Psikoloji » Kavramlar

Edimsel Koiullanma

Klasik koiullanma yoluyla öirenmeyi sailamak için, yapilan bir davraniia neden olan uyaricinin bilinmesi gerekir. Oysa insan davraniilarina neden olan uyaricilari her zaman tahmin etmek mümkün deiildir. insanlar çevrelerinde bulunan çeiitli nesnelerle etkileiim kurarak farkli davraniilarda bulunurlar. Thorndike'in çaliimalarindan hareket eden Skinner, organizmanin davraniilarini uyaricilara karii gösterilen otomatik bir tepki olmaktan çok kasitli olarak yapilan hareketler olarak kabul etmektedir. insanlarin karmaiik uyarici durumlarla kariilaitiklarinda gösterdikleri davraniilara operant (edi...

Devamını Oku

Duygusal Zeka (EQ)

Türümüz var oluiunu büyük ölçüde duygularin insan iliikilerindeki gücüne borçludur. Kararlarimizi ve hareketlerimizi iekillendirirken hislerimiz çoiu zaman düiüncelerimize baskin çikar. Duygular bize hakim olduiu sürece, zeka iyi ya da kötü hiç bir yere varamaz. Tüm duygular harekete geçmemizi sailayan dürtülerdir.Aslinda biz iki zihne sahibiz; birisi düiünüyor, diieri ise hissediyor. Birbirinden tamamen farkli bu iki kavrama tarzi, zihinsel yaiantimizi oluiturmak için etkileiim halindedir.Akilci zihin, bilincimize daha yakindir, düiüncelidir ve tartip yansitabilir. Bunun yaninda fevri ve gü...

Devamını Oku

Programlanmii Öirenme

Bir kimse, bu altbölümde gözden geçirilen ilkeleri kullanarak, herhangi bir malzemeyi öirenmek için iyi bir strateji geliitirebilir. Ancak bu ilkeler ayri iey, uygulamalari ayri ieydir. Bizim geleneksel öirenme araçlarimiz olan öiretmenlerin ve ders kitaplarinin, bu ilkeleri en iyi biçimde kullandiklari enderdir. Bunlar genellikle, iiin çoiunu tecrübesiz öirenciye birakirlar; o da çoiu zaman, stratejiyi verimli iekilde uygulamayi beceremez. idealde, öirenme durumunun öyle düzenlenmesi gerekir ki öirenci zorunlu olarak en iyi stratejiyi uygulasin. Son yillarda geliitirilmii olan bu gibi öirenm...

Devamını Oku

Motor Öirenme

Basit edimsel öirenme, belli bir amaca varmak için ne yapilmasi gerektiiinin öirenilmesidir. Bazen psikomotor öirenme de denen motor öirenmede (motor learning) söz konusu olan ise, bir ieyin nasil daha iyi yapilacaiidir, Gündelik hayat, motor öirenme gerektiren faaliyetlerle doludur. Bunlar arasinda çatal-kaiikla yemek yemeyi, konuimayi, yazi yazmayi, araba kullanmayi, topu hedefe atmayi, bir müzik aletini çalmayi sayabiliriz. Bütün bu becerilerde, bireyin davrananlarini hizli ve doiru olarak yapabilmesi için aliitirma gereklidir. Motor öirenmede de uyaricilar, ayirdetmenin öirenilmesinde old...

Devamını Oku

Keiif Yoluyla Öirenme

Biliisel-bütüncü yaklaiima göre öirenme, bireyin yaiantilarina ve oluiturduiu algilara dayali olarak konuya iliikin bir anlayii geliitirmesidir. Öiretim ise, çeiitli konu-materyal düzenlemeleriyle bireyin uygun zihinsel bir yapi oluiturmasini ve bu yapiya uygun bir anlayii geliitirmesini sailamaktir. Bir zihinsel yapinin oluiturulabilmesi için yapinin öielerinin anlamli bir iekilde iliikilendirilmesi gerekmektedir. Böyle bir yapinin davraniiçi kuramlarla oluiturulmasi olanaksizdir. Öirenmenin oluiabilmesi için, zihinsel yapilarin kurulmasi, soyut genellemelere ulaiilabilmesi, genel kavramlari...

Devamını Oku

Kavramsal Düiünme

insanlarin düiünmelerinin büyük bir kismi belirli somut durum ya da olaylarla ilgilidir. Çocukluklarinda yaiadiklari evi ya da hafta sonundaki maçi düiünürler. Diier taraftan pek çok düiünme, özellikle üniversite çaliimalarinda söz konusu olan düiünme, soyutlamalara iliikindir: politika, ekonomi, felsefe, öirenme, güdülenme ve benzerleri. Bu genel ya da soyut ieylere kavram (concept) adi verilir. Araci süreçlerin kavramlar olduiu düiünmelere kavramsal düiünme (conceptual thinking) denir. Kavram, cisimlerin bazi ortak ve genel özelliiini ya da niteliiini temsil eden simgesel bir yapimdir (cons...

Devamını Oku

Algisal Deiiimezlikler

insan algisinda, nesne algilamaya iliikin kuvvetli eiilimin yani sira büyük bir istikrarlilik (stability) vardir. Bir adamin boyu size doiru yaklaitikça deiiiiyor gibi görünmez, halbuki gözün aitabakasina (retina) düien imge gittikçe büyümektedir. Tabak bir açidan bakildiiinda çembere, diier açidan bakildiiinda elipse benzemez; halbuki aitabakaya düien imgeler bunlardir. Pencerenin önünde durduiunuzda, bunun aitabakadaki imgesi dikdörtgen ieklindedir; yandan baktiiinizda ise imge bir yamuk ieklini alir. Ancak siz pencereyi dikdörtgen olarak görmeye devam edersiniz. Bütün bu deiiiik durumlar, ...

Devamını Oku

Nesne Algilama

Tüm algilardaki çarpici gerçek, ilgili sürecin duyusal bilgiyi daima nesneler'e (object) dönüitürmesidir (to convert). Büyük ve kirmizi bir imge (image) ahir olarak görülür. Kolun üzerinden gelen bir dizi basinç duyumu sürünen bir böcek olarak algilanir. Uzaktan gelen sirene benzer ses, yaklaian bir cankurtaran olarak iiitilir. Görüldüiü gibi, insanlar sadece duyum ve uyarici topluluklari deiil, bilakis, devamli olarak nesne algilarlar. Nesne algilanmasi (object perception) kismen öirenmeye dayanir. Kiiinin nesneleri isimlendirebilmesi ve bunlarin iilevlerini belirtebilmesi, kuikusuz ki öiren...

Devamını Oku

Birincil Güdüler

Bunlar öirenilmii veya öirenilmemii olmalarina göre ikiye ayrilabilirler. Öirenilmemii güdüler, birincil hedefi olan ve böylece birincil güdüler (primary motives) de denilenlerdir. Birincil güdülerin bazilari açlik, susuzluk gibi, vücutta bilinen bazi fizyolojik deiiiikliklerden kaynaklanir ve genellikle fizyolojik dürtüler (physiological drives) olarak adlandirilirlar. Bu alt bölümde ilk olarak bunlar ele alinacaktir. Daha sonra da bildiiimiz bir fizyolojik temeli olmayan, duyusal uyarilma ve sevecenlik gibi öirenilmemii güdüler yer almaktadir. Açlik ve Susuzluk Açlik ve susuzluk fizyoloji...

Devamını Oku

iletiiim

iki çeiit sinyal vardir. Bunlardan birincisine iiaret (sign) adi verilir, iiaret, olaylar arasindaki doial iliikilerle anlam kazanir, örneiin bir köpeiin havlamasi isirabileceiinin, gökgürültüsü genellikle yaimur yaiacaiinin ve bir yerden duman çikmasi çoiunlukla orada atei olduiunun iiareti olarak öirenilir. Bu olaylarda her iiaretin belirli anlami vardir çünkü daha önceden bu uyaricilarin birbirleri ile iliikili olduiu öirenilmiitir, ikinci çeiit sinyal insanlar tarafindan türetilmiitir ve bunlara sembol (symbol) adi verilir, insanlar her sembole bir anlam vermiiler ve onu kendi aralarinda i...

Devamını Oku

Psikopatoloji

Psikopatoloji, ruhsal tepkileri inceleyen bunlarin gövde ve hücre organi sistemlerinde ve kimyasindaki bozukluklara bailanmaia çaliian bilim koludur. Bilimsel psikoloji ve psikiyatri gibi psikopatoloji de 19. yüzyilin ürünü olup, (bailangiçta) materyalist öireti ve doia-bilimleri temelleri üzerine oturtulmuitur. Psiiik olaylarin ve davraniilarin norma! ve patolojik görünümleri Almanya'da Wilhelm Griesinger ve Emil Kröpelin, ingiltere'de Maudsley Fransa'da Philippe Pinel ve Jean Etienne Esguirol, Amerika'da Benjamin Ruiu ve Rusya'da Serpej Korsakoff gibi bilim adamlarinca incelenmii ve bu incel...

Devamını Oku

Psikosomatik

ilk olarak Kuzey Amerika'da ortaya çikmii bir akimdir. A.B.D.'de özellikle F. G. Alexander Almanya'da ise V. V. Weizsaeker bu akimin öncülerindendirler. Psikosomatik öiretiye göre bütün hastaliklar aslinda ruhsal kaynaklidirlar. Baika bir deyiile gövdede görülen herhangi organik bir bozukluk kaynaiini bir ruhsal bozuklukta ya da yorgunlukta bulur. Buna bakarak deri hastaliklarinin ruhsal sikintilardan ötürü meydana geldikleri ileri sürülmüitür. Gerçi psikosomatik tip kanitlarini doirudan doiruya istatistik yöntemine dayayamaz ama psikosomatik sayesinde kimi örnek olaylarda hayat hikâyesine, ...

Devamını Oku

Frustrasyon

Erotik problem ve davraniilarin aydinlatilmasina iliikin bir psikanaliz kavramidir. Latince'de Frustra boiuna, nafile; Frustration engelleme, feragat etmek, reddetmek; Frustieren bir ümidi yok etmek anlamina gelmektedirler. Sigmund Freud'un ortaya attiii psikanaliz kuraminda bu kavramla kastedilen iey eiilimlerin, içgüdülerin, dürtülerin, ihtiyaçlarin, umut ve amaçlarin istenmeksizin itilmesi, engellenmesi zorunluluiu, yani Freud'un «haz ilkesi» adini verdiii ieyin «gerçeklik» ilkesi ile çatiiarak, gerçeklik ilkesinin baskin çikmasi halidir. Cinsel isteklerinden, cinsel yakinlik duyduiu kiii...

Devamını Oku

Sosyal Algi

Sosyal algi terimi, bireyin diierlerini, tanima, anlamlandirma süreçlerini ifade etmektedir. Sosyal psikolojide sosyal algi, genii bir konu oluiturmakta ve bu konuda yapilan araitirmalar, bireyin diierlerinin özelliklerini ve davraniilarini algilama tarzi, bu süreçte etkili faktörler ve sosyal alginin sonuçlan gibi sorunlara odaklaimaktadir. Söz konusu sorunlar, sosyal bilii, izlenim oluiumu, kategorizasyon, iemalar, stereotipler, günlük psikoloji, vb. bailiklar etrafinda irdelenmektedir....

Devamını Oku

Algida Seçicilik

Algida seçicilik, insanin algi sürecinde aktif bir rol oynadiii görüiü çerçevesinde ortaya atilmii bir kavramdir. Kavram, insanin algi sürecinde pasif olmadiiini, algi objesini fotoiraf gibi algilamadiiini, görmek istediii gibi gördüiünü, yeni verileri mevcut kategorilerine uydurduiunu, önyargi ve stereo-tiplerinden etkilendiiini, önceki tutum ve görüilerini destekleyici enformasyonlara duyarli olduiunu ve benzeri hususlari ifade etmektedir. Seçici algi konusu, pek çok kez laboratuvar ortaminda ve gerçek yaiamda incelenmiitir. Örneiin Bruner ve Postman (1949), oyun kanlariyla düzenledikleri d...

Devamını Oku

Algisal Belirginlik

Algisal belirginlik (saliency), uyaranlarin kendi bailami içinde dikkati çeken bir niteliiidir. Kognitif iilemlerde, bir durumun bazi yanlari daha çok dikkate alindiiinda, benzer durumlarda tercihen tekrar ele alinmasi beklenir, bu yanlar algisal olarak belirgin (salient) veya rölyefli olarak nitelenir. insanlar da kendi çevrelerinin bailami içinde rölyefli olabilir. Örneiin bir grupta farkli bir etnik gruptan olan kiii veya bireyin algi alaninda Öne çikan, kendini dayatan biri, algisal planda daha kabarmii, baskin ya da yüksek rölyefe sahip durumdadir....

Devamını Oku

Algisal Kabartma

Algisal kabartma veya görünür kilma kavrami (pregnance), Moles'ün terimleriyle belirsiz olgulari anlamaya çaliian bir araitirmacinin ilgilendiii olguyu çerçevelemesini ve böylece hatlari az çok belirli bir biçim oluiturmasini ifade etmektedir. Algisal kabartma, kavranmaya çaliiilan gerçekliiin bir fon-figür durumuna, baika ieylerle kontrast haline konulmasiyla benzerlik göstermektedir ve bu anlamda kimlik algilarinda önemli bir iileve sahiptir. Bu bailamda algisal kabartma, kiiilere kolektif kimliklerini, grup aidiyetlerini hatirlatmak ve bunun bir adim daha ötesinde kariit gruplarini, ötekin...

Devamını Oku

Alt Mantiklar

Günlük düiünce ve metin analizlerinde siklikla kullanilan alt-mantiklar (infra-logics) terimi, formel mantik sinirlari diiinda kalan düiünce tarzlarina iiaret etmektedir. Klasik formel mantik düzeni, bir bütünün öielerinin çeliimezlik, üçüncü halin olamazliii, iç tutarlilik gibi ilkelere dayali bir iekilde birleitirilmesini öngörmektedir. Bu anlayii insani, bir tür 'akil yürütme makinesi'ne indirgemektedir. Oysa insanin düiünce yollari bu kati çerçeveye siimamaktadir. Alt-mantiklar, insanin, formel mantik diiinda kalan, tutarlilik ve çeliimezlik kaygisi taiimayan dolayim-siz, keyfi düiünce si...

Devamını Oku

Alter Ego

Aslinda psikanalitik vokabülere ait olan alter ego terimi, sosyal psikolojide, psikodrama, benlik ve/veya kimlik analizleri alaninda da kullanilmaktadir. Alter ego, kisaca, diier-ben, yardimci-ego, bana benzeyen bir baikasi olarak tanimlanabilir. Moscovici'ye (1984) göre, Alter ile Alter Ego, sosyal iliikilerde Diieri'ni tanimlamanin iki tarzini ifade ederler. Bu çerçevede, ya bize benzeyen bir Diieri, yani Alter Ego, ya da farkli bir Diieri, yani Alter söz konusudur. Bunlardan her biri farkli olgulara gönderir; bir bakima çeiitli araitirma yaklaiimlari ve teoriler, bu "alter"i kavramsallaiti...

Devamını Oku

Alterite

Alter (diieri) sözcüiünden türetilen bu terim, bir kiiinin kendisinden bir baikasinin salt varliiini ifade etmektedir. Bireyin diieriyle iliikisi, bailangiçtan itibaren çaliimali bir nitelik taiimaktadir. Diieriyle kariilaima, bireysel kimliiin oluiumunda en kritik anlardan biridir. Nitekim bazi yazarlar (Hesnard vb.) geliiim sürecinde Biz'in Ben'den önce olduiunu ve Biz'den Ben'e geçiite, daima bir alterite'yi varsaymaktadir. Zira alteritesiz insan iliikisi, bir kaynaimaya/erimeye dönüiecektir; diieriyle kariilaima olmazsa özerklik gerçekleitirilemez; imkânsiz olur ve tekilleime yönündeki bi...

Devamını Oku

Alttan Gelen Etki

izlenim oluiumunda, belirli bir hedef kiii hakkinda genel olarak mevcut iema veya kategori kullanilmakta ve hedeften gelen enformasyonlar bu iema doirultusunda (top down) iilenmektedir. Ancak bu iema veya kategori yeterli olmadiiinda alt kategoriler oluiturulmaktadir. Örneiin, politikacilar hakkinda olumsuz içerikli iemalara sahipken, bir politikaci hakkinda 'dürüst' ve 'tutarli' olduiu ieklinde enformasyonlar aldiiimizda, "o, dürüst ve tutarli bir politikacidir" yargisini oluiturabiliriz. Alt kategorizasyon, hem iematik, hem de özel enformasyonlarin birlikte kullanimini mümkün kilmaktadir. ...

Devamını Oku

Analojik iletiiim

Palo Alto Ekolü'nün kiiiler arasi iletiiimde (kullanilan enformasyonun, kodun ya da iiaretlerin türüne göre) ayirtettiii iki iletiiim tarzindan biridir (diieri dijital iletiiim). Ekolün kurucusu Bateson'a göre, tüm iletiiimler iki tip enformasyon kapsar; bunlardan biri olaylar hakkindaki enformasyondur, diieri ise iletiiim sirasinda bireyler arasinda oluian iliikiler hakkindaki enformasyondur. Bu anlamda her mesaj, ayni zamanda bir içerik ve bir iliikidir. Mesajin iliikisel yani ya da iliikisel mesaj tipi, iletiiim hakkinda bir iletiiimdir (metacommunicatiori) ve bu anlamda, ikinci bir mesaj ...

Devamını Oku

Angajman

Angajman (commitment), bireyin kendi davraniilarina baililiii, bir baika deyiile birey ile edimleri arasindaki bai ieklinde tanimlanabilir. Kiesler (1971) tarafindan incelenen angajman olgusu, ya hep ya hiç tarzinda deiil, bireyin davraniilarini sahiplenme ya da onlari benimseme düzeyi olarak kavramsallaitirilmiitir. Bireyin belirli bir edime angajmani, bu edimi özümleme derecesinin ifadesidir. Genel olarak bir kiiinin, fikir, inanç ve duygulari deiil, davranii veya hareketleri tarafindan bailandiii (angaje edildiii) söylenebilir, yani angajman, sadece eylemler için söz konusudur. Literatürde...

Devamını Oku

Anomi

Anomi genel olarak sosyal baiin zayiflamasini ifade etmektedir. Ancak Parsons'in modern çaidai sosyal bilimin merkezi kavramlarindan biri saydiii anomi kavrami, sosyal bilimlerin tarihi boyunca farkli çairiiimlar ve anlamlarda kullanilmiitir. Etimolojik olarak anomos (yasasiz, yasasi olmayan) ve türevi anomia sözcüklerinden gelen anomi kavrami, sözcük anlamiyla normsuz, yasasiz olma durumunu ifade etmektedir. Ancak sosyologlar, anominin kavramlaitirilmasinda farkli bakii açilari sergilemektedir: Hangi yasa ve normlarin söz konusu olduiu, yasa ve normlarin salt yokluiunun mu yoksa sayginliiin...

Devamını Oku

Anomik Kiiilik Ölçeii

Anomi olgularinin emprik düzeyde incelenmesi çerçevesinde Srole tarafindan geliitirilen bu ölçek, kiiilerin sosyal entegrasyon düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadir. 1956 yilinda geliitirilen ve 1960'li yillarda yaygin olarak kullanilan, ancak daha sonraki yillarda kavramsal arkaplaninin zayifliii nedeniyle eleitirilen Srol Ölçeii, bireyin diierleriyle ve toplumla iliikilerini nasil gördüiü üstünde odaklasan bei maddeli kisa bir ölçektir. Ölçeiin, anomiyi bir olgu olmaktan çikarip kiiilerin bireysel ruh haline iliikin bir deiiikene dönüitürdüiü ve anemiden ziyade, diierlerinden kuikuyu içer...

