Klasik Arkeoloji
Klasik Arkeoloji daha çok Antik Çai diye adlandirilan Yunan ve Roma uygarliklarini kapsayan bir dönemi içerir. Dar anlamiyla yaklaiik olarak M.Ö. 6. yüzyil ile M.S. 3 yüzyil arasindaki zaman dilimi ile ilgili olsa da genii anlamiyla M.Ö. üçüncü binyila kadar uzanan Girit, Yunan Anakarasi ve Anadolu'nun bati ve güney kiyilarini içeren kültürlerin geliiimini inceler.
Ege Denizi ve Ülkeleri
Ege bölgesi, Ege deniziyle çevrilen veya sinirlanan adalarla Asya ve Avrupa kitalari kiyilarini, yani Yunanistan, Makedonya ve Trakya'nin doiu, Anadolu'nun ise bati ve güneybati kiyilarini içine alan bölgedir. Ege kiyilarinin çok girintili çikintili olmasi, iyi korunmui sayisiz liman ve koylara sahip bulunmasi, denize doiru uzanan sira dailar arasinda verimli vadilerin yer almasi, iki kita arasinda jeolojik bir çöküntünün kalintilari olan çeiitli büyüklükte birçok adalarin bulunmasi, böylece Ege denizinde kara görmeyen hemen hemen hiçbir nokta bulunmamasi deniz ulaiimini, dolayisiyla Asya ile Avrupa arasindaki ekonomik ve kültürel iliikileri kolaylaitirmada bailica etken olmuitur.
Yunanistan
Yunanistan son derece engebeli bir ülkedir. Ülkenin içi ekser hallerde kuzeyden güneye inen, yalniz orta Yunanistan'da kismen doiuya kivrilan ve Ege adalari üzerinden Anadolu yönünde uzanan yüksek dailarla kaplidir. Bu suretle bazEn 2500 m.'yi bulan yükseklikteki alanlar ayrilmii, bunlarin aralarinda ise geçilmesi güç geçitler sayesinde birbirine bailanan ince uzun vadiler meydana gelmektedir.
iite bu nedenle Yunanistan dailar arasina sikiimii türlü büyüklükte kantonlara sahip olmuitur. Yalniz bazi büyük vadiler ve düzlükler kuzeyde Makedonya ve Teselya'da Orta Yunanistan'da Boiotya ve Attika, Peleponnes'te ise Argolis, Lakonya ve Mesenya'da olduiu gibi oldukça büyük devletlerin meydana gelmesini mümkün kilmiitir. Yunanistan'nin coirafya bakimindan bu parçalanmii durumu bu ülkenin siyasal bakimdan da irili ufakli devletlere bölünmesinde bailica etken olmuitur.
Anadolu'nun Bati Kiyilari
Yunanistan'dakiler kadar olmamakla beraber, yine bir hayli iyi korunmui koy ve limanlara sahip Bati Anadolu kiyilarinda da siradailar birbirine paralel olarak sahilden içerlere doiru uzanmakta ve aralarinda Kaikos (Bakirçay), Hermos (Gediz), Kaistros (Küçük Menderes) ve Maiandros (Büyük Menderes) gibi büyük irmaklar tarafindan sulanan ve kiyilara kadar uzanan genii ve verimli vadileri kapsamaktadir.
Bu coirafi durum bir taraftan çeiitli vadilerde kurulan iehirlerin iç bölgelerle kültürel ve ekonomik iliikilerde bulunmalarini kolaylaitirmiitir. Fakat, bu kiyilarin gerisinde güçlü bir devlet kurulunca bu devlet daima vadiler yoluyla denize ulaimak çarelerini aramii, bundan ötürü bu vadilerdeki iehirlerin baiimsizliii için büyük bir tehlike olmuitur.
Ege Adalari
Asya ile Avrupa kiyilari arasinda yer alan adalarin en önemlisi Girit'tir. Ege bölgesinin güney sinirinda bulunan ve yaklaiik olarak 250 km. uzunluiunda ortalama 50 km. geniiliiinde olan bu ada, arada köprü görevi gören birtakim adalar sayesinde, bir taraftan Peleponnes'e, diier taraftan Anadolu'nun bati ve güneybati ve Afrika'nin kuzey kiyilarina baili bulunuyordu.
