Tarih » Tarihi Gizemler

Ana Tanriça Kültü Var miydii



Zaman: iÖ 7000-2000
Mekân: Anadolu, Avrupa ve Akdeniz

Tanriça, doianin ve topraiin kendisidir, mevsimlerle birlikte nabiz atar gibidir, ilkbaharda hayati ve kiiin ölümü getirir. MARIJA GIMBUTAS, 1999

Cinsiyet farkliliiinin bilincinde olduiumuz ve Hiristiyan tanrisinin erkek olarak temsil edilmesinin giderek daha çok sorgulandiii günümüzde, tarihöncesi bir ana tanriça kültü hayli taraftar kazanmiitir. Özgün insan toplumunun anaerkil olduiu ve yakin zamanlarda hâkim duruma geçen ataerkilliiin daha sonraki bir aiamada geliitiii kuramlari 19. yüzyildan bu yana üretilmektedir.

Bu varsayimin savunuculari, eski Ortadoiu ve Ege efsanelerinden destek aldiklarim iddia etmektedirler. Antropologlar, hâkim figür olan bir "Büyük Tanriça"nin yani baiinda, doiuiu ve ölümü yillik mevsim döngülerini sembolize eden "ölen tanri"li bir erken dönem evrensel dinini seçmeye çaliimiilardir. Bu inancin en genii söylemi Sir James Frazer'in 1911 ile 1915 arasinda yayimlanan 12 ciltlik The Golden Bough [Altin Dal] adli uzun soluklu ve çok satmii kitabidir. Frazer, burada dünya çapinda, efsane ile dinin gayet kapsamli ve kariilaitirmali bir araitirmasini yapmiitir.



Malta'da Tarxien'den iÖ 3. binyildan kalma bu uyuyan kadin heykeli, tarih öncesi "tanriça" dini kuraminin ortaya atilmasina yardimci olmuitur.

Bu genel geçmii, ingiliz arkeologu Sir Arthur Evans'in, Girit'in Minos dininin, Knossos'ta heykellerde ve fresklerde simgeleitirilmii bir "büyük tanriça" kültü merkezli olduiu kuramini kolaylikla kabul etmesini sailamiitir. Themistocles Zammit de, Malta'da Tarxien ve Hal Saflieni tasvirlerinde bir tarih öncesi "tanriça" dinini görmüi ve bu kavram daha sonra Kuzeybati Avrupa'nin neolitik mezarlarindaki kabataslak ya da esrarengiz resimlerine kadar yayginlaitirilmiitir.

Ancak 1960'li yillara gelindiiinde arkeologlar bu yoruma giderek karii çikmaya bailamiilardi. Arkeologlar, tarih öncesi din hakkinda böyle kapsamli genellemelerin, kadin resimlerinden daha somut ieylere dayandirilmasi gerektiii görüiünü ileri sürüyorlardi. Hiç kuikusuz, mezarlara yerleitirilen heykelcikler her zaman tanrilari simgelemiyor olabilirdi. Zaten kadin cinsi her zaman o kadar da belirtilmii deiildi. Bu cinsiyetsiz figürlerden bazilari erkek de olabilirdi. Bazi durumlarda cinsiyet bile önemsiz olabilirdi.

Malta'daki Tantien tapinaiindaki iiiman "kadin", diii olduiu kadar erkek de olabilirdi. Bati Avrupa'da megalitik yontmalar arasinda bulunan kadin formlari da, bu mezarlardan çikarilan çok sayida soyut tasvir gibi "ana tanriçalari"i teihis etmek için yeterli sayilamazdi.

Ana tanriça terimi de, üzerinde anlaiilmii bir kavram deiildir. Yaraticiliii, bereketi, cinsel birlikteliii, doiumu, çocuk büyütmeyi temsil eden "ana tanriça", Paleolitik Çai venüslerinden Meryem Ana'ya kadar çok farkli figürler için rahatlikla kullanilmiitir. Üstelik "ana tanriça", çoiu zaman "Toprak Ana"yla da kariitirilmiitir. Oysa Toprak Ana, verimliliii tek baiina yaratir, ana tanriçalarin yaraticiliii ise düzenli cinsel iliikilere bailidir.



(Solda) Türkiye'deki Çatalhöyük'ten, iÖ 7. binyildan kalma "ana tanriça" heykelciii. Yakin zamanlarda yapilan araitirmalar Çatalhöyük'teki heykelciklerin daha önce düiünüldüiü gibi yerleiim yerlerindeki "tapmaklar"a deiil, açik alanlara ve avlulara yerleitirildiiini göstermiitir. Bazilari ölümle iliikili olsa da, bu heykelciklerin tanriçalari temsil ettiklerini gösteren herhangi bir bilgi yoktur. (Saida) Girit'te Knossos'ta Minos Sarayi'ndan iÖ 2. binyila ait bu fayans heykelcikte çiplak göiüslü bir kadin iki elinde iki yilan tutmaktadir. Erken Ege mitolojisinde yilanlar tanrilarla iliikiliyse de, bu figürün bir tanriça mi, yoksa bir ritüeli uygulamakta olan biri mi olduiu bilinememektedir.

