“Psikoloji” konusunda son eklenen 20 yazı
« Seçtiğiniz konudaki yazıları görmek için sol bölümden konuya ilişkin alt kategori seçimi yapınız.
AKROSTİŞ NEDİR?
Bir bilginin hatırda tutulabilmesi için, ilgili kelimelerin baş harflerinden oluşan kelime ya da anlamsız harfler grubuna akrostiş denir.
AKROSTİŞ ÖRNEKLERİ
Dünya'nın en uzun nehirleri MANİSA'nın içinde. MANİSA kelimesindeki sessiz harfler, sırasıyla Dünya'nın en uzun nehirlerinin baş harflerinden oluşuyor.
Sırasıyla, Dünya'nın en uzun nehirleri:
Mississippi
A
Nil
İ
Sarıırmak
A
Türkiye'nin En Uzun Nehirleri KAFES'in içinde. Yâni, KAFES'teki sessiz harfler, sırasıyla, Türkiye'nin en uzun nehirlerinin ilk harflerinden oluşuyor.
Sırasıyla, Türkiye'nin en uzun nehirleri:
Kı...
İngilizce Kelimeleri Hatırlama
İngilizce'de ve bütün yabancı dillerde problem olan "kelime unutma"yı hafıza tekniklerini kullanarak en aza indirebiliriz. Bu konuda aşağıdaki örnekler verilebilir:
Bundle (bandıl): Bohça, paket. "Bandıl"ı "bandır" olarak aldım. Kocaman bir bohçanın baldan olduğunu hayâl ediyor ve elimdeki ekmeği bohçaya bandırıyorum.
Collar (kolır): Yakalamak. "Kollar"ın bir adamı yakaladığını düşünüyorum.
Callous (kelıs): Duygusuz. Duygusuz bir adamın kalas taşıdığını düşünüyorum. Çünkü "kalas" kelimesi genelde duygusuz, kaba insanlar için kullanılır.
Drag (dıreg): Sürüklemek. Bir direk sürüklediğimi düş...
İsimler ve Yüzler
1) ZİHİNSEL HAZIRLIK
İsimleri sürekli olarak unuttuklarını söyleyen kişilere, tanıştıkları insanların isimlerini hafızalarına almak gibi bir hedeflerinin olup olmadığı sorulduğunda, genellikle böyle bir hedeflerinin olmadığını söylüyorlar.
* İsimleri hafızaya almak konusunda yapılacak ilk iş, bunu hedef olarak belirlemektir. Çünkü hedef olmadan yapılacak her atışın karavana olacağı açıktır.
* Daha sonra yapılacak iş ise, karmakarışık bir masaya benzeyen beynimizdeki düşünceleri üzeri derli toplu bir masaya dönüştürmektir. Bir masayı düzenlerken, işe yaramayan herşeyi nasıl çöpe atarsak, zih...
Fonetik Alfabe Yöntemi
Bu yöntemde, rakamların okunuşlarındaki sessiz harfler kullanılarak bir fonetik hafıza alfabesi oluşturuluyor.
Bu sistemi oluştururken dikkat edeceğimiz birkaç husus var:
1. Rakamların okunuşlarındaki sessiz harfleri kullanarak bir fonetik hafıza alfabesi oluşturuyoruz.
2. Fonetik alfabeyi oluştururken sesli harf kullanmıyoruz.
3. Kullandığımız harfleri tekrar kullanmıyoruz.
4. Üç tane joker harfimiz var: R-H-Ğ. Temeli oluştururken joker harfleri de kullanmıyoruz.
5. Ayrıca, bir rakam için kullandığımız sessiz harfi, başka bir rakam için kullanmıyoruz.
RAKAMLAR VE KARŞILI...
Rakam-Şekil Sistemi
Rakam-Şekil Sistemi'nde sabit olan, değişmeyen imajlar, 1'den itibaren 10'a kadar olan rakamlardır.
Bu sistemde rakamlar, şekil itibariyle benzediği bazı şeylerle özdeşleştirilir. Örneğin 1 sayısı kaleme benzer. Dolayısıyla, Rakam-Şekil Sistemi'nde l sayısını kalem temsil etmektedir.
