“Politika” konusunda son eklenen 20 yazı
« Seçtiğiniz konudaki yazıları görmek için sol bölümden konuya ilişkin alt kategori seçimi yapınız.
Hiç kimse, "sızıntıları" önlemek amacıyla tutulduktan için kendilerine "tesisatçı" denilen ve serbest çalışan birtakım karanlık adamların, Washington'daki Watergate işhanına 17 Haziran 1972 gecesi neden gizlice girdiğini tam olarak bilmiyor. Senaryoların çoğu, Nixon'un, Demokratların kendisi aleyhine ne gibi bir şantaja hazırlandığını öğrenme ihtiyacında odaklanıyor. Başkalarına göre ise, olay, Nixon ve CIA'nın karşılıklı olarak birbirlerine şantaj çabasıydı. CIA-Watergate bağlantısına ilişkin bir dizi başka senaryo da var.
Watergate'teki dinleme aletleri o denli baştan savma yerleştirilmişt...
Mk-Ultra (Beyin Yıkama)
CIA, insan beynini kontrol etme deneylerinin, Çinlilerin Kore Savaşı sırasında esir düşen Amerikalılara uyguladığı "beyin yıkama faaliyetlerine" karşı bir savunma yanıtı olduğunu ileri sürer.* Yakalanan Amerikalı pilotlar, ABD'yi sivillere yönelik biyolojik silah kullanmakla suçlayan açıklamalar yaptılar. Aslına bakılırsa, ABD'de beyin yıkama deneyleri CIA'dan önce başlamıştı.
CIA'nın davranış kontrolü de denilen beyne hükmetme faaliyetleri, normal denetim süreçlerinden kaçırılan bir program çerçevesinde 1953'te hız kazandı. MK-ULTRA kod adlı programa ait çok sayıda dosya, programda başından...
U-2 Olayı
Başkan Eisenhower, görev süresinin sonlarına doğru, ömrü boyunca sadakatle hizmet ettiği insanlar hakkında başka bir düşünce edinmeye başladı. Ulusa veda konuşmasında, "askeri sanayi biriminden" türeyen "kötü güçlerin hızla yükselişinin yol açacağı olası felaketler" konusunda uyanda bulundu.
En azından Ike'ın (Eisenhower'ın lakabı) şüphelerinden bazılarının izi, 8 ay önce meydana gelen U-2 olayına kadar götürülebilirdi. Ike, ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Fransa liderlerinin katılacağı bir barış zirvesi planlamıştı. Bu, onun "barış için Haçlı Seferi"nin doruk noktası olacaktı ve zirved...
Vietnam: 1945-1963
Vietnam, Amerikan ordusunun doğrudan bulaşmasından çok önce CIA'nın savaş alanıydı. Önceleri Fransa adına rol aldı. Fransa, kendi kamuoyunun hoşnutsuzluğuna karşın, 1945-1954 arasında 9 yıl boyunca eski sömürgesini yeniden ele geçirmek için savaştı.
CIA'nın paralı askerlerinin Fransızlarla birlikte çarpışmasına, hatta CIA'nın şirketi Air America'nın (dönemin en büyük "özel* havayolu şirketiydi) hava desteğine rağmen, Fransızların çabaları sonuçsuz kaldı.
1954'te yapılan Cenevre Anlaşması, 1956 seçimleri nedeniyle Vietnam'ı geçici olarak ikiye böldü. Fakat, seçimler ABD'yi ilgilendirmiyordu...
Vietnam: 1964-1975
JFK ve Ngo Dinh Diem'in öldürülmesinden sonra, Amerikan savaş birliklerinin Vietnam'a girmesinin önü açıldı. JFK'nin 1963 Kasım'ında katledildiği günlerde, Başkan Johnson, JFK'nin Vietnam'daki ABD personelini 1965 sonuna kadar geri çekme planını değiştirdi. Johnson, sinirli bir generale, "Beni seçtirin, o lanet olası savaşınıza kavuşursunuz" diyordu.
1964 Ağustos'unda, CIA ve ilişkili askeri istihbarat ajansları, Kuzey Vietnam açıklarında Tonkin Körfezi'nde sahte bir Vietnam saldırısı düzenlettiler. Kuzey Vietnam saldırganlığı olarak gösterilen bu olay, ABD müdahalesini tırmandırmanın gerekç...
