Tarih » ilginç Yaiam Öyküleri
Çamur. Askerlerin özellikle de piyadelerin baiinin belasi. Bazen dünya sanki çamurdanmii gibi gelirdi. Belki de silahini ve aletlerini temizledikten sonra böyle düiünmüitü genç asker.
Günei, 1863 Mayisinin güzel bir bahar sabahi, Virginia kirlarinin üzerine doimuitu. Iiinlan Massachusetts 20. Piyade Alayi askerlerinin kemiklerini isitiyordu. Uzun bir günün yorucu yürüyüiünden sonra deiiiiklik bütün askerlerin hoiuna gitmiiti. Yorgun kemikleriyle yere çökmüi, birkaç dakikalik paydos için sabirsizlaniyorlardi. Kidemliler de çaylaklar da kurak topraia aldirii etmiyordu.
"Bugün süvari olmak va...
Harry S. Truman
Siyah araba, terk edilmii caddelerde sanki içindekilerin sessiz ama hararetli bir tartiima yaptiklarini anlamii gibi yavaiça, neredeyse hiç ses çikarmadan ilerliyordu.
Arka koltukta koyu takim elbiseli iki adam kariilikli olarak oturmuilardi. Kahverengi takim elbiseli adam son iki dakika içinde ikinci kez kailarini çatti. Hiddetli bir iekilde "Ama sizi yine öldürmekle tehdit ettiler" diye baiirdi.
"Bunu bir dakika önce de söylemiitin" diye sessizce cevapladi gri takimli adam.
"Ama, Sayin Yargiç!"
"Sam, kararim kesin" diye belirtti yargiç kesin bir dille, "Son dakikada fikrimi deiiitirm...
John Sirica
Miami temmuzda sicak olur. Hem de çok sicak. Genç adam caddede ilerlerken ortalikta sadece birkaç turistten baika kimse yoktu. Sadece bir tek amaci vardi. En kisa zamanda taninmii bir boksör olma arzusu ile yanip tutuiuyordu. istemeyerek de olsa. eiitimin önemine inanan ailesinin zoruyla üniversiteyi bitirmiiti. Onlara teiekkür elti ve kendisiyle ilgili hayallerine saygi duyduiunu söyledi ama kalbi baika bir yerdeydi. Kahramani Jack Dempsey'di. Kendi adinin da Jack olmasiyla dalga geçerdi.
Gitmek istediii yere vardiiini anlayinca birden durdu. Kapidaki tabelada "Spor Merkezi" yaziyordu. iite ...
Ulyses S. Grant
Yük arabasi tozlu yolun kivrimlarinda ilerliyordu. Missouri'nin çok sik meydana gelen kurakliii topraii yine kavruk birakmiiti. Araba yük taiimadiii halde yine de gicirdayarak ve zorlanarak gidiyordu.
Sürücü tünemii bir iekilde oturuyor, arabadan çikan seslerin hiçbirini duymuyordu. Oturuyor olmasina raimen adamin kisa boylu olduiu anlaiiliyordu. Paltosu iiiman gösteriyordu. Kambur duruilu, sakalli ve çamura bulanmii adam olduiundan da yaili görünüyordu. Sert mizaçli birine benziyordu, delici bakan mavi gözleri ve açik kumral saçlari vardi.
Çiftçilik yapan adam kestiii odunlari satmak için ...
Georges Clemenceau
Cani sikilmiiti. Babasi tarafindan tip okumasi için aiiklar iehrine gönderilen genç öirencinin keyfi kaçmiiti.
Genii bulvarlarda etrafini saran neie ve eilenceyi fark etmeden avare avare dolaiiyordu. Paris'teydi ve mevsim bahardi.
Kestane aiaçlarinin yapraklari yeiillenmii, tazeliklerini sergiliyorlardi. Meyve aiaçlari da çeiitlilikleri ile etraflarina renk katiyorlardi. Aiaçlara okiarcasina davranan yardimsever günei, ortalikta koiuituran kalabaliiin ruhlarini da uyariyordu.