Girit bütün bu ülkelere bunlarin kültür etkileri altinda kalabilecek kadar yakin, fakat bunlardan gelecek düiman akinlarini önleyebilecek kadar uzakti. Ayni zamanda pek engebeli araziye sahip olmakla ve bati-doiu yönünde uzanan siradailar tarafindan biri kuzeyde, diieri güneyde olmak üzere iki büyük bölüme ayrilmii bulunmakla beraber, yoiun bir nüfus besleyebilecek ve baili baiina bir uygarlik yaratabilecek kadar büyüktü.
iite eski çailarda "mutluluklar adasi" olarak gösterilen Girit'in Akdeniz'de aldiii bu önemli yer adanin bir taraftan doiu, diier taraftan bati etkileri altinda kalmasina ve hayran olacak derecede yüksek ve orijinal bir uygarlik ortaya koymasina yol açmiitir. Ege adalarindan birinci gruba giren adalar arasinda Delos, ikinci gruba girenler arasinda ise obsidyen taii kapsayan Melos, içinde mermer ocaklari bulunan Paros ve Naksos veya altin madenleri ile ün kazanmii Siphnos gösterilebilir.
En Eski Çailardan Üçüncü Binyil Sonuna Kadar Ege Dünyasi
Girit
Girit adasi elveriili coirafi durumundan ötürü Yunan mitolojisinde derin yankilar birakmii olan canli ve hareketli bir kültür hayati yaiamiitir. Girit'in Yunanlilar çaiindaki önemiyle hiç de orantili olmayan bu mitos bolluiu ve çeiitliliii mitoslarin nitelikleri ve bunlarda görülen Yunanli olmayan adlar bakimindan, daha çok Anadolu'ya yönelmii eski bir uygarliia iiaret eder niteliktedir.
Yapilan arkeolojik incelemeler bütün Ege bölgesinde olduiu gibi Girit'te de paleoletik çaia ait eserlerin fazla bulunmadiiini buna kariilik oldukça ilerlemii bir neolitik kültürü bulunduiunu açiia çikarmiitir. Tai temeller üzerinde kerpiç duvarli, çeiitli büyüklükte mekanlardan meydana gelen dört köieli bir ev, Knossos'ta sarayin altinda bulunmuitur. Ev kalintilari arasinda elde edilen deiirmen tailari, bu insanlarin yalniz balikçilik ve avcilikla deiil tarimla da uiraimii olduklarini da göstermektedir.
Silahlar ve çeiitli araçlarin yapilmasinda tai, kemik ve Melos adasinda getirilen obsidyen taii kullanilmakta, bütün bu tai eserler özenle iilenmekte ve perdahlanmaktadir. Bu dönem Girit keramikleri siyah, gri ya da toprak renginde, iyi temizlenmemii bir kilden yapilmii oldukça kaba kaplardan ibarettir. Geç neolitik dönemde ise koyu bir zemin üzerine kirmizi boya ile yapilmii bezekleri kapsayan boyali vazolar ortaya çikmiitir.
Bu vazolarin yaninda yine kilden yapilmii büyük bir kismi kadin ieklinde olan idollere de rastlanmiitir. Bu tarimsal kültür, idolleri ve seramikleri ile bailar göstermekte, (en çok Hacilar ve Çatalhöyükle) ve esas itibari ile dördüncü binyila ait olduiu anlaiilan neolitik çaida Girit adasinda Anadolu'lu ya da bunlarla yakin akraba insanlarin yaiamii olduiuna iiaret etmektedir.
Girit'te i.Ö. 3000/2800 ile 2000 arasinda tai döneminden maden dönemine girilmeye bailanmiitir. Bu zamanda adanin en çok orta ve doiu kisimlarinin nüfusu yoiundur. Bu çai insanlari Mesera ovasinda bulunan 12'den fazla yerleime yerlerindeki evlerin yaninda mezar yapilarina da önem vermeye bailamiilardir. Neolitik geleneii sürdüren, siyah, gri ya da toprak rengi ilkel kaplarin yaninda çömlekçi çarkinin kullanilmasi sayesinde düzenli iekiller alan vazolar yapilmaya bailanmiitir.