Devamını Oku

Anti-Psikiyatri

Anti-psikiyatri terimi, genel olarak psikiyatri ve psikanalizin Ortodoks biçimine karii 1955 ile 1975 yillari arasinda geliien eleitirel hareketi ifade etmektedir. David Cooper tarafindan belirli bir bailamda ortaya atilmii olan terim, daha sonra anlam geniilemesine uirayarak, Bati dünyasinda hakim psikiyatrik anlayii ve kurumlara radikal bir politik karii çikma hareketi ieklinde yayilmiitir: ingiltere'de David Cooper ve Ronald Laing, ABD'de Thomas Szasz ve Gregory Bateson (Palo Alto Ekolü), italya'da Franco Basaglio, vb. Michel Foucault ve Gilles Deleuze de Fransa'da anti-psikiyatrik karii çi...

Devamını Oku

Arketip

Arketipler, Jung'un ifadesiyle, kolektif bilinçaltinin içerikleridir. Bir tür ilkel atavi imajlar diyebileceiimiz arketipler, davraniilarimizi yönlendirir ve folklor malzemesi, sanat eseri, masal ve efsane gibi kiiisel veya kolektif üretimleri etkiler. Bu nedenle terapi veya formasyon gruplarinin çaliimalarinda, Grek ve Roma, Doiu, Musevi, Hiristiyan ve islam mitolojilerinin, temel folklor figürlerine dayanilarak grup söylemlerinin analizi yapilmaktadir. Örneiin Yunus Peygamber ve Yunus Baliii, Ödip ve Babanin Ölümü, Kronos'un Kendi Çocuklarini Yemesi, Kaybolan Cennet, Graal Efsanesi, Ebedi ...

Devamını Oku

Ashby Yasasi

Sibernetik teorisyenlerinden W. R. Ashby (1958) tarafindan karmaiik organizmalarin (insan, makine, ekipman seti, vb.) özelliklen konusunda ortaya atilan bu yasa, organizma ile çevrenin etkileiiminde, organizmanin çevresel mesajlara veya uyaranlara kariilik verme kapasitesini ifade etmektedir. Ashby'e göre "bir organizma için bozucu etkenlerin türlülüiü ne kadar büyük ve kabul edilebilir durumlarin türlülüiü ne kadar küçükse, organizmanin tepki yeteneii o kadar büyük olmalidir". Ashby yasasi, sibernetik sistemlerde, entropiyle mücadele etmenin temel ilkesi olarak nitelendirilebilir....

Devamını Oku

Ayna Benlik

Ayna benlik (looking-glass ielf) kavrami, benliiin kiiiler arasi iliikiler içersinde ve diierlerinin tepkilerine göre oluituiunu vurgulayan benlik anlayiiinin anahtar kavramlarindan biridir. Ayna benlik kavrami, teorik temellerini Hegel'in Efendi-Köle Diyalektiiinde ve Cooley ile Mead'in benlik anlayiilarinda bulmaktadir....

Devamını Oku

Ayna Etkisi

Literatürde diyadik etki olarak adlandirilan bu olgu, bir çift ya da ikili oluituran bireylerden birinin davraniiinin diierinde, benzeri davraniii meydana getirme eiilimidir. Bu terim, genellikle, kendini açma olgusunun kariilikliliiini ifade etmek için kullanilmaktadir....

Devamını Oku

Ayrimcilik

Ayrimcilik (discrimination), Latince ayirma anlamina gelen discriminatio sözcüiünden gelmektedir. Terim felsefi (doiruyu yanliitan ayirma), ekonomik (fiyatlarin ayrimi) kullanimlari diiinda toplum alanina aktarildiiinda, avantajsiz bazi sosyal kesimlerin deri rengi, isim farki, cinsiyet, din gibi nedenlerle ayrimini ifade etmekte ve ideolojik bir konotasyon kazanmaktadir. Ayrimcilik sosyal psikoloji vokabülerinde, bir bireyin sadece belirli bir gruba aidiyeti dolayisiyla olumsuz muamele ve davraniilara maruz kalmasi olgusunu ifade etmektedir Ayrimcilik, önyargilarin davraniia dönüimesi olarak...

Devamını Oku

Azinlik Etkisi

Küçük gruplarda azinlik etkisi (minority social influence), baita Moscovici (1969, 1976) olmak üzere çeiitli sosyal psikologlar (Lage, Naffrechoux, Nemeth, Wachtler, Paicheler, vb.) tarafindan incelenmii ve kavramsallaitirilmiitir. Moscovici'ye göre toplumun, bireyleri genel bir modele uyma yönündeki tüm zorlamalarina raimen, azinliklar ve sapanlar, bazen yeni yaiama, düiünme, davranma tarzlari yaratmayi ve çoiunluiun bunlara katilmasini sailamayi baiarmaktadir. Bu olgu, psikolojide hakim olan iilevselci anlayiiin diiinda ele alinmalidir. Bu anlayiita, birey veya grup davraniii, onun sistem y...

Devamını Oku

Baiari Güdüsü

Motivasyon çaliimalarinda insanin temel güdüleri arasinda sayilan baiari güdüsü (need for achievemeni), kabaca bir iii en iyi iekilde yapma eiilimi olarak tanimlanabilir. Psikolojik temelli modernleime teorisyenlerinden McClelland (1961) baiari güdüsünün, belirli bir toplumdaki daiilim ve düzeyinin, modernleime olgusunu ve ekonomik kalkinmayi açiklayan temel faktör olduiunu öne sürmüitür....

Devamını Oku

Benlik

Benlik (ielf), sosyal psikolojide önemli araitirma konularindan biridir. Tarihsel olarak da sosyal psikologlarin üzerinde durduklari ilk konular arasinda yer alir. W. James, benliiin, hem insanin kendini bilme ve deierlendirme konusu gibi, hem de düiünce ve davraniilarimizin kökeninde bulunan bir yapi gibi incelenebileceiini öne sürmüitür. Baldwin, benliii alter ve ego ieklinde iki kariit kutba ayirmiitir. Alter, gerçek veya hayali olsun diier insanlar hakkindaki temsillerimize, ego ise kendi kendimizi algilama tarzimiza göndermektedir. Mead benliiin, birey ile çevresi arasindaki etkileiim i...

Devamını Oku

Benlik Kavrami

'Benlik kavrami' (self-concept) terimi, bireyin kendi hakkindaki temsillerinin bütününü ifade etmektedir. Bu açidan benlik kavrami, kiiinin kendisi, vasiflari ve özellikleri hakkinda sahip olduiu genel fikir olarak tanimlanabilir; dolayisiyla bir kiiinin, kendisine iliikin biliisel temsillerini içeren algilarinin bir özeti gibi düiünülebilir. Benlik kavrami, insanlarin kendileri hakkindaki bilgilerine göndermesi dolayisiyla, benliiin biliisel yanini ifade eder. Çeiitli imajlarin, iemalarin, prototiplerin, anlayiilarin, teorilerin, amaçlarin, görevlerin bir bütünü ya da koleksiyonu olarak nite...

Devamını Oku

Beyin Firtinasi

Beyin firtinasi (brainstorming) belirli bir konuda çözüm arayiiina yönelik grup tartiimasi sirasinda yaraticiliii artirmak için kullanilan yöntemlerden bindir (Osborn, 1961). Yöntem, çözüm arayiiinda çözüm önerisi veya önerilerinin tartilip deierlendirilmesinden ziyade olabildiiince çok sayida çözüm üretimine ve ortaya konmasina dayanmaktadir. Zira beyin firtinasi yöntemi, bunu vazeden iu temel sayiltidan yola çikar: Bir grupta, belirli bir problem hakkinda ne kadar çok fikir, ne kadar çok çözüm önerisi ortaya atilirsa, söz konusu probleme en uygun çözümü bulma olasiliii o kadar artar. Yöntem...

Devamını Oku

Bilinç

Etimolojik kökeninde bilinç (Latince conscire), paylaiilmii bilgi anlamina gelmekte ve insanin bir diieriyle, özellikle de kendisiyle paylaitiii bilgiye göndermektedir. Sosyal bilimler literatürüne genel olarak bakildiiinda bilinç terimi, bir yandan insan zihninin kendi durumlari ve edimleri hakkinda sahip olduiu düiünce veya sezgiyi, öte yandan bireyin dünyayla ve kendisiyle iliikisi ve kendi durumu hakkindaki bilgisini ifade etmektedir. Bilinç terimi, daha genii bir anlamda, insan zihninin kendiliiinden yargida bulunma yetisi olarak da kullanilmaktadir....

Devamını Oku

Sosyal Bilii

Sosyal bilii teriminin Bruner ve Tagiuri (1954) tarafindan ortaya atildiii yönünde yaygin bir inanç varsa da, terimin ilk olarak 1944'te Heider ve daha sonra 1952'de Asch tarafindan kullanildiii kaydedilmektedir. Ancak sosyal bilii, bir araitirma alani ve yaklaiimi olarak 1980'lerden itibaren sosyal psikolojide hakim bir konuma gelmiitir. Sosyal bilii kavrami, genel olarak enformasyonlarin alinmasi ve hatirlanmasi gibi bilgi iilem süreçlerini etkileyen faktörler bütününü ifade etmektedir. Söz konusu enformasyonlar, kiiilerin ve gözlemcinin yargilari ile bu süreçlerin iliikilerine iliikin' enf...

Devamını Oku

Biliisel Aktiflik Etkisi

izlenim oluiumu konusunda, hedef hakkinda kategori veya iemaya dayali süreçler ile hedefin özelliklerine dayali süreçlerden hangisinin kullanildiii sorusuna getirilen açiklamalardan biridir (Gilbert, Pelham ve Krull, 1988). Buna göre, algilayan kiii biliisel planda ne kadar aktif ya da meigul ise, dikkati o kadar çok daiinik demektir ve dolayisiyla, hedef hakkindaki izlenimi, daha ziyade mevcut enformasyonlara (iemalar, kategoriler) dayanacaktir. Buna kariilik, biliisel planda daha az meigul veya daha az aktif olan bir kiii, dikkatini daha ziyade, içinde bulunduiu etkileiim üstünde odaklaitir...

Devamını Oku

Biliisel Baiiiiklik

Daha ziyade ideolojik nitelikli biliisel bir mekanizmayi ifade eden biliisel baiiiiklik terimi, insanin kendi doiasina iliikin görüileriyle çatiian enformasyonlara karii geliitirdiii bir savunma stratejisine iiaret etmektedir. Örneiin insan davraniilarinin hayvanlarla ortak doial belirlemelerin sonucu olduiu yönündeki enformasyonlara maruz kalan kiiiler, insan türünün özgüllüiünü, yani hayvanlardan farkliliiini destekleyen açiklamalar aramaktadirlar ve bunun için doiaüstü açiklamalara, gizli bilimlere baivurmaktadirlar. Kendini bir baika gruptan farklilaitirma yönündeki bu tür çabalar, bir ba...

Devamını Oku

Biliisel Karmaiiklik

Kategorizasyon süreç ve olgulari çerçevesinde ortaya atilan biliisel karmaiiklik (cognitive complexity), bireylerin dünyaya iliikin algi ve deierlendirmelerini etkileyen bir deiiiken olarak kullanilmaktadir. Biliisel karmaiiklik, bireyin algi ve kategorizasyonlarindaki duyarliliii ifade etmektedir. Literatürde biliisel karmaiiklik kavrami içinde üç yan ayirdedilmektedir (Pinson, 1988): Birincisi algi ve deierlendirmelerde kullanilan/dikkate alman boyut sayisi anlaminda farklilaitirma (differenciation), ikincisi kullanilan bir kategorinin darliii veya geniiliii anlaminda ayirdetme (discriminat...

Devamını Oku

Bireyselcilik

Bireyselcilik, genel bir deyiile, modern eiitlikçi toplumlar bailaminda ortaya çikan ve bireyi merkeze alan bir anlayiiin, bir deierler sisteminin ifadesidir. ilke olarak, bütünün (toplum) parçalarina (bireyler) aikin bir gerçekliie sahip olduiunu varsayan ve hiyerariik esasta kurulmui geleneksel toplumlari karakterize eden holist anlayiitan bir kopma hareketidir. Bu anlamda tarihsel bir olgu niteliii taiir. Gerçekten de modern birey anlayiiinin bir tarihi vardir. Bu anlayii, genel olarak XV. yüzyila kadar uzanmaktadir. Rönesansla birlikte, insanin dünyada yaiama ve kendini tasarlama tarzinda...

Devamını Oku

Birlikte Hatirlama

Sosyal bellek araitirmalari ve kimlik oluiumu bakimindan önem taiiyan bu kavram (joini remembering), sosyal iniacilik yaklaiimina baili sosyal psikologlar tarafindan ortaya atilmii bir modeldir. Anilarin etkileiim vasitasiyla sosyal olarak iniasinin söz konusu olduiu bu modelde, belleiin genelde iletiiim süreçleri ve özelde konuima içersinde iekillendiii vurgulanmaktadir. Bu bailamda araitirma amaçli çeiitli konuima teknikleri geliitirilmii bulunmaktadir. Örneiin deneklerin farkli sohbet konulari (birlikte bakilan bir fotoiraf albümü, yakin zamanda görülmüi bir film, aktüaliteden bir olay, vb...

Devamını Oku

Boomerang Etkisi

Tutum deiiiimi, reklamcilik, propaganda ve benzeri iletiiim süreçlerinde özenle dikkat edilen boomerang etkisi ya da negatif etki, bir sosyal etki sürecinde, hedefin etkileyen yönünde (pozitif etki) etkilenmeyip aksi yönde bir eiilim geliitirmesini ifade etmektedir. iletiiim alaninda boomerang etkisi, hedefine ulaimayan bir mesajin geri dönerek, kaynaiina yönelmesi, yani vericinin beklemediii sonuçlara yol açmasi ieklinde tanimlanabilir. Negatif etki, etkileyen (iletiiim kaynaii) ile etkilenen (iletiiim hedefi) arasindaki iliiki, etkileyenin algilanmasi ve iletilen mesajin niteliii ile ilgili...

Devamını Oku

Sosyal Bulaima

Sosyal bulaima (social contagion) terimi, insanlarin kalabalik içindeki uç davraniilarini açiklamaya çaliian Gustave Le Bön (1896) tarafindan ortaya atilmiitir. Kalabalik içindeki insanlarin radikal bir dönüiüme uiradiiini, iiddet ve coikularini ifade etmede, hain, irrasyonel, hayvani ve pervasiz olduklarini gözleyen Le Bön, tibbi deneyimlerinden yola çikarak, hastaliklarin bulaimasi ile coikularin bulaimasi ve bunun sonucunda kalabalik içinde aiiri davraniilarin ortaya çikmasi arasinda bir analoji kurmuitur. Bu açidan sosyal etkinin özel bir biçimine gönderen sosyal bulaima kavrami, kalabali...

Devamını Oku

Çatiima

Kiiiler arasi iliikilerin özel bir durumu olan çatiima, çok farkli nedenlerden kaynaklanabilecek bir gerilim durumudur. Bu durum, anlaimazlik, uzlaimazlik, baidaimazlik, uyumsuzluk, tartiima, kavga gibi farkli durumlarla iliikilendirilebilir. Kiiilerin veya gruplarin birbirinden beklentilerinin uyuimazliii, amaç ve hedeflerdeki farkliliklar, davranii ve tutum farkliliklari, iletiiim bozukluklari ve benzeri nedenler, çatiimaya neden olabilir. Literatürde farkli çatiima türleri ayirdedilmektedir. Örgüt içersinde ayni hiyerariik düzeyde bulunan kiiiler veya gruplar arasindaki çatiimalar, 'yatay ...

Devamını Oku

Çekim

Çekim, kiiiler arasi iliikilerin hem temeli, hem de bir tarzi gibi görünmektedir. Her iki halde de çekim, diierine karii olumlu bir tutum ifadesiyle ve ona yaklaima arzusuyla karakterize edilebilir. Bir baika deyiile çekim, olumlu duygularin ve bailanma (affiliation) arzusunun duyulduiu kiiilerarasi iliikilere tekabül eder. Sosyal psikologlar kiiiler arasi çekim olgularinda coirafi mekânda yakinlik, fiziksel görünüi, benzerlik, birbirini tamamlama, enformasyon verme, bailanma isteii, doyum sailama ya da ödüllendirici olumlu yaklaiim gibi faktörlerin etkili olduiunu öne sürmüilerdir....

Devamını Oku

Davranii Senaryolari

Çeiitli koiullara veya bailamlara uygun davranii beklentileri ya da hangi davraniilarin uygun olacaiini belirten davranii epizodlaridir. Senaryolar, belirli özgül durumlarda kiiilerin nasil davranmasi gerektiiini ifade eden skriptlerden oluiurlar ve bu anlamda, senaryo ve skriptler, bir bakima sosyal kurallarin kognitif kariiliiidir. Bunlar, doirudan gözlem yaparak, diier insanlarin deierlendirmelerini dinleyerek, televizyon veya filmlere bakarak, kitaplar okuyarak ve benzeri yollardan öirenilmektedir. Örneiin, her kültürde, misafirlerin nasil kariilanacaiini veya cinsel iliikilerin nasil ola...

Devamını Oku

Davranii Stilleri

Küçük gruplarda azinliklarin çoiunluk üzerindeki etkileri konusunda Moscovici tarafindan geliitirilen bu kavram, etki kaynaiinin farkli davranii iekillerini ifade etmektedir. Bu kavram, konformite alanindaki araitirmalarda gözlenen ve yönü çoiunluktan azinliia veya bireye doiru giden etki modelini tersine çeviren, yani azinliklarin da çoiunluiun kanaatlerini, deierlerini ve davraniilarim deiiitirebileceiini varsayan bir anlayiitan kaynaklanmaktadir. Bir baika deyiile, burada, etkinin daima baiimlilikla açiklanamayacaii, yani baiimlinin baiimli olduiu etki kaynaiindan etkilenmesi ieklinde gerç...

Devamını Oku

Desantrasyon

Desantrasyon (deceniration) ya da kendi merkezinden çikma terimi, desantralizasyona benzer iekilde, bir merkeze tabi olmamayi ifade etmektedir. Burada söz konusu olan, kiiinin yargi ve deierlendirmelerinde kendi konumundan, ben merkezli ve sübjektif bakiiindan siyrilip objektif bir konuma geçmesidir. Kendi merkezinden çikma, genel olarak zihinsel ve moral geliiimin bir üst aiamasi ve gruplar arasi iliikilerde önyargilardan kurtulmanin koiulu olarak görülmektedir....

Devamını Oku

Dijital iletiiim

Palo Alto Ekolü'nün kiiiler arasi iletiiimde (kullanilan enformasyonun, kodun ya da iiaretlerin türüne göre) ayirdettiii iki iletiiim tarzindan biridir (diieri analojik iletiiim). Dijital iletiiim, bir takim iilemlerle kodlanabilir ve dolayisiyla bilgisayarlara sokulabilir bir özellik taiiyan, objektif, mantiksal bir enformasyonun kullanildiii iletiiimdir. Bu iletiiimin dayandiii göstergeler ile anlamlari arasinda benzerlik iliikisi yoktur, bunlar arasindaki iliikiler uzlaimaya dayanir. Dijital iletiiimin objesi, ieyler, yani bir içeriktir (oysa analojik iletiiim, iliikiler hakkinda bir ileti...

Devamını Oku

Dogmatizm

Adorno'nun otoriter kiiilik kavrami doirultusundaki eleitirel çaliimalari çerçevesinde Rokeach (1960) tarafindan ortaya atilan kavram, kisaca, bireylerin dünyayla iliikilerindeki zihinsel katiliii ifade etmektedir. Adorno'nun etnosantrizm kavramim geniileten, önyargili tutumlarin belirli bir ideolojiye özgü olmadiiini, hoigörüsüzlüiün 'sai' ideolojiler kadar 'sol' ideolojilerin taraftarlarinda da görüldüiünü savunan Rokeach'e göre her birey sosyal dünyasini, inandiklarindan ve inanmadiklarindan oluian bir inançlar sistemiyle (belief-disbelief systetri) süzgeçten geçirir. Rokeach, dogmatizmi b...

