En popüler 40 yazı

Barometre ve Atmosfer Basıncı

Hava basıncını ölçmeğe yarayan alet. Yunanca ağırlık anlamına gelen "baros" ve ölçü anlamına gelen «metron»dan. İnce bir kamışla su içtiğimiz zaman, kamışın içindeki havayı ağzımızla içimize çekeriz. Böylece yaratılan boşluk hemen, yukarı doğru çıkan sıvıyla dolar. Bu olay bize doğal gibi gelir; ama bunu nasıl açıklamalı? Eskiçağ bilginleri bu soruya şöyle karşılık verirlerdi: «Doğa, boşluktan nefret eder», yani boşaltılan havanın yerini mutlaka bir şey doldurmalıdır. Ama bu bir açıklama değildir. Atmosfer her şeyi bastırır, sıkıştırır; tıpkı bulunduğu kabın çeperlerine ve içinde yüzen ...

Devamını Oku

Bakır

8. 94 yoğunluğunda, kızıl-esmer bir element. Simgesi: Cu Chuquicamata'da (Şili) bir bakır dökümhanesi. Bakır metalürjisi XIX. yy. sonlarında gelişti. Maden, eritme yoluyla sıvı haline dönüştürülür ve arılaştırılarak kalıplara dökülür. Bakır, 1100 derece dolaylarında eriyen bir madendir. Çeşitli maden filizlerini fırınlarda yakarak, oldukça karmaşık yöntemlerle elde edilir. Bu işlemden, atmosferi kirleten, zararlı, kükürtlü gazlar çevreye yayılır. Temel filizler pek yaygın olmadığından (başlıca yataklar Şili, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri), bakır pahalı bir madendir, çelik ile ...

Devamını Oku

Atmosfer

Yerküreyi saran hava tabakası. Yunanca "atnos": buhar ve "sphaira": küre sözcüklerinden. Atmosfer Yüksekliğe Göre Değişir Hayvanlar ve bitkiler ancak atmosfer içinde yaşayabilir, çünkü atmosfer onları dış tehlikelerden (göktaşları, morötesi ve kozmik ışınlar) korur, onlara hem ısı, hem de yaşamaları için mutlaka gerekli olan oksijen gibi maddeleri sağlar. Bunun için astronotlar, sürekli olarak, yapay bir atmosferin yaratıldığı bir kabinde veya uzay elbisesi içinde yaşayabilirler. Yerden yukarıya yükseldikçe, atmosferin tekdüze olmadığını anlarız: basıncı, yoğunluğu, sıcaklığı ve bileş...

Devamını Oku

Azot

Oksijen ile birlikte, havayı oluşturan gaz. 100 litre havada 78 litre azot bulunur. Azot sözcüğü Yunanca'dan gelir ve cansız demektir. Gerçekten de eskiden bu gazın canlılara yararı olmadığına inanılırdı. Gerçi yalnız oksijenin solunuma katıldığı doğrudur ve bir azot atmosferinde yaşayamayız. Ama azot, yararsız olmaktan uzaktır. Çünkü bedenimiz (kemikler, sinirler, kaslar) ve bitkilerin dokuları (sapları, yaprakları v.b.) en başta, içinde büyük miktarda azot bulunan proteinlerden oluşur: azot olmasa, hayat da olamazdı. İnsan kendisi için gerekli azotu çeşitli besin maddelerinden; sözgelimi s...

Devamını Oku

Boşluk

Göründüğünün tam tersine, evren çok az sayıdaki maddi cisimlere göre çok daha büyük oranda bir boşluktan oluşmuştur: nitekim gökcisimleri, yıldızlar arası boşluk'ta tek tek kalmışlardır. Maddenin en küçük düzeyinde, yani atomda da elektronlarla çekirdek arasında oldukça büyük bir boşluk yer alır. İlkçağ'dan beri Aristoteles gibi bilginler, «doğanın boşluktan nefret ettiğini» öne sürerlerdi. Bu eski fizik biliminin açıklayamadığı bazı olayları bir nedene bağlamak için yarattığı ünlü bir deyim olmuştur. İtalyan fizikçisi Torricelli (1608-1647) ancak XVII. yy .da atmosfer basıncı konusundaki ...