Bu dönemde beyaz, krem ya da açik sari bir zemin üzerine parlak kirmizi bir boya ile yapilmii geometrik kaplar alevli ateite piiirilerek kullanilmiitir. Bu devirde iehirlerin baiinda krallar ya da beylerin bulunduiu ve bazi siniflarin meydana çiktiii görülmektedir. Üçüncü binyilda adada esas itibari ile barii ve sükun ortami sürmüi olacak ki yerleime yerlerinin çevresinde hiç bir tahkimat izine rastlanmamiitir.
Yunanistan Ege Adalari ve Anadolu
Yunanistan'da üçüncü binyilin sonuna kadar neolitik kültürü korunmasina kariilik üçüncü binyilin ilk yarisinda tai döneminden çikarak bakir dönemine girilmektedir. Bu kültür çevresi içinde bulunan yerleime yerleri daha henüz köy niteliiinden kurtulmamii olup dörtgen ieklinde evler görülmektedir. Truva bölgesi seramikleri ile olan benzerlik maden kültürünü Yunanistan'a getiren insanlarin Anadolu'lu olduklarina iiaret etmektedir.
Üçüncü binyilda Anadolu'dan Yunanistan'a birtakim göçler olduiunu filolojik delillerle takip edebiliriz. Yunanistan'da bulunan (ss), (tt), ya da (nt)'li yer adlarinin Yunan dili ile açiklanamadiii bunlarin Anadolu'nun bati, güneybati bölgelerindeki (s), (ss) ve (nd)'li yer adlarina kariilik olduiu sanilmaktadir.
Bu yer adlarina örnek olarak Yunanistan'da Korintos (iehir), Koskintos (dai), Samintos (yer), Parnasos (dai) Anadolu'da Mikalessos, Halikarnassos, Aspendos, Alinda gibi adlar gösterilebilir. Bunlardan baika Larisa gibi (lar-), Pergamon gibi (amo-), Mylasa gibi (asa-) ve Samos gibi (sam-) köklerini kapsayan birçok yer adlarinin yaninda Yunan dilindeki kültür hayati ile ilgili birçok sözcüklerde de bu benzerlik görülmüitür.
Yunanlilardan önce Ege bölgesinde bir takim yabanci kavimlerin oturduklari bilinse de Pelasg, Leleg ya da Kar olarak adlandirilan bu kavimler hakkinda somut bilgiler bulunmamaktadir. Yunan tarih geleneiine göre Lelegler Anadolu'da Truva bölgesinde, Ege adalarinda, orta Yunanistan ve Peloponnes'in bazi yerlerinde oturmuilar, Pelasglar ise Yunanistan'da genii bir alana yayilmiilardir; o kadar ki bir zamanlar tüm Yunan ülkesi Pelasgiye olarak gösterilmiitir.
ilk zamanlar Tesalya'da oturmui, Peneios vadisine Pelasg Argos'u vermii olduklari anlaiilan Pelasglar sonralari Yunanistan'in Yunanlilardan önceki halki olarak kabul olunmuilardir. Homeros destanlarindan ilyada'da Yunancadan ayri bir dil konuianlar olarak gösterilen Karlar Yunan tarihçisi Herodotos'a göre Girit krali Minos zamaninda egemendiler; bunlar ancak sonralari bu yerlerden Yunanlilar tarafindan çikarilmiilardir.
iu halde üçüncü binyilda bütün Ege bölgesine yayilmii olan ve aralarinda ve bir takim farklar göstermekle beraber esas itibari ile Karlar tarafindan temsil olunan kavimlerin Lidyalilar ve Likyalilar ile birlikte Boiazköy Hitit metinlerindeki Luvilerle ilgili olmalari muhtemel "bati Anadolu kavimleri" grubuna girdikleri söylenebilir.