GiMBUTAS KURAMLARI

Arkeolog Marija Gimbutas, 1974'te The Gods and Goddesses of Old Europe'la bailayan ve 1999'da ölümünden sonra yayimlanan The Living Goddesses'la. biten bir dizi kitapla kuikucu eiilime doirudan doiruya karii çikmiitir.

Gimbutas, Güneydoiu Avrupa'nin Neolitik heykelciklerini kullanarak tanriçalara inanan ve anaerkil olan bariiçi ilk çiftçi toplumlarinin bir modelini oluiturmuitur. Bu sosyal düzen, Ortadoiu'dan (Türkiye'nin güneyindeki Çatalhöyük'te yapilan kazilarda ortaya çikmii freskler ve heykelcikler) Bati Avrupa'ya kadar uzaniyordu.

Ancak ana tanriça kültünün izleri, Avrupa'da heykelciklerle deiil de, megalitik sanatin sarmal motifleriyle, Neolitik koridor mezarlarin "rahim benzeri" karakterinde ve büyük ritüel anitlarin dairesel planinda kendini göstermekteydi. Gimbutas bu tanriçaya tapan anaerkil topluluklarin bir süre sonra iÖ 4. ve 3. binyillarda Avrasya steplerinden gelen atli insanlarin istilalariyla savaiçi ataerkil topluluklara dönüitüiünü iddia ediyordu.

Arkeologlar, tarih öncesi toplumlarin yakin geçmiiimizdekilerden çok farkli olabilecekleri fikrini kolaylikla kabul ettiler. Ancak Gimbutas'in ileri sürdüiü kurama yöneltilen bailica itiraz, onun analizinin kanitlarin çeiitliliiini ve içeriiini gözardi etmekte olduiuydu. Tarih öncesinde ve erken tarihi alanlarda. antropomorfik diii tasvirleri hayli yaygin bir biçimde bulunmaktadir.

Kuzeybati Fransa'da Coizard hypogeum'unun duvarinda yakali ve memeli figür ile Girit'te Knossos Sarayi'ndaki "Yilan Tanriça" pek çok örnekten yalnizca ikisidir. Ancak tarih öncesi Avrupa'sinda ve çoiunlukla diii figürlerinin bulunduiu topluluklarda erkek resimleri ve erkek sembolleri (falluslar gibi) de çok yaygindir.



(Solda) Malta'da, iÖ 3. binyildan kalma tarih öncesi Tarxien tapmaiinda, dev bir kireçtaii heykelin ayaklari. Üst kismi olmayan heykel iiiman bir ana tanriçayi olduiu kadar Malta toplumunun önde gelen bir erkek üyesini de temsil ediyor olabilir. (Saida) irlanda'da iÖ yaklaiik 3 100 yilindan kalma Newgrange'de yer alan odali mezardaki sarmallar, Marija Gimbutas için anaerkil bir toplumun göstergeleriydi.

Ayrica bütün bu tasvirlerin ilahi olduiunu kabul etmek için de bir neden yoktur. Bu, diii için olduiu kadar erkek tasvirleri için de geçerlidir. Bunlar atalari ya da yakinlarda ölmüi kiiileri temsil ediyor olabilirler: Belki de yas dönemi sona erene kadar ölünün tasvirleri evde saklanmaktaydi.

Bu heykelcikler için farkli açiklamalar olabileceii, ister dini inanç olsun, ister toplumsal organizasyon olsun, her ieyi kapsayan bir tek açiklamayi kuikulu bir duruma sokmaktadir. Gimbutas tarafindan toplanan kanitlarin çarpici yani olan çeiitliliii, ayni zamanda kuraminin en büyük zayifliklarindan biridir: Evlerde, mezarlarda ve tapinaklardaki heykelcikler ve Hiegalitik mezarlardaki sarmal oymalar. Bunlarin her birinin tek tek incelenmesi, akla bir tek evrensel dini ilenil, çok çeiitli inanç ve uygulamalari getirmektedir.

Son olarak, erken tarih öncesi Avrupa'nin steplerden ataerkil atli istilacilar gelene kadar bariiçi anaerkil bir toplum olmasi varsayiminin hemen hemen her noktasina itiraz edilebilir. Gimbutas'in "Eski Avrupa'si" bariiçi deiildi: Almanya'da Talheim'da bailarina birer balta indirilerek öldürülen erkek, kadin ve çocuklar herhalde böyle düiünmeyeceklerdi.

Steplerden gelen istilalar da arkeolojik kanitlarla desteklenmemektedir. ÎÖ 4. ve 3. binyilda Avrupa'yi istila eden yeni bir insan dalgasini gösteren hiçbir iey yoktur. Aksine her iey yerli topluluklarin sakin ve yerleiik bir geliime içinde olduiuna iiaret etmektedir.