2 sayısı kuğuyu çağrıştırdığı için, 2 sayısını kuğu temsil etmektedir. 3 sayısını ise martı.
1'den l0'a kadar, hafızaya alınmak istenen şeyler, sırasıyla, o sayıyı temsil eden sembollerle ilişkilendirilerek hatırda tutulabilir.
Bu sistem, az sayıda şey hafızaya alınmak istendiği zaman, meselâ alışveriş listesi...
Bağlama Metodu
Alınan bilgilerin çağrışımları, belli bir sıra ve düzende hafızaya alındığında, hem sağ, hem de sol beyin çalışmakta, böylece beyinde dinamik bir sentez oluşmaktadır. Bu da, alınan bilgilerin kalıcı olmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır.
Çünkü, Çağrışım Sistemi ile sağ beyin aktif hâle gelir; Bağlama Metodu ile de sol beyin aktif hâle gelir.
Evet, çağrışım sisteminde bilgiler, hayâl gücü ile abartılı bir şekilde görsel hâle getirilir. Yani kısaca, bilgiler elle tutulur, gözle görülür hâle getirilir.
Bağlama metodu ile ise, çağrıştırılan bu bilgiler belli bir sıraya bağlandığından, bilgi...
Çağrışım Sistemi
Bilgileri hafızada tutmak için kullanılan birçok yöntemde şu iki temel ilke vardır:
a) Hayâl gücü
b) Çağrışım
Öğrenilmek istenen bilgiler, çeşitli çağrışım bağlantılarıyla görsel, işitsel ve hissel-dokunsal olarak hayâlde tablolar hâline getirilip hafızaya kaydedilmelidir.
Bu durumda sağ yarının da devreye girmesiyle beyniniz olağanüstü bir şekilde çalışacak ve istediğiniz bilgiler o ilginç, renkli, hareketli tablo ile belleğinize kolayca yerleşecektir.
İnsan, yapabileceğine inandığı herşeye ulaşabilir. O halde bu sistemi, sadece bilgileri hafızaya kaydetmek için değil, hayatınızdaki nega...
Olumlu Düşünce
Beyin, alt beyin, üst beyin, sinir sistemi diye üç kısımdan oluşur. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı, üst beynin gelişmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Alt beyin daha çok otomatik fonksiyonları denetler. Kalbimizin atması, kan basıncı, hormonlar alt beyin tarafından idare edilir.
Üst beyin ise, daha çok entellektüel işlevlidir. Bilgiler burada kaydolunur, değerlendirme burada yapılır, davranışlar buradan idare edilir.
Peki, üst beyin alt beyni kontrol edebilir mi? Yapılan araştırmalar, bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Biz, mutlu olmayı düşününce mutlu oluyor, hastalığı kafamıza tak...
Yaşlılıkta Hafıza
Yaş ilerledikçe hafızanın zayıfladığı hakkında genel bir kanaat vardır. Bu kanaat bazı yönleriyle yanlıştır. Çocuklar, hafızayla ilgili ilkelere farkında bile olmadan, daha çok uyarlar. Bunun için de hafızaları daha kuvvetli gibi gözükür.
Büyüklerde, değişik sebeplerle, bazı konulara aşırı yoğunlaşma ve dalgınlıktan doğan dikkat dağılmaları, ya da yaşlılığın getirdiği bazı rahatsızlıklar sebebiyle ortaya çıkan hafıza zafiyetleri olabilir.
Dünyada en çok tahakkuk eden kehanet, insanların kendileri hakkındaki olumlu veya olumsuz kehanetleridir. "Ben yapamam" diyen insan, yapamaz. Bu kehanet ke...
Beynin İki Yarısı
Bir bütün olan beynin yansını yoğun olarak kullanıp diğer yarısını ihmal eden insanların performanslarında yetersizlikler, kusurlar görülür. Fakat, diğer yarının da geliştirilmesi, son derece ilginç, harika sonuçları beraberinde getirir. İki lobun birlikte çalışmasıyla 1+1=2 şeklinde aritmetik bir artış olmaz; verim kat be kat artar.