Yugoslavya'nın Parçalanması
Yugoslavya'yı kaplayarak parçalanmaya götüren kargaşa ve kanlı olaylar, tıpası patlamış şişedeki etnik gerginliklerin kaçınılmaz sonucu gibi gösterilir. Oysa, hem ülkenin parçalanmasının hem iç savaşın, Gehlen Org'un devamı olan Almanya'nın BND'sinin de aralarında bulunduğu Batılı gizli servislerce teşvik edildiğini gösteren çok sayıda ciddi kanıt var.
Almanya'nın bölgeye ilgisi, Boşnak ve Hırvatların Nazilerle, Nazilerin untermenschen (insandan aşağı) dedikleri Sırplara karşı ittifak yaptıkları İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar gider. Almanya 1989'da birleştikten sonra, Doğu Avrupa'ya, öz...
Haiti
ABD, Haiti'yi beş kez işgal etti ve bir keresinde 20 yıl (1915-1935) kaldı. Kafa tutmaya cesaret eden binlerce Haitiliyi öldürdüğü bu uzun süreli ziyaretin sonunda, ABD ülkeyi, verdiği işleri yapacağından emin olduğu yerel Ulusal Muhafızların ellerine terk etti.
Bu düzenlemeden, Duvalier ailesi hanedanı ve onların pala kullanan özel terör kuvveti Tontons Macoute'ler çıktı. "Papa Doç" Duvalier (tıp doktoruydu) voodoo büyülerine güveniyordu. 1959'daki ayaklanma sırasında imdadına ABD ordusu yetişti. 1971'de "Papa Doç" ölünce, 19 yaşındaki oğlu "Baby Doç" "ömürboyu başkan" oldu.
Yalnızca Tont...
Irak
1991 başındaki Körfez Savaşı pek bir şey değiştirmedi. Şu eski ahbabımız despotik Kuveyt Emiri tahtına geri döndü. Eskiden dostumuz olan Saddam Hüseyin, bir-iki iğnelemeye karşın hâlâ iktidarda ve her zamanki gibi gaddar. Yüz binlerce Iraklı öldü, savaştan dönen binlerce Amerikan askeri esrarengiz bir hastalığın pençesinde ve Basra Körfezi tarihin en büyük çevre felaketini yaşıyor; binlerce ton petrol hâlâ temizlenmedi. Doğal olarak, "Acaba bunlardan kaçınılabilir miydi?" sorusu akla geliyor.
Tüm anlaşmazlık Kuveyt'in eğik sondaj yaparak Irak petrolünü çalmasıyla başladı. Kuveyt, ABD Ulusal ...
Panama
Manuel Noriega, hayatının büyük bölümünde CIA ile iyi geçindi. 1959 gibi çok eski tarihlerde Panamalı solcuları Amerikalılara ihbar ediyordu. 1966'ya gelindiğinde CIA'nın maaş bordrosundaydı. Tutuklulara kötü muamelede bulunmasına karşın -belki de bu yüzden- Noriega, Panama'da Amerikan ordusunca kurulan ve daha sonra Georgia'daki Fort. Benning'e taşınan "School of Arnericas"ta ("Diktatörler Okulu" ya da "Katiller Okulu" da denilir) eğitim görmeye layık bulundu.
1972 başlarında Noriega'nın uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin duyumlar, Uyuşturucuyla Mücadele Ajansı DEA'da sıkıntı yarattı. ABD Dış...
Dolandırıcı Bankalar
İngiliz banka müfettişlerinin ilk olarak 1991'de Londra şubesini kapatmasıyla, Uluslararası Kredi ve Ticaret Bankası (Bank of Credit and Commerce International-BCCI) "dünyanın en dolandırıcı bankası", ya da CIA Başkanı Robert Gates'in deyişiyle "Uluslararası Dolandırıcı ve Suçlular Bankası" (Bank of Crooks and Criminals International) olarak ünlendi. Ne demeli, herkesten daha iyi bilir.
CIA, tüm tarihi boyunca geniş çaplı mülkiyet tezgâhları (paravan şirketler) kurdu. Para aklama operasyonları yürüttü. Kayıtlara geçmeyen, dışardan birinin hiç anlamayacağı, içerden olanlardan da çok azının iz...