Anadolu'da üçüncü binyilda iehir olma eiilimi gösteren en önemli yer tahkimli iatolarin da bulunduiu Truva'dir. Burada sözü edilen i.Ö. 3000/2800 ile 2400 arasinda yer alan bakir dönemine ait Truva I ve 2400'den 2200'e kadar gelen tunç dönemi Truva II'dir. Alçak bir tepe üzerinde kurulmui olan Truva I etrafi tarla tailarindan yapilmii bir surla çevrili küçük bir iatoydu. Seramikler burada iyi temizlenmemii bir kilden yapilmii ve iyi piiirilmemii siyah ya da toprak rengi nadiren kirmizi perdahli dii yüzeyleri düz çizgilerden meydan gelen seramiklerdir.
Buradaki kaplarin bazilari bakirdandir. Obsidienin genii ölçüde kullanilmii olmasi Melos adasi ile ticaret iliikilerine iiaret eder. Evlerden elde edilen araçlar ve kemik kalintilarindan Truva I insanlarinin tarim, hayvancilik ve balikçilikla geçindiklerini anlamaktayiz. Truva I'in üzerinde kisa bir araliktan sonra yapildiii anlaiilan Truva II yer alir.
Üç dönemde güneye doiru geniiletilmii olan, kapilar ve kuleleri kapsayan, ortasinda arka arkaya siralanmii girii mekani ve bir ya da daha çok odadan ibaret megaronlardan meydana gelen bir hükümdar sarayinin bulunduiu Truva II kuvvetli bir surla çevrilidir. Truva II'nin maden zenginliiine megaronlar içinde ya da arasinda bulunan gömüler iiaret etmekdedir.
Bunlarin en ünlüsü olan "Priamos gömüsü" 3 diadem, 60 küpe, 6 bilezik, 15 altin ve gümüi vazo, 8700 boncuk, yüzük ve silindirik boruyu kapsiyordu. Lapislazuli ve çeiitli tailardan yapilmii olan boncuklar ve süsler Truva II'nin çeiitli doiu ülkeleri ve ençok Misir ve Mezopotamya ile ticarette bulunduiunu ispatlamaktadir. Siyah vazolarin yaninda kirmizi vazolar da tekniiin geliitiiini göstermektedir. Tai ya da toprak idoller, aiiriaklar, silindir mühürlerde bulunmaktadir. Truva III iehri baika bir plana göre kurulmui bulunmakta, Truva IV zamaninda ise bu iehir yeni bir surla çevrilmektedir. Truva V gerçek tunçtan yapilmii kaplari ve geliimii seramikleri ile dikkat çekmektedir.
ikinci Bin Yilda Ege Bölgesi
Girit
i.Ö. 17. ve ençok 16. yüzyillar Girit'in her bakimdan en parlak dönemidir. Tüm sanat ve fikir hayatinin merkezi olduiu anlaiilan saraylar son iekillerini almakta, çeiitli dairelerin daha sonra organik bir bütün halinde avlunun etrafini çevirdiii görülmektedir. Bati tarafinda zemini tai döieli bir meydan, doiu kisminda dört katli binalar, sarayin baika kisimlarinda da özel oturma daireleri, tahil iarap ve zeytinyaii depolari, atölyeler koridor ve iç avlularla birleitirilmiitir. Dini fresklerle kapli duvarlarla en can alici sanat eserleridir.
ilk zamanlar bir resim yazisi olan Girit yazisi i.Ö. 16. yüzyildan itibaren fonetik bir yazi (hece yazisi-A yazisi) haline gelmiitir. En çok saraylarda kullanildiii anlaiilan bu yaziyi okumak henüz mümkün olmamakla birlikte Anadolu dilleriyle akraba olduiu ve Girit B yazisi ile yazili metinler gibi idari ve ekonomik nitelikte olduiu ileri sürülmektedir. Yunanistan'daki yazili belgelerin Girit'tekilerden iki yüzyil daha geç olduiu görülmektedir. Girit'lilerde Yunalilarin tersine tanri heykelleri bulunmamasi baili baiina bir tapinak mimarliiinin ortaya çikmasina engel oLmuitur. Girit dininde tanriçalarin ön safta yer almalarina uygun olarak din törenlerinde kadinlar büyük rol oynamaktadirlar.