Marija Gimbutas ve diierlerinin öngördükleri "ana tanriça" varsayimi günümüz arkeolojik anlayiiinin iiiii altinda reddedilmelidir. Ancak bu reddedii, ayni zamanda, kadinlarin ve diii tanriçalarin geçmiiteki insan toplumlarinda çok farkli roller oynamii olabileceklerini reddetmek deiildir. Çok yaygin bir tarih öncesi anaerkillik fikrini reddetmek, ataerkilliiin insan toplumu için doial ya da mutlaka arzu edilir bir durum olduiunu iddia anlamina gelmez.



Bati Avrupa'da koridor mezarlarin "rahim benzeri" karakteri (Fransa'daki Brötanya'da ile Longue'dan bu örnekte olduiu gibi) Marija Gimbutas tarafindan erken Avrupa toplumunun anaerkil olduiu iddiasini desteklemek için kullanilmiitir.


Etiketler : [ anadolu ] [ venüs ] [ fransa ] [ resim ] [ ilahi ] [ karakter ] [ mitoloji ] [ ana tanriça ] [ tapinak ] [ Ana Tanriça ] [ roller ] [ gösterge ] [ çiftçi ] [ oss ] [ almanya ] [ arkeoloji ] [ lala ] [ mevsim ] [ arthur ] [ mevsimler ] [ heykel ] [ çatalhöyük ] [ girit ] [ iLAHi ] [ ortadoiu ] [ terim ] [ çay ] [ kuram ] [ evren ] [ images ] [ resimler ] [ doium ] [ ÇAY ] [ dias ] [ fresk ] [ cinsel ] [ resimleri ] [ ivi ] [ türk ] [ knossos sarayi ] [ daire ] [ knossos saray ] [ neolitik ] [ mezar ] [ ilkbahar ] [ ense ] [ yilan ] [ heykeller ] [ gül ] [ dalga ] [ kullanilmiiti ] [ knossos ] [ elti ] [ iliikilere ] [ iten ] [ gali ] [ binyilda ] [ steplerde ] [ sokmak ] [ orgu ] [ cinse ] [ binyila ] [ minos ] [ ilah ] [ MEVSiMLER ] [ türkiye ] [ doiumu ] [ araitirmalar ] [ DOiUM ] [ zarlar ] [ s t ] [ sos ] [ EVREN ] [ nabiz ] [ malta ] [ TÜRKiYE ] [ erhan ] [ döngü ] [ teihis ] [ stepler ] [ pic ] [ sembol ] [ YILAN ] [ Türk ] [ organizasyon ] [ zayiflik ] [ RESiM ] [ S O ] [ SOS ] [ kuramlar ] [ akdeniz ] [ esra ] [ sosyal ] [ gay ] [ Toprak Ana ] [ RESiMLER ] [ HEYKELLER ] [ eleitir ] [ esrar ] [ göiüs ] [ efsane ] [ reddedilme ] [ lahi ] [ paleolitik çai ] [ tasvir ] [ semboller ] [ cilt ] [ efsaneler ] [ bati avrupa ] [ meryem ana ] [ TÜRK ] [ kurami ] [ tanriça ] [ üslü ] [ eleitiri ] [ antropolog ] [ MiT ] [ KiTAP ] [ FRANSA ] [ avrasya ] [ güler ] [ cinsiyet ] [ kitap ] [ mezarlar ] [ 183 ] [ k _if ] [ arzu ] [ cinsel iliiki ] [ yan k ] [ ölen ] [ bilinç ] [ ilaç ] [ analiz ] [ açilar ] [ paleolitik ça ] [ atalari ] [ göi ] [ atalar ] [ tapmak ] [ soluk ] [ EFSANE ] [ kariilaitirmali ] [ asya ] [ 1960 ] [ v b ] [ mit ] [ mutlak ] [ tarih öncesi ] [ inanç ] [ rene ] [ barii ] [ form ] [ ARKEOLOJ ] [ fal ] [ genellemeler ] [ genelleme ] [ image ] [ acilar ] [ açiklama ] [ kanit ] [ çatal ] [ balta ] [ çiplak ] [ plak ] [ neo ] [ Evren ] [ varsa ] [ slak ] [ malt ] [ ESRA ] [ savunu ] [ kill ] [ arkeoloj ] [ kaba ] [ VENÜS ] [ ekleme ] [ sona ] [ GÖiÜS ] [ LKBAHAR ] [ G M ] [ iiima ] [ GALi ] [ aliimi ] [ dali ] [ iLKBAHAR ] [ ingiliz ] [ iiçi ] [ mari ] [ CiNSEL iLiiKi ] [ iplak ] [ rahim ] [ ANALiZ ] [ said ] [ ortado ] [ Cinsel ili ] [ cinsel ili ] [ ayaklar ] [ ARKEOLOJi ] [ fig ] [ MIT ] [ GALI ] [ SOSYAL ] [ ilanlar ] [ moti ] [ but ] [ toprak ana ]