Kimi zaman, sessiz miriltilar, atlar, arabalar, gezintiye çikmii insanlar, bisikletler, koiuian çocuklar ve birbir...
James McNeill Whistler
Bir Amerikali'ya "West Point deyince yaiina baili olarak birçok renkli yanit alacaiiniza emin olabilirsiniz. Hudson Vadisi'nin yükseklerinde yer alan sarp kayaliklarin muhteiem manzarasini hatirlayacaktir kimileri. Bazilari uzun gri hat imajini düiünecektir. Bir kismi ise Lee, Grant, Eisenhower, MacArthur ve Patton'i hatirlayacaktir.
Yaii daha büyükçe olan kimileri ise Doc Blanchard ve Glenn Davis'i hatirlayacaklardir. Birkaç kiii de MacArthur'un öirencilere yaptiii konuimanin "Görev, ieref, Ülke" bölümünü tekrarlayacaktir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, akademi, 1960 ve 1970'li yillarda West P...
Franklin Delano Roosevelt
New York, New York. Bu iehre birçok isim verilmiitir. Hudson Nehri üzerindeki Baidat, Sodom ve Gomore ve Büyük Elma gibi. Amerika'nin en büyük iehri ve en önemli limani. Sayisiz göçmenin akin ettiii iehir. Çeiitli milletlerden insanin kaynaitiii yer. Finans, moda ve tiyatronun en son geliimelerinin yaiandiii merkez. Kahramanlar ve zenginler yaratan iehir. Rüyalarin gerçeie dönüitüiü yer.
Avukat, penceresinden aiaii, Wall Street'e doiru bakti. Aiaiilarda yüzlerce baika pencere ve kaldirimlarda da bir sürü insan vardi. Sayisiz noktalar gibi koiuituruyorlar, günlük iilerini tamamlamaya çaliiiyo...
Lyndon B. Johnson
Her taraf toz toprak içindeydi. Toz yola sanki kar firtinasinin ilk halleri gibi daiilmiiti. Biraz kum biraz da topraktan oluian toz rüzgarlarla havalanmiiti. Bugün rüzgar yoktu. Sadece eski arabanin egzozundan çikan duman vardi. Sürücü yolun nereye gittiiini kestirmeye çaliiiyordu. Araba ne kadar yavai hareket ediyor olsa da kaçiian bir siiir sürüsü kadar toz kaldiriyordu.
Genç sürücü ön camdan silmek için silecekleri çaliitirsa da toza ve pisliie aldirmiyordu. Arabanin içine girmii toz topraia da, orta halli giysilerine yapiimii pisliiine de aldirmiyordu. Daha yola çikmadan ceketini ve kra...
Henry Ford
Genç çiftçi iansliydi. Çiftlikten iehrin merkezine yürüyerek gidebiliyordu. Yarim günden biraz daha az sürüyordu. Teyzesinin evinden yeni iiine gitmek daha da az zamanini aliyordu.
Çaliitiii iehir öyle çok büyük deiildi. Nüfusu 120 bine yakindi. Ancak küçük bir iehir için ii firsati çoktu ve gittikçe de artmaktaydi. iehirde demir dökümhaneleri, araba ve vagon yapip tamir eden yerler, soba, firin, araba, pirinç ve çelik üreten ufak fabrikalar, un deiirmenleri ve bira fabrikalari vardi. Tütün, puro, ilaç yan maddeleri, sabun, ayakkabi, yatak ve kibrit üretilen mallar arasindaydi.
iehirde on ...
Winston L. S. Churchill
Bahçe sessiz ve huzurluydu. Etrafta duyulan tek ses ara sira öten serçe ve ardiç kuilariydi. Bir de yakindaki çeimeden gelen su sesi. Mevsim bahardi ve çiçekler renklerinin tüm canliliiiyla her tarafa yayilmiilardi. iyi bir bahçivanin eli deimiiçesine bahçedeki bütün çiçekler bakimli, çalilar kirpilmii ve çimenler tazeydi.