Devamını Oku

Donma Etkisi

K. Lewin'in (1947), karar verme etkinliiinin sonuçlarini belirtmek üzere ortaya attiii bu kavram (freezing), insanlarin 'onlara kendi kararlari gibi görünen ieylere katilma ve bu kararlara uygun davranma eiilimi gösterdikleri' varsayimina dayanmaktadir. Amerikali ev kadinlarinin tüketim aliikanliklari konusunda iki farkli strateji izleyen Lewin, bunlardan birinde, yeni ürünleri (sakatat, vs.) övme yönünde ikna edici konferanslar verme yoluna gitmii, diierinde ise bir grup çaliimasi düzenleyerek kadinlarla birlikte yeni ieyler deneme karari verme yolunu seçmiitir. Sonuçlara göre ikinci yol dah...

Devamını Oku

Efendi-Köle Diyalektiii

Hegel tarafindan güç iliikilerini analiz için ortaya atilan efendi-köle diyalektiii, psikolojide (Mead, Wallon, Zazzo, Lacan, vb.) kimliiin oluiumu konusunda aynayla ve diier insanlarla iliikinin önemini vurgulamak için kullanilmaktadir. Aynayla iliiki, çocukluk yillarinda çocuiun aynada yansiyan görüntüsüyle, daha sonraki yillarda ise diier insanlarin bireye iliikin deierlendirmelerinde yansiyan görüntüyle iliiki biçimini almaktadir. Bilincin oluiumunda kendini bir obje olarak ele alma kapasitesi önemli bir noktadir. Genetik bir perspektifte, Wallon'un (1959) iiaret ettiii üzere, benlik bili...

Devamını Oku

Ego Psikolojisi

Bailica temsilcileri arasinda Loevenstein, Kris, Erikson, Rapaport ve Heinz Hartman'in bulunduiu Ego psikolojisi (Ego Psychology), Amerikan Freudizmi'nin (özellikle New York Ekolü'nün) en güçlü akimlarindan biridir. Roudinesco ve Plon'un (1997) analizine göre Ego psikoloji ve Amerikan psikanalitik akimlari, insanin bir topluma, topluluia, cinsel bir kimliie, bir farkliliia, bir renge, bir etniye entegrasyonunun mümkün olduiu fikrinde birleiirler. Ego psikolojisi 20. yy.in ikinci yarisinda, zengin Amerikan burjuvazisinin, her dakikasi hesaplanan ve sonu gelmeyen, sosyal prestij ve parasal kaza...

Devamını Oku

Ekolojik Psikoloji

Ekolojik psikoloji, çevre psikolojisinin öncülerinden Barker (1964, 1968) tarafindan ortaya atilan bir yaklaiimdir. Barker, insan-çevre etkileiiminin karmaiikliiina dikkati çekerek, mekânin bireyleri ve bireylerin de mekâni kendi tarzlarinda iekillendirdiiini öne sürmüitür. Ona göre, yaiamimizin cereyan ettiii her yer, bizim için bir yaiam çerçevesi (behavior setting) oluiturarak özgül bir durum yaratir. Bu yaiam çerçevesi, söz konusu yerin fiziksel özellikleri ile kültürel verilerin etkileiiminin iekillendirdiii kültürel davranii ve etkinliklerin içinde cereyan ettiii sosyo-kültürel nitelikl...

Devamını Oku

Empati

Empati terimi, etimolojik anlaminda, içsel olarak etkilenmii, duygulanmii birinin durumunu ifade etmektedir. Kiiiler arasi iliikiler bailaminda ise kariimizdakilerin tepkilerini öngörebilme kapasitesi anlamiyla yayginlaimiitir. Bu anlamda empatik kiii diierinin duygularini hissedebilen, onun bakii açisindan bakabilen biridir. Empati genel olarak, Diieri'ni "Diieri" olarak anlamaya ve onun potansiyellerini tahmin etmeye yönelik çaba harcamaktir. Empati bu açidan kendini diierinin yerine koyabilme kapasitesidir. Bu çaba, bireyin kendini merkeze alarak dünyaya ve dolayisiyla diierine bakmak yeri...

Devamını Oku

Enformasyon

Enformasyon, genel olarak insanin dii dünyayla iliikisinde, belirsizlik düzeyini azaltan her tür uyaran ieklinde tanimlanabilir. Daha özel olarak ise formatlanmii ve yapilandirilmii veriler bütünü olarak tanimlanabilir. Yaygin anlamda enformasyon terimi, "haber" (Ing. News, Alni. Nachrichf) veya mesaj terimiyle eianlamlidir. Shannon, mesajin ilettiii "enformasyon miktari" kavramini matematik olarak tanimlarken enformasyon terimine de teknik bir anlam yüklemiitir. Bu anlamiyla enformasyon mesaj vasitasiyla belirsizliiin azaltilmasinin ölçüsüdür. Bu doirultuda enformasyon, mesajin aliciya göre...

Devamını Oku

Epistemik ihtiyaç

Epistemik veya biliisel ihtiyaçlar (need for cognitiori), kiiilerin çeiitli sorunlar veya durumlar konusunda bilgiyle (veri, enformasyon) iliiki eiilimlerini ifade etmektedir. insanlarin günlük yaiamlarinda çeiitli konulara iliikin bilgilerini nasil oluiturduklari ve deiiitirdikleri, naif psikolojinin önemli bir alanidir. Kruglanski ve Ajzen tarafindan ortaya atilan naif epistemoloji teorisine göre bilgilerimiz, problemlerin ifade edilmesi ve çözülmesi ieklinde iki aiamali bir süreçte oluiurlar. Bu oluiumda enformasyon etkenleri yani sira epistemik ihtiyaçlar da etkilidir. Bunlar, bilgiye ili...

Devamını Oku

Ergonomi

Ergonomi, fiziksel çevreyi iie olabildiiince uyumlu hale getirme amaciyla, ii ya da görevlerin bilimsel olarak incelenmesi ieklinde tanimlanabilir. Bir baika deyiile ergonomi, iiçi ile ii donatimlarinin uyumunun incelenmesidir. Ergonomik yaklaiim, vücut pozisyonlari ile ii araçlarinin kullanilii tarzi arasinda yüksek düzeyde bir ahenk sailayarak çaliianlarin en az yorgunluk ve en az çabayla en büyük verime ulaimasini hedeflemektedir. Ergonomi, günümüzde daha genii bir anlamda, 'insan-makine sistemleri 'nin incelenmesine odaklaimaktadir. Ergonomi, insan faktörünü hesaba katmayan bir ii organi...

Devamını Oku

Estetik Kiii

Sanat psikolojisi çerçevesinde yapilan çaliimalarda ortaya atilan estetik kiii kavrami, sanatsal etkinliklere doirudan veya dolayli olarak katilan ve belirli bir estetik duyarliliia sahip kiiilere göndermektedir. Bu tür kiiiler, uzun yillardan beri merak konusu olmuitur. Nitekim Spranger'in insan tiplerinden hareketle geliitirilen Allport, Vernon ve Lindzey'in deier tiplerinden biri de (Estetik Deier) bu tür kiiilerin deierlerini kapsamiitir. Daha somut bir deyiile, seyirci, dinleyici, aktif amatör olarak, doial veya insani çevre dahil (örneiin mimarlik) çeiitli sanat biçimlerinden tat alan, ...

Devamını Oku

Eiyanin Etki Alani

Eiyanin etki alani kavrami, algi alanimizda yer alan eiyalarin yakin çevreleri üzerindeki 'psikolojik hale etkisi'ni ifade etmektedir. Reklam ve pazarlama alaninda eiyalara iliikin psikolojik incelemeler (Moles, Bilgin, vb.), her eiyanin potansiyel olarak, psikolojik etkide bulunduiu, anlamlandirdiii ve temel öiesi olduiu bir alana sahip olduiunu ortaya koymaktadir. Modern pazarlama yöntemleriyle birlikte önem kazanan bu olgu, aslinda insanlik tarihinin çok uzun dönemlerinden itibaren sezgisel olarak bilinmektedir; zira zenginliklerin gösterilmesi ve sergilenmesinde, zenginliii oluituran öiel...

Devamını Oku

Etnopsikiyatri

Etnopsikiyatri, ruhsal hastaliklari, kiiilerin ait olduklari kültürel ve etnik gruplara göre ele alan bir yaklaiimdir. Etnopsikiyatri, hem bireysel bozukluklari, hastanin grubunu dikkate alarak tedavi etme çabalarini, hem de etnik gruplara veya kültürel çevrelere özgü zihinsel, davraniisal veya duygusal rahatsizlik ve bozukluklari saptama ve gözleme çabalarini içermektedir....

Devamını Oku

Etnosantrizm

Etnosantrizm, bir kiiinin diierlerini, kendi etnik grubunu veya kültürünü merkeze alarak deierlendirme tutumu ieklinde tanimlanabilir. Pek çok önyargi ve stereotipin kaynaiini oluituran bu deierlendirme, genellikle, diierlerinin olumsuz bir tarzda nitelendirilmesiyle sonuçlanmaktadir. Etnosantrik kiii, baika gruptan olanlari, kendi grubunun kültürel kabullerinden ve deierlerinden hareketle, dolayisiyla tarafgir bir iekilde yargilar. Bunun altinda kendi doirularinin herkes için geçerli olduiu fikri vardir ve bununla tutarli olarak, bu doirulara sahip olmayanlarin ya da uymayanlarin geri veya a...

Devamını Oku

Faiizmin Kitle Psikolojisi

Wilhelm Reich (1933) tarafindan ortaya atilmii olan 'Faiizmin Kitle Psikolojisi' kavrami, faiizme iliikin bir anlayiiin ifadesidir ve Reich'in klasikleimii eserinin de adidir. Reich'a göre, faiizm, bir politikanin veya ekonomik bir durumun veya bir kiii ya da ulusun ürünü deiildir. Faiizm, bilinçalti bir yapinin ortaya çikiiidir ve kitlelerin cinsel doyumsuzluiuyla açiklanabilir....

Devamını Oku

Faydacilik

Temsilcileri arasinda J. Bentham, J. S. Mili, A. Smith, T. H. Green, H. Spencer ve D. Hume gibi düiünürlerin bulunduiu faydacilik (utilitarianism), kapitalizmin siyasal düiüncesi ve felsefi doktrini olarak nitelenebilir. Homo Economicus denen bir insan modeline dayanan bu görüite, insanin 'yarar/kazanç' arayiiinda olduiu ve insan davraniilarini bu güdünün yönlendirdiii varsayilmaktadir. Faydacilik, Bentham'in terimleriyle toplum yaiaminin her alaninda "en büyük sayinin en büyük mutluluiu' ilkesine dayanmaktadir. Ona göre her mutlulukta iki koiul vardi: Hazzin varliii ve acinin yokluiu. En doi...

Devamını Oku

Fenotip

Fenotip (phenotype) kavrami, bir bireyin görünür özelliklerini ifade etmektedir. Daha genii bir ifadeyle fenotip, bir organizmanin, hem kalitimsal, hem de çevresel ve tarihsel etkilerden kaynaklanan gözlenebilir nitelikteki özelliklerini kapsamaktadir....

Devamını Oku

Frankfurt Ekolü

Frankfurt'ta 1923'te kurulan Sosyal Bilimler Enstitüsü (Institut für Sozialforschung) bünyesinde toplanan ve sosyal bilimlerin çeiitli dallarinda çaliian bir grup araitirmacinin oluiturduiu Frankfurt Ekolü, sosyal bilimlerin tarihinde önemli bir kilometre taii olarak nitelendirilebilir. Ekolün mensuplari arasinda Theodor W. Adorno, Max Horkheimer, Walter Benjamin, Herbert Marcuse, Leo Löwenthal, Henryk Grossmann, Kari Wittfogel, Friedrich Pollock, Eric Fromm ve Jürgen Habermas gibi isimler yer almaktadir. Frankfurt Ekolü mensuplari, Ortodoks Marksizm ve onun ekonomik determinizmine karii çik...

Devamını Oku

Gecikmeli Etki

Gecikmeli etki, psikolojik olgularin zaman içinde özel bir seyir türünü ifade etmektedir. Örneiin çeiitli psiko-fizyolojik deiiikenlerin etkisiyle dikkat düzeyi veya motivasyon düzeyi gibi deiiikenler, genellikle zaman içinde gittikçe azalan bir seyir izlerken bazi olgular bunun tersine bir seyir izlemekte, yani önceleri etkisiz görünen bir deiiikenin etkisi, belirli bir uyuma süresi ardindan daha sonra ortaya çikmaktadir. Bunun en bilinen örneklerinden birisi ikna edici mesajlarin (genelde etkisi zamanla azalmakla birlikte), bazen, bir süre sonra tutum deiiiimine yol açtiiinin gözlenmesidir ...

Devamını Oku

Genotip

Genotip (genotype) kavrami, bireyin her türlü çevre etkisinden baiimsiz olarak sahip olduiu kalitimsal özellikler bütününü ifade etmektedir. Bu özellikler bütünü, bireyin DNA'sinda mevcut genlerin özel bir bileikesidir....

Devamını Oku

Geitalt

Wertheimer, Koffka ve Köhler gibi psikologlarin yaklaiimlarinin merkezî kavrami olan geitalt, görsel algida çevresel uyaranlarin örgütlenmii biçimi olarak tanimlanabilir. Algilamak, gerçeklikte biçimler, yani geitaltlar ayirdetmektir, bir baika deyiile gerçekliiin üstüne bilinen geitaltlar/biçimler yansitmaktir. Örneiin hilal biçimindeki bir iey, tek baiina tam bir obje gibi deiil, daha ziyade bir parçasi eksik, yarim bir daire veya çember (tam veya doiru biçim) olarak algilanir. Ayni iekilde kareler, üçgenler, dikdörtgenler, diier düzensiz poligonlara göre daha 'tam veya doiru biçimler' olar...

Devamını Oku

Göreceli Yoksunluk

Göreceli yoksunluk (relative deprivation) kavrami, birey veya gruplarin beklentilerinin konusu olan ieylerden mutlak yoksunluiundan ziyade, diierlerine kiyasla, yani göreceli yoksunluk algisini ifade etmektedir. Bu tanimdan da anlaiilacaii üzere, göreceli yoksunluk kavrami, engellenme-saldirganlik modelinin yeni bir yorumunu içermektedir. Göreceli yoksunluk, çoiu kez bir toplumda kaynaklarin paylaiimi veya yeni kazanimlar konusunda beklenti düzeylerinin yüksek olduiu durumlarda, paylaiim az çok eiitlendiii veya tesviye edildiiinde ortaya çikmaktadir; bu, gerçeklikle iliikisi zorunlu olmayan b...

Devamını Oku

Günlük Psikoloji

Günlük psikoloji (lay psychology), akademik psikolojiye kariit olarak naif psikolog durumundaki insanlarin günlük yaiamlarinda diierlerinin davraniilarini açiklamak ve öngörmek için geliitirdiii psikolojik bilgiler, kavramlar, teoriler ve akil yürütmeleri kapsamaktadir....

Devamını Oku

Hale Etkisi

izlenim oluiturma alaninda (ve iletiiim araitirmalarinda) siklikla deiinilen hale etkisi (halo effect) bireyin kariisindaki kiii hakkinda olumlu veya olumsuz bir görüie varmak isterken onun kiiiliiinin sadece belirli bir çizgisini dikkate alma ve onun genel tutum ve davraniilarini salt bu kanisina göre deierlendirme eiilimidir. Araitirmalar, bireylerin birbirleri hakkinda sadece belirli bir kiiilik özelliiine göre oluiturduklari izlenimlerin oldukça etkili olduiunu göstermektedir. Kiiiler arasi etkileiimlerde siklikla gözlenen bu olgu, diierine iliikin deierlendirme ve yargilarimizda önemli b...

Devamını Oku

Hawthorne Etkisi

Endüstri psikolojisi tarihi bakimindan büyük önem taiiyan Hawthorne araitirmasi, 1927 ile 1932 yillari arasinda Harvard Üniversitesi'nden bir grup psikolog tarafindan Chicago yakinlarinda Hawthorne'da Western Electric'te yapilan ve grup dinamiklerine dikkati çeken ünlü bir çaliimadir. Araitirmada ilk olarak çaliima koiullari, örneiin aydinlanma düzeyi ile verimlilik arasinda pozitif bir iliiki olduiu saptanmiitir. ikinci olarak iki deiiiken arasinda ters yönde iliiki aranmii ve aydinlanma düzeyinin azaltilmasina raimen verimliliiin yine arttiii saptanmiitir. Bu sonuçlar grup olgusuyla açiklan...

Devamını Oku

Heuristikler

Heuristik, özgül sorunlarin çözümü için kullanilan bir biliisel süreçtir. Terim, eiitim alaninda bir öirenciye, öiretilmek istenen ieyi onun bulmasini sailama yöntemini veya bilimler sisteminde, olaylarin keifini konu alan bilim dalini ifade etmek için kullanilmaktadir. Heuristik terimi, sorunlar kariisinda doiruluiu kesin olmayan, ama çoiu kez etkili görünen bir takim cevaplar oluiturma yollarim iiaret etmektedir. Bu yollar, etkili olmadiklarinda, sistematik yargi yanliliklarina (bias) yol açmaktadirlar. Bu anlamda heuristik kavrami, yargi yanliliklarina göndermektedir. Sosyal psikolojide (...

Devamını Oku

Heyecan

Heyecan, psikoloji tarihinde zamana baili olarak farkli iekillerde ele alman ve tanimi oldukça güç olan kavramlardan biridir. Bailangiçta fonksiyonalist-biyolojik perspektiften tanimlanmaya çaliiilmii, daha sonra biliisel süreçler açisindan yaklaiilmiitir. Genel olarak heyecan, aktüel duygusal durumda bir kesinti, bir deiiiiklik olarak meydana gelmekte ve bir takim belirgin tepkiler seti halinde ortaya çikmaktadir. Örneiin fizyolojik deiiiiklikler, yüz ifadelerinde deiiimeler, belirli bir yönde eyleme yönelii gibi. Uzmanlara göre duygusal sürecin hangi aninda heyecanin ortaya çiktiiim netlikl...

Devamını Oku

Heyecansal Bilgi

Bazi yazarlara göre, günlük yaiamda heyecanin ortaya çikii aninda, ona eilik eden koiullar, olaylar, yer, zaman, davraniilar, aktörler, fizyolojik belirtiler, yüz ifadeleri gibi öieler, epizodik bellekte temsil edilmekte ve bir iema oluiturmaktadir. Her yeni heyecan, bir takim yeni öieler seti halinde belleie yerleitirilmekte ve böylece bir tür veri bankasi oluimaktadir. Heyecansal bilgi, belirli bir duruma karii heyecansal tepki gösterilip gösterilmeyeceiini ya da heyecanin hangi biçimi alacaiini belirleyen bu veri bankasini ifade etmektedir. Bireyin alici veya verici olarak doirudan yaianti...

Devamını Oku

Hümanist Psikoloji

Felsefî temellerini fenomenoloji ve varoluiçulukta bulan ve May, Maslow ve Rogers'in çaliimalari etrafinda geliien hümanist psikoloji, genel bir deyiile, insana ve insanin geliiimine önem veren bir yaklaiimdir. içebakiiçi geleneie dayanan bu yaklaiim, insan bilincinin, benlik kavraminin, özgür seçim yapma yeteneiinin önemi üzerinde israrla durmaktadir. Bu anlamda behevyorizmin ve psikanalizin insan davraniiinin açiklanmasinda temel aldiii çevresel etkenleri ve bilinçalti dürtülerin etkilerini belirleyici görmemektedir. Diisal ve geçmii etkenlerden ziyade burada ve iimdi olani vurgulamaktadir...