Güney Pasifik
Amerikan vatandaşları, 1993'te hükümetlerinin masum ve habersiz denekler üzerinde nükleer deneyler yaptığını öğrendiklerinde şok oldular. Oysa Güney Pasifik'te ABD mandası altındaki bölgelerde yaşayanlar için bu eski bir hikâyeydi.
1945 Ağustos'unda Japonya'ya atom bombası attığımızdan beri, ABD Pasifik'i "Amerikan gölü" olarak gördü. Mandacılıklarına dayanan ABD ve Fransa, yerlileri yerlerinden sürerek Pasifik'teki çeşitli adalarda yıllarca nükleer silah denemesi yaptı, füze fırlattı.
Yerlilerin radyasyon bulaşmış yurtlarına zaman zaman geri döndürülmesi, kanser vakalarıyla ve vücut yapıs...
Afganistan
CIA, Reagan'lı yıllarda, çeşitli ülkelerin hükümetlerine karşı iki düzine kadar örtülü operasyon yürüttü. Afganistan, bunlar içinde açık arayla en büyüğüydü. Hatta gerçekte, hem harcanan para (5-6 milyar dolar), hem görev alan personel bakımından, gelmiş geçmiş en büyük CIA operasyonuydu. Öyle ki, yalnızca küçük çaplı karşıtlıklar yaratmakla kalmadı, derin düşmanlıklar doğmasından destek aldı. Çünkü, bu operasyonun asıl amacı Sovyetler Birliği'ne kan kaybettirmekti; tıpkı ABD'ye Vietnam'da kaybettirildiği gibi.
Afganistan, 1979'daki Rus işgalinden önce zalim bir diktatör tarafından yönetiliy...
Pan Am 103 Seferi
Suriyeli terörist Manzir el-Kassar büyük bir tezgâh kurmuştu. Frankfurt'tan New York'a eroin kaçakçılığı yaparak milyonlar kazanıyordu ve işin tümü CIA tarafından korunuyordu. Bu, Oliver North'un İran/Kontra pazarlıklarında aracılık yapmasının ve Beyrut'taki Amerikalı rehinelerin bırakılmasını sağlamada etkisini kullanacağı beklentisinin karşılığıydı. el-Kassar Frankfurt'ta birbirinin aynı iki bavulu kullanarak New York'a eroin sevk ediyordu. İçi uyuşturucu dolu bavulu, kontrolden geçirilmiş olan benzeriyle değiştirip Pan Am'ın New York uçağına yerleştiriyordu.
Beyrut'taki Amerikalı rehinele...
İran/Kontra
Reagan yönetimi CIA'nın en kötü yönlerini, yani politikaları meşrulaştırmak için istihbaratı çarpıtmayı, örtülü operasyonlara aşırı tutkusunu, Kongre denetimine tenezzül etmemeyi ön plana çıkardı. Reagan'ın CIA Başkanı William Casey, kayda geçmeyen öyle çok operasyon yürüttü ki, ne yaptığını anlayacak endişesiyle teşkilâtın karşı istihbarat biriminin içini dışına çıkardı. Bu, köstebeklerin ve hainlerin CIA içinde çalışmalarını kolaylaştırdı; bugün de süren sıkıntı verici casusluk skandalları dizisine yol açtı.
Bu skandallardan en ünlüsü İran/Kontra, İran'daki İslami yönetime silah satışı diz...
Nikaragua'ya Müdahale
ABD başkanlarından Rooswelt (FDR) bir keresinde Nikaragua diktatörü hakkında konuşurken, "Somoza bir orospu çocuğu olabilir, ama bizim orospu çocuğumuz" demişti. Bu yüzden, sonraki Somoza (bizim orospu çocuğunun oğlu) 1979'da iktidardan uzaklaştırıldığında, Nikaragua'nın yeniden bizim olması için hiçbir çaba esirgenmedi.
Başkan Carter, oğul Somoza'nın günlerinin sayılı olduğunu görünce, emekli CIA ajanlarının silah akıttığından habersiz, Somoza'yı iktidardan uzaklaştırmak istedi. Carter'ın planı, 900 milyon dolarlık servetinin keyfini sürmek üzere Somoza'yı ülkeden çıkarmak ve Somoza'nın öze...