Yaili adam bahçenin kenarindaki banka oturdu. Etrafindaki tüm güzellikleri düiündü. Nemden korunmak için eski bir ceket giymiiti. Etrafindaki renklerin ve güzel seslerin tadini çikartamiyordu. Derin düiüncelere dalmiiti. Kafasi da, ruhu da kederliydi. Geçmiite de kimi zaman...
Charles De Gaulle
Barikatlara adam yerleitirin!" Bir kez daha bu çiilik Paris'te ve Fransa'nin baika yerlerinde duyuldu. Ama tarih 1789 deiildi, 1848 de, hatta 1870 de deiildi. Yil 1934'tü ve yer yine Paris'ti.
Dünya, Endüstri Devrimi'nden beri yaiadiii en zor ve sikintili dönemi yaiiyordu. Milyonlarca kiii iisizdi. Sanayi devleri neredeyse fabrikalarini kapatmak üzereydiler. Büyük Savaii izleyen kutlamalar ve eilencelerle dolu yillar iimdi ani olmuitu.
Bolluk ülkesi olarak bilinen Amerika'da binlerce kiii ekmek kuyruklarinda bekliyordu. Birkaç ay önce iilerine ioförlü limuzinlerle giden borsacilar artik Wa...
Ike Eisenhower
Genç çiftçi her zamanki gibi gün aiarirken uyanmiiti. Hayatinin çiftlikle alakasi olmayan ilk gerçek iiine doiru tozlu yolda yorgun argin ilerliyordu.
O gün hava sicak ve boiucuydu, tipik bir temmuz günüydü. Aiiri nemle birlikte sicaklik iimdiden 25 dereceyi bulmui, 35 dereceye çikmasi bekleniyordu. Uzun saatler çaliimak zorunda kalacaii fabrika çok daha sicak olacakti. Ama terfi terfidir, diye düiündü. Yürüyüiü hizlanirken önündeki teneke kutuya bir tekme atti. Sadece üç ay çaliitiktan sonra "kalfaliia" terfi ettiii için daha ilk günden iiine geç kalmak istemiyordu. Çaliitiii yer küçük bir f...
Joseph Stalin
Ailadi. Nefret dolu gözyailari döktü. Soiuk, aci, rahatsiz edici bir nefret duygusu. Hirslandiran, kibir dolu bir nefret. Topluma ve otoriteye duyulan nefret, özellikle babasinin ve kilisenin otoritesine. Özellikle de kendi otoritesini göstermekten daha ciddi bir nedeni olmadan onu hapse tikan görevliye karii.
Nefret, evet ama umutsuzluk ve keder, hayir. Eninde sonunda birkaç gün içinde çikacakti. Ama sorun geri döneceiini bilmesindeydi. Bu, ilk hapsediliii deiildi. isyan etmek onun doiasinda vardi.
Ilik gözyailari yüzünden sakallarina kadar indi, tuzlu tatlari dudaklarinin kenarina yerleit...
Adolf Hitler
Yirminci yüzyilin bailarinda Viyana sanatin, müziiin, eilencenin ve neienin iehriydi. Kimileri mimari güzelliiinin Paris'e rakip olduiunu iddia ediyordu. Johann Strauss -genç olan- birkaç yil önce ölmüitü. Onun bestelemii olduiu Mavi Tuna, iehrin sokaklarinda tüm heybetiyle dolaiiyordu. Nehir kenarlarinda birbirinden o kadar farkli insan yaiiyordu ki, nehre kimi zaman "Irklarin Anayolu" deniliyordu.
Ayrica Viyana bir imparatorluk iehriydi. imparator Franz Joseph 50 yildan fazla süredir Habsburg tahtindaydi. Habsburglar ispanya'yi, Hollanda'yi ve Macaristan'i yönetmii, 700 yildan fazla süredir...