Devamını Oku

Çin Astrolojisi Nedir?

Çin astrolojisinde antik çağ Çin takvimi esasları kullanılmaktadır. Bunun dayandığı sistem, Ay'ın devirleri ile Güneş-Ay kısmi hareketlerine göre yapılan hesaplamalardır. Bu yönden batı astroloji sistemi ile derin ayrılıkları vardır. Çin astrolojisi yönteminde Güneş ve Ay'ın devir hesaplarının yanında, geleneksel Çin felsefesinin beş elementine dayanan olumlu ve olumsuz görünümler içinde, on iki sembolik hayvan yılı ile tanımlanan bir sistem kullanılmaktadır. Bahsedilen elementler; Metal, Su, Tahta, Ateş ve Toprak'tır. Yılların elementlere dayanan dönüşüm etkisi beş elementin olumlu ve olumsu...

Devamını Oku

Fare Burcu

Özellikleri Sempatik, çalışkan, toplumcu ve tutumlu. Kişiliği Fare yılında doğan kişi hem sıkı bir çalışkandır hem de parasını gözeten ve özenle harcayan birisidir. Para konusundaki ekonomik davranışları bazen o kadar dikkati çeker ki, çevresinde cimri biri olarak kabul edilir. Bu kişiler paralarını sadece üç özel durumdan birinde harcamaktan çekinmezler. Birisinden çok derin etkilenmişler veya kara sevdaya yakalanmışlarsa, bu durumda çok cömert bir kimliğe bürünebilirler. İkinci olarak, tutkun oldukları bir koleksiyon için parça alırlarken. Ve son olarak para harcamaktan çekinmeyecekleri ...

Devamını Oku

Öküz Burcu

Özellikleri Sabırlı, cesur, sadık, vefalı, muhafazakar. Kişiliği Çin takvimine göre Öküz yılında doğan kişinin ne kadar sabırlı olduğunu herkes bilir. Aynı zamanda sıkı bir çalışma kapasitesi vardır. Yıl için adı verilen hayvan da esasında katır kadar inatçı ve azimkardır. Bu yılda doğan kişiler de bu özellikleri paylaşırlar. Özellikle uğraşları sevdikleri bir konu üzerinde olursa, yorgunluktan bitap düşene kadar çalışabilirler. Bu yılda doğan kişinin kayıtsız durgunluğuna bakıp, onun sersem birisi olduğunu düşünenler yanılırlar. Bunlar başkalarının farketmeyeceği kadar zeki ve akıllı kişi...

Devamını Oku

Kaplan Burcu

Özellikleri Talihli, dinamik, huzursuz, cesur, ne yapacağı belli olmayan, yaşama bağlı ve yaşamı seven. Kişiliği Kaplan yılında doğan kişi talihlidir. Beklenmeyen tarzda davranan, hareketli ve cesur mizaçlıdır. Kaplan doğumlu birisi ile beraber olan birinin bundan bıkmış olması düşünülemez. Yine de bazıları bir süre can sıkıntısı duyarsa, bu tipik özellikleri olan dinamizmin yanında, çabucak parlayan, telaşçı bir kaplan özelliği taşıyan birisine çatmıştır. Böyle olanlar sonucun nereye varacağını düşünmeden eyleme geçmekte acele ederler. Kaplan yılı doğumlular sık sık coşkulu bir heves dalg...

Devamını Oku

Ejderha Burcu

Özellikleri Enerjik, kuvvetli, güç sağlayan, başarılı. Kişiliği Eski çağlarda Ejderha (Dragon), Göksel İmparatorluğun emrinde olan Çin İmparatorunun ve de hizmetkarların yüksek güç sembolüydü. Bu nedenle Ejderha yılında doğan birinin pek çok olumlu özellikler taşıdığına inanılırdı. Bu özelliklere gelince ancak bir imparatorun sahip olabileceği türden şeylerdi. Büyük bir şevk, sınırsız coşku, başkalarını etkileme yeteneği vb. Efsaneye göre, Ejderha ağzından ve burnundan alev püskürtür. Benzer biçimde, Ejderha yılında doğan kişi de aynı etkiyi yapan konuşma yeteneğini kullanır. Aynı zamanda ...