Törenler esnasinda müzikle danslar yapilmakta tanrilara çeiitli hayvanlar kurban edilmekte, çiçekler meyveler içkiler ve çeiitli eiyalar sunulmaktadir. Tapinmada rol oynayan kutsal gereçler ve kült sembolleri arasinda çift yüzlü baltalar önemli bir yer tutmaktadir. Bakirdan, tunçtan, hatta altindan yapilmii baltalara maiaralarda ya da büyük evlerde rastlanmiitir.
Balta resimlerini freskler, vazolar ve mühürlerden baika saraylarin duvarlari üzerinde de görülmektedir. Anadolu'nun tersine belirli bir tanri ile ilgili olmayan bu baltalar törenlerde siiirlari kurban etmek için kullanilmaktadir. Hatta bu çift yüzlü baltalar Karya'da olduiu gibi Girit'te de "labris" adini taiimii, bundan ötürü Yunan mitosunda Knossos sarayinda bulunduiu bildirilen "labrintos"la bu baltalarin saklandiii yerin kastedilmii olduiu sanilmaktadir.
Hellen Uygarliii
Hellenlerin atalari olan Akalar M.Ö. 1600-1200 yillarinda bugün Myken adini verilen uygarliii yaratarak Yunan yarimadasinda, Orta ve Doiu Akdeniz çevrelerinde yoiun ticaret ve kültürel etkinlik göstermiilerdir. Bu sayede Mezopotamya uygarliklariyla koloniler araciliiiyla komiu olup uygarliklarinin etkisini oralara ulaitirmiilardir.
Ege göçleri yüzünden son bulan bu uygarliiin ardindan Hellenler 400 yil boyunca ilkel bir yaiam sürmüilerdir. Bu dönemde yaiayan belli baili toplumlardan Dorlar Rodos ve Bati Anadolu'nun güneyinde, ionlar Sakiz, Sisam ve Bati Anadolu'nun ortalarinda, Aioller Midilli ve Bati Anadolu'nun kuzeyinde yerleimiilerdir. ilk koloniler M.Ö. 1050-1000 yillari arasinda kurulmuitur.
Eski ion Evresi: (M.Ö. 1050-750) Tarim, balikçilik ve iarap üretimi gibi ekonomik etkinliklerin olduiu bu dönemde henüz uluslararasi ticaret geliimemiitir. Evlerin tek odadan oluimasi ve seramik ürünlerde hala Attika geleneiinin egemen olmasi önemli özelliklerdendir.
Homeros Dönemi: (M.Ö.750-700) Sisam, Miletos, Ephesos, Erythrai, Smyrna gibi kentlerin önem kazandiii dönemdir. Bati kültürünün ilk edebi eseri olan ilyada bu döneme aittir. Mimaride ilerlemeler sailanmiitir. Yazi bilinmesine kariin ionya'da pek yaygin deiildi.Durgunluk Dönemi: (M.Ö. 700-650) Anadolu 7. yy bailarinda Kimmerlerin saldirisina uiramiitir. Bu zamanda ayrica Frigler ve Lidya Kralliii da ionyalilarin geliimesini engellemiilerdir. Döneme adini veren durgunluiun sebebi de iite bu baskidir.
Erken Arkaik Dönem: (M.Ö. 650-600) ion uygarliiinin ilk parlak dönemi olarak sanat alaninda Oryantalizan Sanatin ortaya çikii zamanidir. En önemli atilimi Miletos'un önderliiinde Misir'da, Doiu Akdeniz'de ve Karadeniz'de kurulan koloniler oluiturmuitur. Eski izmir'de, Erythrai'de güniiiiina çikarilan Athena tapinaklarinin en parlak yapilari bu evrenin sonunda inia edilmiilerdir. Ayrica, izmirli Mimnermos, Ephesoslu Kallinos, Sardesli Alkman, Lesboslu Sappho ve Alkaios gibi büyük ozanlar bu dönemde yaiamiilardir.
iyon Uygarliiinin Altin Çaii: (M.Ö. 600-545) Erken Arkaik dönemde bailayan atilimlar Bati Anadolu'yu bütün dünyanin o dönemdeki en ileri bölgesi haline getirmiitir. M.Ö. 3000 yillarindan beri Misirlilarin ve Mezopotamyalilarin ellerinde bulunan dünya kültür liderliii bu dönemde Bati Anadolu'ya geçmiitir. Doia filozoflari dinsel inaniilardan siyrilmii olarak doia olaylarinin olui nedenlerini özgür bir düiünce yöntemi ile ele almii ve bugünkü bati uygarliiinin temellerini atmiilardir.