Devamını Oku

Hümanizm

Çailara göre farkli anlamlar yüklenen hümanizm terimi, etimolojik kökeninde (humanitas) insan doiasina iliikin özellikler bütününü ifade ederken, rönesansta insan sevgisi (filantropi), ardindan insanliiini Antikitede bulan okumui / aydin insanin durumu ve XVII. yy.dan sonra tüm insanlar anlamiyla öne çikmii; XIX. yy.da ise hümanizm olarak iekillenerek belirli bir teori, bir anlayii ifadesine dönüimüitür (G. Roche, 2002). 1874 tarihli Littrd sözlüiünde 'bir kiiinin geliimesini amaç edinen doktrin' olarak tanimlanmaktadir. Bu anlamda hümanistler, daima insanin geliimesi, mükemmelleimesi, özerk ...

Devamını Oku

Imago

Imago terimi, psikoloji literatürüne Jung (1912) tarafindan sokulmui ve bireyin, anababasi hakkindaki imajini ifade etmesini sailayan bilinçdiii temsil anlaminda kullanilmiitir. Jung bu kavrami, XIX. yy. baiinda romanci Cari Spitteler'in Viyana psikanaliz çevrelerinde büyük sükse yapan; kendisine aci çektiren burjuva bir kadinin yerine hayalinde arzu ve fantazmlarina uygun bir kadin yaratan genç bir iairin hikayesini anlatan Imago adli romanindan esinlenerek oluiturmuitur. O dönemde, insani hem yikici ve hem de esin kaynaii olan kadin temasi, romandan (örneiin 1903'te yayinlanan ve Freud tara...

Devamını Oku

ihtiyaç

ihtiyaç, bireyin hissettiii fizyolojik, psikolojik veya sosyal eksikliktir. ihtiyaçlar, tek baiina veya bir kaçi birlikte olarak, bireyi, belirli bir tutum ya da davraniia doiru yönlendirirler. Bu anlamda, bireyi güdüleyen temel güçlerden birini oluitururlar. Psiko-sosyal araitirmalarda üstünde durulan ihtiyaçlar oldukça çeiitlidir. Bunlardan bazilari iu iekilde siralanabilir: i bailanma ihtiyaci; diierleriyle dostluk iliikileri kurma ve bunlari koruma ihtiyaci i aidiyet ihtiyaci; bir grubun üyesi olma, etrafindakilerle siki iliikiler oluiturma ihtiyaci i kendini gerçekleitirme ihtiyaci; ...

Devamını Oku

iletiiim Duvari

Moles (1971) tarafindan ortaya atilan bu terim, kitle iletiiiminin bir paradoksunu ifade etmektedir. Dünyaya açilan bir pencere olmasi beklenen kitle iletiiim sistemleri, fiziksel olarak uzak olan olaylari, mevcut ana ve bulunulan yere getirmektedir. Birey, kitle iletiiim çaiinda, pek çok iletiiim aracina bailanmii bir durumda bulunmakta ve genel bir iletiiim aii içinde yer almaktadir. Ancak bu durum, bireyin diia açilmasindan ziyade kendi üstüne kapanmasi sonucunu doiurmaktadir. Kitle iletiiimi dayaniimaya yol açmak yerine, 'insani kendisine' göndermektedir. Örneiin televizyon ekrani, bireyl...

Devamını Oku

iletiiim Ekolojisi

Moles tarafindan ortaya atilan iletiiim ekolojisi terimi, ekoloji kavraminin iletiiim alanina uyarlanmasinin bir sonucudur. Terim, makro Ölçekte belirli bir yerleiim bölgesinde veya coirafi alanda çeiitli iletiiim türlerinin ve kaynaklarinin daiilimini, iletiiim ailarini ve iletiiim türleri arasindaki iliikileri ifade etmektedir. Örneiin toplumdaki TV. sayisinin sinema veya tiyatro salonlarindaki seyirci sayisiyla iliikisi, bir kentte birbirinden uzakta oturan bireylerin birbiriyle dostluiunun birbirlerine telefonla ulaiabilme imkan ve kolayliklariyla iliikisi, bir toplumda bayramlarda tüketi...

Devamını Oku

inanç

inanç (belief), bir dinin, hareketin veya bir grubun söylemine itibar gösterme, inanma olgusudur. inanç, çoiu kez kanaat, kani, iman gibi terimlerle kariimaktadir. P. Ricoeur'e göre, bu tür terimleri birbirinden ayiran iey, bunlarin temelindeki yarginin sübjektif olup olmamasidir: "Kanaat, hem sübjektif, hem de objektif olarak yeterli olmadiiinin bilincinde olan inançtir; inanç, sübjektif olarak yeterli, objektif olarak yetersiz olduiunda imandir; inanç, her iki açidan da yeterli olduiunda, bilimdir. Sübjektif yeterlilik, bizzat kiiinin kendisinin kani olmasini, objektif yeterlilik, yani diie...

Devamını Oku

indirgemecilik

indirgemecilik (reductionism), genel olarak, psikolojik olgulari, kimyasal, biyolojik ve benzeri olgular gibi gören anlayiitir. Burada belirli bir olgunun, daha elemanter ve daha alt düzeyde bir olguya indirgenerek açiklanmasi söz konusudur....

Devamını Oku

izlenim Oluiumu

Kiiiler arasi iliikiler, büyük ölçüde, kiiilerin birbirine iliikin algisina dayanir. Yeni biriyle kariilaitiiimizda, onu iyi tanimasak dahi, onunla ilgili bir dizi veri ya da enformasyona sahip oluruz. Onun neye benzediii, nasil göründüiü, nasil tepkide bulunduiu ve ardindan ona yönelik sorularimiza nasil cevap verdiii, ortadaki bir sorun kariisinda ne tür tavir takindiii, nasil hareket ettiii gibi konularda hemen enformasyonlar toplariz. Tüm bunlarin ardindan, hatta bunlarla ei zamanli olarak kariimizdaki kiii hakkinda bir fikir oluitururuz. Bu süreç, 'izlenim oluiumu' (impression formation)...

Devamını Oku

izlenimde Polyanna ilkesi

Diierlerine iliikin yargilarimizda gözlenen pozitiflik yanliliiinin açiklanmasina getirilen cevaplardan biridir. Polyanna ilkesine göre, insanlar, kendilerinin iyi ieylerle, hoi kiiilerle birlikte bulunduklarini, güzel deneyimler yaiadiklarini düiündüklerinde, kendilerini daha iyi hissederler. Olumsuz bazi yaiantilar veya durumlarda bulunmak da (hasta olma, komiulariyla anlaiamama, vb.), bu eiilimi fazla deiiitirmemektedir. Ayrica, olaylarin çoiu, kariilaitirilabilir olduklari tüm olaylara kiyasla daha olumlu görülmektedir. Ancak pozitiflik, ieyler ya da objelerin söz konusu olmasina kiyasla,...

Devamını Oku

Jestbilim

Jestbilim ya da kinesik, jestlerin incelenmesini konu alan bir bilim dalidir. Kurucusu Ray Birdwhistell, iletiiimin çok boyutlu bir sosyal süreç olduiunu öne sürerek, iletiiimin sözel olmayan yanlarina dikkati çekmii ve Palo Alto Ekolü'ne esin kaynaii olmuitur. Ona göre, 'genel olarak iletiiimde ve örneiin âiiklarin ritüelinde, vücut ve jestlerin önemi büyüktür'. Birdwhistell, 1959 tarihli dokuz saniyelik bir filmde Bateson'un bir genç kadinin sigarasini yakiiini incelemii ve 'dil ve jestlerin uyumlu bir çift oluiturduiunu' göstermeye çaliimiitir....

Devamını Oku

Johari Penceresi

Johari Penceresi, kendini açma ve öz saygi süreçlerinin analizinde kullanilan bir araçtir. Johari Penceresi, insanin kendisi hakkinda kendisinin bildikleri ve diierlerinin bildikleri ieklinde benlik bilincinin iki boyutunun kesiimesinden oluian dört bölüme ayrilmaktadir. Bunlardan serbest bölge, bizim açik seçik yanlarimizi, açikça yaptiklarimizi ve kim olduiumuza iliikin herkese açik bilgileri; karanlik bölge, diierlerinin bizim hakkimizda bildiii, fakat bizim bilmediiimiz yanlarimizi; sakli bölge, kendi hakkimizda bizim bilip diierlerinin bilmediii ieyleri, mahrem saydiiimiz yanimizi; meçhu...

Devamını Oku

Kanaat

Kanaat (opinion), belirli bir obje hakkindaki bir önermenin doiru olduiuna iliikin inançlari, bir diier deyiile doiru olarak benimsenen inançlari ifade etmektedir. Kanaatler de doiru olabilir. Ancak düiünce tarihinde logos (argümantasyona dayali, temellendirilmii bilgi) ile doxa (kanaat) ieklinde bir ayrim yapilmiitir. Bu ayrim temelinde, çoiu kez bilimsel bilgi ya da bilimler ile kanaatler kariitlik içinde konumlanmii, bilimin, kanaatleri aiarak geliitiii öne sürülmüitür (Bachelard'in 'bilim, kesinlikle kanaatlere kariidir' sözü bu anlayiii yansitmaktadir). Kanaatler, kesin doiruluk iddiasi...

Devamını Oku

Kanaat Lideri

Kanaat rehberi ya da kanaat lideri kavrami, bir grupta iletiiim araçlarindan gelen mesajlari alip kendi süzgecinden geçirerek grup üyelerine aktaran kiiileri ifade etmektedir. iletiiim araitirmalari tarihinde önemli bir yer tutan kanaat lideri kavraminin ortaya çikiii, mesajlarin vericiden aliciya doirudan ulaitiiini varsayan iletiiim anlayiilarinda bir deiiiikliiin de iiareti olmuitur. Mesajlarin topluma girii ve yayilii süreciyle ilgilenen Katz ve Lazarsfeld (1955), mesajin doirudan genii kitlelere ulaimadiiini, alici kitlenin homojen olmayip bir rol farklilaimasi gösterdiiini, kitlede az s...

Devamını Oku

Kapiyi Yüzüne Çarpma

Manipülasyon tekniklerinden biri olan kapiyi yüzüne çarpma (door-in-the-face) stratejisi, el alip kol kapma stratejisinin tersi bir mekanizmaya dayanmaktadir. Burada, kendisinden belirli bir iey elde edilmek istenen kiiinin önce kabul edilmesi çok zor bir baika talebi reddetmesi sailanmakta ve ardindan asil hedeflenen iey istenmektedir. Daha önce bir talebi reddeden kiii, ikinci bir ricayi kabul eiilimi göstermektedir. Bu olgu bir kaç iekilde açiklanmaktadir. Algisal kontrast kavramina dayali birinci açiklamaya göre, ilk talebe kiyasla ikinci talep çok mütevazi görünmektedir. ikincisi, ilk ri...

Devamını Oku

Karizma

Sosyal bilimler literatürüne E. Troelsch tarafindan sokulan ve M. Weber tarafindan geliitirilen karizma kavrami, bailangiçta Katolik teolojisinde, Tanri'nin bahiettiii spritüel bir gücü ifade etmektedir. Politikayi insanlar arasi egemenlik mücadelesi olarak gören Weber karizmayi, salt iiddet içermeyen bir egemenlik (domination) türü olarak kavramsallaitirmiitir. Ona göre karizmatik egemenlik, liderin kiiisel deierine, onun tarihsel, istisnaî veya örnek karakterine dayanir. Karizmatik liderlik, rutin bir yönetim durumundan veya bir düzenden ziyade, düzen deiiiikliiine, hatta devrimlere gönderi...

Devamını Oku

Katarsis

Antik dönemde, dinsel inisiyasyon sürecinde ruhun arindirilmasi anlaminda (Aristo) ve daha sonra klinik psikoloji alaninda, önce hipnoz sirasinda duygu ve heyecanlarin boialtilmasi (Breuer) anlaminda ve ardindan psikanaliz ve çeiitli psikoterapilerde kullanilan katarsis terimi, sosyal olgularin analizinde de az çok benzeri bir anlamda kullanilmiitir. Genel olarak belirli bir arinmayi, temizlenmeyi ifade eden katarsis kavrami, çok çeiitli türden gerilimi sona erdirme, rahatlama, boialma süreçlerine iiaret edebilmektedir. Katarsis terimine, sosyal psikoloji literatüründe, özellikle saldirganlik...

Devamını Oku

Kategorizasyon

Kategorizasyon ya da kategorilendirme, bireylerin sosyal ve fiziksel çevrelerini kategorilere ayirmasini ve çeiitli öieleri bu kategorilere yerleitirmesini ifade eden biliisel süreçtir. Bir baika deyiile "insanin çevresini, kategoriler halinde düzenleme etkinliii ya da sürecidir" (Tajfel). Söz konusu kategoriler, bireyin eylemleri ve tutumlari bakimindan birbiriyle eideierli veya birbirine benzer gördüiü insan, eiya, olay gruplari ya da bunlarin belirli niteliklerini kapsayan gruplardir. Kategorizasyon süreçleri, bireyin yaiami açisindan bir dizi pratik iileve sahiptir. Kategorizasyon, ilk ol...

Devamını Oku

Kendileme

1970'li yillarda çevre psikolojisi vokabülerine giren kendileme (appropriation) terimi, çok anlamli bir terimdir. Genel olarak bir ieyi kendisi için alma, kendi kullanimina ayirma eylemini belirten kendileme, yasalar açisindan, bir mekân parçasi veya eiyalar üstündeki egemenlikle ilgilidir, mülk edinmeyi belirtir; teknik olarak bir eiyanin iilevsel kullanimini, yani bir iie uygun bir ieyi alip kullanmayi belirtir; antropolojik açidan nesnel gerçeklik, üzerinde insanin eylemde bulunduiu bir gerçeklik olarak tanimlandiiinda kendileme, gerçeklik üzerinde, insanin kendini gerçekleitirmesine yaraya...

Devamını Oku

Kendini Açma

Kendini açma, bireyin kendine iliikin bilgi veya enformasyonlari diier kiiilere açma veya açiklama olgusudur. Kiiiler arasi iletiiimde önemli sonuçlari olan bu olgu Johari Penceresi'nin yapisinda da temel faktörlerden biridir. Johari Penceresi kiiinin 'kendisi tarafindan bilinen' ve 'diierleri tarafindan bilinen' yanlarinin çaprazlanmasiyla elde edilen dört bölge içermektedir. Bu bölgeler her bir bilgi kümesinin azliii veya çokluiuna baili olarak dar veya genii olabilmektedir. Genel olarak denilebilir ki kiiinin kendine öz güveni ve bulunduiu ortamin güvenirliiine inanci arttikça, diia açilma...

Devamını Oku

Kendini Deierlendirme

Kendini deierlendirme kavrami (self-evaluation) bir kiiinin diierini deierlendirmesi yerine kendi kendini deierlendirmesini ifade eder. Genelde bu deierlendirmenin belirli bir motivasyon taiidiii, yani kiiinin kendi hakkindaki pozitif imajim korumasini sailadiii öne sürülmüitür. Bu eiilim, çeiitli mekanizmalarda somutlaimaktadir; örneiin diierleriyle uygun sosyal kariilaitirmalara girme; yakin kiiilerin baiarilarini kullanma veya paylaima; grubun efektif normlarina diierlerinden daha çok uyduiunu gösterme (P. I. P. Etkisi), vb....

Devamını Oku

Kendini Kategorilendirme

Sosyal kimlik konusundaki araitirmalar bailaminda ortaya atilan kendi kendini kategorilendirme (self-categorisation) kavrami, Turner ve arkadailarinin (1985, 1987) gruplarin oluiumunun psikolojik temeline koyduiu bir kavramdir. Bireyin benlik kavrami, kendini kategorilendirmeyi, yani kendini bir grubun temsilcisi gibi görmeyi içerir. Bireylerin kendilerini yerleitirdikleri kategoriler farkli soyutlanma düzeyinde bulunabilir; örneiin 'bilim adami' ve 'psikolog' gibi. Bu tür kategoriler, bireysel kimlik/benlik veya sosyal kimlik/ benlikten daha az veya çok soyut olabilir; örneiin kiiisel düzey ...

Devamını Oku

Kendini Sunma

Bireyin diierleri tarafindan kendi benlik kavramina uygun ve çoiu kez de olumlu bir iekilde algilanma eiilimini ifade eden kendini sunma ya da benlik sunumu (self-presentation) kavrami, bireyin diierleri önündeki davraniilarim kontrol etme ve görünümünü ayarlama çabalarini kapsamaktadir. Bu çabalar, hem bireyin kendini sunma amaçlarina ve hem de muhataplarinin özelliklerine göre farklilaimaktadir. Olumlu izlenim birakmak esas olmakla birlikte, bu mümkün olamadiiinda, geçerli bir özür veya mazeret bulunarak, kayiplar en aza indirilmeye çaliiilmaktadir. Bireyin kendini istediii gibi sunabilmesi...

Devamını Oku

Kendini Uyarlama

Benlik imajinin kontrolü olarak da bilinen bu olgu (self-monitoring), kiiiler arasi iliikilerde, diierlerine sunulan imajin manipülasyonunu ifade etmektedir. Bu iliikilerde, diierlerinin tepkilerine, geri bildirimlerine göre ve belirli bir etki yaratmak amaciyla benlik sunumu denetlenip ayarlanmaktadir. Kendini uyarlama, bireylerin çeiitli sosyal ortamlarda kendilerini sunmalarinin belirli bir tarzina iiaret eder. Bu tarz, diier insanlari ve durumun Özelliklerini dikkate alarak kendini diierlerine kontrollü bir iekilde göstermeyi içermektedir. Burada kontrol, konuimanin tarz ve içeriii kadar,...

Devamını Oku

Kiyas Düzeyi

Kiyas düzeyi (comparison level), bireyin belirli bir iliikiden elde ettiii kazanç ve kayiplarini deierlendirdiii bir kiyaslama standardidir; bu standart onun ulaimayi düiündüiü kazançlarin ve kabul edebileceii kayiplarin düzeyini ifade eder. Kiyas düzeyi kavrami, bireylerin diierlerine onlardan bir iey elde etmek için baiimli olduiunu öngören Thibaut ve Kelley'in sosyal takas ya da kariilikli baiimlilik teorisi çerçevesinde ortaya attiklari en önemli kavramlardandir. Diierleriyle iliiki, kiyas düzeyinden daha çok doyum sailarsa, bireyin onlara karii ve onlarla iliiki hakkindaki duygulari olum...

Devamını Oku

Kimlik

Kimlik (identity), insanin kendini tanimlama ve konumlamasinin ifadesidir. Daha açik bir deyiile kimlik, insanin kendisini sosyal dünyasinda nasil tanimladiii ve nasil konumladiiini yansitir; onun kim olduiu ve nerede durduiuna iliikin bir cevaptir. Bu noktadan hareketle, kimlik, bir birey veya grubun kendini diier birey veya gruplardan ayirdedici özelliklerinin bütünü olarak tanimlanabilir. Bu açidan baktiiimizda kimliiin tanimi, daima bir diierine göre yapilir. Diierinden, Ötekinden geçer. Kimlik terimi çok farkli alanlarda ve iekillerde kullanilmaktadir. Bir yandan etnik, dinsel veya kültü...

Devamını Oku

Kiiisel Mekan

Çevre psikolojisinde insan-mekân iliikileri çerçevesinde ortaya atilan kiiisel mekân (personal space) kavrami, her bireyin etrafinda bulunan, sinirlari savunulan, diierine yabanci olan ve bireyin fiziksel ve biliisel olarak hakim olduiu kiiisel alani ifade etmektedir. Çevre psikologlari kiiisel mekâni, mesafeye benzer iekilde ve mahremiyet düzeyi yüksek bir alan olarak kavramlaitirmaktadir. Burada kiiisel mekân, 'kiiinin etrafinda bulunan ve onun vücut semasiyla bütünleimii çevre parçasi' (Seguin) veya 'giriii korunan ve duygusal yükler taiiyan bölge' (Sommer) veya 'gerilim ya da kaygilardan ...