Devamını Oku

Yılan Burcu

Özellikleri Anlaşılması zor, esrarlı, akıllı, kendine güvenen, inatçı, azimli. Kişiliği Çin takvimine göre Yılan yılında doğanlar, aynı Ejderha yılında doğanlar gibi çevrelerine güç ve enerji saçarlar. Bunlar kendilerine son derece güvenirler. Ejderha yılında doğanlara nazaran anlaşılması oldukça zor insanlardır. Davranışları açık ve anlaşılır değil, hatta esrarlıdır. Zevklerine düşkün olurlar. Lüks yaşamı, konforu, en iyi yiyecekleri ve rahatlığı çok severler. Gerçekte, lüks yaşamda zevk almakta Epikür'cü sayılırlar. Gerektiğinde bir öğünü peynir ekmekle geçiştirebilir ama, peynir en kali...

Devamını Oku

At Burcu

Özellikleri Serüvenci, gözüpek, güleryüzlü, toplumcu, herkesin sevdiği. Kişiliği At yılında doğan kişi görünüşte öfkesi burnundan soluyan, yerinde duramayan bir mizaçta gözükse de herkes tarafından sevilen bir yaradılıştadır. Kendilerini iyi tanıdıkça hoşlanılan tarafları çoğalmaya başlar. Başkalarının sevgisi ve duyguları bu kişilerde bazen büyük gerilimler oluşturacak kadar önemlidir. Davranışlarının hoş ve kibar gözüken iyi tarafları vardır. Aniden köpürmesi ve ortalığı kırıp geçirmeleri de olağandır. Bu kişiler için en önemli konu özgürlükleridir. Bencil bir davranışla, başkalarının is...

Devamını Oku

Koyun Burcu

Özellikleri İyiliksever, kibar, duyarlı, sanatkar, hassas, kaygılı. Kişiliği Koyun yılında doğan kişi başkalarını düşünmekte ve iyilik yapmakta gerçek bir örnektir. Kibardır ve duyguları ile oynayan insanlara, hatta talihsizliğin neden olduğu sorunlara karşı bile sempatik yaklaşırlar. Başkalarından da kendi davrandıkları gibi nazik ilişkiler beklerler. Eleştirilmeye karşı içsel bir tepki gösterirler. Bunun sonucu olarak, bazı Koyun yılı doğumlular bunalımlı anlarında kaygılı ve üzüntülü olurlar. Bu kişiler beklenmedik talihin güldüğü durumlarda bu durumu doğru zamanda doğru yerde olmak say...

Devamını Oku

Maymun Burcu

Özellikleri Zeki, uyumlu, hilebazlığa yatkın, becerikli ve açıkgöz, büyüleyici. Kişiliği Bu kişilerin en dikkat çekici özellikleri etkileyici cazibeleridir. Hemen hemen herkes tarafından sevilirler. İlk bakışta bunların etkisinde kalmayanlar bile sonunda pes etmeye mahkumdur. Bu durum özellikle, erkek veya kadın Maymun yılında doğan kişi tarafından baştan çıkartılan kişi için doğrudur. Hemen hemen hepsinde büyüleyici bir güç vardır. Biraz gayret sarfetseler kuşları ağaç dallarından aşağı indirebilirler. Maymun yılında doğanlar herkesten daha fazla nüktedandırlar. Hazırcevaplıkları da geliş...

Devamını Oku

Horoz Burcu

Özellikleri Tuhaf ve ilginç davranışları olan, eleştirici, patavatsız, hazırcevap ve nüktedan, etkili, muktedir, sanatkar ve yetenekli. Kişiliği Horoz yılında doğan kişiler para konusunda yeteneklidirler. Başka insanları, onların kendilerini yönetmesinden daha başarılı idare edebilirler. Oldukça yüksek düzeyde çalışan, disiplinli bir zekaları vardır. İnsanları organize etmekten ve her şeyde bir düzen sağlamaktan hoşlanırlar. Bunu da çok iyi başarırlar ve başkalarının da onları ne kadar başarılı ve yetenekli olduklarını onaylamalarını beklerler. Çiftlik avlusunda kurum satarak dolanan bir h...