Karyali Thales, Miletoslu Anaksimandros ve Anaksimenes, Sisamli Pythagoras, Kolophonlu Xenophanes, Ephesoslu Herakleitos, Koslu Hippokrates bu dönemin filozoflari arasindadir. Bati Anadolu ion kentleri Perslerin eline geçince heykeltrailar, ressamlar ve filozoflar Atina'ya ve italya'ya göçederler. Bu andan itibaren iyonya'da bailayan özgür düiünce atilimi Yunanistan ve italya'da devam eder.
Pers Egemenliii Dönemi: (M.Ö. 545-333) Anadolu Pers Krali Cyrus'un M.Ö. 546 tarihinde Lidya Kralliiini yikmasi ile Büyük iskender'in M.Ö. 333 tarihinde iskederun yakinlarindaki issos'ta Dara'yi yenmesi arasinda kalan ikiyüzyili aikin bir süre içinde Pers egemenliiine sahne olmuitur. Bu dönemde yerli beylikler (satraplar) tarafindan yönetilen Anadolu'da ilginç bir Greko-Pers stili geliitirilmiitir.
Bailica kültür odaklari arasinda Manyas Gölü kenarindaki Daskyleion ile Lidya'da ve Karya'da geliien satrapliklari bulunur. Pers egemenliii sirasinda Likya'da Xanthos'da ve Lymira'da geliien yüksek nitelikteki mimarlik ve heykeltrailik örnekleri özünde Hellenistik nitelikler bulunan eserlerdir. Anadolu'daki Geç Arkaik Hellen sanati Pers egemenliii altinda olduiu halde özgünlüiünü koruyabilmiitir.
Hellenistik Çai: (M.Ö. 300-30) iskender'in Hellespontus'u (Çanakkale Boiazi) geçtiii M.Ö. 334 yili, Hellen uygarliii ve bütün dünya için büyük önem taiiyan yeni bir dönemin bailangici olmuitur. Roma imparatoru Augustus (M.Ö. 27) ile son bulan bu tarihi dönemde Hellen uygarliii Asya ve Afrika'ya deiin yayilmii, Doiu ve Bati arasinda bir kültür etkileiimi yaratilmiitir.
Doiu ruhunun Hellen uygarliii ile kaynaimasindan, dii görünümü ile Hellenli, ancak özüyle Doiulu bir dünya görüiü ortaya çikmiitir. iskender'e Misir'da Tanri Amon'un oilu olarak tapilmiitir. Hellenistik dönem boyunca Anadolu iki deiiiik yönetime sahne olmuitur. Aiolya'da ve ionya'da egemen olan Bergama Krallari (M.Ö. 283-133) ve Bithynia Krallari da (M.Ö. 327-74) gerçek Hellen uygarliiinin temsilcileri ve koruyuculari olmuilardir. Buna kariilik Pontus Krallari (M.Ö. 302-36), doiulu içerik taiiyan kültür politikasini yürütmüilerdir.
Kommagene Krallari da bu ikinci tipin temsilcileridirler. Hellen dünyasi, Hellenistik dönem boyunca bir ekonomik atilim içinde olmuilar, Doiu dünyasi ile iliikiler sayesinde iskenderiye, Rodos, Bergama ve Ephesos gibi baikentlerin önderliiinde canli bir ticaret geliitirmiilerdir. Zengin kütüphanesi ile Bergama bu dönemin büyük bilim ve eiitim merkezi olmuitur.