Bir örnek verecek olursak; futbol dünyasında sağ ayağını ya da sol ayağını çok iyi kullanan futbolcular var. Örneğin, her iki ayağını da son derece iyi kullanan Hagi'nin futbol dünyasındaki yeri çok farklı, değil mi?
Çocuklar, beynin iki yansını beraber kullandı...
Beynimiz Nasıl Çalışır?
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren beyinle ilgili bilgiler hızla artmaya başladı. Özellikle son yıllardaki çalışmalar neticesinde, beynin çok karmaşık ve sanıldığından çok daha yetenekli olduğu anlaşıldı.
Önceleri, zekânın beynin büyüklük ya da küçüklüğüyle orantılı olduğu sanılıyordu. Fakat, bunun da doğru olmadığı, beynin kıvrımlarının gösterdiği artışın zekânın asıl kaynağı olduğu anlaşıldı. Her hücrenin diğer hücrelerle yapmış olduğu birleşmeler arttıkça bu kıvrımlar da fazlalaşıyordu.
Çarpıcı bir benzetmeyle, insanı bir bilgisayara benzetirsek, beş duyumuz klavyeyi, bilinçaltımız i...
Beynin Potansiyeli
Uzmanlar, normal insanların mevcut beyin kapasitelerinin çok azını, bazı uzmanlar ancak %1 kadarını kullanabildiğini söylemektedirler. Bu durumda beynimizi, kullanılmayan, yaklaşık % 99 kapasitesiyle beraber, uyuyan bir deve benzetmek yanlış olmasa gerek. Demek geride, kullanılmayı bekleyen muazzam bir kapasite var.
Peki, beyin potansiyelinin neden bu kadar azı kullanılmaktadır?
Bunun temel sebeplerinin başında, beynin nasıl çalıştığının, yakın zamanlara kadar bilinememesi geliyor. Yani, zihinsel yeteneğimizle ilgili sorunlar, beynin kapasite eksikliğinden değil, onu nasıl kullanacağımızı bi...
Ateş Üzerinde Yürüme
Televizyonda seyretmiş, gazetelerde okumuş belki de bizzat şahit olmuşsunuzdur. Bazı insanlar kızgın korlar üzerinde, üstelik de çıplak ayakla yürüyebilmekte, ayaklarına da bir şey olmamaktadır. Bu 3-4 metre uzunluğundaki ateş yığınım hiç acı çekmeden ve yara almadan yürüyerek geçenler bunu nasıl ve niçin yapıyorlar, kendilerini nasıl hissediyorlar?
Ateş yürüyüşü Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Endonezya, Tahiti gibi yerlerde binlerce yıldan beri dini geleneklere dayanarak uygulanagelmiştir. Günümüzde ise gösteri ve psikolojik tedavi de dahil bir çok amaçla uygulanmakta, bu konuda bilimsel...
Zekâ Testi Nedir?
Bizde 'zeka testi' olarak geçen, İngilizcesi 'zeka bölüm puanı' gibi bir anlama gelen 'Intelligence Quotient Score' veya kısaca 1Q olarak adlandırılan bu test, İngilizcesinde belirtildiği gibi, bir insanın bazı branşlardaki akademik yeteneğinin ve bilgi derecesinin karşılaştırmalı olarak üstünlük derecesini ölçmeye yarayan bir testtir.
Aslında insan yüzlerce değişik zihinsel yeteneklere sahiptir. Bu yeteneklerin bir kısmı bu testlerle doğru olarak ölçülebilir, insanların bazı akademik yetenekleri ortaya çıkartılabilir. Zeka testleri ile insanların zeka derecelerinin diğer yeteneklerine etkis...
Renklerden Nasıl Etkileniriz?
Renklerin insan davranışını ve psikolojisini önemli ölçüde etkilediği bugün kesinleşmiştir. Kanada'da bir okulda yapılan deneyde, odaların renk ve ışık düzenlerinin değiştirilmesi ile bazı öğrencilerin zeka düzeylerinin ve disiplin sorunlarının olumlu biçimde etkilendiği tespit edilmiştir. Ancak insan gözünün ışık ve rengi algılayan ağ tabakasının görme sinirleri vasıtasıyla bunu beyne ilettikten sonra beyinde nasıl fizyolojik etkiler yarattığını renkbilimciler henüz açıklayamıyor.