Devamını Oku

Köpek Burcu

Özellikleri Dürüst, şefkatli, açık fikirli, yansız, nazik, zeki kavrayışlı. Kişiliği Çin takvimine göre köpek yılında doğmuş kişi, rahatça davranan, kibar, başkalarını da düşünen, sıkıntıda veya tehlikede bulunan bir dostunu asla yalnız bırakmayan birisidir. Çin astrolojisinde Köpek tanımının çok özel bir yeri vardır. Bu hayvanı güzel ve zeki bir yaratık olarak kabul ederler. Başkalarına yapacağın şeyi önce kendi üzerinde dene felsefesine uygun bir düşünce tarzıyla, bu kişinin deneyimiyle kimseye kötü davranmayacağını belirtirler. Bu sembol aynı zamanda doğruluk ve adalet simgesidir. Herke...

Devamını Oku

Domuz Burcu

Özellikleri Dürüst, tutucu, popüler, neşeli, keyfine düşkün. Kişiliği Çin takvimine göre Domuz yılında doğan bir kişiyi tanımlayacak sözcük şöyle olmalıdır: " Yontulmamış bir elmas parçası.." Kadın veya erkek olsun, bunların davranışları bazen alaycı bir inatçılık izlenimi bıraksa da, bu maskenin altında mazbut ve yumuşak yürekli bir kişilik vardır. Bunlar dürüst, güvenilir ve cömert bir arkadaş olurlar. Bununla beraber, bu kişilerin yüce yüreklilikleri iki taraflıdır. Bir dost için ceplerindeki son kuruşu harcamaktan çekinmezler. Aynı davranışı arkadaşlarından da beklerler. Eğer bu karşıl...

Devamını Oku

Altkişilikler

Güneş ve Mars, herkesin haritasında erkeksi altkişiliklerdir. Eğer bu ikisi birbiriyle uyumluysa, güçlü, mücadeleci ve iddialı bir erkek altkişiliği ortaya çıkabilir. Ay ve Venüs, dişi altkişiliklerdir ve birbiriyle uyumlu olduklarında çok huzurlu bir edilgenliği, alıcılığı ve bir duygular dünyasını yansıtırlar. Eğer horoskopta bu erkek ve dişi altkişilikler arasında çelişmeler varsa, kişiliğin içinde, herbiri kendi ihtiyacını elde etmek için uğraşan iki zıt altkişiliğin olduğu söylenebilir. Çoğu durumda böyle bir iç çelişki, insan ilişkilerinde ve evlilikteki problemleri yansıtır. Yani iç d...

Devamını Oku

Astrolojik Eşcinsellik Analizi

Doğum haritasında Venüs (Romantik ilişkiler yöneticisi) ve Jüpiter Güneş’in önünde yerleşmişler ve her iki gezegen Mars (Tutkuların yöneticisi) ile görünüm yapıyorlarsa, erkeğin seks ilgisi kendi cinsine yönelik olacaktır. Bir kadın doğum haritasında Mars ve Venüs erkeksi burçlarda (Koç, Aslan, Yay, İkizler, Terazi, Kova) yerleşmiş ise, bu kadının mizacında lezbiyen istekler veya meyil bulunacaktır. Önemli astrologlardan Caster, eşcinsellik olayında anahtar rolün Uranüs ve Neptün de olduğunu ileri sürmektedir. Görünümden etkilenen Uranüs ile sivrilmiş bir Venüs bulunan haritanın sahibinde eş...

Devamını Oku

Divan Edebiyatı ve Aruz

XIII. XIX. yüzyıl İslâmi-Türk edebiyatı ve onun şiir ölçüsü. Divan edebiyatı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, XIX. yy. ın ortalarına kadar en yaygın edebiyat türü olarak yaşadı, Tanzimat hareketinin sonucunda doğan Tanzimat Edebiyatı'nın etkisiyle hızını kaybetti ve Türk edebiyatının, batı edebiyatı biçimlerini benimsemesiyle sona erdi. Bununla birlikte, günümüzde divan edebiyatının kurallarına uygun şiir yazanlara rastlanır. DİL Divan edebiyatının kendine özgü bir dili vardır, buna Osmanlıca deniyor. Bu dilde yazılmış düzyazı ve şiirler halkın konuştuğu dil değildir. Arapça ve Farsça sö...