Devamını Oku

Kiiisel Mesafe

Kiiisel mesafe (personal distance) ve bunun çizdiii kiiisel alan, bir bireyin kendisi ile diierleri arasinda tuttuiu koruyucu bir balon veya küreye benzetilebilecek bir tabakadir. Hall'in tipolojisinde kiiisel mesafe, yaklaiik olarak 45 cm. ile l .25 m. arasi alani (kollarini açmii iki kiiinin kol mesafesi) ifade eden bu mesafe, samimi dostlara, güvenilir kiiilere ve kendileriyle özel ilgilerin paylaiildiii insanlara açilir....

Devamını Oku

Kitle Psikolojisi

Kitle psikolojisi (massenpsychologie) kavrami, Freud tarafindan ortaya atilmiitir. Freud, 1921'de yayinladiii Massenpsychologie und Ich-Analyse adli (Kitleler Psikolojisi ve Ben'in Analizi) kitabinda, kendisinden önce Le Bön (1895) ve McDougall (1920) tarafindan ele alinan bir konuyu, daha açikçasi kalabalik veya kitle içersinde bireylerin deiiimesi olgusunu kendi perspektifinden irdelemiitir. Freud bu eserinde konu hakkinda bu iki yazarin öne sürdüiü görüileri gözden geçirdikten ve pek çok hususta hemfikir olduiunu belirttikten sonra, kitlenin, bireyi deiiitirme kapasitesi hususunda kendi an...

Devamını Oku

Komplo Zihniyeti

Komplo zihniyeti terimi (conspiracy mentality), kisaca 'komplo teorileri' üreten insanlarin düiünme tarzlarini belirtmek için kullanilan bir terimdir. Komplo teorileri, günlük yaiamda olaylari açiklamak üzere üretilen örtük teorilerin özel bir türüdür. Moscovici'ye (1987) göre bu zihniyetin bir takim ayirdedici özellikleri vardir: Bir grubu komplo hazirlamak ve yapmakla suçlamak; insanlari, ieyleri ve eylemleri zit kutuplu (yerli-yabanci, hukuki-hukuki deiil, iyi-kötü, vb.) iki sinifa ayirmak; her ieyin hem kendisi, hem de baika bir iey olduiuna inanmak; insan davraniilarini ve eylemlerini da...

Devamını Oku

Konformite

Konformite, diier kiiilerin veya grubun gerçek veya hayali varliiina baili olarak bir bireyin düiünce ve davraniilarinin diierlerinin yönünde deiiimesidir. Bu deiiime olgusu, bireyin tek baiina veya diierlerinin önünde etkilenmesine baili olarak farkli iekillerde kavramsallaitirilmakta ve tanimlanmaktadir....

Devamını Oku

Kültürel Psikoloji

Kültürel psikoloji, genel anlaminda, psikoloji ile kültürü iliikilendiren ya da kültürü bir deiiiken olarak dikkate alan psikoloji çaliimalarinin belirli bir tarzini ifade etmektedir. Psikoloji tarihi boyunca birbirinden az ya da çok farkli çeiitli örneklen görülen ve psikolojiyi kültürle iliikilendiren çaliimalar birkaç ana bailikta toplanabilir: Kültürel psikoloji, yerel psikoloji, kültürlerarasi psikoloji, etnik psikoloji veya etnopsikoloji, yakin alanlardan psikolojik antropoloji, kariilaitirmali antropoloji vb. Bunlarin içerisinde iki temel eiilim ayirdetmek mümkün görünmektedir: Kültür...

Devamını Oku

Kültürlerarasi Psikoloji

Kültürlerarasi psikoloji, psikolojik olgularin dünyanin çeiitli bölgelerine göre farkliliklarinin ve insan davraniiinin içerisinde cereyan ettiii kültür ile davraniiin etkileiiminin incelendiii bir çaliima alanidir. Kültürlerarasi psikoloji, son yillarda, özellikle genel psikoloji ve sosyal psikoloji baita olmak üzere, kognitif psikoloji, geliiim psikolojisi, klinik psikoloji gibi alanlarda açik veya Örtülü bir tarzda kültürlere göre kariilaitirma yapma gereii hissedildikçe giderek önem kazanmaktadir. Zira büyük ölçüde Bati dünyasinin (Amerika-Avrupa) antropolojik eiilimlerini yansitan halih...

Devamını Oku

Likert Ölçeii

1930'larin baiinda Likert tarafindan ortaya atilan bir tutum ölçeiidir. Likert, ilk ölçek çaliimasini 1929 ile 1931 yillari arasinda üniversite Öirencileri üzerinde yapmiitir; bu ölçek enternasyonali/m, emperyalizm ve zencilerin sorunlarini konu almaktadir. Tutum ölçeiinde enternasyonalizmle ilgili 24, emperyalizmle ilgili 15 ve zenci sorunuyla ilgili 12 olmak üzere toplam 51 tutum ifadesi yer almaktadir. Ölçek 'toplamali siralama tekniii'yle hazirlanmiitir. Likert'in tutum Ölçeiinde yer alan tutum ifadeleri, 'tamamen katiliyorum', 'katiliyorum', 'kararsizim', 'kariiyim', 'tamamen kariiyim' d...

Devamını Oku

Mahremiyet

Mahremiyet sözcüiü, etimolojik kökeninde (Latince inümus) 'en iç', 'en derin iç' anlamina gelmekte ve günlük dilde de 'iç bilinç ya da bir kiiinin en gizli gerçekliiinin bilgisi' gibi anlamlar taiimaktadir. Genel olarak mahremiyet, bir kiiinin en derinliiinde var olan ieylere göndermektedir. Çeiitli yazarlar mahremiyet tanimlarinda 'geri çekilme' (Bates), 'diierlerinin birey üstündeki gücünün sinin' (Kelvin), 'kiiisel kontrol' (Johnson), 'kiiiler arasi etkileiimleri düzenleme süreci' (Altman) gibi farkli kavramlara dayanmaktadirlar. Yapilan anketlere göre Bati toplumlarinda mahremiyetin içeri...

Devamını Oku

Mahrem iliikiler

Mahrem (özel, hususi) iliikiler (intimate relationships), kiiiler arasi iliikilerin belirli bir türüdür. Bu iliikilerin özellikleri arasinda çekim duygularinin yoiunluiu, birbirine açilma, içtenlik, birbiri hakkinda baikalarinin sahip olmadiii bilgilere sahip olma, birbirine baiimlilik gibi özellikler sayilabilir....

Devamını Oku

Mahrem Mesafe

Hall'in mesafe tipolojisinde, insan vücudundan itibaren diia doiru siralanan mesafe türlerinden ilki olan mahrem mesafe (intimate distance), bireyin genel olarak çok özel davranii veya etkinliklerine ayrilan mesafedir. Bu mesafede baika bir bireyin varliii, bireyin kesin denetimine tabidir. Vücut etrafindaki yaklaiik 45 cm.lik mesafeyi kapsayan mahrem mesafe alaninda, tüm duyusal ayrintilar farkedilir, diierlerinin koku ve vücut harareti algilanir, yabancilarin varliii, güvensizlik ve rahatsizlik yaratir, vb....

Devamını Oku

Makyevelizm

Makyevelizm terimi, ünlü siyaset teorisyen! Machiavelli'nin Prens adli kitabinda betimlediii ve manipülasyon yoluyla iktidari elde etmeye ve kullanmaya iliikin davraniilar bütününü ifade etmektedir. Makyevelist kiii, diierleriyle iliikilerinde sürekli kazanmak isteyen bir kiiidir ve bu baiari tutkusu, onu sosyal manipülasyona götürmektedir. Makyevelist kiiilik yapisini inceleyen araitirmacilar (Christie ve ark. 1970), bu kiiilerde üç özellik ayirdetmiilerdir: Birincisi, iliikilerinde duygulara yer vermemektir; onlara göre kazanan kiii, rasyonel ve soiuk bir yaklaiimla sadece stratejisiyle me...

Devamını Oku

Manipülasyon

Manipülasyon, genii kitlelerde 'iartlandirma' (Pavlov'un iartli refleksi anlaminda) ile kariitirilan bir kavramdir. Manipülasyon, iartlandirmadan farklidir ve psikolojik teknikler kullanarak, hedef kiii ya da kitlede, davranii veya kanaat deiiiikliii yaratmayi içermektedir. Manipülasyon teriminin, günlük yaiamda kiiiler arasi iliikiler alaninda (davranii deiiiikliii) ve iletiiim alaninda (kanaat deiiiikliii) iki farkli kullanimini ayirdetmek mümkündür. 1. Sosyal psikologlar günlük yaiamda diierlerinden istendik davraniilar elde etmenin iki yolu üzerinde durmaktadirlar. Bunlardan birisi güç, ö...

Devamını Oku

Meçhul Dost

Meçhul dost terimi, kentsel yaiamin kalitesi konusundaki tartiimalarda insanlarin kent ortaminda zannedilenin aksine büyük bir psikolojik yalnizlik çekmediklerini ifade etmek üzere Milgram tarafindan ortaya atilmiitir. Meçhul dost, kent ortaminda oldukça sik görülen ve taninan, fakat kendisiyle yakin iliikimiz bulunmayan biridir (sokaktaki ayakkabi boyacisi, çiçekçi vs.). Meçhul dostlar sayesinde, büyük kentlerdeki hayat, belki de sanildiii kadar anonim ve gayri kiiisel (impersonef) deiildir. insanlar, kentlerde, onlarla hiç konuimasalar da, sanki tanidiklari insanlarla birliktelermii gibi bi...

Devamını Oku

Mesaj

Mesaj, bir iletiiim olayinda bir noktadan diierine (vericiden aliciya) iletilen enformasyon olarak tanimlanabilir. Mesaj, genel olarak bir repertuvardan hareketle ve belirli bir koda göre düzenlenmii bir iiaretler bütünüdür. Verici, alici, kanal, kod ve repertuvardan oluian bir iletiiim sisteminin hareketli öiesidir. Moles, mesajlari semantik mesajlar (denotatif) ve estetik mesajlar (konotatif) olmak üzere iki gruba ayirmaktadir. Ayrica mesajlarin birbirinden anlaiilabilirlik, artiktik (redundancy), yani öielerin yinelenme orani, yenilik ya da orijinallik gibi çeiitli kriterlere göre ayirdedi...

Devamını Oku

Minimax ilkesi

Sosyal iliikileri bir aliiverii gibi kavramsallaitiran bazi teorisyenlere (Thibaut ve Kelley, Homans, Foa, vb.) göre, diieri hakkindaki duygularimiz, onunla iliikiden elde edilen kazançlara bailidir. iliikinin kazanci, alinan ödüller (maddî kazanç, statü ve prestij, korunma ve güven duygusu, iefkat ve sevgi, vb.) ile ödenen pahalar (maddî bedel, zaman, enerji, psikolojik paha ve stres, vb.) arasi fark ieklinde ifade edilebilir. Söz konusu teorisyenlere göre insanlar, genel olarak kazançlarini maksimum, bedelleri minimum kilmak isterler. Ancak bu minimal strateji, bir iliiki iki taraf için de ...

Devamını Oku

Model

Model, istatistiksel anlamda, bir ieyin ya da bir sürecin maddi veya sözel temsilidir. Bu temsil genelde mantiksal veya matematiksel bir ifadedir. Modelde temsil edilen veri veya deiiikenlerin, modelin yansittiii teori veya hipoteze uygun iliikiler göstermesi beklenir. Model kavrami, geliiimsel anlamda ise, çocuk veya yetiikinlerin, davraniilarinda örnek aldiii bir baika kiiiyi ya da referansi ifade etmektedir....

Devamını Oku

Moral Kariyer

Moral kariyer terimi, Goffman tarafindan toplum içinde bireyin davraniilarinin sürekli olarak diierleri tarafindan yargilandiiina iiaret etmek için kullanilmiitir. Moral kariyer kavrami, insanin sosyal yaiaminin moral bir kariyer gibi görülebileceiini ifade etmektedir....

Devamını Oku

Moral Taciz

ii yaiami sorunlarina iliikin literatürde son yillarda ortaya çikan moral taciz kavrami (mobbing), çaliianlarin ii yerinde maruz kaldiklari moral eziyeti ifade etmektedir. Moral taciz boyutlari giderek artan önemli bir ii yaiami sorunu, hatta gözlemcilere göre gerçek bir sosyal patoloji niteliii taiiyor; bir epidemi gibi yaygin ve ii yerlerinin günlük sinsi iiddeti olan moral taciz, kendine özgü nedenleri, semptomlari ve biçimleriyle bir 'ii terörü' oluituruyor. Bu nedenle moral taciz konusunda son yillarda birbiri ardisira kongreler, uzman toplantilari düzenleniyor; ii müfettiileri, ii hekim...

Devamını Oku

Motivasyon

Motivasyon, bireyi belirli bir davraniia angaje olmaya veya yapmaya sevkeden güçler bütünü olarak tanimlanabilir. Bu güçler iç kaynakli (biliisel, duygusal) veya dii kaynakli (çevresel) olabilir. Bir iii veya davraniii yapmaktan haz alma; bir iii sonuçlandirmak veya tamamlamaktan kaynaklanan baiari duygusu, iç kaynakli motivasyonlara örnektirler; ii veya davraniia verilen ücret, maddi kazanç ve benzeri ödüller, ii veya davraniiin sonucunda elde edilen kazanç veya avantajlar (statüsünü koruma, yükseltme; olasi ceza veya kayiplardan kurtulma) dii kaynakli motivasyonlardir. Bazi yazarlar içsel f...

Devamını Oku

Motus Etkisi

Motus etkisi, enformasyon iletiminde, olumsuz haberlerin olumlulara kiyasla daha yavai iletilmesini ifade etmektedir. Araitirmalara göre insanlar, baikalariyla ilgili kötü haberleri onlara nakletmede isteksiz davranmaktadirlar ve bunun, ilgili kiiinin düimanliiini üstüne çekme kaygisindan kaynaklandiii düiünülmektedir. Bu kayginin hakliliiini gösteren bazi tarihsel olaylarin bulunduiu bilinmektedir. Nitekim tarihte pekçok hükümdar veya imparator, kendilerine kötü haber getiren elçileri hapse attirmii veya öldürtmüitür. Öte yandan kötü haber verme durumunda olanin empatisinin de, onu kötü habe...

Devamını Oku

Newcomb Paradoksu

insan iliikileri çerçevesinde Palo Alto Ekolü mensuplarindan Watzlawick tarafindan iilenen Newcomb paradoksu, mükemmel bir öngörünün mümkün olup olamayacaii tartiimalarinda ortaya çikan bir paradokstur. Bu paradoksa göre belirli bir durumun aktörleri (ekonomistler, vs), kendilerini az ya da çok bildikleri bir geleceie göre ayarlamak istediklerinde, bu geleceii bir veri olarak alirlar; oysa bu geleceii belirleyen onlardir. Bir baika deyiile, aktörler, bizzat kendilerinin tasarladiklari, kendilerinden diia yansittiklari bir geleceii iiaret noktasi olarak almaktadirlar (Bootstrapping olgusu). N...

Devamını Oku

Nominalizm

Sosyal psikoloji vokabülerinde nominalizm, saiduyu psikolojisi çerçevesinde insanlarin, ieyleri adlandirmayi, onlari anlama veya onlara hakim olmakla eideier görmeleri eiilimini ifade etmektedir....

Devamını Oku

Norm

Norm bireyin, yetenekleri, davraniilari ve görüileri konusunda referans aldiii standarttir. Sosyal normlar, grup içinde model veya kural olarak dikkate alinmasi istenen ieylerdir. Sosyal normlar, örtük (implicit) olabildikleri gibi, açik seçik bir iekilde vazedilmii de olabilirler. Grup üyeleri grup normlarina uyma yönünde bir eiilim gösterirler; bu eiilim, belirsizliii gidermeye yönelik bir enformatif etkiden veya ödül-ceza mekanizmalarina baili bir normatif etkiden (grup baskisi) kaynaklanabilir....

Devamını Oku

NLP

Nöro-lengüistik programlama ya da kisa ifadesiyle NLP, bir iletiiim ve kiiisel deiiiim tekniiidir. Teorik temellerini, davranii terapileri, iletiiim teorileri ve Milton Erikson'un hipnoz anlayiiinda bulan NLP'nin bazi görüileri, son yillarda popüler bir hale gelmiitir. Örneiin, bireylerin iletiiim tarzlarinin farkli olduiu, bazilarinin görsel, bazilarinin iiitsel, diier bazilarinin da kinestezik olduiu ieklindeki görüiler....

Devamını Oku

Ortak Bilgi

David K. Lewis (1969, 1983) tarafindan Convention adli kitabinda ortaya atilan ortak bilgi (common knowledge) kavrami, oyun teorisini takip eden dil tartiimalarinin odak noktasinda yer alan kavramlardandir. Bu kavram daha sonra oyun teorisyeni Aumann tarafindan matematikleitirilmii ve Dupuy tarafindan metodolojik bireycilik ve rasyonellik paradigmasi tartiimalarinda kullanilmiitir. Lewis, Convention'da iu analizi yapar. Kullandiiimiz dilin (ingilizce, Türkçe) uzlaimasal olduiunu söyleriz. Bunu gösteren ile gösterilen arasindaki baiin keyfi olduiu ieklinde de ifade edebiliriz. Ancak bu görüi, ...

Devamını Oku

Ortodoksluk

Ortodoksluk (orthodoxy) ideolojik anlamda, birey ve gruplari karakterize eden bir özelliie iiaret etmektedir. Adorno ve Rokeach'ten sonra ortodoks inançlar konusundaki araitirmalariyla taninan Deconchy'e (1984) göre, Ortodoks kiii, 'dilinin düiüncesinin ve davraniiinin, ait olduiu grup ve özellikle de bu grubun iktidar aygitlari tarafindan düzenlenmesini kabul eden, hatta isteyen kiiidir'; Ortodoks grup, bu tür bir düzenlemenin sailandiii, iilediii gruptur; Ortodoks sistem ise, Ortodoks bir grupta Ortodoks bireyin davraniilarini düzenleyen psiko-sosyal öieler bütünüdür. Bu bakii açisinda Orto...

Devamını Oku

Oryantalizm

XIX. yy. da iekillenen oryantalizm, bir yandan islam dünyasini konu alan bir sanatsal-bilimsel hareketi, öte yandan Asya dillerinin ve kültürlerinin incelenmesini ifade etmektedir. Ancak oryantalizmi, bazilari pozitif bir bilgi ya da çok-disiplinli bir ideal gibi görürken, bazilari da Bati sömürgeciliiinin bir ifadesi saymaktadir. Oryantalizm sosyal antropoloji veya etnoloji gibi alanlari olduiu kadar, kültürler arasi iliikileri ve araitirmalari anlamak bakimindan da önem taiimaktadir. Oryantalizmin doiuiu, Napolyon'un 1798'de Misir Seferi'ne bailanmaktadir. 350 gemi ve 40,000 askerle sefere ...

Devamını Oku

Otistik Düimanlik

Otistik düimanlik bir grubun diier bir gruba karii gösterdiii ve her türden iliiki veya iletiiimin yokluiunda geliien güçlü antipati duygulari ya da düimanlik türüdür....