Aslında gözümüze gelen görüntü iki çeşit görme hücresi aracılığı ile taranır. Silindir veya çomak şeklinde olan...
Zoraki Kabul
Sosyal psikoloji araştırmalarında önemli bir paradigma oluşturan zoraki kabul ya da uyma (forced compliance), bir bireyin çeşitli dış etkenlerin etkisiyle, görüş, inanç ve tutumlarına zıt davranışta bulunmasıdır. Örneğin, Milgram'ın itaat deneyine katılan denekler, bu tür bir durumda bulunmaktadırlar. Bunun diğer bazı klasik Örnekleri, araştırmacının isteğiyle, deneklerin inançlarına aykırı fikirleri savunan bir dilekçeye imza atmaları, çekici bir oyuncakla oynamamaları veya kendilerini yiyecek veya içecekten mahrum etmeleridir.
Zoraki uyma paradigması, ilk bilişsel çelişki deneylerinin temel...
Zihniyet
Zihniyet kavramı, bir toplumda, bireyler arası farklılıklar bir yana bırakıldığında geride kalan istikrarlı psikolojik yapı ve tüm bireylerde ortak olan bir takım inançlar, yargılar ve temsiller bütünü olarak tanımlanabilir; zihniyet, toplum veya kültürlere özgü bir zihinsel yapıdır. Bu yapı bireysel planda, birbiriyle mantık veya inanç bağlarıyla bütünleşmiş entelektüel eğilimler ve fikirler bütünü olarak ortaya çıkmaktadır.
Zihniyet kavramını irdeleyen yazarlara göre (Bouthoul, 1966) zihniyet, bir toplum veya kültürün üyelerinde ortaktır; bir başka deyişle toplum, benzer zihniyete sahip bir...
Zevk-Gerçeklik İlkesi
Freud tarafından önerilen bu iki ilke (pleasure principle- principle of reality), psişik İşleyişi yöneten iki ilkedir. Birinci ilke, sınırsız ve engelsiz olarak zevk sağlama ve acıdan kaçınmayı (örneğin bebeğin anne memesini emme durumu), ikincisi ise zevk ilkesine, dış gerçekliğe uyum açısından zorunlu bir takım sınırlar getirmeyi öngörmektedir....
Yaratıcılık
Yaratıcılık (creativity), yaygın kullanımında, öğrenilmiş olanı, yeni bir şey yapmak üzere aşmayı sağlayan entelektüel meleke olarak tanımlanabilir. Sosyal psikoloji literatüründe ise genel olarak her tür etkinlikte, özel olarak da problemlerin çözümünde ortaya konan geçerli, biricik, özgün ve niyetli yaklaşımlar, yaratıcılık olarak adlandırılmaktadır. Yaratıcı edimler, bir probleme yaklaşımda diğerlerinden farklı, geçerli veya yararlı, niyetli, özgün veya yenilikçi nitelik taşırlar.
Bu açıdan kişi veya grupların düşünce tarzları ele alındığında, problemlere alışılmış, rutin, yaygın tarzda çö...
Yapısalcılık
Yapısalcılık (stmcturalism) psikolojinin bir bilim olarak ortaya çıkışına eşlik eden ve doğa bilimlerinden esinlenen bir yaklaşımdır; ilk psikoloji laboratuvarını kuran Wundt, tıpkı doğa bilimlerinin dünyayı temel öğelerine ayırması gibi (örneğin suyun oksijen ve hidrojene ayrıştırılması), insan bilincini, duyum, bellek ve duygular gibi temel yapısal öğelerine ayrıştırarak incelemeye çalışmıştır. Literatürde yapısalcılık terimi, Wundt'un öğrencisi Titchner'e atfedilmektedir.
Yapısalcılar, insan davranışlarını açıklamaktan çok, betimlemeyi amaçlamışlardır. Bunun için büyük Ölçüde içebakış yönt...