Devamını Oku

Ahmet Haşim

Şair ve edebiyatçı (1883-1933). Birçok bilim adamı ve şair yetiştirmiş soylu bir Irak Türk ailesinin çocuğudur. 1885'te Bağdat'tan İstanbul'a gelerek Galatasaray Lisesi'ne girdi (o zaman Galatasaray Sultanisi deniyordu). Okulda hayli yabancılık çekti. İçe dönük ve hayalci bir çocuktu. Yaşlandıkça, daha da duyarlı ve alıngan oldu. İlk şiirlerini okul sıralarında yayımladı (1901). Galatasaray'ı 1907'de bitirdi. Önce Reji İdaresi'nde çalıştı. Sonra Fransızca öğretmeni olarak İzmir'e gitti. Bir süre sonra İstanbul'a döndü ve Maliye Bakanlığı çevirmeni oldu. Bu arada Birinci Dünya Savaşı'na ka...

Devamını Oku

Ahmet Muhip Dranas

Türk şairi ve tiyatro yazarı (1909). Sinop'ta dünyaya gelen Ahmet Muhip Dranas Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra çeşitli işlerde çalıştı. Bir süre hukuk ve edebiyat fakültelerinde okuduysa da tamamlamadı. Halkevleri Kültür ve Sanat Yayınlan yönetmeni (1938-1942), Çocuk Esirgeme Kurumu yayın müdürü (1946) ve başkanı (1957) oldu. iş Bankası yönetim kurulu üyeliğinde bulundu. Dranas'ın liseyi bitirdiği 1930'lardan başlayarak şiirleri Varlık, Ülkü, Çığır, Yücel, Şadırvan v.b. çeşitli sanat dergilerinde çıktı. Bütün şiirleri Şiirler adı altında bir kitap halinde yayımlandı (1974). Ayrıc...

Devamını Oku

Ahmet Rasim

Yazar, gazeteci ve besteci (1865-1932). Posta memurlarından Bahaeddin Efendinin oğludur. Mahalle okulundan sonra girdiği Dârüşşafaka Lisesi'ni 1883'te birincilikle bitirdi. Posta-Telgraf İdaresi'nde memur oldu. Memurluğun yanı sıra Fransızca’dan çeviriler yapıyor, bunlar gazetelerde yayımlanıyordu. Önce Tercümanı Hakikat gazetesinde yazarlığa başladı. 1927'de milletvekili oluncaya kadar bütün ömrü gazetecilikle geçti. TAM BİR HALK YAZARI Ahmet Rasim gazete yazılarından başka okul kitapları, halk için öğretici, eğitici kitaplar da yazdı. Mizah yazıları, fıkraları ve anılan ile geniş ok...

Devamını Oku

Alexandre Dumas

Fransız yazarı (1802-1870). Santa-Domingo Adası'ndan bir melezin oğlu olan Alexandre Dumas, Villers-Cotterets'de doğdu. Portrelerinden, iriyarı, sağlık dolu, gözlerinden zekâ fışkıran, neşeli bir adam olduğu anlaşılıyor. Hayatı ve eserleri de bu portrelere tıpatıp uymaktadır. Üç Silâhşörler (1844) ile onun devamı olan Yirmi Yıl Sonra (1845) ve Bragelonne Vikontu'nu (1850) herkes bilir. Ama Dumas'ın 300 kadar romana ve tiyatro oyununa imzasını attığını bilmeyen çoktur. Çünkü doğanın bu güçlü yaratığı, kurumak bilmeyen bir hayal gücüne sahipti ve konularını aldığı tarih, tam ona uygun bir a...

Devamını Oku

Alphonse Daudet

Fransız yazarı (1840-1897). Alphonse Daudet, Nimes'de bir tüccar ailenin çocuğuydu. Oldukça avare bir gençlik döneminden sonra ailenin iflâsı üzerine on beş yaşında öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Paris'te kendi halinde bir gazeteci olan ağabeyi Ernest'in yanına gitti. Ertesi yıl (1858), yayımladığı bir şiir derlemesi. Sevdalı Kadınlar, onu edebiyat çevrelerine tanıttı. Asıl başarıya, güneydeki gençliğinin ve başkente gelişinin hikâyesi olan Küçük Şey (1868) ve özellikle Provence yöresini sade bir dille canlandıran eğlendirici masallar derlemesi olan Değirmenimden Mektuplar (1869...