El Salvador
El Salvador'u yöneten 14 aile, yollarına çıkan herhangi birinin canını alma konusunda asla yufka yürekli olmadı. Yollarına çıkanların arasında çoğunlukla, sık sık yoksulların durumuna ilişkin endişelerini dile getiren Katolik din adamları bulunur. Bu nedenle Salvadorlu sağcılar birbirlerine şöyle seslenir: "Yurtsever ol, bir rahip öldür!"
1980'de, El Salvador Başpiskoposu Oscar Romero, Başkan Carter'in insan haklarına ilişkin nutuklarını ciddiye alma hatasını yaptı. Carter'e bir mektup yazarak, El Salvador'un katil yöneticilerine askeri yardımı durdurmasını istedi. Carter, Romero'yu görmezde...
Grenada İşgali
Amerikan halkına söylenen şu: Başkan Reagan, bir gün Karayipler'deki Grenada adasında korkunç Marksist bir darbe yapıldığı keşfiyle uyandı. Adada Kübalı askerler bulunduğuna göre, Başkan, orada kapana kısılmış, rehin alınmakla karşı karşıya kalan Amerikan vatandaşlarını kurtarmak için Amerikan askeri göndermek zorundaydı.
Bu komik açıklamanın ötesinde, olayın gerçek fotoğrafını elde etmenin imkânı da bırakılmadı. Çünkü, Amerikan askeri gücü, işgal sırasında gazetecilerin Grenada'ya girmesini yasakladı. Bir tekne dolusu Amerikalı gazeteci silah zoruyla geri çevrildi ve adaya tüm uçak seferler...
Libya
Nisan 1980'de, CIA ajanları Edwin Wilson ile Frank Terpil, Libya lideri Muammer Kaddafi yönetimine silah ve askeri eğitim sağlamak suçlarından mahkemeye verildiler. CIA, Wilson ve Terpil'i "kırmızı filler" olarak niteledi. Oysa, halen federal bir cezaevinde ömür boyu hapis cezasını çekmekte olan Wilson, emirlere uygun hareket ettiğini savunuyor.
Wilson'un iddiaları ciddiye alınmaya değer. Operasyonda görev alanların çoğu ellerine şaplak atılır gibi hafif cezalara çarptırıldılar ve Amerikan hükümeti için çalışmayı sürdürdüler. Bir kısmı İran/Kontra skandalinin oyuncuları oldu. Kaddafi'ye sağl...
29 Ekim Sürprizi
Ronald Reagan 1980'de Jimmy Carter'a karşı başkanlığa adaylığını koyduğunda, İran'da 52 Amerikalı rehin tutuluyordu. Reagan-Bush ikilisi, rehinelerin Kasım'daki seçimlerden önce serbest bırakılması halinde, bu "Ekim Sürprizi"nin Carter'in kazanmasına yardımcı- olacağından endişeleniyorlardı.
İran eski Cumhurbaşkanı Beni Sadr'a göre, Reagan'ın adamları 1980 Ekim'inde Paris'te İranlılarla buluştular ve rehineleri seçim sonrasına kadar tutma karşılığında 40 milyon dolar verdiler. Bazı kaynaklar, bu toplantılara eski CIA Başkanı George Bush ya da sonradan CIA Başkan olan William Casey veya her i...
Jonestown Katliamı
1978'de Guyana'nın Jonestown kentinde meydana gelen kitle kırımının, CIA'nın barbarca ve dev boyutlardaki "davranış kontrolü" deneylerinin doruk noktası olduğuna ilişkin çok sayıda kanıt bulunuyor. Ve bu kırım, o zamanlar bildirildiği gibi toplu intihar değil, bir kitle katliamıydı. Guyana adli tabibinin raporu, 913 kurbanın siyanürlü içkiden içmediğini, cesetlerde siyanür izine rastlanmadığını ortaya koydu. Kurbanların yüzde 80-90'ına öldürücü ilaçlar enjekte edilmiş, geri kalanlar ise vurulmuştu. Adli tabip, yalnızca 2 kişinin intihar ettiği sonucuna vardı.
Tarikatın lideri Jim Jones'un uz...