Etiketler : [ ulaiim ] [ izmir ] [ lidyalilar ] [ DESTANLAR ] [ kitalar ] [ coirafya ] [ iyonya ] [ thales ] [ frigler ] [ likya ] [ jeoloji ] [ lidya ] [ mezopotamya ] [ truva ] [ maden ] [ mitoloji ] [ nedenleri ] [ tapinak ] [ seramik ] [ Likyalilar ] [ göçler ] [ ilyada ] [ erp ] [ gora ] [ oss ] [ araçlar ] [ kalintilar ] [ zeytin ] [ kedi ] [ geometri ] [ arkeoloji ] [ sard ] [ Ege Bölgesi ] [ çanakkale ] [ anakkale ] [ ege adalari ] [ heykeltrai ] [ doiu akdeniz ] [ heykeltra ] [ ege adalar ] [ kant ] [ ince heykel ] [ heykel ] [ KAViMLER ] [ çatalhöyük ] [ bakir ] [ frig ] [ girit ] [ meyveler ] [ y n ] [ BAKIR ] [ mezopotamya uygarliklari ] [ kurban ] [ iarap ] [ mutluluk ] [ hitit ] [ roma uygarl ] [ mühürler ] [ uygarlik ] [ ege bölgesi ] [ Kurban ] [ resimler ] [ ÇAY ] [ anakar ] [ mimar ] [ koloni ] [ balikçilik ] [ zemin ] [ megaron ] [ nüfus ] [ sardes ] [ makedonya ] [ komiu ] [ müzik ] [ MÜZiK ] [ fresk ] [ MISIRLILAR ] [ kaynaima ] [ destan ] [ DESTAN ] [ ezop ] [ organik ] [ resimleri ] [ kavimler ] [ çay ] [ mimari ] [ yanki ] [ yank ] [ HERAKLEiTOS ] [ knossos sarayi ] [ daire ] [ knossos saray ] [ neolitik ] [ mimarlik ] [ koloniler ] [ roma imp ] [ persler ] [ mezar ] [ LiDYALILAR ] [ silindir ] [ paralel ] [ adalarindan ] [ afrika ] [ destanlar ] [ heykeller ] [ anaksimenes ] [ herakleitos ] [ Müzik ] [ tailar ] [ geliitirilmiiti ] [ iDiL ] [ Coirafya ] [ temsilci ] [ anakarasi ] [ kullanilmiiti ] [ knossos ] [ geliimemiiti ] [ adalarla ] [ tunçtan ] [ yunan dili ] [ ediz ] [ PARALEL ] [ evlerden ] [ göçleri ] [ eserleridir ] [ anaksimandros ] [ indikleri ] [ binyilda ] [ törenlerde ] [ ephesos ] [ kommagene ] [ bölgedi ] [ herodotos ] [ binyila ] [ tarihç ] [ uygarliii ] [ rig ] [ minos ] [ uygarl ] [ geleneiini ] [ olmuilardi ] [ deniziyle ] [ anakaras ] [ yunan mitolojisi ] [ karadeniz ] [ Hellenistik dönem ] [ küp ] [ hellenistik dönem ] [ büyük iskender ] [ bati kültürü ] [ sami ] [ kolon ] [ köprü ] [ ates ] [ fonetik ] [ madenler ] [ sera ] [ oranti ] [ orant ] [ LiDYA ] [ uluslararasi ] [ uluslararas ] [ u ak ] [ Kitalar ] [ aspendos ] [ MEYVELER ] [ ÇANAKKALE ] [ ANAKKALE ] [ KAVi ] [ HAYVANCILIK ] [ aya çikii ] [ edebi eser ] [ filozof ] [ misirlila ] [ konya ] [ kemik ] [ misirlilar ] [ e ticaret ] [ filozoflar ] [ iskender ] [ skender ] [ neolitik çai ] [ çark ] [ omer ] [ toy ] [ atina ] [ herodot ] [ THALES ] [ mermer ] [ uygarliklar ] [ MiMARLI ] [ MiMARLIK ] [ GEOMETRi ] [ GEOMETR ] [ ye ol ] [ deiirmen ] [ ULAiIM ] [ 3 yüzyil ] [ EZOP ] [ akalar ] [ durgunluk ] [ iehirler ] [ ehirler ] [ KEMiK ] [ akdeniz ] [ mylasa ] [ antik çai ] [ ZEYTiN ] [ depo ] [ küpe ] [ iarap üretimi ] [ çaila ] [ ege denizi ] [ RESiMLER ] [ HEYKELLERi ] [ ARON ] [ beylikler ] [ HEYKELLER ] [ ressamlar ] [ lez ] [ bergama ] [ uluslararasi ticaret ] [ Sardes ] [ NEDENLERi ] [ çailar ] [ KAST ] [ çanakkale boiazi ] [ augustus ] [ zeytinyaii ] [ zeytinya ] [ iyon uygarliii ] [ Geometri ] [ filoloji ] [ grek ] [ iyon uygarl ] [ semboller ] [ dörtgen ] [ tanriça ] [ aron ] [ NÜFUS ] [ enes ] [ COiRAFYA ] [ tahil ] [ THales ] [ menderes ] [ XANTHOS ] [ kültürler ] [ midilli ] [ ressam ] [ adalar ] [ kimmer ] [ dans ] [ arkaik ] [ salya ] [ klasik arkeoloji ] [ PERSLER ] [ yüzük ] [ etkileiim ] [ silahlar ] [ hellen ] [ THY ] [ sappho ] [ gömü ] [ siniri ] [ hellenistik çai ] [ krem ] [ kimmerler ] [ a lar ] [ belgeler ] [ siiir ] [ boya ] [ yunan mitoloji ] [ i ti ] [ K TAP ] [ DEN Z ] [ a la ] [ gediz ] [ hellenistik ça ] [ KONi ] [ türleri ] [ pic ] [ eski çai ] [ ayran ] [ MiKEN ] [ arap üretimi ] [ iZM ] [ antik ça ] [ neolitik ça ] [ kürdan ] [ gümüi ] [ ülümü ] [ seramikler ] [ atalari ] [ halikarnas ] [ tunç ] [ homeros ] [ athena ] [ Ai I ] [ yunanlilar ] [ dram ] [ make ] [ kavim ] [ iyon Uygarliii ] [ yon Uygarl ] [ mermer oca ] [ MAKEDONYA ] [ GÜMÜi ] [ Frigler ] [ Lidya ] [ homeros destan ] [ kule ] [ maiaralar ] [ ARKEOLOJ ] [ ispat ] [ çömlek ] [ mlek ] [ hükümdar ] [ çatal ] [ içki ] [ dorlar ] [ balta ] [ berg ] [ etkinlik ] [ BERG ] [ pele ] [ neo ] [ bildiri ] [ temsilcileri ] [ ceren ] [ benzerlik ] [ dailar ] [ doia filozoflari ] [ oral ] [ KÜTÜPHANE ] [ maiara ] [ kütüphane ] [ Baikentler ] [ kita ] [ uygarli ] [ beylik ] [ RESSAM ] [ arkeoloj ] [ bulan ] [ ozan ] [ destanlari ] [ baikentler ] [ ka lar ] [ GÜMÜ ] [ UYGAR ] [ gümü ] [ eski ça ] [ karya ] [ örnekler ] [ sakiz ] [ inanii ] [ hena ] [ KANT ] [ oturma ] [ Destan ] [ BOYA ] [ koruyucular ] [ yunanistan ] [ oryanta ] [ madenle ] [ DRAM ] [ 050 ] [ pythagoras ] [ özgür düiünce ] [ etkilei ] [ kapilar ] [ rt k ] [ akü ] [ iskenderiye ] [ Akı ] [ limanlar ] [ geometrik ] [ iONLAR ] [ arami ] [ örnekleri ] [ rnekleri ] [ FRiGLER ] [ uygar ] [ ağlar ] [ tıp ] [ temsilciler ] [ anakkale boiazi ] [ eros ] [ geometr ] [ MİKEN ] [ SİK ] [ mira ] [ İran ] [ ionlar ] [ ARKEOLOJi ] [ CANAKKALE ] [ İRAN ] [ mese ] [ KONİ ] [ bos ] [ IONLAR ] [ IDIL ] [ neolitik dönem ] [ baltal ] [ akı ] [ adlar ] [ GEOMETRI ] [ thy ] [ kuleler ]