Devamını Oku

Aziz Nesin

Mizah ve oyun yazarı (İstanbul 1915). Asıl adı Mehmet Nusret Nesin'dir. Yoksul büyüdü. Kuleli Askeri Lisesi'nde (1935) ve Harp Okulu'nda (1937) öğrenim gördü; 1944'te askerlikten ayrıldıktan sonra, gazeteciliğe başladı. Yedigün (1944), Karagöz (1945) dergilerinde ve Tan gazetesinde (1945) fıkra yazarlığı yaptı. Şiir denemeleri ve gerçekçi küçük hikâyelerle edebiyat dünyasına girdi; Sabahattin Ali ile birlikte çıkardığı Markopaşa dergisinde (1946) yayımlanan mizah hikayeleriyle adını duyurdu. Siyasal eleştirinin ağırlık kazandığı hikâyeleri yüzünden mahkûm edilerek bir süre yazı hayatından ...

Devamını Oku

Baki

Ünlü divan şairi (1526-1600). Kendi divanında yer alan bir minyatüre göre şair Baki. Divan-ı Baki» Seyit Ali el-Bursavi tarafından kopya edilmiştir (XVI. yy.). Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, İstanbul. Türk divan edebiyatının büyük şairlerinden biridir. Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da doğdu. Asıl adı Abdülbaki Mahmut'tur. Babası Fatih Camii müezzinlerinden Mehmet Efendi'dir. Babası onu saraç çıraklığına verdi. Ama Baki bu işte çok kalmadan medreseye girerek okumağa başladı. Yirmi yaşına gelmeden İstanbul'un çok beğenilen genç şairlerinden biri olarak ün yaptı. "Doğu Seferi'nde...

Devamını Oku

Honore de Balsac

Fransız yazarı (1799-1850). 1799 yılında Tours şehrinde doğan Honore, 1815'te ailesiyle birlikte Paris'e geldi. Annesi ve babası oğullarının noter olmasını istiyorlardı, ama onun gözü yükseklerdeydi, yazar olmayı ve büyük paralar kazanmayı hayal ediyordu. Balzac beceriksiz birkaç edebiyat denemesinden sonra, başarısızlıkla sonuçlanan işlere girişip borçlandı. Sürekli para sıkıntısının baskısıyla ve büyük bir coşkuyla roman üstüne roman yazmağa koyuldu. Hep evine kapanır, pek seyrek dışarı çıkardı. Akşam altıda yatar, kendisini geceyarısı uyandırmalarını tembih eder ve ertesi akşama kadar d...

Devamını Oku

Bertolt Brecht

Alman oyun yazarı (1898-1956). Brecht Augsburg'da doğdu, 1918 sonrasının yenik Almanya'sında yaşadı: ekonomik bunalım, para değerinin düşüşü, işsizlik ve toplumsal adaletsizlikler, kanlı ayaklanma girişimleri onun, siyasal yönünü çizmesine etken olacak ve ona sanat yönünden esin kaynağı sağlayacaktı. 1928'de Brecht, Üç Kuruşluk Opera (müzik. Kurt Weill) adlı tiyatro oyunuyla büyük bir ün yaptı; bu oyunda da, öteki eserlerinde olduğu gibi, konuşmalara şarkılar karışıyordu. Ama 1933'te, Nazi rejimine düşman olduğundan ülkeden kovuldu. Ancak Hitler'in düşmesinden sonra Almanya'ya dönebilecekt...

Devamını Oku

Cenap Şahabettin

Son Osmanlı dönemi şairlerinden (1870-1934). Cenap Şahabettin, Edebiyatı Cedide akımının en önemli temsilcilerinden biridir. Manastır'da doğdu. İstanbul'a gelip Rüştiye'de okuduktan sonra Tıbbiye'ye girdi. Hekim olunca Paris'e gönderildi. Dönüşünde gene edebiyatla uğraşmağa, o zamanın ünlü dergisi Serveti-fünun'da şiirler, edebiyat yazıları yayımlamaya koyuldu. Serveti-fünun İstibdat İdaresi'nce susturulunca o da bir süre susmak zorunda kaldı. 1908 Meşrutiyet Devrimi'nden sonra gazeteciliğe başladı. Arada bir şiirler de yazıyordu. SANATI VE KİŞİLİĞİ Cenap Şahabettin edebiyat dünyasın...