Devamını Oku

Otokratik Strateji

Otokratik strateji, güç, otorite, hakim olma ve rekabete dayali bir çatiima çözme stratejisi ya da yoludur. Bu stratejiyi benimseyen birey, diierlerini dikkate almaksizin kendi çikarlarini kollamaya çaliiir. Ona göre çatiima durumlarinin bir tek kazanani olur ve o da kendisi olmalidir; güç ve otoritenin asil anlami budur. Otokratik strateji, özellikle kriz dönemlerinde daha çekici hale gelmektedir. Zira acil çözümlerin arandiii ve normal prosedürlerin iilemediii kriz ortamlarinda 'gemisini kurtaran kaptan' anlayiii daha revaçta olmaktadir....

Devamını Oku

Otomatiklik

Otomatiklik (automaticity) kavrami, insanin çevresel uyaranlara gösterdiii tepkilerin otomatikleimesini ifade etmektedir. Otomatiklik, tepkilerin büyük ölçüde, kiiinin bilinci devreye girmeden önce (preconscient), yani bilinçsiz, 'iradesiz' ve denetimsiz olarak yapilmasiyla ilgilidir. Sosyal psikologlara göre otomatik tepkiler, ne irrasyonellik ifade etmekte, ne de hatali tepkiler anlamina gelmektedir. Bir tepkinin otomatik olup olmadiiim ayirdetmede bazi ölçütler dikkate alinmaktadir (Bargh, 1989): ilk olarak otomatik tepki, iradî deiildir, yani tepkinin ortaya çikmasi için çevrede uyaranin...

Devamını Oku

Otoriter Kiiilik

Adorno ve arkadailari (1950) tarafindan geliitirilen otoriter ya da yetkeci kiiilik kavrami, anti-demokratik tutum ve davraniilar sergileyen kiiilerin kiiiliklerini ifade etmektedir. Adorno, Marksizm ile psikanalizi bütünleitirmeye çaliian Frankfurt Ekolü'nün teorik perspektifinden yola çikarak azinliklara karii önyargilari olan insanlarin, buna paralel veya bununla iliikili baika düiüncelerinin ve özel kiiilik çizgilerinin olup olmadiiini araitirmiitir. Bu çerçevede Amerikalilarin benimsediii ideolojileri ve tutum modellerini incelemiitir. Araitirmanin ilk aiamasi Yahudilere karii önyargila...

Devamını Oku

Öirenilmii Çaresizlik

Seligman ve arkadailari (1967, 1971, 1975) tarafindan ortaya atilan Öirenilmii çaresizlik (learned helplessness) kavrami, hayvan veya insanlarda, bailarina gelen ieyler üzerinde hiçbir denetimleri olmadiiini gördükleri zaman ortaya çikan apati durumunu ifade etmektedir. insanlar, içinde bulunduklari durumda olumsuz veya stres yaratici bir olay meydana geldiiinde, olayin kontrol edilebilirliii konusundaki beklentilerine baili olarak kontrol kaybi duygusunu benzeri durumlara genelleitirebilmektedirler. Seligman, kontrol kaybinin, motivasyon, duygu ve bilii düzeylerinde çeiitli sonuçlan olduiun...

Devamını Oku

Öncelik Etkisi

Öncelik etkisi (primacy effeci) ya da bir diier deyiile ilk izlenim etkisi kavrami, izlenim oluiumu alaninda yapilan çaliimalarda, belirli bir kiiiyi betimleyen sifatlar listesi içersinde, en önce sunulanlarin bu kiiiye iliikin yargilarimizi daha çok etkilediiini; iletiiim alaninda ise bir dizi mesaj içersinde en önce sunulanlarin, kiiilerin algilari ve kanaatleri üzerinde daha aiirlikli bir rol oynadiiini ifade etmektedir. Araitirmalar etkileiimdeki bireylerin birbirleri hakkinda sahip olduklari ilk enformasyonlarin daha etkili olduiunu göstermektedir. Goffman'in üzerinde önemle durduiu dii ...

Devamını Oku

Önyargi

Önyargi (prejudice) ya da peiin hüküm, belirli bir grubun üyelerine, salt bu gruba aidiyetleri dolayisiyla ve toptan gösterilen olumsuz tutumdur. Bu olumsuz tutum, her türlü gerçek kanittan yoksun olarak peiinen üretilmiitir ve bireyden ziyade gruba yöneliktir. Literatürde, önyargilari ele alan pek çok öykü, roman veya tiyatro oyunu örneii vardir. Fakat bunlar arasinda, Franz Kafka'nin Dava ve iato adli romanlari özel bir yer tutar. Dava'da roman kahramani K'ya ve dolayisiyla onun iahsinda ait olduiu etnik gruba karii olumsuz önyargilar söz konusudur. Ve roman kahramani sadece bu nedenle mahk...

Devamını Oku

Öyküsel Kimlik

Descartes'in Cogito'sunun etkisiyle sosyal bilimler alaninda uzunca bir süre bütünsel bir bilinç ya da bir 'birleiik Ben' paradigmasi hakim olmuitur. Psikanaliz, bu 'yekvücut' ego anlayiiini kirarak, id-ego-süper ego'dan oluian üç boyutlu bir Ben anlayiii geliitirmiitir. insan psiiizminin tekliiini, bütünlüiünü kaybettiii bu bölünme, daha doiru bir deyiile psiiizmin parçali bir biçimde temsil edilmesi, Paul Ricoeur tarafindan 'parçalanmii Cogito' olarak adlandirilmiitir. Ancak Ricoeur, insanin, varoluiuna bir bütünlük, bir birlik vermek ihtiyacinda olduiunu, bunun da (birliiin) insanin kendis...

Devamını Oku

Özdeileime

Bailangiçta Freud'un hastalariyla iliikilerinden hareketle hipotetik olarak oluiturduiu bu kavram (Identification), bireyin erken yailardan itibaren bir baikasini model alarak kendi kiiiliiini oluiturma sürecini ifade etmektedir. Erken yailardan itibaren diierleriyle bazi ortak yanlari olduiunu farkeden çocuk, ya kendini onlara, ya da diierlerini kendisinin bir parçasina benzeterek özdeileime sürecine girmekte ve onlar tarafindan aktarilan deierlere göre 'ideal ben'ini oluiturmaktadir. Özdeileime, çocuiun model olarak aldiii ayricalikli bazi kiiilerle (anne-baba, öiretmenler, otorite figürler...

Devamını Oku

Özel Muamele Stratejisi

Manipülasyon tekniklerinden biri olan bu strateji, belirli bir davraniia angaje edilmek (bir ieye katmak, bir ürün satmak, vb.) istenen kiiiye, iu veya bu sebepten dolayi özel bir kiii olduiunun söylenmesine dayanmaktadir (Burger, 1986). Örneiin bir maiazaya giren müiteriye n'inci müiteri olduiunun ve onun için X malindan aldiii takdirde bir hediye öngörüldüiünün veya o günün özel bir gün olduiunun ve bu nedenle indirim yapildiiinin veya bir çekilii yapilacaiinin belirtilmesi gibi....

Devamını Oku

Özel-iliikisel Benlik

Özerk-iliikisel benlik kavrami, Kaiitçibaii (1996) tarafindan ortaya atilmiitir. Kaiitçibaii'na göre insanlar arasi iliikilerde birbirinden farkli iki boyut söz konusudur; bunlardan birisi kiiiler arasi mesafe temelinde oluian ayriimiilik - iliikililik boyutu (separateness-relatedness), diieri etkinlik temelinde oluian özerklik-diia baiimlilik boyutudur. Bu boyutlarin kesiimesinden, özerk-iliikisel benlik, iliikisel benlik (iliikililik-diia baililik), ayriimii benlik (özerklik-ayriimiilik) ve marjinal benlik (aynimiihk-diia baililik) gibi benlik tipleri doimaktadir. Literatürde iliikililik v...

Devamını Oku

Özerklik

Esas olarak politik alanla ilgili bir terim olan Özerklik (autonomy), bailangiçta, kendi yasalariyla yönetilen bir topluluiu nitelemede kullanilirken, daha sonralari kiiisel davraniilar alanina da uygulanmiitir. Bu çerçevede özerklik, baskiya, dii dayatmalara direnen; boyun eimek veya tabi olmak yerine kendi iradesiyle hareket etmek ve yabancilaimaktan kurtulmak isteyen; tercih ya da seçme imkani bulunan bir kiiinin durumunu ifade etmektedir. Bireysel özerklik iç ve dii engellere veya baskilara karii direnme olarak, çeiitli düiünürler (Aristo, Kant; vb.) tarafindan moral deierlerin, makul dav...

Devamını Oku

Öz Farkindalik

Öz farkindalik (ielf awareness), kiiinin dikkatinin kendisi üzerine toplanmasi ve benliiin, onun bilincinin objesi haline gelme durumudur. Kiiinin dikkati, diierleri tarafindan görülen yanlari (fiziksel görüntü, davranii, vb.) üstünde odaklandiiinda genel ya da kamusal öz farkindalik; diierlerine görünmeyen yanlar üstünde odaklandiii zaman ise özel öz farkindalik söz konusudur. Öz farkindalik, bir bakima kiiinin kendisinin bilincinde olmasini ifade etmesi bakimindan benlik-bilincine benzemektedir; ancak öz farkindalik, bir tür kendi üstüne odaklaima hali, belirli bir durum içindeki bir bilinç...

Devamını Oku

Özgürlük

Engellerle kariilaimama, bir baikasina baiimli olmama, istediii tarzda hareket edebilme, çeiitli ieyleri yapabilme gibi çairiiimlar taiiyan özgürlük kavrami, uzun dönemler boyunca düiünce tarihine eilik etmii kavramlardan biridir. Bu nedenle özgürlük, düiünürlere ve dönemlere göre farkli iekillerde kavramsallaitirilmiitir. Kavram, uzunca bir dönem, 'özgür irade' ekseni etrafinda tartiiilmii ve bunlardan bazilari popüler düiünceye yerleimiitir; örneiin 'hayvanlarin içgüdülerle, insaninsa özgür irade ve deierlendirme yaparak' (Aquinali Thomas) veya tam tersine 'özgür irade Tanriya mahsustur' (L...

Devamını Oku

Özlem Düzeyi

Özlemler, kiiinin kendisi için saptadiii veya ulaimayi hedeflediii amaç niteliiindeki yönelimlerdir. Özlem düzeyi (level of aspiration) ise, herhangi bir konuda kiiinin ideal olarak ulaimayi istediii düzeydir. Özlem düzeyi, daha önceki performans veya deneyimlerden az ya da çok etkilenmektedir. Baiarili deneyimler, genellikle, özlem düzeyinin yükselmesinde Önemli bir rol oynamaktadir....

Devamını Oku

Öz Saygi

Bir kiiinin kendisini algilamasina iliikin bir kavram olan öz saygi (self-esteem), kiiinin kendisine bir birey olarak yüklediii deieri ifade etmektedir. Öz saygi, benliiin duygusal öiesidir. Rosenberg'in klasik tanimina göre, her insanin bir kiii olarak deieri hakkindaki duygusudur. Bu duygu, öz saygi araitirmalarinin temeli olmuitur, zira öz saygi araitirmalari, kiiilerin kendilerini deierlendirebileceii ve bunu tutumlari, eylemleri ve sözleri vasitasiyla ifade edebileceii varsayimina dayanmaktadir. Bir birey kendini deierlendirmeye çaliitiiinda, ya salt kiiisel özelliklerini dikkate alir ya...

Devamını Oku

Öz Saygi iyimserliii

Pyszczynski, Greenberg ve Solomon (1987) tarafindan ortaya konan bu olgu, insanlarin öz saygi yoluyla tehditle baia çikmaya çaliimalarini ifade etmektedir. Bu teoriye göre insanlar, çeiitli kaygi kaynaklariyla ve özellikle de ölüm korkusuyla baia çikmak için yüksek öz saygi düzeyini korumaya çaliimaktadirlar....

Devamını Oku

Öz Sevgi

XVIII. ve XIX. yüzyil demokrasi teorilerinin ve liberal felsefenin bir erdem ve ideal olarak önerdiii öz sevgi (amour de soi, bîr tür selflove) her bireyi sadece kendisini düiünmeye, kendisinden kaygilanmaya sevkeden duygu olarak tanimlanmiitir. Bu duygunun, bireyin bir objeyi, göreceli deiil (görecelilik, kariilaitirmaya dayanir), mutlak bir ihtiyaca cevap vermesi halinde sahiplenmeye götüren bir duygu olmasi gerektiii vurgulanmiitir. Bu tanimda, Ben, kendi üstüne dönen, kendi kendine yeterli bir bütünsellik gibi görülmektedir. Her insan, kendi kendinin gözlemcisi, diitan hiç bir ieyin rahat...

Devamını Oku

Pandora'nin Kutusu

Pandora'nin kutusu, gizli, örtülü kalan ieyleri açiia çikarma çerçevesinde kullanilan bir metafordur. Yunan mitolojisinde kendini beienmii, kibirli ve güçlü erkekleri cezalandirmak için yaratilan genç bir kadin olan Pandora'ya, güzellik, beceriklilik, cazibe, kurnazlik, zeka, kivraklik, belagat gibi bir dizi özellik bahiedilmii ve ayrica içinde kötülüklerin bulunduiu bir sandik/kutu verilmiitir. Pandora, Prometeus'un kardeii Epitemeus'la evlendikten sonra merakina dayanamayip içi kötülüklerle dolu kutusunu açmii ve tüm kötülükler dünyaya yayilmiitir. Kutunun içinde sadece umut kalmiitir. "Pa...

Devamını Oku

Paradoks

Paradoks, birbiriyle baidaimaz görünen iki fikri birlikte taiiyan bir önerme veya mesaj olarak tanimlanabilir. Felsefe tarihinde ünlü örnekleri bulunan paradokslar (Zenon paradokslari: Havaya atilan okun hareketsizliii veya Achileus-Kaplumbaia yariii gibi, Newcomb paradoksu, Reichenbach paradokslari: Verilen emri istese de tutamayan askeri birlik berberi' gibi), sosyal psikolojiye kiiiler arasi iletiiim vokabüleri çerçevesinde girmiitir....

Devamını Oku

Paradoksal iletiiim

Palo Alto Ekolü tarafindan ortaya atilan paradoksal iletiiim kavrami, partnerlerden biri veya diierinde (paradoksal mesajlar almalari dolayisiyla) patolojik davraniilara yol açmasi muhtemel kiiiler arasi etkileiim biçimi olarak tanimlanabilir. Burada mesajlar ei zamanli olarak bir ieyi ve kariitini söylemektedir. Paradoksal iletiiime günlük dilden iu tür örnekler verilebilir: "Spontan davran" veya (baiat karakterli bir kadinin kocasina söylediii) "Pisirik olma, bana hakim olmani istiyorum" veya "Özgürce konui" veya (bir yöneticinin sekreterine yazmasini söylediii) "istanbul kalabalik bir iehi...

Devamını Oku

Pigmalion Etkisi

Ovidius tarafindan anlatilan Pigmalion mitosu, kendini gerçekleitiren kehanet olgusunu aydinlatmak için kullanilmaktadir. Öyküye göre Pigmalion, Kibrisli bir heykeltiraitir. Kötü anilari nedeniyle kadinlardan nefret eden Pigmalion, ölünceye kadar evlenmemeye yemin etmiitir. Günlerden bir gün, bir kadin heykeli yapmaya karar verir. Büyük emekler sonunda, fildiiinden o zamana kadar yapilmii, en güzel kadin heykelini yapar. Heykel bakmaya doyulamayacak kadar güzel olmuitur ve Pigmalion sürekli heykelini seyreder, onu okiar, onunla oynar, konuiur ve nihayet heykeline aiik olur. Aik tanriçasi Venü...

Devamını Oku

Ping-Pong Metaforu

Bu metafor, iletiiim olgularini ping-pong maçi gibi gören iletiiim yaklaiiminin kullandiii metafordur. Burada kiiiler arasi iletiiim, masa tenisindeki gibi, sirayla mesaj alip verme ieklinde düiünülür. Herkes sirasiyla, rolünü deiiitirerek, verici ve alici konumunda bulunur, dolayisiyla iletiiimin baiarisi, tüm taraflari dikkate almayi gerektirir. Bu anlayii, iletiiimi, bir bakima behevyorizmin uyaran-tepki zincirine indirger, doirusal bir neden-sonuç iliikisi, bir etki-tepki zinciri söz konusudur....

Devamını Oku

P.I.P. Etkisi

Sözcük olarak 'benzerleri arasinda en iyi olmak' anlamina gelen ve kavram olarak 'benliiin en üst düzeyde konformitesi'ni ifade eden P. I. P. (Primus inler Pares) terimi, bir grup içinde benzeme ve farklilaima süreçlerinin ei zamanli olarak iilediii durumlari belirtmek üzere Codol (1979) tarafindan ortaya atilmiitir. Sosyal gruplar, üyelerinin davraniilarini çeiitli normlara göre düzenler ve bireyler, normlara uyduklari ölçüde grup içindeki statüsünü pekiitirir veya yükseltir. Zira diier grup üyelerinin tepkilerinin olumlu olmasi da bu koiula bailidir. Ancak hoia gitme, beienilme ile tekillii...

Devamını Oku

Polikrates'in Yüzüiü

Polikrates'in yüzüiü, mutluluktaki suçluluk duygusunu betimleyen bir metafor olarak kullanilmaktadir. Modern toplumlarda insanlar, göreceli bir refah ya da bolluk içinde yaiamakla birlikte, binlerce yil süren yoksulluk dönemlerinden bir miras olarak aldiklari duygulan korumaktadirlar. Öyküye göre, Kral Polycrates mutlu bir insandir. istediii her ieye sahiptir. Kendisini özel bir varlik gibi gördüiünden herkes gibi olmayi, dünyanin yasasina uymayi istememektedir ve kendisine bir kayip, aci veya istirap yaiatmakla kaderini önleyebileceiini düiünmektedir. Bunun için çok sevdiii ve hazinesi için...

Devamını Oku

Pozitif Düiünce

Tüm bireylerin kullanmayi öirenmesi ve geliitirmesi gereken zengin bir potansiyele sahip olduiu ilkesine dayanan bir tutumdur. Bireylerin bunu baiarabilmesi için, bir yandan anksiyeteye, kötümserliie ve kendini deiersizleitirmeye karii mücadele etmesi, öte yandan açik ve net amaçlar için sistemli bir iekilde harekete geçmeye, geleceie güvenle bakmaya ve hedeflediii sonuçlari yaratici bir iekilde gözünde canlandirmaya çaba harcamasi öngörülür....

Devamını Oku

Pozitif izlenim Eiilimi

izlenim oluiumu konusunda ortaya atilan (Sears, 1983) bir görüie göre, insanlar diierleri hakkinda pozitif yargida bulunma eiilimi göstermektedir, yani hedefe iliikin olumlu ve olumsuz yargilar kariilaitirildiiinda, olumlu yargilarin daha çok olduiu görülmektedir. Örneiin bir araitirmada öirencilere, diier öiretmenlere kiyasla kendi öiretmenlerini deierlendirmeleri söylendiiinde, büyük çoiunluk (%97) öiretmenlerini ortalamanin üstünde görmektedir. Bu olguya 'pozitiflik yanliliii' da (positivity bias) denmektedir....

Devamını Oku

Proksemi

Proksemi kavrami, çeiitli kültürlerde mekânsal davraniilari inceleyen Hail (1960) tarafindan ortaya atilmiitir. Hail proksemi kavramiyla, insanin mekâni kültürel tarzda kullanimini ifade etmektedir. Hail'in mekân antropolojisinde, her kültür, mekân konusunda, kendine özgü bir anlayiia, Örgütlenmeye ve dile sahiptir. Bu açidan mekân, kültürel bir sistem olarak görülmektedir ve bu kültürel sistem, onun deierler sistemiyle iliikisi çerçevesinde kavranabilir. Deierler sistemi, sosyal örgütlenmeyi, yaiam tarzlarini, mekânla iliikileri, vb. büyük ölçüde belirlemektedir. Hail, mekâni, insanin mekân...

