir bölümü de fizik bedene yöneliktir. Bu aracı beden ya da okültistlerin tanımladı...

Devamını Oku

İnisiyasyon

İnisiyasyon kelimesi, kök olarak Lâtince "initiatio"dan gelir. Fransızca'da ve İngilizce'de "initiation" olarak geçer. Osmanlıca karşılığı "tedris, irşat"; Türkçe anlamı ise "öğretme, doğru yolu gösterme" şeklindedir. İnsanlık tarihi boyunca oluşmuş birtakım eski gelenekler vardır. Bunlar, genellikle ezoterik (içrek, gizli) yapıdadırlar. İnisiyasyon; bu ezoterik bilgilerin, bunları öğrenmeye talip olanlara, yani "inisiye"lere, "inisiyatör"ler tarafından birtakım özel şartlara bağlı olmak kaydıyla aktarıldığı merkezlerdeki eğitim biçimidir. Bu eğitimin ezoterik olması, bilinenlerin herkese aç...

Devamını Oku

Ezoterizm

Ezoterizmin Osmanlıca karşılığı "Batınîlik"tir. Batın; iç yüz, içteki anlamındadır. Bunun Türkçe karşılığı "içreklik" sözcüğüdür. "Ezoterik", "içrek" demektir. Bu sözcük "içte kalan, saklı" anlamına gelir. "Ezoterik bilgiler" denildiği zaman, herkese açıklanmayan, ancak belli eğitimlerden geçip o bilgileri almaya hak kazanmış kişilere verilen bilgiler kastedilmektedir. Ezoterizm ile İnisiyasyon arasındaki ilişkiye gelecek olursak şunları söyleyebiliriz: İnisiyasyon, ezoterik bilgilerin bir mürşit (yol gösterici) tarafından müritlere (öğrencilere) belirli bir program dahilinde aktarılıp uygul...

Devamını Oku

Okültizm Nedir?

Okültizm kelimesinin Türkçe karşılığı "gizlibilim, gizlicilik" olarak ifade edilmektedir. Gizli bilimler denilince, eski geleneğin devamını sağlayan ezoterik (batınî) doktrin anlaşılmaktadır. Okültizmin daha iyi anlaşılabilmesi için, onun nasıl oluştuğunun bilinmesinde yarar vardır. Geçmiş zamanların büyük düşünürleri, fikirlerini mükemmelleştirmek amacıyla, dünyamızda doğmuş büyük uygarlıklardan ve özellikle de Eski Mısır gizemlerinden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bu antik çağ uygarlıklarında bilim, başlıca iki ana kısma ayrılırdı: 1- Fiillere dayanan maddî kısım; 2- Prensiplere dayanan ...

Devamını Oku

Sfenks Sembolü

Eski devirlerde yaşamış inisiyeler, insanın yapısını meydana getiren unsurları biraraya getirerek Sfenks sembolü ile ifade etmişlerdir. O dönemlerin değişik toplumlarında, değişik sfenksler yapılmışsa da sembolize ettikleri anlam aynıdır: insanın yapısı. Yapı sözü ile kastedilen, insanı meydana getiren unsurlar olduğu kadar, aynı zamanda onun bu dünya ortamında tezahür etmekte olan başlıca mizaçlarıdır. Eskiler, insanları mizaçlarına göre üç sınıfa ayırırlar: Çalışma Adamı Bu tamamen bedensel faaliyete yönelik insan tipidir. Yaşamını, vücudunu ağır işlere koşarak kazanan kişileri bu bölümde...

Devamını Oku

Astral Seyahat

Doğu inisiyasyon topluluklarında, gerçek inisiyeler, Güneş Sistemimizi oluşturan gezegenleri tanımlamaları ile ayırt edilirlerdi. Astral ayrışmanın en iyi kanıtlarından birini, psişik hâl sonucu ulaşılmış olan astral merkezlerin tasvir edilmesi oluştururdu. İsis sırlarına inisiye olanlar, tüm inisiyasyonlarda "yılan" ile sembolize edilen bu astral güçler selini aşarlardı. Güneş'in Dünya üzerinde meydana getirdiği çekim gücü, fizik bedene bağlanmış durumda iken bu denli hissedilmez. Ama astral plâna açılındığında bu çok belirgin hâle gelir ve bu çağlayanı aşabilmek için özel bir güç gerekmekte...

Devamını Oku

Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon (tekrardoğuş, yeniden bedenlenme) ruhsal ilkenin yeni bir tensel kabuğa (et bedene) geri dönüşüdür. Bir insan varlığı için bu kabuk (dış zar) daima bir insan bedenidir. Ancak, bir önceki hayatın yaşanmış olduğu gezegene reenkarne olunabileceği gibi, başka bir gezegene de reenkarne olunabilir. Nasıl ki yeryüzü hayatı için belli bir süre tespit edebilmek mümkün değilse, yeni bir bedene geri dönüş öncesi için de belli bir süre saptayabilmek mümkün değildir. Kimi insan varlıkları dünyada üç yıl, kimileri ise doksan yıl yaşarlar. Yeryüzü hayatının süresi kişisel bir etkendir; aynen ...

Devamını Oku