Devamını Oku

Cervantes ve Don Kişot

XVII. yy.a ait ünlü bir İspanyol romanının traji-komik kahramanı. Don Kişot, kendisi gibi kadidi çıkmış atı Rosinante'ye binmiş, şövalyelik serüvenlerine doğru yola koyuluyor. Uzaktan, eşeğinin sırtında onu izleyen Sanşo Panza geliyor. Daumier'nin tablosu Berlin Müzesi. XVII. yy.da yaşayan küçük bir İspanyol kişizadesi, çok fazla şövalye kitabı okuduğu için aslında bir handa hizmetçi olan soylu sevgilisi Dulcinea'nm onuruna, «gezgin şövalye» olmayı kafasına koymuştur. Bunun üzerine, sakin hayatını bırakır, yaşlı, sıska atı Rosinante'ye atladığı gibi, dullarla yetimlerin, kendilerini sav...

Devamını Oku

Corneille

Fransız oyun yazarı (1606-1684). Normandiyalı soylu bir aileden yetişen ve Louis XIII ile Louis XIV'ün hükümdarlığı zamanında yaşayan Pierre Corneille'in, büyük bir tiyatro yazarı olması için koşulları pek de elverişli değildi. Babası gibi avukatlığı seçmiş, fakat çekingenliği yüzünden mesleğinde pek başarılı olamamıştı. Oysa genç Corneille'in edebiyata büyük tutkusu vardı ve sadece zevk için kendi kendine şiirler yazıyordu; nihayet 1636'da, Le Cid adlı manzum trajedisini oynatmayı başardı: eser olağanüstü ilgi görmüş, büyük başarı kazanmıştı. O tarihte İspanyol saldırılarını püskürten v...

Devamını Oku

Dante Alighieri

İtalyan ozanı (1265-1321). Floransalı küçük bir soylu aileden gelen Dante, sadece İtalyanca'nın birinci ve en büyük şairi değil (ondan önce Latince yazılırdı), aynı zamanda bir filozof, bir ilâhiyatçı, etkili bir politikacı ve papalarla krallara karşı çıkmış, coşkun bir kalem tartışmacısı idi. Gezici ozanlar gibi Dante de zarif bir aşktan esinlenmiş: eserini sevdiği kadın olan Beatrice'ye adamıştır. Şövalyelik idealinin ve törelerinin büyüsüne kapılan Dante, güzelliğin ve doğrunun arayıcısıdır. Aşk duygusu onda felsefi ahlâk ve din konularında araştırmaya dönüşmüştür. Yazar, gerçek bir «...

Devamını Oku

Dede Korkut

Oğuz Türklerinin destansı öykülerinin ilk anlatıcısı ve bu öykülerin kahramanı olan efsanevi ozan. Dede Korkut'un yaşamı hakkındaki bilgiler söylentilere dayanır. Dede Korkut Kitabı'nda, Oğuzname metinlerinde ve bazı tarih kaynaklarında Dede Korkut, "Oğuzların kendisinden akıl danıştıkları, gelecekten haber verdiğine inandıkları, kopuz çalarak bilgece sözler söyleyen, kendisi de bilge bir kişidir. Oğuz Han'a vezirlik yaptığı, Hz. Muhammet'e elçi olarak gönderildiği ve Oğuzlar arasında İslâm dinini yaydığı da bu söylentiler arasında yer alır. Korkut Ata adıyla da anılan Dede Korkut, efsaney...

Devamını Oku

Charles Dickens

İngiliz romancısı 41812-1870). Charles Dickens Londra'ya geldiğinde on iki yaşındaydı, orada bir cila fabrikasında çalışmak zorunda kaldı, çünkü babası büyük bir para sıkıntısı içindeydi. O zaman açlığı da, yoksulluğu da, sanayi çağının başlangıcında, işçilerin çetin hayat koşullarını da tanıdı: bu konular eserlerinde sürekli olarak işlenecektir. Bununla birlikte, gazetecilik öğrenmeğe de zaman bulabildi ve ilk skeçlerini hiciv dergilerinde yayımladı. Sonra yazar olan Dickens, Mister Pickvoick gibi garip ve ilgi çekici bir kişi yarattı, Oliver Twist'in ve Nicholas Nickleby'nin serüvenler...