Devamını Oku

Proksemik Yasa

Proksemik yasa, belirli bir alandaki insan etkileiimlerinin mesafeye baili olarak azalip çoialmasini ifade etmektedir. Moles'e göre tarih boyunca iletiiim dünyamizda meydana gelen deiiiiklikleri, mesafenin iletiiimdeki rolünün deiiiimi olarak özetlemek mümkündür. Zira iki insan veya iki grup arasinda bir iletiiim kanali kurmanin pahasi, mesafeye bailidir ve bu nedenle insanlar arasi iliikilerin sosyal organizasyonu, her ieyden önce yakinlik etkisine göre gerçekleiir. insan topluluklari, birbirine yakin olanlarin iliikisini düzenleyerek geliiirler; etnolojide kültürlerin birbiriyle iliikisinde...

Devamını Oku

Prosedüral Adalet

Prosedüral adalet kavrami, bireyin kendisine veya bir baikasina iliikin kararlarin aliniiinda kullanilan prosedürlerin ya da izlenen yöntemlerin doiru veya yanliiliii hakkindaki deierlendirmesini ifade etmektedir. Bu adalet anlayiiinda etkili olan ilkeler oldukça çeiitlidir (Leventhal, 1976, 1980; Cropanzano, 1993; Greenberg, 1996; Steiner, 1999). Bunlarin bir kismi yapisal kural ya da etkenlerdir: Ayni prosedürlerin izlenmesi, oy verme veya görüi belirtme imkani olmasi, doiru enformasyonlarin kullanilmasi, tüm anlamli kriterlerin dikkate alinmasi, prosedürlerin toplumun güncel eliiine uygun ...

Devamını Oku

Prototip

Eleanor H. Rosch tarafindan ortaya atilan prototip kavrami, bir kategori veya sözcüiü tanimlamayi sailayan örnek referansi ifade eder; bu anlamda prototip bir kategoriyi en iyi temsil eden öiedir, öyle ki kategorinin diier öielerine en çok prototip benzer. Bir kategorinin öielerinden söz edildiiinde, akla, çoiu kez, en önce, kategorinin en tipik öieleri gelir. Tipik öieler, temsil deieri olan ve bellekte en kolay ulaiilan öielerdir. Örneiin serçe, tavuk veya devekuiuna kiyasla daha çok 'kuiun prototipi' sayilir. Saiduyu, çevrede yer alan öieleri, prototipe benzedikleri ölçüde tanir. Prototip...

Devamını Oku

Psikolojikleitirme

Psikolojikleitirme (psychologisatiori) günlük yaiamda insanlarin, diierlerinin davraniilarini onlarin psikolojik karakteristiklerine bailayarak açiklama eiilimlerini ifade etmektedir. Psikolojikleitirme, kiii odakli atif eiilimine bailanabilir. Zira Heider'dan (1958) itibaren atif konusunda çaliian sosyal psikologlarin genellikle üzerinde durduklari gibi, ortalama insan, diierlerinin davraniilarini açiklarken durum/ortam veya ii/uyarandan ziyade kiiilere odakli atiflar yapmaktadir. Bazi sosyal psikologlar bu eiilimi, naif psikolog olan ortalama insanin bir hatasi olarak görürken, diier bazil...

Devamını Oku

Rasyonellik

Modernleimenin bir koiulu ve özelliii olarak vazedilen rasyonellik, geleneksel olarak, insan eylemlerinin verimliliiine, yararlilik kriterine bailanmaktadir. Bu anlamda rasyonellik, formel mantik ve hesap yoludur. Örneiin piyango bileti almak veya bankada tasarruf hesabi açmak gibi iki davraniitan rasyonel olan ikincisidir. Modernliiin genel kabul gören rasyonellik anlayiii, araçsal bir nitelik taiir; yani bir amaca varmak için gerekli olmayan çabalardan kaçinip sadece gerekli olanlari yapmak rasyonel sayilir. Ancak son zamanlarda farkli rasyonellik anlayii ve tarzlarinin olduiu kabul edilmek...

Devamını Oku

Psikodrama

Psikodrama, Moreno tarafindan geliitirilmii bir psikoterapi tekniiidir. Moreno, parkta, sokakta ve günlük yaiamin çeiitli alanlarinda kiiilerin bazi oyunlar çerçevesinde (örneiin çocuklarin evcilik oyunu) formel yaiantilarini kendiliiinden dramatik bir biçimde oynayarak, bir bakima rahatladiklarini gözlemii ve kendiliiinden oynanan oyunun tedavi edici etkisini bir psikoterapi tekniiine taiimiitir. Bu teknik, benzeri psikolojik iikayetleri ya da rahatsizliklari olan kiiilerin, belirli bir konuda, doiaçlama olarak yaiantilarinin bir epizodunu bir oyun halinde sahnelemeleri esasina dayanmaktadir...

Devamını Oku

Rasyonel Tercih

Rasyonel tercih (rational choice) terimi, bireysel davraniilari ve sosyal yaiami analiz etmenin belirli bir tarzini ifade etmek için kullanilmaktadir. Bu tarz iki temel ilkeye dayanmaktadir; i Birey, rasyonel, yani kazançlarini maksimum, kayiplarini minimum kilmaya çaliian, hesapçi bir varliktir. i Sosyal yaiam, kiiisel amaçlan gerçekleitirmeye yönelik bireysel eylemlerin bir bütünüdür....

Devamını Oku

Referans

Referans sözcüiü, teknik anlamiyla, mantik, iletiiim ve dilbilim alanlarina gönderen bir terimdir. Referans ilk olarak, belirli bir iiaret veya göstergenin dil diiindaki bir obje veya objeler grubuna gönderme özelliiidir ve bu çerçevede, referans, denotasyonla ei anlamlidir; örneiin köpek (Türkçe) veya doi (ingilizce) sözcüklerinin dii dünyadaki 'köpek'e (hayvan) iiaret etmesi. Anlama iliikin bazi mantik teorilerinde, geleneksel olarak iki yan ayirdedilmektedir; G. Frege (1892) bunlara anlam (Almanca: Sinn, ingilizce: Meaning, Sense) ve referans (Almanca: Bedeutung) demekte ve iu örneii verme...

Devamını Oku

Refleksif Düiünce

Refleksif düiünce ya da refleksivite, kendini gözlem ve analiz konusu olarak alan öznenin tutumudur. Refleksivite, kendi hakkinda, kendi üzerine düiünen, kendisini bir obje gibi ele alip bakabilen bir öznenin durumunu ifade etmektedir. Bu anlamda refleksif düiünce, her ieyden önce kendi diiina çikip bakabilmeyi, bir desantrasyon kapasitesini gerektirmektedir. Taylor gibi yazarlar radikal refleksiviteyi, modernliiin karakteristiii olarak görmektedir. Refleksif tarzda düiünmek (düiüncenin kendi üzerine dönüiümlü oluiu), bilincimizin bilincinde olmak ve dünyanin bizim için varolma tarzi üstünde ...

Devamını Oku

Rol

Etimolojik kökeninde, tiyatro oyuncularinin sözlerinin yazildiii pariömen veya küçük ruloya gönderen rol (role) terimi, günlük dilde, iilev (annenin çocuklarinin eiitimindeki iilevi), yer (bir kiiinin belirli bir iite önemli bir role sahip olmasi), maske (samimi bulunmayan birinin rol yaptiiinin söylenmesi) anlamlarinda kullanilabilmektedir. Sosyal psikoloji vokabülerinde rol terimi, bir kiiiden (sosyal statüsüyle iliikili olarak) beklenen davraniilar bütününü ifade etmektedir. Bu beklentiler, genellikle bireyin içinde bulunduiu ortama veya yer aldiii statüye (bireyin toplumda, bir grupta ya ...

Devamını Oku

Rol Beklentisi

Rol beklentisi (role expeclation), rollerin, rolü taiiyan kiiilerin davraniilarim etkilemesiyle ilgilidir. Sosyal rollerin belirli bir davraniilar yelpazesiyle tanimlanmasi nedeniyle, belirli bir rol yüklendiiini veya belirli bir rolde gördüiümüz kiiilerden bir takim davraniilar beklenmektedir ve pratikte de kiiiler, rollerine uygun davraniilar göstermektedir. Bu açidan rol beklentisi, sosyal olarak tanimlanmii bir role iliikin olarak insanlarin beklentilerini ifade etmektedir....

Devamını Oku

Rol Çatiimasi

Rol çatiimasi (role conflict), bireyin birisine uyduiunda diierine uymasi imkânsiz ya da çok zor olan iki veya daha çok sayida gereklilik (görev, rol, ii, vb.) kariisindaki durumunu ifade etmektedir....

Devamını Oku

Rol Oyunu

Rol oyunu (role-playing), analiz, teihis veya formasyon amaciyla, bir veya daha fazla kiiinin, laboratuvar koiullarinda gerçek bir yaianti durumunu canlandirmak üzere kendiliiindenlikle (spontan olarak) simülasyon yapmalaridir. Özellikle Moreno'nun teorik yaklaiiminda ve pratik uygulamalarinda önemli bir yer tutan rol oyunu, kiiinin gerçek yaiantilarinda kendini daha iyi algilamasi ve kendini düzeltmesi bakimindan etkili bir süreç olarak görünmektedir. Moreno, rol oyununun özel bir hali olan rol deiiiiminden söz etmektedir. Rol deiiiimi iki kiiinin birbirini daha iyi anlayabilmesi için öneril...

Devamını Oku

Saiduyu

Sosyal psikolojide günlük epistemolojinin önemli bir kavrami olan ortak duyu (common sense) ya da yaygin ifadesiyle saiduyu, kiiisel pratikler, gözlemler, deneyimlerle zenginleitirilmii, ortak geleneklere dayanan ve bireyler tarafindan kendiliiinden üretilen bir takim bilgiler bütünü olarak tanimlanmaktadir. Günlük yaiamda olaian konuimalar ve davraniilar sirasinda iileyen saiduyu çerçevesinde söz konusu olan ieyler isimlendirilmekte, bireyler kategoriler halinde siniflandirilmakta ve konjonktürler kendiliiinden oluimaktadir (Moscovici ve Hewstone, 1984). Ortak duyunun saiduyu (akli selim) ol...

Devamını Oku

Sahte Biriciklik Yanliliii

Sahte biriciklik yanliliii (false uniqueness bias) kavrami, kiiilerin kendileriyle ayni yetenek veya becerilere sahip olanlarin sayisini düiük tahmin etme eiilimini ifade etmektedir. Örneiin matematik dersinde baiarili olan bir öirencinin, matematikte yetenekli öirencilerin sayisinin az olduiunu düiünmesi gibi. Bu yanlilik, genellikle bizim için önemli konularda ortaya çikmaktadir....

Devamını Oku

Sahte Konsensüs Yanliliii

Sahte konsensüs yanliliii (false consensus bias) kavrami, kiiilerin, kendi görüileri konusundaki görüi birliiini, kariit görüiler etrafindaki görüi birliiinden daha fazla deierlendirmelerini ifade etmektedir. Örneiin bir referandumda 'evet' oyu vermeyi düiünenler, 'evet' diyeceklerin genel oranini, 'hayir' diyeceiini söyleyenlerin 'evet' orani tahminlerine kiyasla, anlamli olarak daha yüksek tahmin etmektedirler. Bir baika deyiile, insanlar, kendi görüilerini paylaianlarin sayisini abartmaktadir. Sahte konsensüs etkisi, bireyin diierleriyle iliikide olmadiii ve gerçek bir kiyas hedefinin bulu...

Devamını Oku

Seçici Dikkat ilkesi

Bu ilkeye göre, bir iletiiim durumunda muhataplarin sadece kendi görüi, inanç ve tutumlarini destekleyen enformasyonlari aramasi ve aksi enformasyonlardan kaçinmasi söz konusudur. Bu eiilim, iletiiim sürecinin sailikli bir iekilde cereyan etmesini ve taraflarin birbirini doiru bir iekilde algilamasini engellemektedir....

Devamını Oku

Semptom

Semptom terimi, günlük dilde belirti, iiaret anlaminda kullanilmaktadir. Sözlük anlaminda semptom, -çoiu kez patolojik-bir duruma veya geliimeye iliikin olan ve bu durum veya geliimeyi belirlemeyi sailayan gözlenebilir veya algilanabilir bir özelliktir. Psikanalitik bir kavram olarak semptom, bilinçdiii bir rahatsizliiin olgusal veya davraniisal düzeyde ortaya çikmasi ya da bunu gösteren belirti anlamina gelmektedir. Semptomun yapiyla iliikisi, sonucun nedenle veya yüzeyin derinlikle iliikisine benzetilmektedir. Çeiitli patolojik durumlarda gözlenen semptomlar bütünü, sendrom olarak adlandir...

Devamını Oku

Senkretizm

Senkretizm (syncretism), arkaik bir algi ve düiünce sistemidir. Gerçeiin yapilandirilmamii, kabaca ve muilak bir iekilde kavranmasini ifade eden bu sistem, insan bilgisinin geliiiminin ilk basamaii olarak görülmektedir ve bu anlamda çocuiun geliiim sürecinde belirli bir düiünce ve algi biçimini oluiturmaktadir....

Devamını Oku

Sinerji

Sinerji (synergia veya synergy) olgusu, iki veya daha fazla etkenin, ayni bir sonucun ortaya çikmasina katkida bulunacak iekilde birleiik etkide bulunmasidir. Sinerjiyi karakterize eden özellik, ortak sonuçta rol oynayan etkenlerin etkisinin, her birinin tek tek etkilerinin toplamindan daha büyük ya da güçlü olmasidir. Tip alaninda ilaçlarin etkileiimi konusunda uzun yillardan bu yana kullanilan sinerji kavrami, psikolojide psiko-motor davraniilar ve sosyal psikolojide örgütsel davraniilar alaninda önem taiimaktadir....

Devamını Oku

Sivizm

Latince civis (Fransizca citoyen) sözcüiünden türemii olan sivizm (civisme) terimi, 1789 Fransiz Devrimi'yle birlikte önem kazanmiitir. Sivizm, kiiinin kendisini kamusal ieye baili hissetmesini ifade eden bir erdem, 'iyi'yi yücelten bir moral deier olarak kavramsallaitirilmiitir. Bazi yazarlara göre yurttaii topluluia bailayan politik bailarin bütününü kapsayan sivizm, mükemmel yurttaii tanimlar; dolayisiyla, iyi yurttaiin özelliii olarak tanimlanabilir. Özgür ve düiünen bir bireyin moral deieri olarak kiiiyi, mensubu olduiu siteye angaje eden sivizm, demokratik bir ortamda geliiir ve eylemle...

Devamını Oku

Sorumluluk Atiflari

Sorumluluk atiflari, Heider'in niyet faktörüne dayandirdiii atiflardir. Burada aktörün davranii ya da eylemlerinin, daima bir amaca yönelik olmasi söz konusudur. Sorumluluk atiflarinin ayirdedilmesinde bazi güçlükler mevcuttur. Bunun için, aktörün söz konusu bir durumda baika türlü hareket edebilme imkaninin olup olmamasi önemli bir kriterdir. Eier, ayni durumda baikalarinin (tüm makul insanlar) ayni iekilde davranmayacaii veya aktörün dii koiullara karii durabilme imkani olduiu varsayilirsa, aktörün, sorumlu/suçlu tutulmasi beklenir. Ancak bazi yazarlara göre, aktörün sosyal statüsü ve durum...

Devamını Oku

Sosyal Benlik

Toplum anlayiilarinda, soyutlanmii bireylere dayali tasarimlar kadar bireylere aikin bütün tasarimlarini da reddeden yazarlar (örneiin G. H. Mead), benlik kavramini, kiiiler arasi iliiki çerçevesinde ele almaktadirlar. Sosyal benlik kavrami bu zemine oturmaktadir. Buna göre, sosyal benlik, diierlerinin bizim hakkimizda sahip olduklari ve bize gönderdikleri ve bizim içselleitirdiiimiz imajlar bütünüdür....

Devamını Oku

Sosyal Kariilaitirma

Bireyin kendisi hakkinda bir fikir edinebilmek veya sahip olduiu fikri korumak için kendini diierleriyle kariilaitirma sürecidir. Sosyal kariilaitirma, kiyas noktasi olarak alman kiii veya gruplara baili olarak farkli iekiller alir; örneiin aiaii doiru kariilaitirma, yukari doiru kariilaitirma, benzerleriyle kariilaitirma gibi. Ayrica kariilaitirma boyutuna göre de farkli iekiller alabilir; örneiin, yeteneklerin kariilaitirilmasi, bilgi ve becerilerin kariilaitirilmasi gibi....

Devamını Oku

Sosyallik

XX. yüzyil baiinda Georg Simmel tarafindan ortaya atilan sosyallik (sociability) terimi, bireyin diierleriyle kurduiu kiiisel iliikiler bütününe göndermektedir. Bu anlamda, aile üyeleri, akrabalar, arkadailar, dostlar, komiular, ii/çaliima arkadailari ve benzeri kiiiler arasi tüm iliikileri kapsamaktadir. iilemsel olarak sosyallik, bireyin düzenli olarak iliikide olduiu kiiilerle oluiturduiu sosyal aiin geniiliii veya darliii boyutunda kavramsallaitirilmaktadir. Dolayisiyla sosyallik, bir bakima birey (veya grubun) sahip olduiu 'sosyal sermaye'yi ifade etmekte ve sosyallik düzeyi, bu sermayen...

Devamını Oku

Sosyal Mesafe

Hall'in tipolojisinde üçüncü tabakayi belirleyen bu mesafe (social distance), yaklaiik olarak 1.25 m. ile 3.70 m. arasi mesafeyi belirtir. Bu mesafenin bireyin iliiki ve etkinliklerine hakimiyetinin sinirlariyla çakiitiii söylenebilir. Bu alan, kiiisel olmayan iliikilere, nezaket iliikilerine ve ii iliikilerine ayrilmiitir. Hail diier mesafeleri olduiu gibi, sosyal mesafeyi de 'yakin' ve 'uzak' kisim olmak üzere kendi içinde ikiye ayirir. Birlikte çaliian insanlar (patron-sekreter, resepsiyon memuru-müiteri, vb.) yakin sosyal mesafeyi kullanirken, yabancilar 'uzak' sosyal mesafede (insanlarin...

Devamını Oku

Stereotip

Etimolojik olarak stereos (kati) ve typos (nitelik, tip) sözcüklerinden oluian stereotip terimi, ilk kez 'kafamizdaki imajlar'a iiaret etmek üzere Lippmann (1922) tarafindan ortaya atilmiitir. Stereotip terimi, genel olarak diier insanlari içine yerleitirdiiimiz kategorileri ifade etmektedir. Bu çerçevede, stereotipler, diier bir bireyi veya bireyler grubunu tanimlamak için kullandiiimiz basitleitirilmii betimsel kategoriler olarak tanimlanabilir. Sosyal psikoloji literatüründe gruplar arasi iliikiler, inançlar ve temsiller bailaminda kullanilan stereotip bir birey, grup veya topluluk hakkind...

Devamını Oku

Suçluluk

Suçluluk (sense of guilt, culpabüity) terimi, bir hata yaptiii bilincine sahip bireyin durumu veya duygusunu ifade etmektedir. Suçluluk, esas olarak moral bir duygudur, zira iyi veya kötünün ne olduiunu belirleyen moral bilinç olmadan hata kavrami da var olamaz. Suçluluk duygusu, çeiitli toplumlarda sosyal kontrolü sailamanin ve hatta manipülasyonun temelini oluiturmaktadir....

Devamını Oku

iiddet

iiddet, sertlikle, yoiun bir güçle meydana gelen, yapilan veya etkili olan bir ieyin özelliii olarak tanimlanabilir. iiddet aiiri bir fiziksel güç ve hatta silahlarin kullanimiyla yapilan tüm davraniilari ve ölçüsüz saldirganlik tezahürlerini kapsar. "Bir veya birden fazla kiii tarafindan yapilan ve fiziksel veya moral olarak bir veya birden çok kiiiye aci çektiren tüm eylem veya davraniilar, iiddet kapsaminda düiünülebilir" (B. Defrance, 1990)....