Devamını Oku

Denis Diderot

Fransız yazar ve filozofu (1713-1784). Langres'li, varlıklı bir küçük kentsoylu aileden gelen Diderot, Paris'te parlak bir öğrenim yaptıktan sonra, babasının bıçakçı dükkânının başına geçecek yerde, edebiyat mesleğine atıldı. Son derece zeki, doymak bilmez bir meraka sahip olduğundan, her konuyla ilgilendi ve romanda da, tiyatroda da, edebi eleştiride de aynı derecede yetenekli olduğunu gösterdi. Gazeteci ve sanat eleştirmeni oldu ve birçok makalesinde büyük resim sergilerini anlattı: Salonlar. Ayrıntılı tanımlamalarıyla, bir tabloyu canlandırmağa, ışığını ve renklerini vermeğe çalıştı. Bu ...

Devamını Oku

Rene Descartes

Fransız filozof ve matematikçisi (1596-1650). Descartes, 1628'den itibaren, on beş yıl süren geziler, savaşlar ve serüvenlerden sonra yerleştiği Hollanda'da, batı düşüncesini altüst eden bir felsefe sistemi kurdu. Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmağa başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi: düşüncenin varlığı («düşünüyorum, o halde varım!»). Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı. Metot Üzerine Konuşma'da (1637) hep karmaşıktan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün i...

Devamını Oku

Büyücüler

Doğa dışı gizli güçlerden yararlandığına inanarak büyü yapanlar. Büyü ve büyücülük insanlık tarihinin çok eski dönemlerine kadar gider. Doğa karşısında kendini âciz ve eksik hisseden insanoğlu, gizli güçlerle kendi arasında bağlantı kurabilecek birtakım aracılara ihtiyaç duymuştur. Bu aracılarda olağanüstü yetenekler bulunduğu varsayımından yola çıkarak, büyücülerden, insanüstü davranışlar beklemiştir. Tektanrılı dinlere geçildiği zaman bu inançlar ortadan kalkmamış, sözgelimi, Hıristiyanlığın bütün yasaklamalarına rağmen büyücülük ve boş inançlar toplumlar içinde gizli gizli yaşamlarım sü...

Devamını Oku

CENTO

«Merkezi Antlaşma Teşkilâtı» Ortadoğu'da kurulan uluslararası pakt. CENTO (CENtral Treaty Organization) Türkiye, İran, Pakistan ve İngiltere arasında kurulmuş, Amerika Birleşik Devletleri'nin desteğine dayalı bir ortak güvenlik ve savunma antlaşmasıdır. İLK KURULUŞ: BAĞDAT PAKTI 1950'lerde Ortadoğu'nun güvenliğinden, yani Sovyet etkisinin ve komünizmin Ortadoğu ülkelerine sızmasından kaygılanan A.B.D., bu bölgedeki hükümetleri kendi aralarında örgütlenmeğe teşvik etti. Başlangıç olarak önce Türkiye ile Irak arasında Bağdat'ta bir karşılıklı işbirliği antlaşması imzalandı (26 şubat 1955...

Devamını Oku

Apandis ve Apandisit

Kalınbağırsağın bir uzantısı olan apandis çoğu zaman apandisit denilen bir iltihaba yol açar. Apandis, kalınbağırsağın baş tarafında, körbağırsakta bulunur. İçi boş solucanımsı bir uzantıdır; ortalama uzunluğu 8 santimetredir. Görevi bademciklerin ve lenf düğümlerinin görevine benzer; kalınbağırsakta bulunan mikropları yok ederek hastalık yapmalarını önlemeğe çalışır. Kesinlikle gerekli olmamakla birlikte, görülüyor ki gene de bir işe yarıyor. Apandisit, apandisin mikrop alma sonucunda iltihaplanmasıdır; çocuklarda çok görülür. Apandisitin başlıca belirtileri şunlardır: karın ağrıları, hafi...

Devamını Oku