Devamını Oku

iöhret

Diieriyle iliikinin temel süreçleri çerçevesinde ortaya atilan iöhret (reputation) kavrami, bir topluluiun, bir birey hakkindaki yargisi olarak tanimlanabilir. Söz konusu birey her zaman olmasa da çoiu zaman bu topluluiun üyesidir; yargiya gelince, çoiu kez doirudan gözlem sonucu deiil, diierleri tarafindan ve sözel yollardan aktarilan verilere dayanir. Toplulukta meihur kiiiler, baika bir topluluk üyesi veya tarihsel-mitolojik kahramanlar (Robin Hood, Jeanne d'Arc, vb.) olabilir. iöhret, bir toplulukta kiiiler arasi iletiiim sürecinde oluiur. Günlük yaiamda diierleri hakkindaki enformasyonla...

Devamını Oku

Tabu

Tabu terimi, ilkel toplumlar bailaminda ele alindiiinda, kendisiyle temas edilmesi veya kullanilmasi moral olarak yasaklanmii bir kiii veya nesneyi ifade etmektedir. Ancak günümüz toplumlarinda tabu, genel olarak 'hakkinda konuiulmayan iey' anlamina gelmektedir; örneiin cinsel nitelikli konular, kutsal sayilan ieyler, ideolojik-politik olarak tartiiilmasi sakincali görülen konular, vb....

Devamını Oku

Taklit

Taklit (imitation), sosyal psikoloji tarihinin ilk kavramlarindan biridir ve yaygin anlaminda, bir baikasinin davraniiini tekrari ifade etmektedir. 1890'da G. Tarde'in hakkinda bir monografi yazdiii taklit kavrami, daha sonra uzunca bir süre gündemden düimüi, 1960'larda sosyal öirenme teorisiyle yeniden ortaya çikmiitir. Sosyal öirenme teorisyenleri (Bandura, vs.) taklit ile öirenmeyi birbirinden kesinlikle ayirmaktadir: Taklit, örnek bir davraniiin yeniden üretimi olarak, öirenmeden ziyade performans düzeyinde yer almaktadir ve bu nedenle, taklidi tanimlamada, taklit edilen davraniiin özelli...

Devamını Oku

Temel Hata

Temel hata kavrami (fundamental attribution error), atif konusunda gözlenen en önemli yanliliklardan birini ifade etmektedir. Bir baikasinin davraniilarini açiklamaya çaliian bir kiiinin, normal olarak, davraniila ilgili bir takim dii etkenler veya zorlamalar varsa, buna baili olarak, davraniii bu faktörlere atfetmesi beklenir. Ancak araitirmalar, bunun böyle olmadiiini, insanin içsellik yönünde genel bir eiilimi olduiunu göstermektedir. Örneiin davraniii gözlenen kiiinin özgür olup olmadiiina, tercih imkâninin bulunup bulunmadiiina bakilmaksizin, kiiisel özellikleri ön plana çikar...

Devamını Oku

Temel Kiiilik

Temel kiiilik kavrami (basic personality), 1930'lu yillardan itibaren sosyal bilimler alaninda parlamaya bailayan kültüralist akimin sembol kavramlarindandir. Kültüralizm akimi, kültürün insan davraniilari ve kiiiliii üzerindeki etkilerinin araitirilmasi yönünde büyük bir ilgi uyandirmiitir. Bu akim çerçevesinde, ulusal karakterin bir versiyonu gibi görünen temel kiiilik kavramini ortaya atan ve kültürün insan kiiiliiini iekillendirdiiini öne süren araitirmacilardan birisi Abraham Kardiner'dir (Bir diieri de Ralph Linton). Kardiner, 'temel kiiilik' kavrami zemininde antropoloji ile psikanaliz...

Devamını Oku

Psikolojik Tepkime

Brehm (1974) tarafindan ortaya atilan bu kavram (psyhological reactance), bireylerin çevrelerini kontrol etme eiilimiyle ilgilidir. Brehm'e göre bireyler, kendilerine özgü davranii özgürlükleri olduiunu düiünürler ve bu özgürlükler tehdit edildiiinde veya yitirildiiinde, onlari yeniden tesis etmek isterler. Bu özgürlükleri yeniden tesis etme motivasyonuna psikolojik tepkime denmektedir. Bir diier deyiile tepkime, kabaca sosyal etkiye karii, psikolojik faktörlere baili bireysel direnmeyi; baiimsizliklari veya özgürlükleri tehdit altina giren bireylerin davraniiini ifade etmektedir. Özetle tep...

Devamını Oku

Terituvar

Hayvan veya insan, sakinleri tarafindan iiaretlenmii, kendilenmii ve hem cinslerine karii savunulan yaiam alani olarak tanimlanabilir. Hayvan davraniilarinin incelenmesinden (Armstrong, Lorenz) hareketle geliitirilen terituvar (territory) kavrami, çevre psikologlarinin gözlemlerine göre, insanlarin mekânla iliikilerinde de geçerliliiini korumaktadir. Bireylerin yalniz veya çeiitli gruplarda (formasyon gruplari, aile, iiletmeler, örgütler, vb.) yaiam alanini yapilandirmalari ve iiaretlemeleri (mekânin deiiiik noktalarina elbise aksesuarlari ve eiyalar konmasi, mekânin yazi veya resimle iiaretl...

Devamını Oku

Thomas Teoremi

Thomas Teoremi, kendini gerçekleitiren kehanet veya Pygmalion Etkisi adiyla anilan olgularin bir baika versiyonudur. Bu teorem, bir durumun gerçek olarak algilanmasi halinde, bu durumun sonuçlarinin gerçek olacaiini öngörmektedir....

Devamını Oku

Toparlanma

Fizikte bir metalin darbe sonrasi eski yapisini yeniden alabilme kapasitesini ifade eden psikolojik sailamlik ya da toparlanma (resilience) terimi, psikolojide insanlarin travmalara karii sailamliiinin ötesinde travma sonrasi yaralarini sarabilme kapasitesini ifade etmektedir. Toparlanma kavrami, özellikle deprem ve benzeri büyük felaketlerin yaiandiii toplumlarda hem birey, hem de topluluk psikolojisi bakimindan çok önemli görülmektedir. Ancak kavramin önemi sadece bu tür büyük felaketler yasayan insanlarla sinirli deiildir. Toplumda diilanmii, sapkin, marjinal veya azinlik g...

Devamını Oku

Transaksiyonel Analiz

1950'lerin sonlarina doiru Eric Berne tarafindan ortaya atilan transaksiyonel analiz, kiiiler arasi iletiiim sorunlarinin çözümünde uygulanan bir psikolojik deiiiim ve analiz yöntemi olarak tanimlanabilir. Yöntem, Freudçü bir perspektiften hareketle, insan iletiiiminin ve iliikilerinin, oldukça mekanik bir anlayiiini temel alir. îki partner arasi etkileiimlerin kolayca ayirdedilebilecek ve çözümlenebilecek bir birim oluiturduiunu; bu iliikide her kiiinin, normal olduiu takdirde kendi yetiikin Ben'iyle bulunacaiini; aksi halde ebeveynsel (parental) Ben'iyle (üst-ben) veya çocuksu Ben'iyle (bil...

Devamını Oku

Transaksiyonel Süreç

Transaksiyonel süreç, bir iletiiimde, aralarinda birbirine baili olan çeiitli öieleri, birbirlerini etkileyecek tarzda harekete geçirme sürecidir. Genellikle iletiiim süreci, söz konusu öielerin birbirinden baiimsiz olmamasi dolayisiyla, transaksiyonel bir süreç olarak nitelendirilir....

Devamını Oku

Tutuklular ikilemi

Oyun teorisinin temel problematiiini oluituran ve Trucker tarafindan tasarlanan 'tutuklular ikilemi' (dilemma), taraflarin motivasyonlari arasinda çeliikinin bulunduiu, kazanç ve kayiplar toplaminin sifir olmadiii bir durumun ifadesidir. ikilemin öyküsü iudur: Silahli bir soygun konusunda iüpheli iki kiii tutuklanirlar. Fakat savcinin elinde geçerli kanitlar yoktur. Zanlilari iki ayri hücreye koyan savci onlara bir teklifte bulunur. Eier ikisi de suçunu itiraf etmezse, ruhsatsiz silah taiimaktan dolayi 6 ay hapis yatacaklardir; ikisi de suçunu itiraf ederse, savci, soygun için asgari ceza ola...

Devamını Oku

Tutum

Sosyal psikolojinin merkezî kavramlarindan biri sayilan tutum (attitude) kavrami, belirli bir sosyal obje konusunda bireylerde mevcut olan ve biliisel, duygusal, davraniisal yanlar taiiyan gizil eiilimleri ifade etmektedir. Tutum, sosyal psikolojide tarihsel öneme sahip klasik bir tanimla, 'bireyin belirli bir sosyal objeye karii tepkisini dinamik bir tarzda etkileyen, bireyin deneyimlerine göre Örgütlenmii ve davranii hazirliii niteliiindeki zihinsel ve nöropsikolojik bir durum" olarak nitelenebilir (Allport). Bu tanimin öielerine yakindan bakildiiinda, tutumun ana özellikleri iu iekilde ke...

Devamını Oku

Tutum Deiiiimi

Sosyal psikologlarin favori araitirma konularindan biri olan tutum deiiiimi (attitude change) (1980'lerde yilda ortalama 1000 yayin), bireyin belirli bir tutum objesine iliikin tutumunun yönünün (lehte-aleyhte) veya iiddetinin (çok-az) deiiimesidir. Sosyal psikolojide tutum deiiiimini konu alan çeiitli teorik yaklaiimlar bulunmaktadir. Bunlardan bir kismi 'Biliisel Tutarlilik Yaklaiimlari' olarak adlandirilmakta ve Heider'in Denge Teorisi (Balance Theory), Osgood ve Tannenbaum'un (1955) 'Uygunluk Teorisi' (Congruity Theory) ile Festinger'in Biliisel Çeliiki Teorisi bu çerçevede yer almaktadir...

Devamını Oku

Tutum Ölçekleri

Tutum ölçeii, genel bir deyiile tutumlari ölçmeye yarayan bir ölçme aracidir. Tutumlar, doirudan gözlenemeyen deiiikenler ya da faktörlerdir; bireyin tutumlari, ilke olarak davraniilarinda yansir ve özellikle de dil vasitasiyla ifade edilirler. Bu nedenle sosyal psikologlar geçerli ve güvenilir ölçme araçlari geliitirmeye çaliimiilardir. Bu ölçekler yapi ve iekil bakimindan birbirinden farkli olmakla birlikte genel olarak, ayni bir davranii eiilimiyle iliikili kanaatler belirten ve aralarinda mantiksal bir bai bulunan ifadeler ya da önermeler ieklinde görünürler. Tutum ölçeii, cevaplan ölçüle...

Devamını Oku

Ulyses Metaforu

Homeros destaninin kahramanlarindan birinin ve James Joyce'un romaninin adini taiiyan bu metafor, irade zayifliii sorununu ifade etmektedir. Ulyses, deniz yolculuiu sirasinda, deniz kizlarinin çairisina kapilmamak için kendini gemi direiine bailatmiitir. Bu tutum, iradesinin zayifliiina önlem alma tutumudur. Yerine getireceiimizden iüphe duyduiumuz bir vaat konusunda, kendi zayifliklarimizi öngörerek, dii engellere veya kendi kendimizle angajmanlara (amaçlar saptamak) baivururuz. Modern bir anlayiii yansitan bu son husus (angajmanlara girme), sorumluluk moralimize uygundur, fakat arzularimizi...

Devamını Oku

Uyum

Uyum (adaptation), genel anlamda, organizmanin çevresiyle iliikilerinin dengesini sailamaya yönelik deiiiikliklerin bütününü ifade etmektedir. Organizmanin içinde bulunduiu koiullarda yeni bir durum meydana geldiiinde, uyum süreçleri iilemeye koyulmaktadir. Piaget, bu yeni öie veya verilerin daha önceden oluimui davraniisal örüntülerle bütünleimesine, özümseme (assimilation); yeni verilerin mevcut iema veya örüntüleri deiiitirmesine, yani yeni durumun gereklerine uygun hale getirmesine ise 'aktif uyum' (accommodation) adini vermiitir. Piaget'nin görüiünde bu iki uyum süreci, çocuiun geliiimi ...

Devamını Oku

Uyuz Keçi Etkisi

Uyuz keçi etkisi (the black sheep effect) terimi, gruplar arasi iliikiler bailaminda, ei zamanli olarak iç grubun, sosyal olarak arzulanir üyeleri yüceltilirken sosyal olarak itici, antipatik (ya da arzu edilmeyen) üyelerinin ('uyuz keçi') aiaiilanmasi olgusunu belirtmek için kullanilmiitir (Marques, Yzerbyt, Leyens, 1988). Antipatik grup üyeleri, grubun kimliiini, tipki dii grup üyeleri gibi olumsuz olarak etkilemektedir ve bu nedenle, tipki dii grup üyeleri gibi, olumsuz olarak yargilanmaktadir. Bu anlamda söz konusu kavram, sosyal kimlik çaliimalarinda üzerinde durulmayan grup içi farklila...

Devamını Oku

Üst iletiiim

Üst-iletiiim (meta-communication), bir baika iletiiimden söz eden her tür iletiiimi ifade etmektedir. Üst-iletiiim, bir iletiiim hakkinda iletiiim, iletiiimi konu alan iletiiimdir. Üst-iletiiim, iletiiim sürecinde yer alan muhataplarin anlam iniasinda birbiriyle kariilikli olarak etkileiiminin bir göstergesi sayilabilir. Kiiiler arasi iletiiim, genellikle bir anlam müzakeresi içerir; bu müzakere, örneiin iki tarafin bulunduiu bir TV tartiimasinda, taraflarin birbiriyle sürekli etkileitiii, anlam iniasinda birlikte rol aldiklari bir iliiki müzakeresi niteliiinde olabilir. iletiiim, bizzat süre...

Devamını Oku

Varoluiun Estetiii

Foucault tarafindan ortaya atilan bu kavram (esthetique de l'extstence), antikitede bireyin bizzat kendi yaiamini bir eser malzemesi gibi alarak, kendi varoluiunu inia etmesini, kendi üzerinde eylemde bulunmasini ifade etmektedir. Foucault'nun bu tezi kimlik ya da benlik sorunsali bakimindan önem taiimaktadir. Zira günümüzde yaygin bir psikoloji anlayiii, insanin kendisi olmasini, otantik olmasini ve dolayisiyla kendisini tanimasini tavsiye etmektedir. Foucault'ya göre bu görüi, doial ve evrensel bir görüi deiildir. 'Ben kimimi' sorusu, Hiristiyanlikla birlikte ortaya çikmii ve ilk manastirl...

Devamını Oku

Verbalizm

Verbalizm (verbalism), sözcüklerin anlamini gerçekten anlamaksizin kullanma tutum ve davraniii olarak tanimlanabilir. Verbalizm, boi, anlami belirsiz sözcüklerle konuima, sözcükler üstüne tartiima, 'laf salatasi' yapma gibi biçimler alabilir....

Devamını Oku

Vücut iemasi

insanin vücuduna iliikin temsili, H. Head'de 'vücut iemasi' (1911), P. Schilder'de 'vücut imaji' (1923) terimleriyle ifade edilmiitir. Genel olarak, bu iki terimi kullanildiklari metin alanlarina göre birbirinden farklilaitirmak daha doiru görünmektedir. Vücut iemasi, daha ziyade vücudun mekândaki pozisyonu ve farkli vücut parçalarinin durumunun az çok bilinçli bir temsilini ifade etmektedir. Burada, insanin belirli bir andaki ve dolayimsiz çevresindeki aktüel vücudu söz konusudur. Bu iema, büyük ölçüde deiiimezlik göstermektedir. Buna kariilik vücut imaji, bireyin geçmii yaiantilarindan, vüc...

Devamını Oku

Yafes ve Sam Kompleksi

Yafes ve Sam kompleksi, gazetecilerin gerçekliii tüm çiplakliiiyla yazip yazmamasi konusundaki tartiimalarda, oto-sansür tavrini ifade etmektedir. Bu kompleks kisaca, olaylara kariidan bakma ve onlardan söz etme güçlüiü ya da bu kapasiteden yoksun olma olarak tanimlanabilir. Yafes ve Sam, Nuh'un iki oiludur. Bir gün babalari yikanirken, istemeden onu çiplak olarak gören iki çocuk gözlerini kapatmiilardir. Nuh'un üçüncü oilu Ham ise bakmaya devam ederek onun çiplakliiiyla alay etmii ve babasi tarafindan lanetlenmiitir. Yafes ve Sam kompleksinin nitelediii ünlü çaidai olay örneklerinden biri 1...

Devamını Oku

Yansimali Düiünce

Yansimali düiünce (specularity} refleksif düiüncenin ve empatinin bir versiyonu olarak nitelendirilebilir. Yansimali düiünce, iliikide bulunan iki tarafin birbirinin düiüncesini dikkate alarak düiünmesini ifade eder ve bu anlamda, kendi ikizini yaratan bir düiüncedir. Zira burada bir ayna oyunu söz konusudur, iki aynanin birbirine karii konmasi, sonsuza kadar giden bir görüntü zinciri oluiturur. Tutuklular ikilemi, yansimali düiüncenin literatürdeki en taninmii örneklerinden biridir. Normal olarak empatik niteliii nedeniyle bu tür bir akil yürütmenin, kariilikli anlayiii ve iibirliiini sailam...

Devamını Oku

Zevk-Gerçeklik ilkesi

Freud tarafindan önerilen bu iki ilke (pleasure principle- principle of reality), psiiik iileyiii yöneten iki ilkedir. Birinci ilke, sinirsiz ve engelsiz olarak zevk sailama ve acidan kaçinmayi (örneiin bebeiin anne memesini emme durumu), ikincisi ise zevk ilkesine, dii gerçekliie uyum açisindan zorunlu bir takim sinirlar getirmeyi öngörmektedir....

Devamını Oku

Zihniyet

Zihniyet kavrami, bir toplumda, bireyler arasi farkliliklar bir yana birakildiiinda geride kalan istikrarli psikolojik yapi ve tüm bireylerde ortak olan bir takim inançlar, yargilar ve temsiller bütünü olarak tanimlanabilir; zihniyet, toplum veya kültürlere özgü bir zihinsel yapidir. Bu yapi bireysel planda, birbiriyle mantik veya inanç bailariyla bütünleimii entelektüel eiilimler ve fikirler bütünü olarak ortaya çikmaktadir. Zihniyet kavramini irdeleyen yazarlara göre (Bouthoul, 1966) zihniyet, bir toplum veya kültürün üyelerinde ortaktir; bir baika deyiile toplum, benzer zihniyete sahip bir...

Devamını Oku

Zoraki Kabul

Sosyal psikoloji araitirmalarinda önemli bir paradigma oluituran zoraki kabul ya da uyma (forced compliance), bir bireyin çeiitli dii etkenlerin etkisiyle, görüi, inanç ve tutumlarina zit davraniita bulunmasidir. Örneiin, Milgram'in itaat deneyine katilan denekler, bu tür bir durumda bulunmaktadirlar. Bunun diier bazi klasik Örnekleri, araitirmacinin isteiiyle, deneklerin inançlarina aykiri fikirleri savunan bir dilekçeye imza atmalari, çekici bir oyuncakla oynamamalari veya kendilerini yiyecek veya içecekten mahrum etmeleridir. Zoraki uyma paradigmasi, ilk biliisel çeliiki deneylerinin temel...

Devamını Oku